Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Bünyamin
11 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 01:47
Talas Amerikan Okulları ve Hastanesi





 


 


 

(+)





AMERİKAN KOLEJİ
19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olan Talas Amerikan mektebi 1968 yılında kapatılmıştır. Bu okulun bir bölümü olan kız okulu ise ,kapatıldıktan sonra uzun bir süre yabancı uyruklu doktorların görev aldığı bir hastane olarak kullanılmış ve 1967’ye kadar bölge halkına hizmet vermiştir. Erciyes üniversitesi kurulduktan sonra da yıllarca eğitim hizmetinde bulunmuş olan bu bina, üniversiteye tahsis edilmiş ve halen kurumun sosyal tesisleri olarak kullanılmaktadır



En son Bünyamin tarafından Pzr 05 Mar 2006, 13:42 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


Bünyamin
11 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 01:49

 

AMERİKAN MİSYONERLİĞİ ÇERÇEVESİNDE TALAS AMERİKAN HASTANESİ

1854 yılında Kayseri'de ilk Amerikan  Misyon Merkezi kurulduktan sonra Kayseri ve çevresi Amerikalı misyonerler tarafından her yönü ile iyice tetkik edilmiştir.Bu inceleme sonucunda Talas misyoner faaliyetleri için en uygun yer olarak belirlenip 1870 yılında buraya bir uç istasyon  kurulmasına karar verilmiştir.Talas misyonu. Kayseri misyonuna bağlı olarak ilk defa 1870 yılında uç istasyon olarak kurulmuş ise de zamanla merkez istasyon konumuna gelmiştir Hatta Kayseri misyonu zaman içerisinde Talas misyonu ile bütünleşmiş ve ana merkez Talas misyonu olmuştur 1914 yılında Kayseri misyonu. I. Dünya Savaşa­nın başlaması ile birlikte Osmanlı Devleti tarafından kapatılmış olup, Cumhuriyet döneminde bir daha Kayserinin hiçbir yerinde misyon açılmamış ve faaliyet göstermemiştir. Sadece Talas misyonu 1927de yeniden faaliyete geçerek eğitim ve sağlık alanında faaliyetine 1972 yılı sonuna kadar devam etmiştir.

1888 yılında Yukarı Talas'da faaliyete geçen Amerikan Kız Okulu'nun yanında 1890 yılında ilk hastane hizmetleri verilmeye başlanmıştır. Amerikan BO­ARD misyonerleri l882'de Aşağı Talas'da da Yukarı Talas'da okul açıp kendi amaç ve programları çerçevesinde eğitim yapmaya başlayınca, hem yöredeki sağlık kuruluşlarının yetersizliği sebebi ile yerli halkın bu ihtiyaçlarını karşılamak, hem de kendilerine karşı yerli halkın sempatisini kazanmak amacı ile sağlık faaliyetleri ne giriştiler.Aslında misyoner okullarının  faaliyetleri arasında sağlık hizmetleri daim bulunmuştur.  Amerika Misyonerliği konusunda geniş araştırmaları olan Uygur Kocabaş oğlu bu misyoner okullarının sağlık hizmetleri hakkında şöyle demektedir.

"Hazret i İsa’nın kendisi Tanrısal Gücünün bir Kısmını hastaları iyileştir­mekte kullandığına göre, tıbbi yardım ve bakımın misyoner faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olması doğaldır. Dolayısı ile misyoner faaliyetler inin başladığı yerde bu alandaki çalışmalarda başlar.''

Osmanlı topraklarında boy gösteren ilk misyoner hekim 1833 yılında Bey-rut'dan gelen Dr. Asa Dodge olmuştur Bir yıl sonra Kudüs'e geçen Dr. Dodge tifüse yakalanârak 1835 yılında bu kutsal topraklarında ölmüştür.İzleyen yıllarda da Dr. ComeliusVon Dyke (1840). Dr Azariah Smith (1843)r Dr. Asakel Frant, Dr. Henry Lobdel ve Dr. Feorge Part. gibi hekimler Osmanlı ülkesinin çeşitli yerlerinde gezici hekimlik yapmışlardı.Ancak tıbbi bakım ve yardım konusundaki sistemli çalışmalar hekim kaynağını yetiştirecek düzen kurulana Kadar ertelenmiş ve 1880’lerden itibaren hız kazanmıştır, Zaman içerisinde Anadolu'daki belli başlı misyoner istasyonları doktor kıl inik ve hastane ile donatılmıştır Osmanlı Amerikan BOARD'A bağlı ilk misyoner hastaneleri Antep, Talas (Kayseri). Mardin ve Van'da kurulmuştur Daha sonra İstanbul, Merzifon. Sivas. Har put ve Diyarba­kır'da da birer hastane açılmıştır.Tıbbi tedavi ve  bakım konusundaki  çalışmalara 1880’lerden itibaren hız verilmiş olması, kiliseleri, okulları ve matbaasıyla bir hayli yaygınlık ve yoğunluk kazanmış olan misyoner   faaliyetlerine hem halkın, hem de yönetimin gözünde sempati kazandırmanın yanı sıra, kendi çalışmalarına da taze kan pompalanmıştır. Bu tür hastane  ve dispanserlere gayrimüslim ahalinin yanı sıra Müslüman ahalinin de başvuruyor olması ve o tarihlerde Anadolu'da sağlık hizmetlerinin son derece yetersiz oluşu Bab-ı Ali’nin de bu işe hoşgörü ile bakmasına yol açmış olabilir.Talas'da ki misyoner kliniği 1887de faaliyetine başladı Bu hastane  önceleri sadece başta Ermeniler olmak  üzer.Rumlara ve okul öğrencilerine hizmet veriyor olmasına rağmen yörede Müslümanlara hizmet veren başka sağlık Kuru­luşu olmadığından. Türk hastalar da artan oranlarda bu hastaneye müracaat etmeye başladılar Nitekim Talas'da ki bu klinikte 1887’de1200. 1889'da 4236. 1892 yılında 5714 hastaya bakılmıştır 1900 yılında 729 hastaya bakılmış ve verilen bu  hizmetlerden dolayı yapılan masrafların yaklaşık dört’te üçü (3/4) hastalardan tahsil edilmiştir.

