Arkadaslar yanilmiyosam Turkiye 70milyonluk nufusuyla dunyada bu sistemle yonetilen tek ulke.
Nufusu 50milyonun ustundeki nerdeyse ( Afrikayi bilmiyorum) butun ulkelerde senato sistemi var.
Bence Baskanlik sistemine gecmeliyiz
Neden:
1-Ilk olarak Turkiye bir Litvanya yada Macaristanla kiyaslanamaz.70 milyonluk bir ulkenin tek bir merkezden yonetilmesi ve her bolgenin sorunlariyla ayni titizlikle ilgilenilmesi akla hayaldir.Oysa her sehrin ve bolgenin kendi meclisi ve senatoda kendi sozcusu olsa hizmet transferi cok daha saglanir.
2-Istikrar:Baskanlik sisteminde hukumet degisimi istikrarsizlik yaratmaz.(Mesela Fransada hukumet zirt pirt degisiyor ama bastaki adam degismedigi icin hicbir yatirimci tedirgin omuyor)
3-Bence Turkiyede basbakanin omuzlarinda devlet baskani sifatiyla cok yuk var.Devletin ic ve dis butun sorunlari basbakanin ustunde.Oysa baskanlik sisteminde cumhurbaskani devlet baskani sifatiyla ulkeyi disarda temsil edip ekonomik ve sosyal programlaram sekil verirken ,basbakanda bu programlari gerceklestimekte,denetlemekte ve fikir sunmakta yardimci olur.Ayrica Turkiyede Basbakan ve meclis koalisyonu devletin hem yasama hemde yurutme organlarini kendi elinde toplar ve bu demokrasiye ters duser.Oysa olasi bir Cumhurbaskani ve senato koalisyonu boyle bir ironiyi ortadan kaldircak guce sahiptir.(asagida daha ayrintili anattim)
4-Baskanlik sistemi devletin parcalanmasi degildir.Mesela Avrupada Turkiyeyle birlikte buyuk tek uniter devlet Fransadir ve Fransada kimse senatonun ve baskanlik sisteminin ulkeyi boldugunu dusunmez hatta demorasiyi ve ulkenin butunlugunu korudugunu dusunur.Cunku bizde ordunun yaptigi isi ( anayasayi korumak ) senato ve cumhurbaskani uzerlerine almislardir.(Fransiz anayasasinda Fransada yasayan herkes fransizdir.fransizlarda en az turkler kadar devletci ve milliyetci(fazlasiyla)dir.)
Aslinda sisteme gecmek icin gerekli altyapimiz mevcut.Baskanlik sistemine geciste alincak model pekcok benzerlikten oturu yine Fransa oluyor :
1-Cumhurbaskanini halk secer ,devlet baskani sifati verilir ve ekonomik,sosyal programlara bizzat katilmasi icin yetkileri arttirilir.
2-Simdiki il meclislerinin yetkileri arttirilir ve kendi bolgelerindeki ekonomik programlarda daha bagimsiz hale gelirler.
3-Senato kurulur ve yurutme yetkileri cumhurbaskaniyla paylastirilir.Meclise tavsiye kararlari Senatodan verilir ve meclisin cikardigi yasalari senato gozetler.(Mesela Fransada Meclis Ermeni soykirimini inkara ceza yasasini tanimis olmasina ragmen , bu karar senatodan gecmemistir.Soyle diyebilirizki Senato devletin cikarlarina ters dusen yerde meclisin cikardigi yasalari istedigi kadar bekletir.Oysa Senato olmasaydi bu yasa cumhurbaskanindan donse bile mutlak cikardi.Yani Senato bir nevi halk ve oy cikarlarini dusunen meclise karsi devlet cikarlarini ileri surerek sisteme denge katiyor.)
Bence bu sisteme turk insani hazir oldugu zaman iki sonraki cumhurbaskanligi secimine kadar mutlaka gecilmeli.Hem boylece politik,ekonomik istikrar saglanir hemde ordunun omuzlarindaki yuk ve elestiriler ustunden alinmis olur.Ve Turkiye Ataturkun vasiyetini yerine getirerek 100yuz tam ve bagimsiz demokrasiye gecisini tamamlar.
Tabii bunlar benim dusuncelerim dogrusuyla yanlisiyla , elbetteki karari eninde sonunda en dogruyu bilen turk halki vericek
Bugün ülkemizde Hür demokratik parlementer sistemin iyi çalıştığını iddia etmek mümkün değildir.
