1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Engin
16 yıl önce - Cmt 16 Arl 2006, 03:42
bu başlığı da zaten siz açmışsınız ben de haberler sohbetteki başıkta size burayı tarif ediyordum
| Alıntı: |
| Otobüsteyken ineceğimiz durağı anlayamamak, durakta beklerken hangi otobüsün geldiğini görememek sadece biz görme engellilerin sorunu değil; şehre yeni gelmiş olanların, okuma yazması olmayanların da sorunudur. |
gene devam edeyim Danimarka'da bir çok durak yaklaşırken şöför tarafından anons ediliyor. Otobüslerde hoparlör ve şöförün telsiz gibi bir cihazı var, oradan. Hatta ben bu uygulamayı ilk gece otobüslerinde görmüştüm. Gece otobüsünde uyuyan da, sarhoş da çok olduğundan millet durağını kaçırmasın diyedir diye düşünmüştüm. Halbu ki gündüz de yapılıyor, demek bu yüzden.
Handicap Servis kitapçığı alıp size tercüme etmeye çalışayım bu haftasonu. Sitemizi ulaşımdan bir çok yetkili de okuyor, benzer uygulamalar örnek alınabilir belki.
| Alıntı: |
| Butonlarında bizim de anlayabilmemiz için rakamlar kabartma yazı "braille" ile de yazılmış. Böyle olmasına rağmen ben tekerlekli iskemledeki bir arkadaşımın hakkına saygısızlık yapacağımı düşündüğüm için bu asansörü kullanmıyorum. |
Canım niye binmiyorsunuz? Asansör tamamen tekerlekli sandalye kullanan insanla dolar da binmezsiniz anlarım, boşken binin
Bu arada yolladığınız kaynakdan ingilizce bildiğinizi varsayarak şimdilik Kopenhag Metrosundaki uygulamaları bulabildim, onun sayfasını paylaşıyorum. Ancak onların da dedikleri gibi bu metro çok yeni ve epey epey lüks bir metro. Yani eski, kokuşmuş Avrupa metrolarından farklı biraz. Direk yapılırken tüm bu özellikler ile yapılmış.
http://www.m.dk/en/disabled
|
 |
Ademv
|
 |
Ademv
|
 |
Ademv
16 yıl önce - Pzr 24 Arl 2006, 14:55
Ümraniye'ye Sesli Trafik Işıkları
Her sabah işime giderken kullandığım trafik ışıkları artık bana da hitap edecek. Bu sabah bir iş için dışarıya çıktıgımda bir süre önce mevcut trafik ışıklarının yanına yerleştirilen direklere dokunduğumda butonların takılmış olduğunu gördüm. Sanırım artık bu ışıkların devreye alınması kaldı. Kimseye ihtiyaç duymadan, herkez gibi rahatça karşıya geçebilmek güzel bir duygu. Umarım biran önce hizmete girer.
Ümraniyeyi bilenler için; Zübeyde Hanım ilkokulunun olduğu taraftan parkın olduğu yere Sütcü Caddesini geçerken kullanılan trafik ışıkları.
Bu çalışmadan dolayı yetkililere çok teşekkürler.
|
 |
Ademv
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 13:13
Sütcü caddesi üzerindeki sesli ışık artık devrede.
Teşekkürler...
|
 |
Ademv
16 yıl önce - Prş 28 Arl 2006, 13:14
Engellilerin demiryolu çilesi bitiyor
Kaynak belirtilmemis,
Üye olduğum mail grubundan gelen iletiyi aynen aktarıyorum.
Engellilerin demiryolu çilesi bitiyor
Devlet Demiryolları, engelli vatandaşların garlarda yaşadığı sıkıntılara son vermek için hazırlıklarını tamamladı.
Ankara Garı'nda hizmete giren engelli vagonunun ilk yolcusunu Bakan Yıldırım uğurladı.
Geçtiğimiz yıl, Adapazarı'nda özel olarak imal edilen 'engelli vagonu'nu hizmete koyan TCDD, Türkiye genelinde en fazla yolcusu bulunan 19 gar binasına
da bu vagonlardan dağıtacak. Dün Başkent Ekspresi'ne bağlanan engellilere yönelik biniş rampasının bulunduğu özel vagonu Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım
hizmete açtı. Demiryol-İş Sendikası ve Kamu Engelliler Derneği'nin bağışladığı tekerlekli sandalyelerin teslim törenine de katılan Yıldırım, özürlülere
müjde verdi: "Bundan sonra imal edilecek vagonlar ile yurtdışından ithal edilecek vagonlarda engelli vatandaşların kolay kullanımını sağlayacak düzenekler
mutlaka bulunacak. Engellilerin hayatını kolaylaştırmayı amaçlayan projelerimiz de devam edecek. Bunun için 2007 bütçesinden de 1 milyar YTL kaynak ayrıldı."