1887 de Talas'da başlayan kilinik hizmetleri 1890 yılında1890 yılında misyoner doktor William Dodd tarafından geliştirilip bir hastane haline sokulmuştur. Hastanenin asıl kurucusu olan Dr William S Dodd'ın oğlu olan ve 1930'dan sonra da hastanenin başhekim ve sorumlusu olan Dr. Dodd'm 1930 yılında kaleme aldığı ''General Report'' "( Genel Rapor)'dan hem Hastanenin tarihi, hem de yaptığı sağlık faaliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmaktayız.Talas'daki Amerikan BOARD Hastanesi Anadolu'nun kalbinde ümit verici bir yılı daha geride bıraktı Allı aylık bir aradan sonra hastane 7 Ocak 1930'da yeniden hizmete açıldı. Hastane bu bölge halkına daha iyi hizmet  verebilmek ümidi ile yeni bir yıla daha giriyor.Tıbbi çalışmalar ilk olarak babam Dr William S. Dodd tarafından 1890 yı­lında başlatıldı. Onun yönetimi atında 1911 yılına kadar devam etti 1911'den 1930'a kadar hastane bir kaç kez el değiştirdi ve birkaç yılda Türklerin kontrolünde idi. Daha sonra BOARD'a tekrar iade edildi ve Dr Clark'ın yönetiminde devam etti Dr Clark bir yıl önce memlekete gidince hastane benim sorumluluğuma geçti.Babam tarafından başlatılan bir işi yüklenmek ve onun tohumlarını ektiği,hastı almak benim için tabii olarak büyük bir mutluluk idi, Kliniğe gelenlerin hemen hemen hepsi,. ya onun şöhretini duymuşu, ya da onu şahsen tanı yordu Çoğu daha Önce babam tarafından tedavi edilmiş hastalardı. Yıllar önce babam tarafın­dan ameliyat edilmiş hastalardan iki tanesini ameliyat etmek bahtiyarlığına ulaş ­tim Onun büyüklüğü ve harikulade şefkati efsaneleşerek birçokları tarafından bana anlatılıyordu. Onun neler yaptığını adeta her gün yeniden yaşıyorum.

Mevcut hasta hane eski bir ikametgah olup ideal olmaktan çok uzak Ba­bam tarafından yapılan güzel bina birkaç yıl önce tamamen yandı, Şimdi Kız; Okulu'nun baş binalarından birini kullanmamız için BOARD’IN bize müsaade ede­ceğini umuyoruz. Kız Okulu'nun bu güzel boş binasını 10000 dolarlık bir harcama ile 25 yataklı kalıcı bir hasta ne olarak tanzim edebiliriz Tanzim işini bu yaz yap­mayı umuyoruz Şu anda hastanenin kasasında bir çok yerden temin edilen 30.000 dolar mevcut. Bunun üçte birini bağışlar için tutacağız. Üçte birini daha sonraki gelişmelere ayırıyoruz Geriye kalan üçte biri ile de yeni binanın tanzimi ve gerekli ekipmanların temini için kullanacağız zaruri ihtiyaçlar için hu miktar yeterli olacak.

Başlangıçta kliniğe gelen hasta sayısı pek önemli olmamakla beraber. zaman geç tikçe bir doktor için çok fazla sayılacak mertebelere ulaştı Benim günlük programım şöyle özetlenebilir Hastanede sabah kontroller, pansumanlara refakat v.s. (hastaların çoğunluğu cerrahi) saat 9.00'dan 13.00'e kadar günlük kilinik. Günde 20-60 hasta. Ortalama 30-40 hasta.Öğle yemeğimden sonra bakıl­mayan hasta kalmışsa onlara bakarım. Hasta kalmamışsa, kasabadan veya civar köylerden çağrılmış sam o hastalara giderim Geçen yaz hastane bir otomobil te­darik ettikten sonra civar köylerdeki hasta ziyaretleri epeyce arttı.

