İşte başkanlığı bu zihniyet istiyor ülkeye Afganistan sistemi gelecek orası da başkanlıkla yönetiliyor ve o zihniyet orda da var.
Yazdıklarımız ortada.
CHP ve destekçileri parlementer sistem destekçisiymiş... Neden böyle bir şey olamayacağını bir üstteki mesajımızda kanıtları ile ortaya koyduk. Sağolsun tıyniyeti belli ve malum bir arkadaş "bu mesajdaki bilgiler yanlış" demiş rahata ermiş. Keşke, "yanlış" olduğunu iddia ettiği yeri alıntılayıp doğrusunu yazabilme cesaretini gösterebilseydi, şu forum ortamında insanlar istifade ederdi.
Bununla birlikte, buradaki alıntıdaki şahıs, konuyu sabote ederek ve niyet okumasına dayalı şahsi önyargılarıyla sataşıyor... Bir sayfa yazı yazmışız. Bir sürü iddia ve kanıt ortaya koymuşuz. Birine bile cevap verememiş ancak kendince (ve elbette zihniyetine yakışır şekilde) çarpıtma yaparak zihnindeki önyargıyı tutmuş tüm başkanlık sistemi isteyenlere yamayıvermiş. Çok çağdaş, çok insani, çok medeni bir davranış...
Ayrıca, elemanın verdiği linkte, "çocuklara istismarı savunuyorum" diye bir ifade arıyor insan, çünkü verdiği linkteki isimlendirme ve algı tam bu şekilde... Bu zevatı zehirleyen bilgi kaynaklarının kepazeliğine bir örnek olması açısından ibretlik bir kaynak olmuş, tebrik ediyoruz.
Yetmezmiş gibi, o kadar mesajımız var, bir kimse de çıkıp yorum yapamıyor ama elemanın sataşmasına, niyet okumasına ve iftirasına üç cengaver "doğru/haklı" demiş... Çok yakışmış... Beyan edebilecek fikir yok ama iftiraya iştirak etme 10 puan...
***
Bir arkadaş yazmış ama görmemişim mesajını. Şunları söylemiş:
Alıntı:
Rüştü bey, ortada başkanlıkla ilgili metin var. Bu metin iktidar mensupları tarafından da doğrulanıyor.
Madem demokratsınız (!) neden olumlu-olumsuz eleştiri yapmıyorsunuz?
Vesayetten şikayet etmişsiniz peki başkanın vesayeti olursa ne olacak? Daha mı demokratik olacağız?
Ayrıca üstteki başkanlık önerimi dile getirdim daha önceden Başkanlığa karşı biri olarak.
Şimdi, burada bu arkadaşın üye olduğuna göre bu başlıktaki mesajlarımızı filtrelemesini ve demokratlığımızı hangi gerekçe ile sorgulamaya kalktığının izahatını yaparak, bir de olumlu-olumsuz eleştiri yapıp yapmadığımıza bir kez daha bakmasını salık veriyoruz.
Karşımızdaki muhataplar, Bu alıntıdaki arkadaş hariç, hiç bir eleştiri getiremeden sadece "istemezük" derken, fakir ve kendisi gibi düşünenler hemen her mesajımızda kendimizce olumlu yönlere dikkat çekiyoruz.
Yalan olmasın, muhalifler sadece bir slogan olarak "dikta", "tek adam" falan diyorlar. Ancak içeriğini doldurma noktasında sıkıntıları var. İlkokuldan beri putlaştırılmış fiili bir tek adam ideolojisine sanki kendileri müptela değilmiş gibi, "tek adam da tek adam" diye kendi kafalarındaki "biz olsak böyle yapardık" itirafından başka bir şey olmayan hezeyanlara sığınıyorlar...
Şayet öyle olsa, bu zatı muhteremler destek verirken biz karşı çıkardık... Bu kadar kesindir bu konu..
Hele şu alıntı, insaf ehli için iftiradan başka bir şey değildir:
Alıntı:
Sürekli parlamanter sisteme küfrediyorsunuz madem demokrasi taraftarısınız sğz de başkanlıkla ilgili düşüncelerinizi paylaşın özellikle demokratik başkanlık ile ilgili. Bugünkü sistemde olduğu gibi kuvvetler birliği değil kuvvetler ayrılığı olanından...
