1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 10  |
 |
erhanthunder
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 11:50
ASLINDA KONU BAŞLIĞINA ATIFTA BULUNMAKTA LAZIM...
Dün izlediğim bütün haberlerde değişik şehirlerdeki kutlamalarda TÜRK BAYRAĞINDAN çok bir paçavra sallanıyor ve etraf iğrenç 3 renge boyanmıştı.(sözüm renklere değil.)
Sanırım konumuz bu???
|
 |
alimemo
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 12:51
| Alıntı: |
| İşin ironi kısmı bir tarafa, Nevruz özbeöz Türk Bayramıdır! Aksini iddia eden kanıtlamakla mükelleftir. Ergenekon Destanı'nın köken olarak alındığı, Nevruz Bayramı'nda dini bir öge yoktur. |
Bu iddia karşısında Türkolog Talat Tekin'in eski bir yazısını aktarmak farz oldu. Kitaptan bilgisayara geçirdim harf harf. Yazım hatası varsa kusura bakmayın.
................................
Türklük Kurultayı, Nevruz ve Ergenekon*
Nevruz'un hangi halkın ya da halkların bayramı olduğunu bir türlü öğrenemedik gitti. Bize ait olmayan başka bazı şeyler gibi Nevruz'u da kendimize mal etmek için elimizden geleni ardımıza bırakmıyoruz. Bu konuda akademik ünvan sahibi bazı kimselere her yıl yazılar, hatta koca koca kitaplar yazdırtır, yayımlatırız ve Nevruz'un ulusal bahar bayramımız olduğunu kanıtlamak için bin dereden su getiririz.
Bu yıl bu konuda daha da ileri gidildi. Antalya'da MHP Genel Balkanı Alpaslan Türkeş'in girişimi ile başlayan ve hemen bir MHP gösterisine dönüşen "Türk Devletleri ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı"nın açılışı özellikle Nevruz'a, yani 21 Mart tarihine rastlatıldı ve bu kurultayda Nevruz böylece resmi ağızlar tarafından ilk kez bir "Türk bayramı" olarak ilan edildi.
Oysa Nevruz, adı üstünde, bir İran ya da İranlı bayramıdır. Çünkü bir kez Nevruz Türk bayramı olsaydı adı da Türkçe olurdu. Oysa Nevruz Türkçe değil, Farsçadır. Bilindiği gibi, nev Farçada "yeni", ruz da "gün" anlamındadır. Nevruz böylece "yeni gün", "yılbaşının ilk günü" demek olur.
İkinci olarak, Nevruz bütün dünya literatürlerinde İran kökenli bir yılbaşı ya da bahar bayramı olarak gösterilir.
İstanbul Üniversitesi'nde oluşturulan ve A. Adıvar, R. Arat, A. Ateş, İ. Kafesoğlu ve T. Yazıcı'dan oluşan akademik bir kurulca "Leyden tab"ı esas tutularak telif, tadil, ikmal ve tercüme suretiyle yayımlanan İslam Ansiklopedisi de Nevruz'u şöyle tanımlar:
Navruz (Farsça) yıl başı günü, aslında "yeni gün"; Arapça eserlerde çok defa nayruz şeklinde rastlanır. İran şemsî senesinin birinci günü olup, müslümanların kamerî yılında gösterilmiş değildir, Ahemeniler zamanından resmî sene güneş Koç Burcu mıntıkasına (itidal-i rebiî) girdiği zaman, nevruz ile başlamakta idi; fakat halk arasında daha yaygın ve daha eski bir adete göre, güneşin yaz inkılabı navruz sayılmış olmalıdır."(31)
Ahemeni'ler, bilindiği gibi, İran'da ilk imparatorluğu kuran hükümdar sülalesidir. Ahemeni'ler İmparatorluğu İ.Ö. 559'dan 330 tarihine kadar 200 küsur yıl sürmüştür. Buna göre İran kökenli Nevruz, (yıl başı) bayramının İsa'dan önce 6. yüzyıl ortalarına kadar giden 2550 yıllık bir geçmişi var demektir. Nevruz bayramı ya da kutlamaları daha sonra bir yandan Azerbaycan, Anadolu, Irak, Suriye ve Mısır'a öte yandan da Orta Asya ülkelerine kadar yayılmıştır. Bu nedenle, Nevruz'un İran'dan başka Azerbaycan'da, Anadolu'da ve Orta Asya Türk ülkelerinde de kutlanıyor olması onun Türk icadı ya da bize özgü bir bahar bayramı olduğunu kanıtlamaz.
