1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Patron
17 yıl önce - Cum 03 Mar 2006, 13:30
Çuval emri Wolfowitz'den
Tanımayanlar için Wolfowitz, şu anda Dünya Bankasının başkanıdır ve
tabii ki bir yahudidir. Amerika/Israil ortadoğu politikasının tek amacı burada bir
kukla Kürt devleti kurmak ve bunu çeşitli emelleri ve hayalleri için kullanmaktır.
| Alıntı: |
Gazeteci-yazar Turan Yavuz'un Destek Yayınları'ndan bugün piyasaya çıkan "Çuvallayan İttifak" adlı kitabında, Irak savaşı sürecinde yeni boyut kazanan Türkiye - ABD ilişkileriyle AKP - Washington temaslarına ilişkin önemli bilgiler yer alıyor.
Çuval emri Wolfowitz'den
KİTAPTA, Süleymaniye'de Türk askerlerinin başlarına çuval geçirilen operasyonun ABD Savunma Bakanı Yardımcısı Paul Wolfowitz'in emriyle başlatıldığı da anlatılıyor:
"Süleymaniye'deki operasyon, Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani'nin Bağdat'ta Amerikalılara verdiği bir bilgi ile başladı. Bu işle ilgili olarak da dünyada ABD'nin gözü kulağı olarak bilinen NSA, yani National Security Agency, (Ulusal Güvenlik Dairesi) görevlendirildi. NSA, Kuzey Irak'taki 'Türkçe konuşmaları' dinlemeye aldı. Bu dinleme içine bölgedeki tüm Özel Kuvvetler haberleşmeleri de dahildi."
Neden 4 Temmuz seçildi?
"Wolfowitz, 1 Mart tezkeresinin TBMM tarafından reddedilmesi ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ve Türk hükümetine karşı iyi hisler beslemiyordu. Wolfowitz'in ofisi bir plan geliştirdi. Konu, Florida'daki CENTCOM (Merkez Komutanlığı) ile Brüksel'deki EUCOM'a (Avrupa Komutanlığı) bağlı generaller ile gizlice ele alındı.
Onaylanınca yeşil ışık yakıldı ve Bağdat'ta bulunan Bremer'e bildirildi. Planın en önemli noktası, baskının 4 Temmuz günü yapılmasıydı. O gün cumaydı. 3 günlük bir tatilde Amerikalı yetkililer bulunmayacak ve Türkiye'den gelen tepki telefonları da cevapsız kalacaktı. Wolfowitz'den Bremer'e uzanan yeşil ışığın son adresi, Kerkük'teki Albay Mayville oldu."
http://haberturk.com/news/218875.html |
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 02:40
ATAA aracılığıyla Wolfowitz'in Türkiye-ABD ilişkilerine verdiği desteği çok iyi biliyorum ve bu iddiaya inanabilmem mümkün değil. Wolfowitz ABD yönetiminde Türkiye'nin adamıdır ve pek çok Ermeni/Rum girişimini de engelleyen kişidir. Ermeni ve Rum lobileri Wolfowitz'ten nefret ederler.
Komplo teorileri iyi para kazandırmaya başladı.
Önce "Metal Fırtına", sonra "Kurtlar Vadisi Irak", şimdi de bu.
|
 |
Ugur
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 04:34
Bunun komplo teorileriyle ne alakasi var ?
Siz hayatinizda hic Türkiyenin adami olan bir amerikali yahudiye rasladinizmi ?
ermenilerin veya rumlarin göstermelik tepkileri olabilir,politikada ufak tefek senaryo geregi
gerilimler yaratilabilir.
Yahudi lobisinin herseyi yapabilecegine kanaat getirebiliyorum,hele hele yer amerika olursa
|
 |
umit1
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 05:32
| Alıntı: |
ATAA aracılığıyla Wolfowitz'in Türkiye-ABD ilişkilerine verdiği desteği çok iyi biliyorum ve bu iddiaya inanabilmem mümkün değil. Wolfowitz ABD yönetiminde Türkiye'nin adamıdır ve pek çok Ermeni/Rum girişimini de engelleyen kişidir. Ermeni ve Rum lobileri Wolfowitz'ten nefret ederler.
|
Dogru,Wolfowitz Pentagonun uniformali takiminca hic sevilmemistir.
