1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2  |
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 05:08
Washington niçin Menderes gibi bir ABD hayranını yok etmek istemiş olsun ki?
27 Mayıs bir "çapulcu ihtilali" idi.
Ordunun en alt seviyesindeki düşük rütbeli subaylar tarafından organize edildi.
Ve her ihtilalde olduğu gibi aslında sadece "kapital el değiştirdi", çapulcular kendi paylarına düşmesi gerektiğine inandıklarını aldılar (örnek: Alyans Sitesi, İstanbul.)
1789 İhtilali'nde de aslında sadece "kapital" el değiştirmiş, ihtilalden kısa bir süre sonra ancien régime değişik başröl oyuncularıyla oynanmak üzere restore edilmiştir (Napoleon Bonaparte ve diğer 2 konsül yönetimindeki sözde demokratik bir diktatörlük kuruldu - ki diğer iki konsül kısa sürede elimine edilmiş, Bonaparte "ömür boyu prokonsül" ilan edilmişti; yani bir başka deyişle "diktatör/kral/imparator" oldu. Bu şekilde 1789 öncesine geri dönüldü. Bu süreçte değişen tek şey "kapitalin sahipleri" oldu.)
Türkiye 27 Mayıs'tan sonra belini hiçbir zaman doğrultamadı.
Üniversitelerdeki "ordinaryus profesörler" gitti, yerlerine "asistan" bile olamayacak öğretim görevlileri atandı.
Bir önceki siyasetçi grubunun ayak takımı artık "lider" oldu (27 Mayıs'tan sonraki diğer iki ihtilalde de bu "negatif dönüşüm" tekrar etti.)
Her ihtilalde kalite biraz daha düştü.
Ve sonunda doğru düzgün Türkçe konuşmaktan aciz "gala-gulular" tarafından yönetilen bir ülke haline geldik. Siyasette, eğitimde, her alanda...
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 05:40
Hayranlik iyi bir "credential" degildir,Celal Bayar ve ekibi ABD tarafindan sadece tolere edilmistir kendi ekipleri kurulup goreve hazir olana kadar.Hepsi o kadar.Ekip hazir oluncada bu ekibin onunu acma isi CHP nin devletci kanadina ihale edilmistir.
ABD kendi ekibinden olsa bile ihtiyaclara cevap veremeyenlerin gozunun yasina bakmaz hemen tasviye eder yerine "daha iyilerini" koyar. bakiniz 12 Eylul darbesi.
Fransiz ihtilalinin babalarinin biri haric hepsi Ingiliz maliyesinden maas alan sahislardi..Fransa Kralinin perspektifinden bakarsaniz bu bir ihtilal degil bir isyandi,ama aslinda bizdeki Kurt isyanlarindan pek farkli da degildi sebebleri acisindan.
Bu arada Ataturkun olumunden 1950 ye kadar iktidarda bulunan CHP nin devletci fraksiyonunun ikinci dunya savasinin bitiminden sonra oynanan orta oyununun farkina varamayip Turkiyeyi ABD ye cok ucuza sattigini ve bunun bugun Turkiyede yasanan problemlerin baslangic noktasi oldugunuda belirtelim.
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 08:56
Araplar (ve son zamanlarda Türkler) komplo teorilerini çok seven, bu teorilerden bol bol üretip tüketen iki ulus haline geldiler.
Herşeyi olduğundan daha karmaşık olarak görmek daha heyecan verici olsa gerek.
Ulusal başarısızlıklara mazeret olarak karanlık dış güçlerin oyunlarını göstermenin ve suçu bu unsurlara atmanın kolaylığı da cabası.
Ama bu konuda ne Arapları ne de Türkleri kimse suçlayamaz, çünkü "The Eastern Question" 200 yıldır hala tam olarak çözülebilmiş değil. Sykes-Picot Antlaşması da son çözüm olmadı, zira artık İngiltere ve Fransa küçük oyuncular haline geldiler ve ABD haritayı yeni baştan ve kendi çıkarlarına uygun olarak tasarlamak niyetinde.
