Ana Sayfa 915 bin Türkiye Fotoğrafı
Izmirlim35Onur
8 yıl önce - Cmt 18 Mar 2006, 04:53
İzmir Otomotiv Sanayisi


Bu konuyu secerken Izmir`de hic bir otomobil fabrikasinin bulunmadigini fark ettim bir Mercedes veya Hyundai Izmir degilde neden Kocaeli Bursa taraflarini seciyorlar.Eger otomobil yapicilari Izmir`i secerlerse bir cok issiz olan kisi is sahibi olacaktir ve Izmir`in ekonomisinde de buyuk degisiklikler olacaktir siz ne dersiniz?


ozgurok
8 yıl önce - Cmt 18 Mar 2006, 13:41

muhtemelen Kocaeli ve Bursa'daki hali hazırda gelişmiş otomotiv yan sanayii ve İstanbul'a olan yakınlık yüzündendir.

Bursa'da üretilen otomobillrin bir kısmı İzmir limanından ihraç ediliyor sanırım ama büyük bir ihtimalle daha büyük bir kısmı İstanbul'dan ihraç ediliyordur.


onur35
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 14:01

Aslında İzmir gibi büyük bir limana sahip bir kentte üretilen her ne olursa olsun onu dünyanın her köşesine ulaştırmanın sorun olacağını sanmıyorum. Yani İzmir'de dağıtım problemi olmaz. Bilirsiniz Torbalı'da Opel fabrikası vardı fakat yaşanan ekonomik krizlere dayanamayan fabrika kepenk kabattı. Şuan fabrikanın yine opel üzerine ufak tefek işlerle bağlantılı çalıştığını duymuştum. ama olaya sigara fabrikaları yönünden bakarsak Türkiye'deki en büyük yatırımlara ev sahipliği yapıyor İzmir. Bunun nedeni ise ham maddenin tam merkezinde olması.

alim80
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 14:13

Arkadaşlar ne kadar doğrudur bilmiyorum. TOFAŞ ' da yetkili bir arkadaşın söylediğine göre TOFAŞ ilk kurulacağı zaman İzmir de kurulmasına karar verilmiş. O zaman ki İzmir Belediye Başkanı çevre kirliliğine neden olacağı için buna karşı çıkmış. Daha sonra Bursada karar kılınmış. Zaten Bursanın hızla gelişmeside bu fabrikanın kurulması ile paralellik gösterir.

Bülent
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 18:52

Otomobil ve arac sanayisi deyince yillarin BMC'sini ve yakinda tekrar otomobil üretimine baslayacak Opel'i unutmayalim. Opel Avrupa pazarinda yasadigi krizden dolayi, Avrupa genelinde farbiklar kapatmisti ve binlerce isciler cikarmisti zamaninda (Izmir'deki tesisler buna dahildi). Ancak Opel yöneticileri bu karardan pisman olduklarini ve Izmir'de tekrar otomobil üretimine baslacayacaklarini acikladilar aylar önce.


onur35
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 20:26

Alıntı:
Ancak Opel yöneticileri bu karardan pisman olduklarini ve Izmir'de tekrar otomobil üretimine baslacayacaklarini acikladilar aylar önce.


Benim hatırladığım kadarıyla İzmir Opel bir montaj fabrikasıydı. Yani parçalar dışarıdan geliyordu. Montaj fabrikası diye de küçümsememek gerek dünyada opelin montaj fabrikası 9 adetti. Sadece Opel Türkiye' de döşemeler yerliydi.


Bülent
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 20:42

Sadece montaj yapildigini bilmiyordum, ama sadece "montaj" bile olsa bu "üretim" kapsamina girmiyormu? Ayrica haberlere bakilinca hep üretimden söz ediliyordu ondan öyle yazdim.