Wolfowitz Filipinlerde ABD nin kuklasi Marcos rejimin devrilmesini saglayan kisidir,Demokratik secimle gelen Filipin hukumetinin ise ilk isi ABD yi filipinden cikarmak olmus buna karsi filipinli "our boys" larin yapmayi planladiklari seyleri ise Wolfowitzin gayretleri durdurmustur.
Ayni sekilde Wolfowitz Endonezyadaki "our boys" larin demokratik secimle gelmis ama "Islam referansli" hukumete karsi planladiklari darbeye onleyen kisidir.
Ayni Wolfowitz 90 li yillarda Yugoslavyada muslumanlarin katledilisine butun dunya sessiz kalirken kendisinin hicbir resmi gorevi olmamasina ragmen cogu zaman masraflari kendi cebinden odeyerek toplantilara sempozyumlara kosmus Yugoslavyadaki katliami onlemenin herseyden once bir bir insanlik gorevi oldugunu ABD derin devletine kabul ettirerek ABD askeri gucunun katliami durdurmak icin kullanilmasini saglamistir.
Gene ayni Wolfowitz 2002 secimlerinde tecelli eden milli iradeye Pentagon generallerinin saygi gostermesini saglayan kisidir de.
Paul Wolfowitz i Richard Perle kiyaslayabilmek Ariel Sharon u Dr.Marek Edelman ile kiyaslamak gibi bir sey olur,Wolfowitz gercek bir idealistttir,akademisyendir bu yuzdende pek gerceklere yakin degildir. .Yine bu yuzdende Pentagonun ve gucun "gercek"sahipleri tarafindan Pentagondan "sutlanmistir".
Erdogan hukumetine karsi Washington Times ve Weekly Standard da (Bu ikisi Pentagon sozcusu gazetelerdir) yayinlanan zehir zemberek yazilarin Wolfowitz in Pentagondan "sutlanmasindan" sonra yayimlanmaya basladigini herhalde dikkatli gozlemciler farketmislerdir.
Evet,Cuval emri Wolfowitzden gelmistir ama amac baskadir ,Turkiyeden goruldugu gibi degildir,yani lafin kisasi Turkiyedeki "Islam referansli" hukumet Wolfowitzin ayrilmasi ile Pentagon da ki tek koruyucu melegini kaybetmistir yani cok dikkatli olmasi gerekir artik.
Saygilar,
|
 |
serkan
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 09:34
Amerikan Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) bir yetkili, Irak Savaşı öncesi 1 Mart tezkeresinin geçmemesi üzerine Türkiye’den bir devlet görevlisini arayıp, “Söyle onlara, bize 3 darbe borçları vardı. Böyle mi ödenir bu borç?” derken, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kastetmiş.
Gazeteci-yazar Turan Yavuz, ‘Çuvallayan İttifak’ adlı kitabında Pentagon yetkilisi ile Türkiye’den bir devlet görevlisinin telefon görüşmesini yazdı. Kitaptaki bilgiler medyaya yansırken, bir gazete Pentagon yetkilisinin ağzından, “Bize 3 darbe borçları vardı.” ifadesini başlığa çekti. Haberde konuyla ilgili ayrıntı verilmezken, kitabın yazarı Turan Yavuz, Zaman’a yaptığı açıklamada, Pentagon yetkilisinin, “Biz Amerika olarak TSK’nın yaptığı 3 darbeye de destek olduk, sesimizi çıkarmadık. Borçlarını böyle mi ödüyorlar?” demek istediğini aktardı.
Yavuz, kitaba konu olan hem ABD’li hem Türk yetkiliyle görüştüğünü ve bilgiyi doğrulattığını belirtti. Ancak kaynaklarıyla ‘gizlilik şartıyla’ görüştüğünü söyleyen Yavuz, “Bu isimler kendilerini deşifre etmeden onların isimlerini açıklamam.” dedi.