Ancak ABD bu yeni düzende Türkiye'nin dostu olmaya devam edecektir, bir bakıma da buna mecbur zaten. Türkiye'deki İslamcı çevreler (hükümet de buna dahil) son zamanlarda bilinçli bir şekilde Türkiye-ABD ilişkilerini dinamitlemeye başladılar. Bu çok tehlikeli bir oyun ve Türkiye'nin jeostratejik çıkarlarına zarar verebilir.
Türkiye'nin AB ile üyelik müzakerelerine başlaması, bir Yunanlı bakanın deyimiyle "Condoleezza Rice'ın son dakikada herkesin gırtlağına bıçağı dayamasıyla oldu."
Zaten müzakereler başladıktan sonra Abdullah Gül'ün Rice ile el sıkışırken nasıl "minnet" ifadesiyle kafasını defalarca öne doğru eğip kaldırarak selam verdiğini görmüşsünüzdür. Aynı olağanüstü çabayı İngiltere Dışişleri Bakanı Jack Straw da gösterdi (ki zaten İngiltere Türkiye konusunda ABD ne derse onu yapıyor) ve Gül aynı "minnet" ifadesini Straw'a da defalarca tekrarladı.
Ancak Türkiye, son zamanlarda kendisine yapılan iyilikleri çabucak unutan bir ülke haline geldi. Dış ilişkilerde "vefasız" bir ülke olduk. Müzakereler başladıktan iki ay sonra "minnettar" hükümetten anti-Amerikan söylemler gelmeye başladı. Metal Fırtına ve Kurtlar Vadisi Irak için söylenen övgü dolu sözler, filmin gala gecesine giden hükümet üyelerinin Amerika'yı yerde yere vurmaları, vs...
"Almayı" seven, ama iş "vermeye" gelince ortadan kaybolan bir müttefik olduk (George Orwell'in Animal Farm'ındaki kedi gibi "yemek vakti" ortaya çıkıp "iş yapma vakti" ortadan kayboluyoruz.) Bu durum sonsuza kadar böyle gidemez tabii ki.
Gelelim "fasulyenin faydalarına".
ABD ile müttefik olmak bizim jeostratejik çıkarlarımız için ne kadar önemli? Ben niçin sürekli bu konunun öneminden bahsediyorum (ABD'nin maaşlı elemanı falan değilim, Türkiye-ABD ilişkilerinden de kişisel bir çıkar elde etmiyorum.)
Aşağıdaki belgeler (CIA) yeterli olacaktır sanırım:
http://www.greece.org/cyprus/images/CIA1.jpg
http://www.greece.org/cyprus/images/CIA2.jpg
http://www.turan.tc/Kktc/images/KIBRISB-1.jpg
En son Kazandibi tarafından Pzr 05 Mar 2006, 21:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
|
 |
fatih kocaoglu
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 18:36
| Alıntı: |
| Almayı" seven, ama iş "vermeye" gelince ortadan kaybolan bir müttefik olduk (George Orwell'in Animal Farm'ındaki kedi gibi "yemek vakti" ortaya çıkıp "iş yapma vakti" ortadan kayboluyoruz.) Bu durum sonsuza kadar böyle gidemez tabii ki. |