Bu ara Opel konusunda daha önce bir baslik acilmisti
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=17800


onur35
8 yıl önce - Pts 20 Mar 2006, 20:59

Yok yanlış anladın tabiki oda üretim  

Bir de unutmadan;
Alıntı:
TOFAŞ ilk kurulacağı zaman İzmir de kurulmasına karar verilmiş. O zaman ki İzmir Belediye Başkanı çevre kirliliğine neden olacağı için buna karşı çıkmış


Alıntı:
Eger  otomobil  yapicilari  Izmir`i  secerlerse  bir  cok issiz  olan  kisi  is   sahibi  olacaktir  


Şimdi İzmir'de işsiz kirliliği var  


Rafet Alatlı
7 yıl önce - Pts 18 Arl 2006, 12:05
Otomobil Devleri İzmir'e Geliyor


Merhaba,

   Bu yatırımlar gerçekleşşin İzmir sokaklarında sevinçten bağırmazsam namerdim.3 tane otomobil fabrikasının ne demek olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz arkadaşlar,bakarsınız hem OPEL de geri gelir.Gerçekleşmesi ve yenilerinin gelmesi dileğiyle ..hoşçakalın


İzmir’in başına “talih kuşu”

Yan sanayi kollarını Avrupa’dan taşıma kararı alan 3 otomotiv yatırıma hazırlanıyor

EBSO Yönetim Kurulu Başkanı, firmaların fizibilite çalışmalarına başladığını söyledi

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, otomotiv yan sanayinin bazı dallarının, Avrupa’dan taşındığını belirterek, bu alanda 3 büyük firmanın İzmir’de yatırıma hazırlandığını söyledi.
Taşkın, son 5 yılda İstanbul ve çevresi kadar yeni yatırım çekemeyen İzmir’in 2007 yılından itibaren atılım yapacağını ileri sürdü.

Büyük avantaj

İzmir’in belli sanayi gruplarında yatırımcılara önemli avantajlar sunduğuna dikkat çeken Taşkın, Avrupa ülkelerinde yaptıkları tanıtım çalışmalarının sonuçlarını vermeye başladığını kaydetti. Otomotiv yan sanayisinde döküm, dövme, alüminyum, metal enjeksiyon gibi bazı kolların Avrupa’dan taşındığını ifade eden Taşkın, “Taşınmayı planlayan firmalara etkili bir tanıtım yaptık. Onların gelebilecekleri en kolay ve doğru yerin İzmir ve çevresi olduğunu belirttik. Orta büyüklükteki firmaların yanı sıra sektör devlerini de ikna etmeyi başardık. 3 büyük firma İzmir’de yatırım için fizibilite hazırlığında. 2007’den itibaren yatırımların başlayacağını öngörebiliyoruz” diye konuştu...

Çeşme limanı

MAN ve BMC’nin dış ticaretini Çeşme ve İzmir limanı üzerinden yaptığını kaydeden Taşkın, “Temsa’nın kamyon üretimi yapacağı en uygun yer İzmir ve çevresidir. Bunu her platformda kanıtlayabiliriz. Temsa yetkililerine de konuyu aktarıp ikna ederek yatırımı bölgemize çekmek istiyoruz” dedi. Otomotiv sektöründe İzmir’in teknoloji ve insan gücü altyapısına sahip olduğunu, bölgedeki firmaların dünya standartlarında üretim yaptığını ifade eden Taşkın, İzmir ve Çeşme limanlarının sunduğu lojistik avantajın yatırımcılara cazip geldiğini belirtti.

“2007 yatırım yılı olacak”

Son 5 yılda İzmir’in İstanbul ve çevresinde görüldüğü oranda yeni yatırım çekemediğini, yapılan yatırımların çoğunun kapasite artırma ve tesviyeye ilişkin olduğunu dile getiren Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, “2007, İzmir ve Ege için yatırım yılı olacak. 4 yıl içinde kentte büyük bir değişim görülecek. Bu bölgenin sanayi odası başkanı olarak bunu görebiliyorum. İstanbul bölgesi artık kapasitesini doldurdu. Türkiye’de altyapısı, insan ve iklim yapısı, lojistik olanaklarıyla devlete para harcatmadan yatırım çekilebilecek en iyi yer burasıdır. Bu yatırımcılarca da kabul ediliyor. İzmir, İstanbul ve Avrupa’dan gelecek yeni yatırımlarla kısa süre içinde tanınmayacak derecede değişecek” dedi. Taşkın, Çin ve Güney Koreli firmaların da Avrupa, Rusya ve Ortadoğu pazarlarına hızlı ulaşım sağlayabilmek için İzmir’i bir lojistik üs olarak belirlemesini sağlamaya çalıştıklarını söyledi.