Kitapta, Irak’ın işgali ve Türk-Amerikan ilişkileri anlatılıyor. 18 yıl Washington’da muhabirlik yapan Yavuz, 1 Mart tezkeresinin ardından gerilen ilişkilere Atlantik’in diğer yanından bakmaya çalıştığını belirtiyor. Daha önce Ankara’nın görüşlerini yansıtan kitaplar yazıldığını hatırlatan Yavuz, ABD’deki kaynakları ile görüşerek titiz bir çalışma hazırladığını söylüyor. Yavuz’a göre ilişkilerin kırılma noktası 1 Mart: Tezkerenin reddi. Kitapta, çuval krizinin sebebi olarak da tezkerenin reddi gösteriliyor. Yavuz’un kaleme aldığı bir sahne ise sadece Amerikalıların tezkereye verdiği önemi göstermiyor, aynı zamanda üç askerî darbenin perde arkasına ilişkin ipuçlarını da veriyor:
1 Mart 2003’te Washington saati ile 11.00’de Pentagon’da Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in ofisinde sessiz bir bekleyiş vardır. Rumsfeld, yardımcısı Paul Wolfowitz ve ofisteki herkesin kulağı Ankara’dadır. Tezkerenin TBMM’den geçmediği anlaşılınca ofiste ciddi bir kızgınlık havası oluşur. Pentagon’dan bir yetkili bir Türk ‘arkadaşını’ arar, “Söyle onlara, bize 3 darbe borçları vardı. Böyle mi ödenir bu borç?” der. Yavuz, özellikle tırnak içerisine aldığı ‘Türk arkadaş’ın sivil bürokrat olduğunu bildiriyor. İsmini vermediği bu bürokratın fazla göz önünde olmayan birisi olduğunu da ekliyor. Olayın kahramanı olan ABD’li Pentagon yöneticisi ile de görüştüğünü ileten Yavuz, “ABD, tezkereden önce yapılan MGK’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sessiz kalmasından rahatsız oldu.” diyor.
‘Çuval, Wolfowitz’in emri’
Kitapta, Türk askerlerinin başına çuval geçirilen operasyonun Wolfowitz’in emriyle başlatıldığı da anlatılıyor: “Wolfowitz, tezkerenin reddiyle TSK ve hükümete karşı iyi hisler beslemiyordu. Wolfowitz’in ofisi bir plan geliştirdi. Konu, generallerle gizlice ele alındı. Onaylanınca yeşil ışık yakıldı ve Irak sivil yöneticisi Paul Bremer’e bildirildi. Planın en önemli noktası, baskının 4 Temmuz günü yapılmasıydı. O gün cumaydı. 3 günlük ‘Kurtuluş Günü’ tatilinde Amerikalı yetkililer işbaşında olmayacak ve Türkiye’den gelen tepki telefonları da cevapsız kalacaktı. Wolfowitz’den Bremer’e uzanan yeşil ışığın son adresi, Kerkük’teki Albay William Mayville oldu.
Süleymaniye’deki operasyon, IKYB lideri Celal Talabani’nin Bağdat’ta Amerikalılara verdiği bir bilgi ile başladı. Amerikan istihbaratı, operasyon için Kuzey Irak’taki ‘Türkçe konuşmaları’ dinlemeye aldı. Bu dinlemeye bölgedeki tüm Özel Kuvvetler’in haberleşmeleri de dahildi.”
|
 |
Kazandibi
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 21:24
| Alıntı: |
Tanımayanlar için Wolfowitz, şu anda Dünya Bankasının başkanıdır ve
tabii ki bir yahudidir. |
| Alıntı: |
| Siz hayatinizda hic Türkiyenin adami olan bir amerikali yahudiye rasladinizmi ? |
Gelelim "Kakaman Yahudilerin Faydası"'na...