Ülkemizdeki anayasal demokratik parlementer sistem kuvvetler ayrılığı üzerinde kurulmuş ve bunlar yasama, yürütme ve yargı olarak belirlenmiştir.
Ancak uygulamada bu kurunlar arasındaki görev, yetki ve sorumluluk paylaşımının demokratik sistemin ruhuna uygun olarak işlemediği veya işletilemediği görülmektedir.
Bundan evvel bir arkadaşımızın da belirttiği gibi yürütme yasama ve hatta yargıya müdahale eder duruma gelmiştir.Yürütmenin TBMM sinde çoğunluğu elinde bulundurması dolayısiyle TBMM si denetim mekanizmlarını çalışamaz durumdadır. Bu durum dün de böyle idi bugün de aynıdır.
Bunun en önemli sebeplerinden birisi hiç şüphesiz seçim sistemidir. Bugünkü seçim sisteminde Siyasi partilerin genel Başkanları tek seçici konumunda olup listeler onların onayı ile şekillenmektedir. Bu sebeple de seçilen milletvekili halka hizmeti değil genel başkana sadakatı her şeyin üzerinde tutarak bir daha seçilme şansını kaybetmek istememekte ve genel başkanı ne derse onu kayıtsız şartsız yapmayı yeğlemektedir ( küçük bir yüzdeyi aşmayan idealistler hariç )
Bizim düşüncemize göre başta seçim ve siyasi partiler kanunlarını değiştirerek batıda olduğu gibi halkı ve siyasi parti teşkilatlarını devreye sokup genel başkan sultasına başka bir ifade ile liderler oligarşisine son verildiği taktirde tıkanan sistemin çarkları dönmeye başlayacaktır.
Ayrıca 1961-1980 arasında denenen ancak 1982 anayasası ile kaldırılan senato veya benzeri akil adamlar meclisi gibi sayısı 100 civarında 2. bir meclisin tekrar demokratik sistemimiz içerisinde yer alması ciddi olarak tartışılmalıdır.
Bu meclis TBMM sinden şu veya bu sebeple yeteri kadar tartışılmadan geçen yasalardaki eksik ve yanlışları törpileyeceği gibi anayasamız gereği yaptığı işlemlerden sorumlu olmayan Cumhurbaşkanlarının üzerindeki yükü de önemli ölçüde almış olacaktır.
Bugün işletmekte zorlandığımız demokratik sistemin aksayan yönlerini anayasadan başlayarak ülkemiz gerçek ve realitelerini de dikkate alarak batı norm ve standartlarına yükseltmemizin mümkün olabileceğini ve sistemin yumuşak karnı olan liderler oligarşisinin önlenebileceğini düşünüyoruz..
Tabii bir de demokratik parlementer sistemin iyi işlemesinin toplumun eğitim ve kültür seviyesi, demokratik bilinç ile de yakından ilgisi olduğunu unutmamak gerekir..
Şunu unutmayalım ki saltanat prestij , demokrasi fazilet ile yürür..
Bakin bu konu hakkinda Kenan Evren bugunku Sabah gazetesinde ne diyor
8 eyalete Özal karşı çıktı
Evren, olay yaratacak açıklamalarını sürdürdü: İleride eyalet olacak 7-8 bölge valiliği kurulacaktı, Özal önledi.
"BÜYÜK HATA YAPILDI"
"Bölge valilikleri Erzurum, Diyarbakır, Adana, İzmir ve İstanbul gibi yerlerde olacaktı. Konsey olarak kararname çıkardık. Ama seçimde Özal gelince kabul etmedi. Bence büyük hata edildi."
'Bizi soruştururlar'
Evren'in sözlerine tepkiler:
DEMİREL: Biz de düşünmüştük, böler diye korktuk.
AKP'li Aslan: Biz söyleyince soruşturmalık oluyoruz.
DTP'li Türk: Bunlar olumlu açıklamalar.