Sabancı Holding bünyesindeki Temsa’nın da kamyon üretimi yapmayı hedeflediğini belirten Taşkanı, bu yatırımı Ege Bölgesi’ne çekmeye çalışacaklarını söyledi. Taşkın, bölgede BMC’nin yetiştirdiği 200’ün üzerinde yan sanayi firmasının bulunduğunu, bu konuda eğitimli ve deneyimli insan gücünün ülke ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi.

http://www.gazeteyenigun.com.tr/icerik.asp?page=m ...;nID=11015


Rafet Alatlı
7 yıl önce - Pzr 21 Oca 2007, 15:33
[b]EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI BAŞKANI TAMER TAŞKIN ROPORTAJI[/b]


Merhaba,
Otomobil  yatırımları ile ilgili haberde var ,benim anladığım kadarıyla otomotiv yatırımcıları ciddi galiba ,inşallah gercekleşir...



EGE BÖLGESİ SANAYİ ODASI BAŞKANI TAMER TAŞKIN, YANLIŞ ALGILAMADAN ŞİKAYETÇİ
ELDA ve İZair, Ticaret Odası'nın şirketleri değil ama öyle biliniyor

'İzmir Ticaret Odası ile aynı işi yapıyoruz ama aynı imajı vermiyoruz. İki şirketi de Kipa'da olduğu gibi işadamları el ele yaşama geçirdi. Yarın bir gün başlarında benim olacağım bir şirket kurabiliriz. Ama hiçbir zaman bunu EBSO kurdu diyemeyiz'

'Bir dönem daha başkanlık yapıp yapmama konusunda kararımı vermedim. Üç Alman otomotiv firması İzmir'e gelmeyi planlıyor. Kamyon üretimi için yer arayan TEMSA ile görüşmeler hızlandı. Çinli motosiklet şirketi Koeyeng, burada 5 milyon dolarlık yatırım yapacak'



Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Taşkın, işadamı ve oda başkanı kimliğiyle hükümetin politikalarından, yaklaşan genel seçimlere kadar farklı konularda çarpıcı açıklamalarda bulundu. Taşkın'ın en dikkat çekici sözleri kendilerine en yakın kuruluş olan İzmir Ticaret Odası ile ilgili... EBSO Başkanı Taşkın, ELDA, İZair gibi şirketlerin İzmir Ticaret Odası'nın (İTO) kuruluşları olmadığını ancak öyle bir "imaj" yaratıldığını söyledi.
Taşkın "ELDA ve İZair, KİPA'da olduğu gibi işadamlarının bir araya gelerek kurduğu çok ortaklı şirketlerdir. Şirketlerin yönetim kurulu başkanı aynı zamanda İTO'nun yönetim kurulu başkanıdır. Belki de böyle olduğu için, bu imajı yaratıyor. Ama ELDA ve İZair, İTO'nun kurduğu şirketler değildir. Yarın öbür gün sanayiciler olarak belki başlarında benim de olacağım bir şirket kurabiliriz. Ama hiçbir zaman 'bunu EBSO kurdu' diye lanse edemeyiz" dedi.

TEK PARTİ HÜKÜMETİ
-Yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve genel seçim, sanayiciyi nasıl etkileyecek?
-Arzumuz, seçimlerin Türkiye ekonomisini etkilememesi. Eskisi kadar da etkilemeyecek. Yine de isteğimiz tek parti hükümetinin çıkması. Tek parti hükümetinin çözemediği konuyu, koalisyon hükümetinin çözmesi daha zordur.
-Sizin "iyimser" bir yanınız var. Bu yanınızı hükümet ve TOBB'a yönelik olarak da gösteriyorsunuz. Bu nedenle size 'Hükümetin Adamı' eleştirisi yapıldı. Siz, 'Hükümetin Adamı' mısınız?