1) HENRY KISSINGER
Her Kıbrıslı Rumun "ölse de mezarının üzerinde tamtam dansı yapsak" dediği bu Amerikalı Yahudi'nin 1974'teki Kıbrıs Barış Harekatı'nın "lojistik tasarımının" (harekatın yeri ve zamanı) mimarı olduğunu bugün artık dünyada bilmeyen yok. İsteyen www.kypros.org sitesine gidip Kissinger'ın verdiği Kıbrıs konulu emirlerin scan edilmiş hallerini görebilir (dilerseniz bizzat size burada gösterebilirim). Harekattan birkaç gün önce Ecevit Londra'ya gidip işin detaylarını ABD ve İngiltere'ye anlattı, ve her üç ülkenin ortak kararı (özellikle Kissinger'ın yönlendirmesi) ile harekat gerçekleştirildi.
Ancak "önceden planlama"ya rağmen uygulamada bazı beceriksizlikler yaptık. TCG Kocatepe destroyerini Yunan gemisi zannedip batırdık. Dhekelia İngiliz Askeri Üssü'nü Yunan üssü zannedip işgal ettik (hatta bizim erler İngiliz komutanları yere yatırıp "hadi len!" muhabbetine de girmişler) sonra İngiliz üssünü işgal ettiğimizi farkedince Londra'ya telefon açıp özür diledik. Allah'tan adamlar anlayışla karşılayıp "olur böyle şeyler" dediler ve konuyu geçiştirdiler. İngiliz basını bu konuda türlü komplo teorileri üretip "Türkler bize birşey mi demek istedi", "işin arkasında Ankara hükümeti vardı" gibi ebleh ebleh düşüncelerle "Türkiye-İngiltere Savaşı" üzerine kitaplar yazıp filmler çevirmediler. Bunu bir kompleks meselesi haline getirmediler.
Uzun sözün kısası, ABD'deki Yahudi lobisi bizim en büyük destekçimizdir ve bu sebepten ötürü Ermeni ve Rum lobilerinin düşmanlığını kazanmıştır. Eğer Yahudi lobisi araya girip engellemese ABD bugüne kadar çoktan Ermeni Zortkırımı ve Pontus Zortkırımı'nı tanımıştı. Glendale veya Los Angeles'a gidenler buradaki Ermenilerin bu sebepten ötürü Yahudiler'e ne kadar kin kustuklarını daha iyi bilirler.
2) İSRAİL'İN TÜRKİYE'YE FAYDALARI
1998 yılındaki Türkiye-Suriye krizini hatırlarsınız. Suriye ile savaşın eşiğine gelmiştik. Türkiye'nin bilmediği ise, bu "savaş tehditleri" sırasında Suriye ordusunun çaktırmadan Golan Tepeleri yakınında konuşlu SCUD-C füzelerini Türkiye sınırına doğru çektiği ve "gerekli olursa" Ankara'yı vurmaya hazırlandığı idi. Ancak İsrail'e ait "Ofeq" adlı askeri casus uydu bunu gördü ve anında Ankara'ya haber verip SCUD-C füzelerinin konuşlandıkları yeri gösterdi. Türkiye de tepki olarak henüz 1 hafta önce eline geçen ATACM füzeleri ile Ege Ordusu'nun elindeki WS-1 füzelerini Suriye sınırına yerleştirdi.
Öcalan Kenya'nın başkenti Nairobi'deki Yunan Büyükelçiliği'ne sığındığında bunun haberini alan da MIT değil MOSSAD idi. MOSSAD kaçırma operasyonunu tasarladı, MIT'e ise sadece Cavit Çağlar'ın özel uçağıyla Kenya'ya gidip "pakedi teslim almak" ve maskeli elemanlarla gazetecilere poz vermek düştü.
İsrail ile askeri teknolojiler konusundaki ortaklığımız da bir başka gerçek (Popeye II cruise füzeleri, SABRA III tank modernizasyon projesi, Harpy, Lorops, vs...)
Hatta Ege'deki bir "it dalaşı" (dogfight) sırasında bir Yunan F-16'sı "Türk uçağı" zannettiği bir İsrail F-16'sını düşürmeye kalktığında (ve buna karşılık olarak kendisi denizi boyladığında) Yunanistan ile İsrail arasında bir süre gerginlik yaşanmıştı.
|
 |
fatih kocaoglu
17 yıl önce - Cmt 04 Mar 2006, 22:07
| Alıntı: |
ATAA aracılığıyla Wolfowitz'in Türkiye-ABD ilişkilerine verdiği desteği çok iyi biliyorum ve bu iddiaya inanabilmem mümkün değil. Wolfowitz ABD yönetiminde Türkiye'nin adamıdır ve pek çok Ermeni/Rum girişimini de engelleyen kişidir. Ermeni ve Rum lobileri Wolfowitz'ten nefret ederler.