Yine Antalya'da toplanan birinci "Türklük Kurultayı"na ilişkin gazete haberlerinden öğrendiğimize göre kurultayda Türklerin "Ergenekon girişi"ni ve "Nevruz ateşiyle örste demir dövme" geleneğini anlatan bir sinevizyon gösterisi de yapılmış. Dahası, Cumhurbaşkanı sayın Özal'ın, Başbakan sayın Demirel'in, Başbakan Yardımcısı ve SHP Genel Başkanı sayın İnönü'nün de aralarında bulunduğu devlet büyüklerinin "Türk Nevruzu" dedikleri "Ergenekon bayramı"nı salonun ortasına konulan örs üzerinde demir döverek kutladıklarını da televizyonda izledik.
Nevruz'un aslında kimin ya da kimlerin bayramı olduğunu yukarıda anlatmaya çalıştık. Şimdi de isterseniz biraz "Ergenekon"dan söz edelim.
Ergenekon adını Türkçeye, Türk edebiyatına ilk kez sokan kişi galiba Ziya Gökalp olmuştur. 2. Meşrutiyet döneminin bu ateşli pantürkist şair-düşünürü Türklerin kökeni ile ilgili olduğu ileri sürülen bu eski yeniden türeyiş söylencesini, bilindiği gibi, şu dizelerle dile getirmişti:
Ergenekon yurdun adı
Börte Çine kurdun adı...
Hemen belirtelim ki 2. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemi Türk aydınlarının araştırıp inceleme gereğini duymadan kabul ediverdikleri bu söylence, büyük bir olasılıkla Türklere değil de Moğollara aittir. Çünkü, bir kez bu söylencenin en önemli iki öğesini gösteren sözcükler, Ergenekon ile Börte Çine deyimleri, Türkçe olmayıp Moğolcadır. Ergenekon, daha doğrusu Ergene kun yer adı bu dilde "dik yar, sarp uçurum, sarp dağ kıyısı" anlamına gelir. Börte çine (doğrusu börte çino ya da börte çinua) de "ala kurt, alacalı kurt, boz kurt" demektir.
İkinci olarak, Ergene Kun söylencesinin ilk ve en önemli kaynağı ünlü İranlı tarihçi Reşidüddin'in (1248-1318) Cami'-üt-tevarih adlı eseridir. Reşidüddin'e göre Ergene Kun söylencesi Türklere değil, Moğollara aittir. Bu söylence Ebülgazi Bahadur Han'ın Şecere-i Türk adlı eserinde de Moğol türeyiş söylencesi olarak yer alır: "Tatarlar, aşağı yıkarı 2000 yıl kadar önce Moğollara karşı savaş açmışlar ve Qiyan ve Nüküz adlı iki Moğol dışında bütün Moğolları öldürmüşlerdi. Düşman kılıcından kurtulan bu iki kişi eşleri ile birlikte etrafı dağlar ve ormanlarla çevrili bir ovada saklanmışlardı. Ol yerde Ergene Kun at koydılar. Ergeneninğ ma'nası tağninğ kemeri temek bolur. Kunninğ ma'nası tez ve ötkür temek bolur. Tağninğ kıri erdi.."(32)
Tarihçilerimiz İlhanlılar dönemi İran'ında yaşayan Reşidüddin'in aslında Göktürklere ait olan bu türeyiş söylencesini "tam anlamı ile Moğollaştırmış, Moğollara mal etmiş" olduğu görüşündedirler.