Tüm tarihi boyunca tek parti diktasından başka hüneri olmayan malum parti ve destekçileri; serbest seçim yapılabilen tüm parlementer sistem dönemdelerdeki gayret, fiil ve faaliyetleri ile mimlidir ve hattızatında ibretle görülecektir ki bu durumlarını gayet açık izah ettik..
meseleyi gerçekten anlamak kastı ile okuyan buyursun:
Başkanlık sistemi ile ilgili olumlu-olumsuz yazı yazıp yazmadığımızı,
"kuvvetler ayrılığı" konusunda şimdiki palavradan ayrılık yerine gerçekten kuvvetler ayrımının nasıl tesis edileceğini izah edişimizi;
malum muhalif zihniyetin her biri birbirinden rezil iftiralarının nasıl çürütüldüğünü,
esas dikta rejiminin ne zaman, kimler tarafından icra edildiğini kanıtlarıyla, kronojisiyle izah ettiğimizi,
bu sürece gelirken yakın tarihimizde yaşananları ve şu anki altyapının nasıl oluşturulduğunun izahatının yapıldığını,
amaçlananın sistem değişikliği olduğunu asla bir rejim değişikliği olarak adlandırılamayacağını ve nedenlerini,
bugüne kadar parlementer sistemi vesayet sistematiği içinde boğmaya çalışanların şimdi takmaya çalıştıkları eğreti "parlementer sistem sevicisi" maskesinin nasıl düşürülüp paramparça edildiğini,
muhaliflerin daha önce, parlementer sistemi sabote edebilmek için uydurdukları "Menderes diktatör", "Özal diktatör", "Erdoğan diktatör" söylemlerinin adi birer iftira olduğunu; zira şimdi aynı iftira sahiplerinin Başkanlık sistemine geçilirse diktanın geleceği iftirasını seslendirmekte olduğunu, yani, demek ki parlementer sistem içerisinde diktatör olunamayacağını itiraf ettiklerini
Muhaliflerin hiç bir şekilde sistem tartışması yapmadığını, "olumlu-olumsuz" izahatına zahmet etmediğini, birbirinden adi iftiralarla kişiler üzerinden algı oluşturmaya çalıştıklarını,
ne bileyim mesajlara baktıkça daha onlarca benzer yalan, iftira, sataşma, hakarete cevaplar veildiğini göreceklerdir...
Ancak bir tek şunu "Sürekli parlamanter sisteme küfrediyorsunuz " iftirasına dair en ufacık bir ima, kasıt veya cümleyi kimse göremeyecektir ki müellifinden net bir özür bekliyoruz... Nerede ve nasıl küfredilmiş muhterem... Ayıptır demekten klavyede tuş kalmadı yahu. Ayıptır...
Dediğimiz taaaaaa en başından beri şu: Parlamenter sistem de başkanlık sistemi de demokratrik sistemlerden birer sistemdir. Bizim tercihimiz, istikrar sağlaması, koalisyona engel olması, güçlü yönetime imkan tanıması, aynı parlementer sistemdeki demokratik yollarla seçilmeyi başarmış tek parti yönetimlerindeki (Menderes, Özal ve Erdoğan) gibi ülke ve millet adına atılımlar yaşanan dönemleri garanti edeceği, erken seçim gibi zaman israflarını önleyeceği, gerçek bir kuvvetler ayrılığı sağlayacağı gibi pek çok sebebe istinaden başkanlık sistemidir. diyoruz. Yaptığımız sadece bu...
Ancak karşımızdaki cenah ne diyor:
Daha düne kadar "Menderes, Özal, Erdoğan diktatör" söylemlerinin nasıl adi birer iftira olduğunu kanıtladıklarının bile farkına varamadan, "başkanlık sistemi dikta getirir" diye yeni iftiralar atmak,
"İşte başkanlığı bu zihniyet istiyor ülkeye Afganistan sistemi gelecek orası da başkanlıkla yönetiliyor ve o zihniyet orda da var." şeklinde zihniyetlerinin harika göstergeleri ile insanlara sataşmak,
"Sürekli parlamanter sisteme küfrediyorsunuz" şeklinde veya benzer sataşma ve iftiralara tenezzül etmek,
"Meclis grubunda konuşma yapan bir cumhurbaşkanı istemiyorum" diye şahsi görüşünü sistem tartışmasının önüne geçirmek. Peki, "Cumhurbaşkanını da meclisi de ben seçiyorum, benim seçtiklerimin mecliste konuşmasından daha doğal bir şey olamaz" diyen birileri olsa Başkanlık sistemine ne katkı sağlamış olacak? Neden meseleleri asli mecraları içerisinde tartışamıyorsunuz?
**
Alıntı:
Vesayetten şikayet etmişsiniz peki başkanın vesayeti olursa ne olacak?
Bu noktada yeterince açıklama yaptık yapmasına ama, kafalarındaki "biz olsak kesin böyle yaparız" içgüdüsünün bir itirafı üzerinden ihtimal hesabı yaparak netice alamazsınız. Kaldı ki, bu ülkedeki dikta yanlıları da, diktatör sevdalıları da, vesayet sistematiğinin destekçileri de bellidir. Başkanlık sistemi ile dikta gelecek olsaydı, en başta CHP zihniyeti destek çıkardı, bizler de karşısında olurduk...