Komplo teorileri iyi para kazandırmaya başladı.
Önce "Metal Fırtına", sonra "Kurtlar Vadisi Irak", şimdi de bu. |
Komplo paranyosı olan zatı er kişi Türkiyeye Ya Tezkere YadaKürtler'i partner seçmek zorundayız diyerek Kürt devleti ile bizi tehdit ediyordu Ataa'nın Aracılığı ile yapılan politika bumuydu o zaman. İşte zurnanın zırt dediği yer tam da burasıdır.. O günlere dönelim de, gerçeklere, sadece gerçeklere şöyle bir bakalım isterseniz. Bu gerçeklere bakalım da bir daha fikir serdederken, daha dikkatli konuşun.Kimden yanasınız Bizanstanmı ?
En son fatih kocaoglu tarafından Pzr 05 Mar 2006, 19:23 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 01:12
| Alıntı: |
İşte zurnanın zırt dediği yer tam da burasıdır.. O günlere dönelim de, gerçeklere, sadece gerçeklere şöyle bir bakalım isterseniz. Bu gerçeklere bakalım da bir daha fikir serdederken, daha dikkatli konuşun.Kimden yanasınız Bizanstanmı ?
|
Sunni Islam ust kimlikli bir Kurt-Turk federasyonu kurdurmak ABD nin hedefidir,eger tezkere reddedilmemis olsa idi bu federasyon bugun gerceklesmis olurdu.
Bugunki Turkiye yonetimi bu goruse destek vermektedir benim gorebildigim kadariyla ama Turkiye icindeki "guc" Sunni-Islam ust kimligi ve de su anki iktidarin "referanslari" nedeni ile ,yani Turkiyedeki ic dengeler yuzunden tarihte ilk kez Washingtondaki guc ile ters dusmustur cuval olayinin kisaca ozeti budur.
Zurnanin zirt dedigi yer ise zannederimki bu Sunni-Islam ust kimlikli Kurt-Turk federasyonunun secilmis Turkiye hukumetinin destegi ile mi yoksa yeni bir "Rogers Plani" ve asker sozleri ile mi kurdurulacigidir.
Bu arada bu arada Kissinger ve Wolfowitzin vede Neoconlarin peygamberi sayilan Strauss un Alman yahudileri oldugunu ayrica Kissinger ve eski Alman sansolyesi Helmut Schmitt cok yakin dostlar oldugunu ve 80 lerde Avrupaya ABD fuzeleri yerlestrilmesinin aslinda Schmitt in fikri olduguna soyleyeyim .
|
 |
Kazandibi
|
 |
umit1
17 yıl önce - Pzr 05 Mar 2006, 04:05
Yoksa siz birilerinin birilerine bir zamanlar kafa tuttuguna filan inaniyormuydunuz?
Turkiyede simdiye kadar yapilan en onemli ABD operasyonu 27 Mayis ihtilalidir.
Bu operasyonla Ataturkun CHP sinin bir fraksiyonuna ,gene ayni Ataturkun ayni CHP sinin diger fraksiyonu "tasviye" ettirilmis,boylece Ataturkten bu yana CHP ekolunden gelen ekiplerin tamaminin turk siyasetinden silinerek ABD nin kendi yetistirdigi ,oz mali sivil "our boys" larin "onleri acilmis" ve Turkiyeyi yonetmeleri saglanmistir.
Liberal CHP fraksiyonunu tasviye eden devletci CHP fraksiyonu ise ABD nin kendilerini Ataturkculugu ve CHP ekolunu Turkiyeden toptan tasviye etmek icin bir masa olarak kullandigini hic bir zaman anlayamamistir.
Saygilar,
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|