KAVGAYLA OLMAZ
-Mümkün değil. Ben, EBSO'nun başkanıyım. 6 bin 500 sanayiciyi temsilen seçilmiş, onların menfaatlerini koruyacak, sorunlarını çözecek, ihtiyaçlarını karşılayacak, dilek ve isteklerini iletecek kişiyim. Kavga eden birinin bu görevleri yapması mümkün değil. Ben veya benden evvelki ya da sonraki tüm başkanların diyaloglarının en iyi şekilde olması lazım. O bakımdan bizim ne odamız, ne odalar birliği hükümetin adamı değildir. Sorumluluğunu bilen, eksikleri en iyi şekilde sunan, çözüm için devamlı temasta olan pozisyondayız. Her şey çözülmüyor tabii. Karşımıza; maddi sorunlar, IMF, bürokrasi, takipsizlik, önerilerimizin ciddiye alınmaması çıkabiliyor.
-İzmir'de güçlü bir iş dünyası ve oda kimliği var. Ancak, İzmir'deki oda başkanları ulusal düzeyde çok fazla ön plana çıkmıyor. Ankara ile kıyaslayalım. ATO Başkanı Sinan Aygün, İzmirlilerin sorunlarını Ankara'da yaşayınca ortalığı ayağa kaldırıyor. İzmir'de bu tepki neden verilmiyor?
-Burada ben Sinan Aygün'ü değil ama genel konuşayım. Türkiye ekonomisinin yüzde 50'si İstanbul'da dönüyor. Nasıl ki bizim İzmir'de gündeme getirdiğimiz konular haber oluyorsa; İstanbul sanayicisinin ya da İstanbul odalarının gündeme getirdiği konular da otomatik olarak Türkiye gündeminde yer buluyor. 'İstanbul eki' diye bir gazete yok. Ana gazeteler, İstanbul gazeteleri oluyor.
-'Türkiye, İstanbul'dur' mu diyorsunuz?
-Türkiye, İstanbul oluyor; Ankara ise başkent. Hükümetin olduğu yer. Bu nedenle ATO'nun ve sanayi odasının beyanatları, hükümetin yer aldığı şehirde olduğu için gündeme geliyor.
-Neden, sadece bu mudur?
-Sadece bu değil tabii. Sebep, bazı oda başkanlarımızın konularını, basının ve halkın ilgisini çekebilecek şekilde farklı sunabilmeleridir. O açıdan Ankara, farklı bir sunumla, konuları gündeme getirebiliyor. Yoksa EBSO, sadece İzmir'deki sanayici demek değil. İzmir'deki sanayiciyi etkileyen her konu, aynı zamanda Türkiye'deki sanayiciyi de etkiler.
-En yakın örnek; İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin EXPO amaçlı düzenlediği Tayland gezisi. Ulusal basın düzeyinde dikkat çekti ve manşete taşındı.

EŞİT MESAFEDEYİZ
-Demek ki ulusal düzeye çıkmak için çok ekstrem haber olmak lazım. Bizim de bugüne kadar elimize ekstrem haber ne yazık ki geçmedi. Biz olayları kendi mantık ve sunum çerçevesi içinde sunuyoruz. Odamız ve kendi adıma konuşayım. EBSO hiçbir şekilde politik kimliği olmadığı için beyanatlarını, çözüm odaklı sunuyor. Bunu hiçbir zaman politik habere taşımayan ortamda yaptığından, o konuda geri kalıyoruz. Her partiye mecliste olsun olmasın, aynı yakınlıkta, aynı sevgi ve saygıyı gösteren pozisyondayız. Bu konulardaki çizgimiz haber olmamızı engelliyor.
-İTO, size en yakın kuruluş. İTO, içinde kendi üyelerinin de yer aldığı, işadamlarından oluşan çok ortaklı şirketler kurdu. ELDA ve İZair gibi. ESBO'nun da İTO gibi, içinde EBSO üyelerinin yer aldığı çok ortaklı bir şirket kurma hedefi var mı?
-Burada bence yanlış anlama var. İTO, Ekonomi Üniversitesi'ni kurdu ve doğru bir çalışma yaptı. Ama ELDA ve İZair; KİPA gibi, işadamlarının bir araya gelerek kurduğu çok ortaklı birer şirkettir. Bu çok ortaklı şirketlerin yönetim kurulu başkanı, aynı zamanda İTO'nun da yönetim kurulu başkanı olduğu için,
belki de bu imajı yaratıyor. Ama ELDA ve İZair, İTO'nun kurduğu şirketler değildir. İTO Başkanımızın, İzmirli çok değerli işadamlarıyla kurduğu ve kente büyük katkılarda bulunan güzel organizasyonlardır. Ama bunu İTO ile özdeşleştirmek bence yanlış olur.