(33) Bu görüşe katılmak zordur. Çünkü bir kez bu görüş yalnızca bir varsayıma dayanmaktadır. İkinci olarak, Reşidüddin'in bu yapıtı Türk ve Moğol tarihi için en çok güvenilir kaynaklardan biridir. Üçüncü olarak, Cami'-üt-tevarih'te Oğuzlara, Uygurlara ve başka Türk boylarına ait söylenceler vardır. Ergene Kun söylencesini Moğollara mal ettiği ileri sürülen Reşidüddin acaba öbür Türk destan ve söylencelerini niçin Moğollara mal etmemiştir? Son olarak, 1240 tarihinde tamamlanan ve Reşidüddin'in Moğolların tarihi için kaynak olarak kullandığı sanılan Manghol-un niuça tobça'an (Moğolların Gizli Tarihi) adlı eserde de Ergene Kun söylencesine atıflar vardır: "Tatar halkı eskiden beri bizim cedlerimizi ve babalarımızı öldürerek bize düşman olmuş, düşman kesilmiştir"(34), "Cedlerimizi ve babalarımızı öldürmüş olan düşmanımız Tatar halkını yenip..."(35)
Bizim öteden beri başka ulusların kurduğu uygarlıkları, onlara ait ünlü kişileri kendimize mal etme huyumuz ya da hastalığımız vardır. Bu hastalığımız daha çok ulusçuluk ülküsünün alabildiğine şahlandığı dönemlerde nükseder. Benim kuşağımdan olanlar anımsarlar, 1930'lu yıllarda, hatta daha sonraki tarihlerde ilkokul ve orta okul ders kitaplarında Hititlerden "Eti Türkleri", Sumerlerden de "Sumer Türkleri" diye söz edilirdi. Yine o yıllarda, hatta daha sonraları yayımlanan Türk Büyükleri adlı kitapların hemen hepsinde Moğol hükümdarı Çinggis Han da yer alırdı, hem de adı Cengiz biçiminde değiştirilmiş ya da sözümona Türkçeleştirilmiş olarak!
İran'ın ya da İranlıların 2500 yıllık malı olan Nevruz bayramını al, sonra bunu büyük bir olasılıkla Moğollara ait Ergene Kun söylencesi ile birleştirip "Türk Nevruzu" diye örs üzerinde demir döverek kutlamalara giriş... 1500 yıllık Türk tarihinde kutlanacak yeter sayıda bayram ya da anılacak yeter sayıda olay yok mudur ki bu gibi yersiz ve gereksiz "mal etmeler"e kalkışıyoruz? Ve ele güne karşı gülünç durumlara düşüyoruz?
Cumhuriyet
19.4.1993
31 İslam Ansiklopedisi, 9. cilt s. 233
32 Gerhard Doerfer, Türkische und mongolische Elemente im Neupersischen, I, Wiesbaden 1963, s. 127.
33 Örneğin, Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1989, s. 60'a bakınız.
34 Moğolların Gizli Tarihi (çev. Dr. Ahmet Temir), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1948, s. 63.
35 Aynı eser, s. 145.
* Bu yazının kısaltılmış biçimi daha önce Cumhuriyet gazetesinde yayımlanmıştır. Tam hali ilk kez burada yayımlanmaktadır.
.................................................
|
 |
Atila
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 18:01
Sayin Ayhan bey,
Bir atasözü var:
"Bilmedigin konularda konusmayiniz!"
Nevruz tamamiyla shirk konumuna girer. Nedeni de su:
Zarathustra dininin en kutsal günü, ates topragi yener, ve bahar baslar. Inanmiyorsaniz, lütfen internette veya kütüphanede arayiniz. Zarathustraya gelince: Fars imparatorlugun resmi diniydi, islam gelene kadar. Hani Hazreti Ömer'i öldüren bir zarathusrali vardi ya?
Türkiye'ye gelince. Ne yazik ki PKK Nevruz'u bir alet yapmay basardi, ve batili gucler bbize zorla bunu kabul ettirdi. Ne kürtlerin bayrami, ne de türklerin, ve hele hele ne de PKK'nin! Tamami batil bir dinin kutsal dini!