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin uluslararası İlişkileri Öteki bir devletin çıkarı için tehlikeye atılamaz.Peki Kazandibi Türkiye Ecevit iktidarı Döneminde bush'a Bir öneride bulunmuştu onlarda Kürt dostları için buna şiddetle karşı çıkmıştı Ataa'nın veya senin bundan haberin varmıydı bilemem ama ırak'a yapılacak operasyon yüzünden dolayıda Türkiyede hemen bir şeçim yapılması içinde gerekli hazırlıkları başlatmıştı bunuda malum saf anadolu beyi Tek başına iktidar olacağını zanneden Devlet Bahçeliyi Washington'a Çağırarak ilk oyununu oynamıştı oda bu oyuna ve gaza gelerek gittiği şenliklerde oturduğu çadırdan seçim talebinde bulunmuştu zavallı.Konun özüne gelirsek Bu öneride şu vardı Irak'a yapacağınız harekatta Türkiye olarak Kuzey ırak üzerinden size bir koridor açalım denilmişti nedeni ise O zaman Kürtlerin Türkiyenin Başına bela olacağı idi ve Hükümet burada bir operasyon ile Musul ve Kerküğe Hakim olacak o bölgede kontrolümüzde olacaktı.Tekrar sorarım Ataa denilen sözde Kuruluş Bunu bilyormuydu yoksa işlerine gelmedimi.Bu öneriyi kabul etmeyen ben merkezli düşünce ile nasıl Müttefiklik yapacaksın sorarım.Türkiye Kırmızı çizgilerini Dış politakayı Müttefik dostlukları çok iyi bildiğini zanneden salak kişiler yüzünden kaybetmiştir.Komşu denilen Kürt Terörist şerefsizlerinin ülkesindeki kamplarına müsade edenlerle Sırtaki oynamakla,Herhangi bir ülkenin dış işleri sözcüsü ile Rakı içmek veya her fırsatta Abd dostluğu için Dış politikada Simsarlık yapmakla Müttefiklik olunmaz.Ülke olarak Çıkarlarımız önemlidir birilerinin çıkarı ne kadar bağlayıcıdır bilemem ama Abd kendi kazdığı kuyuya düşmüştür ve süratle düşmeyede devam etmektedir.
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 20:04
| Alıntı: |
| Ama bu konuda ne Arapları ne de Türkleri kimse suçlayamaz, çünkü "The Eastern Question" 200 yıldır hala tam olarak çözülebilmiş değil. Sykes-Picot Antlaşması da son çözüm olmadı, zira artık İngiltere ve Fransa küçük oyuncular haline geldiler ve ABD haritayı yeni baştan ve kendi çıkarlarına uygun olarak tasarlamak niyetinde |
ABD hic bir haritayi kendi cikarlarina uygun dizayn etme kapasitesine sahip degildir,ABD nin kendi haritasi 2030 yillarinda degisecektir,zira demografik ve ekonomik sartlar ABD nin bugunki elitine bunun baska cozumu olmadigini gosterecektir.Yani yeniden dizayn edilecek ulke ABD nin kendisi olacaktir,bunun boyle olmasi ABD icinde bir cok kesimce de istenmektedir.
Nufusu son 35 senede gocler dolayisi ile yuzde 40 artan,ve artmaya devam eden,ekonomisi ve egitim sistemi cokmus bir ulkenin sorunlarin cozumunu erteleye erteleye ilanihaye yasayabilmesine imkan yoktur.Yasayabilmesi icin "kucultulmesi" gerekmektedir.
Daha evvelde soylemistim Dunyada iki blok olusmaktadir birincisi ABD-Hindistan-Cin blogu (Turkiyede ABD veya Avrupaya karsi Cin- Hindistan bloguna yaklasmayi dusunen akli evvellerin dikkatine ) digeri ise Almanya-Fransa-Rusya eksenli Eurasia blogudur.Japonyaninda Eurasia bloguna dahil olmasi beklenmelidir.
Ingiltere ise bu bloga ancak ABD nin parcalanmasini muteakip parcalanan ABD nin Anglo-Sakson unsurlari ile beraber dahil edilmesi dusunulebilir.