Neredeyse bir km mesaj yazdık, işin ruhunu yine görmezden gelip, bunca emekle yapılan izahatı çöpe atıp, cımbızlama yaparak meseleyi çarpıtacak ve yeni iftira denizlerine yelken açacak kimseler varsa, elbette kendilerine yakışanı yapıyor olacaklardır. Fikirlere fikirle cevap verilir, ezberle anca kendinizi kandırırsınız.
İçeriksiz ve iftirlarla dolu söylemlerle "Demokrasi" havarisi kesilenlere bir bakın, sözde demokrat geçinip, halkın başkanlık sistemi mi yoksa parlementer sistem mi diye seçim yapmasından, yapabilmesinden bile nasıl kaçıp korkuyorlar. Bu meseleyi halka taşıyanlara karşı söylemlerindeki garezin sebebi demokrasi sevdası mı, yoksa halkın demokratik seçiminden korkmak mı...
Mesele bu kadar nettir vesselam...
En son Rüştü BAKMAZ tarafından Cum 18 Ksm 2016, 16:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Türk tipi Başkanlık, partili Cumhurbaşkanlığı adı altında kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmak, bir nevi diktatörlük getirilmesi istenmesinden başka bir şey değildir. Yargıtay üyelerinin bir kısmını C.başkanına bir kısmını hükümete atatırsan kuvvetler ayrılığını sağlayamazsın.
ABD tipi başkanlık deseler olduğu gibi kabulümdür (Eyalet sistemi dahil).
gerçek bir kuvvetler ayrılığı sağlayacağı gibi pek çok sebebe istinaden başkanlık sistemidir.
AK Parti'nin önerdiği sistem ne yazık ki gerçek bir kuvvetler ayrılığı sağlamıyor. Mevcut anayasa da felaket. Mevcut çeyrek başkanlık sistemini kimse savunmuyor zaten. Herkes değiştirmek istiyor.
Tekrarlıyorum:
Bir kişinin hükumet olduğu, her türlü atamayı yaptığı, meclisi engelleyebildiği, kararname bahanesiyle yasa yapabildiği bir sistemin adı başkanlık değil, monarşidir.
Gelin sağlam, demokratik bir sistem önerin. Başkanlık veya benzer, hükumetin halk tarafından seçildiği bir sistem de olabilir.
Türk tipi Başkanlık, partili Cumhurbaşkanlığı adı altında kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılmak, bir nevi diktatörlük getirilmesi istenmesinden başka bir şey değildir. Yargıtay üyelerinin bir kısmını C.başkanına bir kısmını hükümete atatırsan kuvvetler ayrılığını sağlayamazsın.
Peki şimdi nasıl atanıyor muhterem?
1982'den beri nasıl atanmış yüksek yargı üyeleri?
Ya Hu, bir kez gerçek bir sebep sayın ne olur.
Açın bakın anayasaya. 12 Eylül 2010 referandumunda yontulmuş haliyle bile Cumhurbaşkanına sıfır sorumluluk ama muazzam yetkiler verilmiş durumda zaten..
Sanki mevcut sistemde kuvvetler ayrılığı varmış gibi hala nasıl ahkam kesebiliyorsunuz?
Sadece Yargıtayı değil, AYM üyelerini seçme kriterlerine bir bakın yahu. Üstelik dediğimiz gibi, 12 Eylül 2010 referandumuyla yontulmuş hali bunlar yetkilerin... Hani o referandum zamanı da referandumdaki değişiklik paketine itiraz ve isyanlar ediliyordu benzer kişiler tarafından benzer iftirlarla...
Hadi hepsini geçtik,
şu anda, yasama ve yürütme tamamen çorba durumda değil mi? Hadi babayiğit birisi çıksın yasama ve yürütme nasıl ayrıymış kanıtıyla izah etsin. Edemez.. EDEMEZSİNİZ.. Çünkü şu an çorba...
Bakanlar meclis dışından atandığında bu sağlanabilir ancak... Hadi "kuvvetler ayrılığı" diye bir şeyi savunduğunu iddia edenler buyursun bu konunun anlattığımız şekilde olup olmadığını lütfen izah etsin... Adım gibi eminim ki, daha kuvvetler ayrılığının tam olarak ne olduğunun bile farkında değiller.
Lütfen anlamak için bakınız. Tamam yine Başkanlık sistemini istemeyin. Ama lütfen. yalana dolana sığınmadan, sadece keyfi olarak istemediğiniz için istemeyin. Kimse sizi zorlamıyor ki. Memlekete ne gerekiyorsa, ne yapılması lazımsa, ne yapılıyorsa, ne yapılacaksa yine gerine gerine karşı çıkın. Yine istemezükçülüğünü gösterin. Ama ALLAH AŞKINA YAHU, BİR KEZ OLSUN YALANA DOLANA, ADİ İFTİRALARA SIĞINMAYIN. Şu ülkede birlikte yaşamak zorundayız, bu kadar tiksindirtmeyin artık kendinizden. Lütfen...