|
 |
Aykan Türk
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 18:23
| alimemo demiş ki: |
| Bu iddia karşısında Türkolog Talat Tekin'in eski bir yazısını aktarmak farz oldu. Kitaptan bilgisayara geçirdim harf harf. Yazım hatası varsa kusura bakmayın. |
Emeğiniz için teşekkürler. Talat Tekin'in yukarıdaki yazısını okuyunca Türkolog Bahaeddin Ögel'in şu sözünü hatırladım:
| Alıntı: |
| Türk kültürü ve Türkçe yağmaya uğramış bir mal gibidir. Elinde delil olsun olmasın her önüne gelen ondan bir parçayı alıp başka bir kültüre mal ediyor. |
Ayrıca Ebulgazi Bahadır Han da "Şecere-i Türk" adlı eserinde şunları ifade ediyor:
| Alıntı: |
| Dört yüz yıl, dört tarafı yüksek dağlarla çevrili bir vadide kalan Türk'ün istiklal mücadelesini anlatır. Bu sebeple Ergenekon Bayramı olarak da bilinen Nevruz on iki hayvanlı Türk takviminin de başlangıcına tesadüf eder ve bu özelliği ile Türk topluluklarının yılbaşı günüdür. |
Şimdi ortada iki farklı görüş var. Birisi bu bayram, Türk bayramıdır diyor. Diğeri ise Afrika çıkışlı, tüm Asya'nın dır, diyor.
Ama şunu unutuyoruz. Bizim bu bayramı İranlılardan alma ihtimalimiz kadar onların da bizden alma ihtimali var. Madem kültürler etkileşim içinde, onlar bizden almış olamaz mı?
Tamam kabul, şu anda Türkler başta olmak üzere İranlılar tarafından da kutlanıyor. Buna itiraz yok. Ama onların bunu kutluyor olması, bayramı onların yapmaz ki!
Hem bizim Ergenekon Destanı'mız kadar da sağlam bir dayanaklarının olduğunu sanmıyorum. Ben Farsların Nevruz'u baharın gelişinden başka, neye dayandırdıklarını bilmiyorum. Bilen varsa yazsın. Sonuçta, bu kadar büyük bir benzeşme, haliyle onu Türk bayramı yapar.
Bir de Nevruz'un Farsça olması, onu Fars kökenli mi yapar, hayret ediyorum. Dilimiz maalesef ki, Arapça'dan ve Farsça'dan bir hayli etkilenmiştir. Hem tek bir tanımı yok ki! Birçok adı var.
| Kaynak demiş ki: |
| Farsça “yeni gün” anlamına gelen Nevruz, dünyadaki çeşitli Türk topluluklarında “Noruz”, “Navrız”, “Ergenekon”, “Bozkurt”, “Çağan”, “Mart Dokuzu”, “Sultan Nevruz”, “Mart Bozumu” gibi adlarla anılıyor. Yüzyıllardır bu bayramı titizlikle muhafaza eden Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Afganistan ve Tacikistan, resmi tatil ilan ettikleri Nevruz’u, bir “milli bayram” olarak her yıl kutluyor. |
Velhasıl kelam, Nevruz -adı bizim olmasa da- Türk Bayramı'dır. Ergenekon'la arasında büyük benzerlikler vardır. Ayrıca Ergenekon'u, Moğollar'a atfetme çabası, yazının başındaki Bahaeddin Ögel'in sözü çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Ergenekon da, Nevruz da Türk'ün malıdır...
Saygılarımla...
|
 |
Aykan Türk
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 18:38
| Atila demiş ki: |
Sayin Ayhan bey,
Bir atasözü var:
"Bilmedigin konularda konusmayiniz!" |
Benimde bildiğim bir söz var.
| Alıntı: |
| Cahilin yanında kitap kadar sessiz olacaksın. |
Ama sessiz kalmam mümkün değil. 14. sayfadaki şu mesajınızda,
kaynak göstermişsiniz ama Türkçe olursa iyi olur. Çünkü bu sitedekilerin bir kısmı yabancı dil bilmiyor. Daha önceki sayfalarda sizden kaynak istenmiş, ortaya bunu koymuşsunuz. Ben de araştırdım, bulamadım. Şimdi sizden kaynak bekliyorum. Türkçe olsun lütfen.