Yani 21 .Yuzyilin dev bloklari arasindaki sinir cizgisi Kibristan baslamakta Turkiye uzerinden Afganistan ve Cin e uzanmaktadir.
| Alıntı: |
Ancak ABD bu yeni düzende Türkiye'nin dostu olmaya devam edecektir, bir bakıma da buna mecbur zaten. Türkiye'deki İslamcı çevreler (hükümet de buna dahil) son zamanlarda bilinçli bir şekilde Türkiye-ABD ilişkilerini dinamitlemeye başladılar. Bu çok tehlikeli bir oyun ve Türkiye'nin jeostratejik çıkarlarına zarar verebilir.
|
Aksine,hukumet yukarida anlatmaya calistigim yeni jeostratejik olusumlara epey uygun hareket etmeye calisiyor,epey amatorlukler yapsada.
| Alıntı: |
Ancak Türkiye, son zamanlarda kendisine yapılan iyilikleri çabucak unutan bir ülke haline geldi. Dış ilişkilerde "vefasız" bir ülke olduk. Müzakereler başladıktan iki ay sonra "minnettar" hükümetten anti-Amerikan söylemler gelmeye başladı. Metal Fırtına ve Kurtlar Vadisi Irak için söylenen övgü dolu sözler, filmin gala gecesine giden hükümet üyelerinin Amerika'yı yerde yere vurmaları, vs...
|
Devletler arasi iliskilerde sevgi,dostluk dusmanlik gibi insan iliskilerinde gorulen unsurlar olmaz sadece ulkelerin cikarlari vardir,cikarlarinizin cakistigi ulkelerle dost olursunuz,catistigi ulkelerle ise pek dost olmazsiniz.
Su anki ABD nin cikarlari ile Turkiyenin cikarlari pek cakismamaktadir hepsi bu.Yarin yine cikarlariniz cakisir,yine can ciger dost olursunuz. 
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 21:18
Türkiye dış siyasette George Orwell'in kedisi olduğu sürece (yemek yeme vakti ortaya çıkıp iş yapma vakti ortadan kaybolan) eninde sonunda müttefiklerinin desteğini kaybedecektir.
Henry Kissinger belki bir süre daha "Kıbrıs konusunda ABD Türkiye'nin askeri müdahalesini desteklemeye karar vermiştir" emri vermeye devam eder.
http://www.greece.org/cyprus/images/CIA1.jpg
http://www.greece.org/cyprus/images/CIA2.jpg
Condoleezza Rice belki bir süre daha "son dakikada herkesin gırtlağına bıçağı dayayıp AB müzakerelerinin başlamasını sağlamaya" (bir Yunanlı bakanın deyimiyle) ve bu konuda İngiltere'yi de tüm gücüyle devreye sokmaya devam eder (ve İstanbul Borsası'nın kötü bir haberle çökmesiyle birlikte yeni bir 2001 ekonomik krizi çıkmasını önler.)
Bill Clinton belki bir süre daha "gerekirse IMF ve Dünya Bankası'nın bütün kota ve limitleri ihlal edilsin ama Çiller'in Bankacılık Yasası ve oportünist insanların Zartbank/Curtbank dolandırıcılığı ile batan Türkiye ekonomisini kurtarmak için kaç milyar dolar gerekiyorsa enjekte edilsin" emrini vermeye devam eder.
Ama sonsuza kadar değil.
|
 |
AliKaya
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 22:19
Cuval olayinda herkezin hatladigi bir durum var, kimse gormuyor,gormek istemiyor, bu durum savas ilanidir.Ekonomimiz, politikamiz,demokrosi vb herseyimiz ucuncu sinifti bunlari biliyordukda, ordunun ucuncu sinif ordu oldugunu bilmiyordum, anlasildiki biz bu orduyla kendi halkina sopa cekmeyi saymazsak ancak ucuncu sinif ulkelerle savasabiliriz.Hatirladigim kadariyla on yil evvelde bir tatbikatta askeri gemiyi bilerek vurup askerleri oldurmuslerdi.
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 22:36
ABD'ye Amerikan silahları ile mi savaş ilan edeceğiz?
Adamların elinde çok daha yenileri varken.
Muavenet olayının "bilinçli" olarak yapıldığını sanmıyorum. Bunun için ortada hiçbir sebep yoktu zaten. Bir tatbikat kazasıydı.