Deniyor ki; AKP'nin önerdiği sistem mevcut sistemden bile daha kötü.
İstiyorlar ki; Mevcut sistemden daha iyi bir sistem getirilsin.
Anlatabiliyor muyum? Şimdi yapmanız gerekn şu; AKP'nin önerisini mi savunuyorsunuz yoksa başkanlık sistemini mi savunuyorsunuz? Eğer başkanlık sistemini savunuyorsanız, nasıl bir başkanlık olsun onu da anlatın lütfen.
Mevcut Sistemden kötü olduğunu nereden anladın?
Mesela hangi konularda mevcut sistemden daha kötü imiş?
Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Süleyman Demirel vs bir çok dönemin ünlü isimleride Başkanlık Sistemini telaffuz etmişler ve Türkiye'ye en uygun sistemin bu sistem olduğunu belirterek bu yönde açıklamalar da bulunarak
Kamuoyuna bu şekilde fikir belirtmişlerdir..
Timurki bu konuda Var olan Başkanlık sistemlerinden bundan önce Örnekler verdi .
Orasını kaçırmışsın Özgür .
Eleştirileri Başkanın Denetlenmesi ve İcraatlarına karşı sorumlu olduğu yer noktasında diye biliyorum .
MEsela diğer Başkanlık sistemlerinde olan Senato gibi Bir Meclisin Olmasını savunuyor .
Sen ise Başkanlık deyip Hukuken İçini doldurmuyorsun .
Sanato fikri var birilerinin madem, peki neden bugüne kadar bu fikirlerini açıkça söylemiyorlar da papağan gibi sadece kattaa, zinhar, asla, başkanlığa hayır kampanyası yapıyorlar?
CHP daha teklifin ne olduğunu bilmek bile istemiyor ki?
Deniyor ki; AKP'nin önerdiği sistem mevcut sistemden bile daha kötü.
İstiyorlar ki; Mevcut sistemden daha iyi bir sistem getirilsin.
Sayın Timurki,
Mevcut sistemden daha iyi bir sistem istendiğine dair bir tanecik karine öne sürebilir misiniz?
12 Eylül 2010 referandumunda neler yapıldığı ortada. İnanmayan sitedeki ilgili başlığa baksın. Hangi muhalif mevcut kepaze enkazı savunmamış.
"Rejim değişiyor rejiiim" diye yırtınanlar, mevcudu değiştirmek mi istiyordur, savunmaya mı çalışıyordur...
Muhalefet ne yapıyor, neyle meşgul de "mevcut sistemden daha iyi bir sistem istiyor" cümlesine kanıt olabilecek bir teklifle milletin karşısına çıkamıyor. Ellerinden tutan mı var. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, iktidar bunca mesaisine, bunca yoğunluğuna, bunca belaya-tehdide rağmen bir de yeni anayasa ve sistem teklifi getirebiliyor da, o caaaanım muhalefetin eli armut mu topluyor? Hani nerede alternatif bir öneri...
Bu kadar tembel bir muhalefet olmakla kalsa iyi. Tek yaptıkları yalan dolan iftira.. O kadar seviyesiz hale getirdiler ki siyaseti, kendi destekçileri de ne nedir diye araştırma zahmetine bile girmeden, hatta araştırmalarına bile gerek yok, her ortamda hemen her izahat yapılıyor zaten, anlamak için okumak zahmetine bile katlanmadan iftira atıp duruyorlar.
Son mesajlarımızda onlarca noktadan izahatını yaptık. Hani Menderes, Özal, Erdoğan diktatördü... Şimdi de aynı zihniyet parlementer sistem sevicisi geçiniyor.
Ordu göreve pankartları neydi?
"TSK kağıttan kaplanmış" skandalını kimler söylemişti?
Geçmişteki darbeler kimlere karşı yapıldı darbelerdenden sonra kurulan hükümetlere başbakan hangi partiden gitti?
Vesayet sistematiğini kimler ölesiye savundu?
En basit anayasa değişikliklerine bile kimler ölümüne karşı çıktı?
Parlementonun çıkardığı yasaları kimler iptal ettirebilmek için AYM bahçedine çadır kurayazdı?
Parlementer sistemi böyle mi savunur gerçekten samimi bir parti...
Lütfen şu rezil muhalefeti aklamaya çalışmayın.
Tamam, Başkanlık sistemine karşı çıkın. Kimseden gerekçe bile duymak istemiyoruz. Paşa keyfinize kalmış. Gerine gerine karşı çıkın. Elinizden geleni ardınız koymayın. Ama lütfen ya. Kaç defa söyledik. İFTİRA ATMAYIN, YALAN SÖYLEMEYİN.