Hem Nevruz kutlamayı bırakalım da PKKlı gavurlar kutlasın değil mi? Maşallah ne kadar aydın insanımız var bizim. Pkk'ya, "Al biz yiyemiyoruz sen ye, her 21 Mart'ta gösterini yap." diyelim.
|
 |
FİLİZ DENİZ
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 18:56
Ben 75-78 de lise yıllarındaydım yani Türkiye' nin anarşi dönemi denen yılları o dönemde duydum bu nevruz lafını ama ne şekilde sol görüşlü arkadaşlar ' nevruz' nedeniyle sokağa dökülüp miting düzenleyip sloganlar atıyorlardı bu arada olaylar çıkıyor sağ görüşlü arkadaşlar işe karışıyor sonucu tahmin edersiniz iyide nedir bu 'NEVRUZ' meraklandım ve araştırdım Orta Asya Türklerinin geleneği olduğunu ve baharın gelişinin kutlandığını öğrendim şimdide Kürt bayramı oldu birdenbire.
Anlaşılan bazı gruplar 'nevruz' u bahane edip seslerini duyurmaya çalışıyorlar.
|
 |
ömer kuzgun
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 19:05
nevruz bir Türk bayramımıdır.(bence evet)
Aykan Türk arkadaşıma ben katılıyorum vede yazdıkları bencede doğru.Önemli olan birlik vede beraberlik içinde insan olduğumuzu unutmadan insanlığa yakışır bir biçimde Türk Bayramı olan 21 Mart bahar bayramını kutlamak olmalıdır.
|
 |
Mehmet Şamil KARA
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 19:25
"Cahilliğin bu kadarı ancak okumakla olur" diyeyim, hak eden herkes payına düşeni alsın !
1) Bir kısım yorumcu Nevruz'un kökeni ne olursa olsun PKK'lılar tarafından sahiplenildiği için Türkler tarafından sahiplenilmemesi gerektiğini ifade etmişler. O zaman kendilerine şunu sormak isterim : PKK'nın ilk dönemlerine bakıldığı zaman Güney Doğu ve Doğu Anadolu'da bir sınır çizdikleri ve Kürdistan olarak o illeri tanımladıklarını görürüz. Şimdiki söylemlerinde ise Türkiye her yerinin kendilerinin olduğunu ifade etmektedirler. Acaba Nevruz'u PKK'lıların kullandığını ve bizim bu bayramı sahiplenmememiz gerektiğini belirten kişiler Türkiye'yi de mi sahiplenmekten uzaklaşacaklar ?
2) Yine bazı yorumcular işe din boyutunu ekleyerek Nevruz'u kutlayan kişilerin şirke gireceklerini ve dinden çıkacaklarını yazmışlar. Yukarıdakindan daha saçma üstelik de "günah" bir yorum. Bu mantıkla gidersek kandilleri de kutlamamamız gerekir. Bu yorumu yapan kişiler sanırım "dini bayram" ile "milli bayram" arasındaki farkı anlayamayacak kadar cahiller. Ya da cehaletlerinin dışında birileri tarafından yönlendirilip ARAP İSLAMI'nı savunacak kadar gafiller. İslamiyet'te milli bayramların kutlanmasının şirk olacağına dair bir hüküm yoktur. Kaldı ki ifade edildiği üzere biz Nevruz'u bilmem kimin ateş ile ilişkisi nedeni ile değil ERGENEKON'dan çıkış günümüz olduğu için kutluyoruz.
3) Bazı kişiler de Nevruz'u Farslara, Afrikalılara mal etmişler. Bırakın bu aşağılık duygusunu. Niye biz onlardan almış oluyoruz da onlar bizden almış olmuyorlar. Ya da bu bayram hem onlarda hem de bizde AYRI AMAÇLARLA kutlanıyor olamaz mı ?
4) Bir grup arkadaş ise Nevruz'un Orta Asya Türk Devletleri ve Topluluklarında kutlandığı ama Anadolu'ya ASLA taşınmadığını iddia etmişler. Bu kişiler ya tarih bilgisinden yoksunlar ya da birşeyleri saklayıp bizleri Kürtlerden, Kürtleri bizden ayrı imiş gibi göstermeye çalışıyorlar. Nevruz bayramı Osmanlı zamanında şölenlerle kutlanırdı. Bu gün içinde eğlenceler düzenlenir, yemekler verilirdi. Osmanlı edebiyatında NEVRUZİYE adlı Nevruz'a özel şiirler bile vardır.