Yanlışlıkla ateşlenen Sea Sparrow füzesi bir SAM (karadan havaya füze) ve aslında gemiyi vurmaması gerekir (Harpoon bir SSM füzesidir (yüzeyden yüzeye) ama Sea Sparrow öyle değil. Sea Sparrow uçakları vurmak içindir.)
Füzenin Muavenet'i vurması tamamen tesadüf, çünkü serseri bir SAM füzesi (Sea Sparrow) eğer hedefe kilitlenmeden ateşlenirse, menzilindeki ilk sıcak hedefe yönlenir. Bu durumda da talihsiz piyango Muavenet'e çıktı (başka bir gemiyi de vurabilirdi.)
ABD hemen özür dileyip Türkiye'ye 8 adet Knox (Tepe) sınıfı fırkateyn hibe etti.
"Çuval" olayında da emrin Washington'dan geldiğine inanmıyorum.
Bence tamamen ABD'li albayın halt etmesi.
| Alıntı: |
| Cuval olayinda herkezin hatladigi bir durum var, kimse gormuyor,gormek istemiyor, bu durum savas ilanidir.Ekonomimiz, politikamiz,demokrosi vb herseyimiz ucuncu sinifti bunlari biliyordukda, ordunun ucuncu sinif ordu oldugunu bilmiyordum, anlasildiki biz bu orduyla kendi halkina sopa cekmeyi saymazsak ancak ucuncu sinif ulkelerle savasabiliriz. |
Her askeri hadise "savaş sebebi" (casus belli) değildir.
Soğuk Savaş sırasındaki "it dalaşları" (dogfight) yüzünden pek çok kez ABD uçakları Rus uçaklarının düşmesine, Rus uçakları da ABD uçaklarının düşmesine sebep oldular, ama III. Dünya Savaşı çıkmadı.
Ege'de pek çok kez Türk uçakları Yunan uçaklarının düşmesine, Yunan uçakları da Türk uçaklarının düşmesine sebep oluyorlar ama iki ülke arasında savaş çıkmıyor.
Kıbrıs Barış Harekatı sırasında İngiltere'ye ait Dhekelia Askeri Üssü'nü (yasal olarak İngiltere toprağı) yanlışlıkla işgal ettiğimizi de unutmamak gerek (bu "askeri hadise" yüzünden Türkiye ile İngiltere arasında savaş çıkmadı.)
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pts 06 Mar 2006, 02:52
| Alıntı: |
Condoleezza Rice belki bir süre daha "son dakikada herkesin gırtlağına bıçağı dayayıp AB müzakerelerinin başlamasını sağlamaya" (bir Yunanlı bakanın deyimiyle) ve bu konuda İngiltere'yi de tüm gücüyle devreye sokmaya devam eder (ve İstanbul Borsası'nın kötü bir haberle çökmesiyle birlikte yeni bir 2001 ekonomik krizi çıkmasını önler.)
|
Meshur tezkere oylanip reddedilmeden once bizim basinimizdaki "Pentagonun sesleri" neler yaziyorlardi,lutfen usenmeyip arsivlerden okuyunuz.
Ne diyorlardi "efendim allah gostermesin tezkere reddedilerse ABD ekonomimizi mahveder,borsayi cokturur,dolar 10.000.000 a vurur benzin ve yag kuyruklari geri gelir" vs,vs
Tezkere reddedilmis ama soylenenlerin hangisi gerceklesmistir?
Hicbirisi.
Neden oyle olmustur ,zira Turkiye Global sermaye kontrolundeki bir ulkedir,ve Global semayeyle mucadeleye soyunan ABD yonetiminin parasal yontemler kullanarak Global Sermayeyi alt etmelerine imkan yoktur.
2003 senesinde Global sermaye ABD nin Turkiyeyi cezalandirmasina musadee etmemistir bugunde etmez.
Global sermaye musade etmeyincede Turkiye yi parasal enstrumanlar kullanarak "terbiye" etme imkaniniz ortadan kalkar.