'Eyalet sistemini Özal istemedi'
Açıklamaları tartışma yaratan 7'nci Cumhurbaşkanı Kenan Evren, "Eyalet sistemine geçilebilir" sözlerine açıklık getirdi. Evren, 1983 yılında Türkiye'de eyalet sistemine geçişin kapılanı açabilecek olan "bölge valilikleri" kurulmasına yönelik düzenlemeyi işbaşına gelen Turgut Özal başbakanlığındaki hükümetin kabul etmediğini söyledi. Bölge valilikleri kurulmasını ve en az 7-8 bölge valiliği olmasını düşündüklerini belirten Evren "Bunun için bölge valilikleri kurulmasına yönelik 'kanun hükmünde kararname' çıkardık. Erzurum'da, Diyarbakır'da, Adana'da, İzmir'de, İstanbul'da... Ama tam da bu sırada yeni seçimler nedeniyle Meclis dağıldı. Özal hükümeti gelince kararnameyi kabul etmedi" dedi.
'HATA YAPILDI'
"Bence büyük hata yapıldı" diyen Evren şöyle konuştu: "7-8 tane valilik oluşturulacaktı. Valilikler diğer bakanlıkların arasındaki münasebetlerin bir kısmını üzerine alacaktı. Her şey Ankara'ya sorulmayacak, bölge valileri yetkilere sahip olacaktı."
İSTANBUL EYALETİ
7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Her şey bir avucun içinde tutulamıyor artık. Türkiye 10-12 milyonluk ülke değil. Şimdi 73 milyon nüfus var. Hâlâ eski sistemle yürütmeye çalışıyoruz. Hatta, biz ileride bu bölge valilikleri belki de eyalet olur, bölge valilerini halk kendisi seçer diye düşündük. Bundan korkmamak gerekir. Diğer ülkelere bir bakalım. Pakistan'ın dört eyaleti var. Almanya öyle, Belçika, İsviçre, Fransa, İngiltere öyle. Amerika desen zaten 52 tane eyaleti var. Bazıları korkuyor. 'Böyle bir şey yaparsak Kürtler bağımsızlık ilan eder' diye düşünüyorlar. Benim kanaatime göre edemezler. Çünkü bu topluluk içinde onlara aynı haklar tanınıyorsa niye ayrılmaya kalksınlar? Biz onları ayrı tuttukça onlar da kendilerini ayrı kabul ediyorlar. Bunu önlemeye çalışmalıyız. Bu Meclis'in vereceği bir karar. Türkiye'de ileride eyalet sistemi olabilir."
BAŞKANLIK SİSTEMİ.
Türkiye eyaletlere bölünemez.Kenan Evren'in sözlerini TÜRK Miliyetçileri tasvip etmedi.Bu sözler PKK yanlısı TÜRK düşmanlarını memnun etti.
Kenan Evren'in bu sözlerini şiddetle kınıyorum.
İhya VURAL.
Evren'in "Geldiğim yaş ve yaptığım işler bana bu cesareti veriyor" sözlerini de değerlendiren Aygün, "Evren'in yaşı cesaretin değil başka şeylerin göstergesidir. O da doktorların uzmanlık alanına girer" dedi. Evren'e, Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetim biçimi üzerine konuşmayı bırakıp resim yapmaya devam etmesi çağrısında bulunan Aygün, "Evren resmi bitirdi, şimdi harita çiziyor Ben ona nü resim yapmaya devam etmesini tavsiye ederim. Kendisine 30 tuval ve 50 fırça gönderiyorum. Konuşmayı bıraksın, resim yapsın" diye konuştu.
Kenan Evren'in sözlerini Türkiye'nin bölünmesini isteyenlerden başka kimsenin desteklemediğine dikkati çeken Aygün, "Evren'e şu soruyu sormak lazım. Türkiye'nin eyaletlere bölünmesini istiyorduysa 12 Eylül darbesini niye yaptı?" dedi. (ANKA) (Ankara Haber Ajansı)
"Evren Resmi Bitirdi, Şimdi Harita Çiziyor." Sinan Aygün
Sinan Aygün'ün bu konulardaki yetksi nedir onuda bi çözmeli... Siyasete zaten fazlasıyla giriyor birde devlet meseleleri kalmıştı. O da oldu. Çok başarılı işleri ver Ato'da ama onlarıda unutacak yakında... Siyasete atılma eğilimleri gösteriyor zaten. Biraz da ekonomiyle ilgilense...
Bence Kenan Evren'in fikrini direk kınamaktansa önce bi tam olarak okuyun nedenlerini sorgulayın sonra yorum yapın. Birde http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=433638#433638 adresindeki mehmet kasım abinin önerisini bi yerine getirmeyi deneyin...