Ankara Garı'nda, Demiryol-İş Sendikası ve Kamu Engelliler Derneği'nce engellilerin kullanabilmesi amacıyla bağışlanan 20 tekerlekli sandalyelerin TCDD'ye
teslim törenine katılan Bakan Yıldırım, 'Her gara bir engelli araç' projesinin tüm Türkiye geneline yaygınlaştırılacağını kaydetti. Yıldırım daha önce,
engellilere yönelik Ankara-İstanbul seferini yapan Başkent Ekspresi'ne bağlanan biniş rampasını hizmete açtıklarını hatırlatarak, "Engelli vatandaşlar,
bu rampa sayesinde, trene hiçbir zahmet çekmeden binebiliyor. Bundan sonra da, TÜVASAŞ'ta imal edilecek ve yurtdışından ithal edilecek vagonlarda engellilerin
kolay kullanımı sağlanacak özel vagonlar mutlaka olacak. Ayrıca bundan sonra istasyonlarda da engellilerin kullanımı için dağıtılan engelli araçları da
hazır bulunacak." dedi.
|
 |
Mustafa Kumbar
16 yıl önce - Çrş 21 Şub 2007, 22:17
Birkaç gün önce 16A Çalışıp Pendik istikametine giderken , Yenisahra'dan gözlerinden engelli bir yolcu aldım.
Yolcu tekbaşına idi...
Durağa yanaştığımda , "Kartal'dan geçer mi?" diye sordu...
"Geçer" dedim , yardım için kalkacaktım ama elindeki sopa ile rahatca bindi...
Yalnızdı , yanında bir yardımcısı yoktu...
Kartal'a geldim , Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde ayağa kalktı,
Aynadan gördüm bu hamlesini...
Yolcularında dikkatini çekti...
Bir yolcu hemen sordu : "Nerede ineceksin ?" diye...
"Bu durakta inceğim" dedi...
Şaşırdık...
Başka biri "Neresi bura?" dedi...
"Kartal" dedi... Çok Net...
Hepimiz şaşırdık...
Elindeki sopa ile rahatlıkla hareket edebiliyor ama , gittiği yere net bakmıyordu...
Buda görmediğini doğruluyordu...
Hemen yolcularla kısa bir değerlendirme yaptık...
Nasıl olur bu ?
Göremeyen biri nasıl olurda ineceği yeri net bir şekilde hisseder ?
Görmediği konusunda herkesle hemfikir olduk...
Biri durakları saydığını söyledi...
Bende her durakta durmadım (inen-binen olmadığından) sayamaz dedim.
Başka biri geçide girerken anladı geldiğini , dedi...
Başka biri virajdan anlamıştır dedi...
Altarnatifler çoğaldı ama...
Hayat devam ediyordu ve ayakta durabiliyordu...
Tek soru ? Kartal'a gider mi ?
Çok net bir şekilde bindi ve ineceği yerde indi.
Bir çoğu en az 5 kere sorup öyle biner , inerken 10 kere sormadan da edemez !!!
İneceği yeri hissetmesi veya nasıl anladığını belki Adem Bey bize anlatır ?
Mustafa Kumbar
|
 |
alabay
16 yıl önce - Prş 22 Şub 2007, 00:12
| Alıntı: |
| İneceği yeri hissetmesi veya nasıl anladığını belki Adem Bey bize anlatır ? |
Aslında çok ilginç bir konu. Cevabını %100 tabiîki sadece o kişi bilir, ama genelde görmeyen daha iyi duyar, koklar, hisseder. Ona göre belki bir ses, bir koku, caddenein tekerleklere yansıdığı bir özellik ona gelen durağı belirtmiş olabilir.
B. Alabay
|
 |
Ademv
16 yıl önce - Prş 22 Şub 2007, 00:56
Alıntı:
İneceği yeri hissetmesi veya nasıl anladığını belki Adem Bey bize anlatır ?
Bazı görme engellilerde harita ve işaretleri değerlendirme kavramı çok iyidir. Örneğin ben Ümraniye'de oturuyorum ve evime gelirken ineceğim durağı hiç sormam. O gün dalgın değilsem ineceğim durağı kaçırma ihtimalim çok düşüktür.