-Neden?
ŞİRKET KURAMAZLAR
-Odaların, böyle şirket kurma konuları yoktur. O işadamları arasında EBSO üyeleri de var. Burada KİPA kurulmuştur. KİPA'nın 100 üyesi de sanayi odasının üyesidir. Ama hiçbir gün gazetede 'EBSO üyeleri KİPA'yı kurdu' diye haber olmamıştır. ENDA diye enerji konseptinde Türkiye'nin en saygın firması vardır. Yüz ortaklıdır. 100 ortağı da sanayi odasının üyesidir. Başkanı da odamızın çok değerli geçmiş dönem meclis başkanı, yönetim kurulu başkanı Şinasi Ertan'dır. Ama hiçbir gün 'EBSO'nun şirketi' diye anılmamıştır. Bunlar İzmirli sanayicilerin bir araya geldiği çok değerli şirketlerdir. EBSO'nun üyeleri her zaman fırsatları görerek, bir araya gelerek yeni şirketler kurabilirler. Fırsatları yakalayabilirler. Türkiye'nin ve dünyanın en saygın firmalarını oluşturabilirler ama bu hiçbir zaman 'EBSO şirket kurdu' imajı ile karıştırılmaz. Bunlar işadamlarımızın birlikte kurduğu başarılı şirketlerdir.
-Yani, EBSO ve İTO aynı işleri yapıyor ama İTO imaj olarak ön plana çıktığı için bu şekilde lanse ediliyor.
-Burada imaj var. Yarın öbür gün sanayiciler olarak, belki başlarında benim de olduğum bir şirket kurabiliriz. Ama bunu hiçbir zaman 'EBSO kurdu' diye lanse edemeyiz.

-Sizin görev aldığınız son iki yılda EBSO'da neler değişti?
-Tempo, sürat, aktiviteler değişti. Bunlar Türkiye'nin şartlarının değişmesinden de kaynaklanıyor. Bu dönemde sanayi odası, gündeminde daha az yer tutan dışa açılım projelerini gerçekleştirdi. İzmir'e daha çok yatırımcı getirme; kenti tanıtım projelerine yer verdi. Ege Bölgesi sanayicilerinin dünya ile rakabet edip, dünya pazarlarına açılmaları için eğitime önem verdi.
-İşadamı ve EBSO Yönetim Kurulu Başkanı olarak iki kimliğiniz ile hükümetin icraatlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
-İkisi ayrı kimlik değil. Ben tam damdan düşmüş kişiyim.
-Nasrettin Hoca hikayesi mi?
-Evet. Hoca, damdan düşünce 'aman beni kıpırdatmayın. Bana damdan düşmüş birini bulun' demiş. Benim 6 bin 500 üyem ne yaşıyorsa aynısını ben de yaşıyorum. 300 eleman istihdam ediyor, yatırım yapıyor, kredi kullanıyor, ithalat-ihracat yapıyor, teşvik alıyorum. Sorunları ben de yaşıyorum. Sanayi odası başkanı, işadamı olduğunda acıyı ve zevki kendi de tadıyor. İşadamı olarak ise yine aynı şeyleri söyleyeceğim. Sektörel teşviklerin verilmesi, avantajlarının kaldırılmasıyla serbest bölgelere yeni yatırımcıların gelmemesi, enerji maliyetlerinin bizi dünya ile rekabet edemez duruma getirmesi, Türkiye'de bürokratik kararların bir gecede alınıp ertesi sabah işleme sokulması gibi gündeme getirdiğimiz sorunlar var. Bölgedeki 22 OSB'nin dolmasını sağlamaya çalışırken, ileriye yönelik yeni OSB'leri hazırlama görevim var.
-Bu konuda sorun yaşıyor musunuz?