Başka bir nokta ise adam bu açıklamayı yaptı yarın bu sisteme geçmiyoruz merak etmeyin. Sistemin uygulanmaya kalkılması bile en az 30 sene alır. Ki önümüzdeki 10 sene içinde kürt fıkırdanmaları kesilmezse 40 50 yıl sonra anca uygulanabilir olur. MGK'da kararlar alınırken bunları düşünürler merak etmeyin.
Erdoğan Hasan Bülent Kahraman'ın kendisine sorduğu 'Şimdi size başkanlık sistemini kendisi için hazırlıyor diyecekler. Bu eleştirilere ne diyeceksiniz?" sorusuna ise cevap verirken sistemin kabul edilmesi durumunda kendisinin de aday olacağının sinyalini verdi.
Erdoğan şunları söyledi:
"Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında 'kendisi için değişiklik yapıyor' dediler. Biz Abdullah Gül'ü önerdik. Önümüzdeki süreçte de kim ola kim kala? Şahsımla ilgili böyle bir şey söyleyemem. Ama halkım da başkanlık sistemini kabul ederse duruma bakarım. Kaldı ki başbakan olarak 7,5 yıllık tecrübem var."
Erdoğan sözlerini ''Yepyeni bir anayasayla, halkımız bize bu yetkiyi verirse bunlar gündeme gelebilir ve bunlar tartışılabilir, konuşulabilir'' diye tamamladı. .
aslında ben de sızınle aynı fıkırdeyım...askerı yonetım ıcınde buyudum; hersey duzenlı , dısıplınlı...kafamıza basmadan olmuyor dedıgınız gıbı..
Hem saltanatı eleşrtiriyorsunuz hem de askeri yönetimi makul buluyorsunuz... Bu nasıl iş ben anlamıyorum... Askeri yönetimin saltanattan ne farkı olacak anlatabilir misiniz acaba biz de öğrensek? Demokratik cumhuriyet dediğimiz yönetim biçiminin hangi kısımları askeri yönetimde yer alacak?
Türkiye'nin asıl problemi millet iradesinin devlet yönetimine yeteri kadar yansımamasıdır. Yani "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" diye her tarafa yazıyoruz fakat içerikten yoksun bir yazı olmaktan ileriye gidemiyor.
Bu ülkede egemenlik hiç bir zaman milletin felan olmamış...
Laf söylemeye gelince herkes birbiriyle yarışıyor, sonra "halk iradesi" deyince de "-bu halk cahil" denip, halk beğenilmiyor, halkın fikirleri ve ihtiyaçları kayda değer bulunmuyor...
Böyle demokrasi, cumhuriyet olmaz! Halka güvenmiyorsak "cumhuriyet" ile ne işimiz var? Yok güveniyorsak, "egemenlik milletin" diyorsak, herkes susacak halk iradesine saygı gösterecek, "burayı da asker yönetse" demeyecek!
Bütün fikirlere saygılıyız fakat lütfen tutarlı olalım, ne istediğimizi, ne söylediğimizi bilelim...
Eğer başkanlık sistemiyle halk iradesi daha büyük oranda yönetime yansıyacaksa ben destekliyorum açıkçası...
En son Ahmet Patır tarafından Pzr 18 Nis 2010, 23:05 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sonunda Bop tekrar gündeme geliyor. Türkiye için eyalet sistemi , parçalanmaya giden yol demektir.
Bir alıntı:
Alıntı:
`Federasyon deseler bunu kabul etmem. Avrupa modeli benimkine biraz yakındır ama Avrupa`dan da daha gelişkindir` diyen Öcalan`ın sözlerine avukatları açıklık getirdi:
- Türkiye; üniter bütünlüğü içinde eyaletlere dönüşmeli. İspanya, İtalya, Almanya, Fransa, nispeten İngiltere modelleri incelenerek, kendine özgü Avrupa modeli oluşmalı. Bu, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini esas alan bir sistem olmalı.
- ABD`deki gibi Kürtler yerelde kendi asayişini sağlamalı. Ordu, polis görevini üstlenmek anlamında değil. Yerelde belediyeler güvenliği sağlayabilir. Avrupa`daki gibi yerel mahkemeler kurulmalı.