Mesela Taksim'de bir işim vardı ve buradan eve dönüyorum;
Taksim'den Millet parkının oradan geçen 129T'ye biniyorum. Otobüs duraktan çıktıktan bir süre sonra yokuş aşağıya gitmeye başlıyor ve buranın gümüşsuyu olduğunu anlıyorum. Otobüsün bir süre sonra sola dönmesi ve yolun düzleşmesi dolma bahçenin oralarda olduğumuzza işaret. Bazı yolculuklarımda yolcuların stadın doluluğundan bahsetmesi İnönü stadının da kafamda oluşturduğum haritada burada yer bulmasını sağladı. Bu düz yol bir süre sonra araçların yavaşlamasını sağlayan bir yapı ile döşenmiş bir virajla kesintiye uğradıktan sonra yeniden düzleşir ve kısa bir süre sonra gelinen durak Akaretler durağıdır. Bu durağın adını da Taksim'den gelip evime dönerken 103 Beşiktaş-Ümraniye hattını kullandığım zamanlarda öğrenmiştim.
Bu duraktan sonra otobüs kısa bir düzlükte ilerledikten sonra hafif bir sol yaparak yıldıza doğru tırmanmaya başlar. Buralardaki durakları fazla kullanmadığım için adlarını bilmiyorum. Bu tırmanış sonunda sağa doğru bir dönüşten sonra aşağıya doğru inmeye başlar ve yine sağa doğru viraj benzeri bir dönüş ile köprüye çıkar. Kısa sonra köprünün ritmik salınımı bu tahminimi doğrular. Köprü çıkışındaki duraktan sonra bir süre ilerlenir ve döner kavşaktan Altunizade'ye çıkılır. Bir süre gidildikten ve araçları yavaşlatmaya ve uyarmaya yaradığını tahmin ettiğim, araçta hıza göre ritmik ses ve sallantılar oluşturan zemin geçilirken ben de kapıya yaklaşırım. Eğer otobüs çok dolu ise daha erken (döner kavşaktan dönüşten hemen sonra) kapıya doğru ilerlerim.
Durakta indikten sonra Ümraniye çarşıdan geçen bir otobüs beklemeye başlarım. Bu arada yakınımdaki kişilere de nereye gitmek istediğimi söyleyerek otobüsüm gelince haber vermelerini rica ederim. Bana haber verecek kişinin bana söylemeden gittiğini fark edersem durağa gelen otobüsün kapılarının açılma sesi ve akbil kullanım sesini referans alarak ön kapıyı bulur ve şoför veya yolculara o otobüsün Ümraniye çarşıdan geçip geçmediğini sorarım.
Ümraniye çarşıdan geçen otobüse bindikten sonra otobüs bir süre yokuş yukarı gider ve kısa bir inişten sonra yarım ay biçimi gibi bir virajdan aşağı yukarı dönüşe başladığı noktanın ilerisinde bir noktaya gelecek bir şekilde kıvrılır. Hemen ardından Altunizade'dekinden daha az olan uyarıcı zeminden geçerek (Bir Cuma akşamı eve dönüşümde buradan geçerken İstiklal marşı duymuştum. Sanırım burada bir okul var ve bu uyarıcı zemin bu yüzden yapılmış.) yokuşaşağıya doğru inmeye başlar. Sonraki referans noktam otobüsün motor sesinin yankılanmasından ve hemen çıkışındaki uyarıcı zeminden anladığım tünel yada gecit gibi bir yapı. Bundan sonra Namazgah durağı geliyor. Bu duraktan sonra ise sağa doğru bir virajdan sonra Santral durağı. Bu durağı yakın zamanda biraz daha ileriye aldılar. Sonra düz bir yolda ilerledikten sonra Çarşı durağı var ve arkasından küçük bir viraj. Bundan sonra bazen takıldığımız trafik ışıkları ve benim ineceğim Namıkkemal durağı geliyor.
İlk zamanlar herhangibir işareti kaçırmamak için çok dikkatli yolu takip etmeye çalışırdım, fakat şuan tüm bunlar otomatikleşti. Yeni bir yere iki defa gittiğimde ineceğim durak ile ilgili işaretler yakalıyorum ve üçüncü gidişte kimseye sormadan inmek istediğim durakta iniyorum.
|
 |
erolc
16 yıl önce - Prş 22 Şub 2007, 00:58
Gözleri görmeyen bir avukat arkadaşım yni bir ev almıştı,beni de işyerinden evine kendisi götürmüştü. Aksaraydan yenibosnanın (bir daha gitsem arayarak bulacağım) ara sokaklarından birine.Otobüse bindikten sonra durakları saymıyordu.Güzergahta belli noktalarda belli eğimler,yokuşlar sağa-sola virajlara dikkat ederdi.Mesela haliç köprüsüne giderken geçilen kapalı geçit yada haşimişcan geçidinde araçların çıkardığı ses onun için önemli idi.
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|