O zaman da ABD Turkiyeyi kendi elinde bolca bulunan diger imkanlarla "terbiye" etmeye calisir,zaten su anda onu yapmaktadir.
2001 Krizine gelince cok defa belirtttim,o kriz Turkiyeyi kontrol eden global sermayenin Ecevit-Bahceli ekibini "terbiye" edip Kibrista taxize mecbur birakmak icin uyguladigi bir operasyondu.
Goruyorsunuz ki Global sermaye ve onunla mucadele eden guc un kullandigi enstrumanlar cok farklidir,bir biriyle karistirmayin onlari.
| Alıntı: |
Füzenin Muavenet'i vurması tamamen tesadüf, çünkü serseri bir SAM füzesi (Sea Sparrow) eğer hedefe kilitlenmeden ateşlenirse, menzilindeki ilk sıcak hedefe yönlenir. Bu durumda da talihsiz piyango Muavenet'e çıktı (başka bir gemiyi de vurabilirdi.)
|
Muavenetin vurulmasi bir tesaduf degildir,ama Turkiyede bir cok kisinin dusundugu gibi Turkiyeyi hedef alan bir harekette degildir,ABD donanmasi icindeki bir ic hesaplasmadir,bu hareketle ABD donanmasi icinde birileri birilerinin onunu kesmek istemistir,kimin onunun kesilmek istendigini anlamak istiyorsaniz o tatbikatin kimin genel komutasi altinda icra edildigini,Saragotanin emekliye ayrilis toreninde kimin neler soyledigine ve daha sonra da ayni Amiralin basina neler geldigine bakmaniz lazimdir.
Saragota olayindan sonra ABD derin sevletinin icindeki mucadele artarak devam etmis aralarinda bakanlar,yuksek dereceli devlet memurlari,NSA elemanlari general ve Amiral lerin de bulundugu suruyle insan ya intihar etmis yada kazalarda hayatini kaybetmistir.
1995-2005 arasinda intihar ve kaza nedenleriyle hayatini kaybeden ABD devlet gorevlilerinin sayisi 1945-1995 arasindaki 50 yillik donemde ayni nedenlerle hayatini kaybeden devlet gorevlilrinin sayisindan cok daha fazladir.
| Alıntı: |
| Her askeri hadise "savaş sebebi" (casus belli) değildir |
Eger sartlar olusmamissa hic bir askeri hadise bir savas nedeni degildir,ama eger sartlar olusmussa birisinin birisini vurmasi dahi bir dunya savasinin baslamasi icin iyi bir sebeptir.(bakiniz Birinci Dunya savasi)
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Pts 06 Mar 2006, 03:47
Ben ABD-Türkiye dostluğunu bir "efendi-köle" ilişkisi olarak değil, Türkiye'nin bölgesel çıkar çatışmalarında üstün olmasını sağlayan bir avantaj olarak görüyorum (örnek: ABD'nin Kıbrıs Barış Harekatı sırasındaki gizli desteği, Suriye füzelerini Türkiye sınırına konuşlandırdığında ABD ve İsrail uydularının bunu görüp anında Ankara'ya haber vermeleri, Öcalan Kenya'ya kaçtığında CIA ve MOSSAD tarafından bulunup yakalanması, İncirlik NATO Üssü'ndeki Hava Savunma Şemsiyesi ile İran ve Suriye'nin füzelerine karşı güvence, askeri teknoloji alanında ABD ile know-how paylaşımı sayesinde komşularımıza karşı edindiğimiz teknolojik üstünlük (F-16, F-35, AEW&C, KC-135R, vs), oportünist (hırsız) işadamlarımız bankaları boşaltıp ekonomiyi batırdıkları zaman Türkiye batmasın diye ABD'nin araya girmesi ve tüm IMF ve Dünya Bankası kotalarını delerek multimilyarlarca dolar yardım yapılması, AB ile müzakereler sırasında Türkiye karşıtlarının susturulmaları, vs..........)
ABD ile dost olmak büyük bir avantaj.
|
 |
sayfa 2  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|