ARAZİ SIKINTISI
-Bölgemizdeki SİT ve tarım arazileri nedeniyle büyük yatırım alanları oluşturamamanın üzüntüsünü yaşıyorum. Bölgeye lokomotif olacak ana sanayileri, dünyanın devlerini getirmeye çalışıyorum. Bu tip fabrikalar buraya gelmeyi arzu ettikleri zaman konuştukları araziler, bin, 2 bin dönümden başlıyor. Halbuki bir firmaya bu dönümlerde alan oluşturmak o kadar kolay değil. İleriye dönük, şehrimizin makul uzaklıklarında, yani; işçinin-mühendisin gün içinde sabah-akşam gidip gelebileceği uzaklığı kastediyorum. Yeni OSB'lerin oluşturulması lazım.
-'Bir dönem için göreve geliyorum' demiştiniz. Süre uzayacak mı?
-EBSO'da başkanlar ve yönetimler gelip geçicidir. Önemli olan sistemdir. Görevimizi tamamladığımızda bundan sonraki arkadaşlara görevi teslim ederiz.
-Bir dönemde kararlısınız...
-Bilmiyorum.
-Yani?
-Odayı geçmişe taşıyacak her şeye kapalıyım. EBSO artık bugün geldiği noktadan geriye gidemez. Yabancı dil bilen, temsil kabiliyeti yüksek, işinde başarılı, Türkiye ve EBSO'yu temsil etmesinden gurur duyacağımız gençlere teslim etmek istiyoruz. Kriterlerin bu olması en büyük hayalim. Görevim, böyle bir devri gerçekleştirmek.
-Ege'ye otomotiv markalarını getirmek istiyorsunuz. Kesinleşen marka var mı?
-Üç Alman otomotiv firması İzmir'e gelmeyi planlıyor. Biri treyler üretiyor ve yatırım için Turgutlu'yu inceliyor. Kamyon üretimi için yer arayan Sabancı Holding bünyesindeki TEMSA ile görüşmeler hızlandı. Çinli motosiklet üreticisi Koeyeng, İzmir'de 5 milyon dolarlık yatırım kararı aldı.

Balık ekmek yiyip Avrupa'yı dolaştı
Tamer Taşkın, ilkokul yıllarında çıraklık yapıp, iş dünyasına adım attı. Eczanede, manifaturacıda ve bisiklet atölyesinde çalıştı. Anne-babalara çocuklarına "kıyıp" çırak yapmalarını öğütlüyor. Ona göre Kemeraltı'nda çırak olmak bir üniversite bitirmek kadar önemli. Üniversite yıllarında staj amaçlı Almanya'ya giden ve bir yıl kalan Taşkın o dönemi şöyle anlatıyor:
"1968 yılında Almanya'ya gitmek Ay'a gitmek kadar zor ve önemliydi. Ailemle telefonlaşamaz; ayda bir mektuplaşırdık. Chat, e-mail yoktu. Almanya'ya uçakla gitmek hayaldi. Bir ay evvel bilet alırsan kimse sana indirim yapmıyordu. Kahvehaneleri dolaşır, arabayla Türkiye'ye yalnız gelip, Almanya'ya gidecek olan işçileri bulmaya çalışırdım. Ailesiyle gelen yanına birini almazdı. Yalnız giden yol arkadaşı arardı. Her yaz Türk işçileriyle Almanya'ya giderdim. Hafta sonları Avrupa'daki bütün ülkeleri görmek istiyordum. Paramı da seyahata harcardım. Tasarrufu da yemek ve konaklamadan yapıyordum. Her gün bir ekmek ve ton balığı konservesi yiyerek 30 gün bütün Avrupa'yı gezdim. Ama gittiğim her şehrin müzesini, sarayını gördüm. Londra Hıde Park'ta, Paris'te Eyfel Kulesi'nin altında çok yattım. Bugün o şehirlere gidip en lüks otellerinde kalabilmek bazen gözümü yaşartıyor. Diyorum ki hatırlıyor musun? 40 sene evvel buraya gelmiştin. Parkta yatmıştın."

KİMDİR
1951 İstanbul doğumlu. Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliğinden mezun oldu. Feyz Taşkın ile evli olan Tamer Taşkın, 2 çocuk babası. Aralarında ISTAŞ ve Petrofer Endüstri Yağlar Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin de yer aldığı 17 şirketin yönetimde yer alan Taşkın'ın ayrıca 29 şirkette de üyeliği bulunuyor.

http://www.yeniasir.com.tr/ya2007/01/21/index.php ...lum=gunluk


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> İZMİR - Haberler ve Sohbet