Ayrıca Nevruz geleneği Cumhuriyet dönemine de taşınmış Atatürk'ün emri ile Keçiören'de kutlanmıştır. Tarih : 22 Mart 1922
5) Olayın bir başka boyutu Türk Cumhuriyetleri ile aramızdaki bağlar. Baştan beri Türklerin TURAN için faaliyetlerini sevmeyen ÜMMETÇİ vatandaşlar Nevruz gibi Türk Dünyasının ortak değerlerine saldırmışlar, bu değerleri savunanları DİNSİZ, ŞAMANİST gibi sıfatlarla karalamaya çalışmışlardır. Ne yaparsanız yapın hayalinizdeki ARAP BİRLİĞİ hayallerini millete yutturamayacaksınız. Yatağını bulan su gibi Türkler de birbirlerine yakınlaşacak TURAN'a ulaşacaktır. Nevruz da bu yatağa ulaşıp toplanmamızda bir etkendir.
6) PKK'lı, DTP'li İTLERE gelince, deniz içre yaşayıp denizden haberi olmayan balıklar gibisiniz ! Sizin KÜRT adı ile anıp kandırmaya, eli silahlı canilere dönüştürmek istediğiniz kişiler TÜRK milletinin bir unsurudur. Milletleri bir arada tutan ortak değeleridir. Nevruz da Kürt kökenli TÜRKLER ile Türk kökenli TÜRKLERin ortak bayramıdır. Çatlasanız da patlasanız da bu böyledir. Artık milletin gözü açıldı.
7) Bazı mesajlarda NEVRUZ - NEWROZ ayrımı yapılmıştır. Nevruz, Türkçeleşmiş Farsça bir tamlamadır. Ama 21 Marta inatla NEWROZ demek istiyorsanız, bu sözcük ancak sizin içinde olduğunu RUH HASTALIĞINI tanımlar
8) Nevruz'un Orta Asya'daki adlarından biri de ERGENEKON'dur. Sırf bu bile Ebulgazi Bahadır Han'a, Çin Kaynaklarına, Bahaeddin Ögel'e gerek duymadan Ergenekon destanı ile bağlantısını ortaya koyar. Destan incelendiği zaman Ergenekon'dan çıkışta Hakanın örs üstünde demir dövdüğü geçer. TIPKI NEVRUZ KUTLANAN YERLERDE YAPILDIĞI GİBİ ![/img]
|
 |
ömer kuzgun
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 19:38
Sayın Mehmet Şamil Kara size en son gönderdiğiniz detaylı bilgi için çok teşekkür ederim.Benim düşüncelerimin geniş kapsamlı bir açıklamasını yapmışsınız.Aynen katılıyorum.
|
 |
Armağan Örki
16 yıl önce - Prş 22 Mar 2007, 21:06
| Alıntı: |
BURSA'da DTP tarafından düzenlenen nevruz gösterilerinin yapıldığı alana, elinde Türk bayrağı ile giren adını söylemeyen 65 yaşlarındaki yaşlı kadın, polis tarafından uzaklaştırıldı. Elinde bayrağı taşıyan kadın, "Ben Türk'üm. Bunlarla mücadele etmek çok zor değil" derken çevredeki esnaf ona destek verdi.
Nevruz gösterileri Bursa'da olaysız tamamlandı. DTP tarafından Gökdere Bulvarı'nda düzenlenen gösteriye elinde Türk bayrağı ile gelen ve ismi öğrenilemeyen yaşlı kadın, "Ben Türk'üm. Bunlar bir avuç k.... Bunları ezebiliriz" dedi. Polis tarafından gösteri alanından uzaklaştırılan kadın daha sonra esnafa, "Neden sizin bayrağınız asılı değil?" diye çıkıştı. Esnafın destek verdiği kadın daha sonra polis tarafından evine gönderildi. |
Peki buna yanıt verebilir miyiz? TÜRKİYE CUMHURİYETİ'nin polisi ne yapmış, ne amaçla yapmış acaba?
Resmî görevliler nasıl açıklayacak bakalım...
65 yaşlarındaki teyzemin ellerinden saygıyla öpüyorum... Türkiye, böyle aklı selim yurttaşlara muhtaçtır, şükrandır...
|
 |
sayfa 10  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|