Bazı öyle vakalar var ki yazmaya değer. Yaşlı bir hoca (dindar öğretmen} fıtık ameliyatı olmak için bize geldi. Kendisine, günde beş kez yataktan kalkmasını gerekirse, iki hafta namaz kılmayacağı anlatıldığında zihni karıştı, Ameliyat lokal anestezi ile yapıldığından operasyon devam ederken konuyu tartışıyorduk. Eğer yatağının yanına biraz  toprak konulursa yataktan kalkmadan beş vakit na­mazını kılabileceğini söyledi. Bütün ameliyatlara katılan Dr. Osman Bey hastane­de hiç pislik olmayacağından başka bir hal çaresi düşünmesini söyledi. Sonunda hoca. ailesinden iki kişinin evde olduklarını ve onların kendisi için namaz kılabileceğine karar verdi Hoca en iyi davranan hastalarımızdan bir oldu.

Hastane açılmadan Önce bizim klinik hastalarımızdan bir kadın vardı.Kliniğe patlamış bir çıbanı olan çocuğunu getirdi Çıban epeyce ciddi görünüyordu. Her gün sabahın erken saatlerinde köyünden yaya olarak ayrılıyordu Üstelik çocuğunu da kendi taşıyordu Klinikte işi bitence yine yaya olarak köyüne dönüyordu. Köyüne akşam karanlığında ancak yetişebiliyordu. Sadece öğle vakti çocuğu klinikte tedavi görürken kendisi dinleniyordu.Başka bir klinik hastamız bütün ciddiyeti ile gelerek tavuklarını yumurtlatmak için hap (ilaç)istedi.


                             

Talas   Amerikan  Okulları

Talas'da eğitim ve öğretim yapan okullardan en eskilerinden biri de Amerikan misyonerlerinin azınlıkların eğitimi ve kendi gizli amaçları için kurmuş oldukları.Amerikan okullarıdır.bu okullar ile ilgili olarak bir çok eser ve yazılmış ve bir çok çalışmalar yapılmıştır.

Kayseri’ye ilk Amerikan misyonerleri 1854 yılında gelmişlerdir. Kayseri ve başta Talas olmak üzere çevrede bir proteston kiliseler ve ilk orta dereceli okullar ağı oluşturmuşlardır.19. yy.ın sonlarında ve 20-yy.ın başlarında Kayseri ve civarında iki bine yakın öğrencisiyle kırk dört okul faaliyet göstermekteydi.

Talas'da açılan ilk Amerikan okulu 1871 tarihinde açılan Amerikan Kız Okulu'dur. 1889 tarihinde Amerikalı Mr.Henry Winget Aşağı Talas'da orta derecede bir erkek okulu açmıştır. Yine 1889 senesinde Yukarı Talas'da "Paşanın Konağı "namı ile bilinen binada kız mektebi açılmıştır . 1893 yılında Henry K.Winget Talas Erkek Okulu'nu yönetmek ve daha büyük bir bina yaptırmak Üzere Merzifon'dan Talas'a tayin edilmiştir. 1899 yılında Talas'a uğrayarak Amerikalı misyonerlere Misafir olan Roman Oberhummer ve Heinrich Zimmerer adlı iki Alman Talas'daki Amerikan okullarında gördüklerini şöyle anlatmaktadır: "Talas'daki yatılı kız okulu çok güzel inşa edilmiş dört bina, bir ahır ve bahçeden oluşuyordu. Okulda çeşitli mezheplere mensup 60 Hıristiyan kız örgenim görüyor ve öğrencilerin bütün ihtiyaçları buradan karşılanıyordu. Ayrıca Kayseri içinde de 40 babası ölmüş Ermeni erkek okuyordu. Talas'daki Amerikan misyonerlerinin asıl mezhebi Protestan olduğu için öğrencilerin çoğu protestandı. Çocuklar için de Amerikalılar Talas'da bir okul açmışlardı "Talas'a vardığımızda akşam oluyordu,Amerikalıların evlerinde banyo yaptık. Yiyecek ve şarkılarla misafir edildik. Amerikalı ev sahipleri dindar olduklarından yemekte şarap ve sigara içilmedi, Ev Avrupalı tarzda döşeliydi ve eşyaları Avrupa'dan getirtilmişti.Ertesi günü sabahleyin Hıristiyanlara ait bir çocuk evine (kreş) gittik. Burada bir ders dinledik, öğleden sonra yatılı kız okulunu ziyaret ettik. Çok güzel ve sağlam binaları vardı. Binayı misyonerler bir mimar olmadan kendileri yaptırmışlardı. Güzel bir girişi ve dershaneleri vardı. Bu­yan ve erkek öğretmenler İçin ayrı odalar vardı. Ertesi sabah yine bu kız okuluna gittik, ilk ders bütün talebelerle ortak yapılıyordu. Bu derste İncil’den Türkçe vaaz veriliyor ve sabah ibadeti yapılıyordu. Daha sonra aynı derste Türkçe Hıristiyan ilâhileri söyleniyordu. Bu ibadetlerin müziğini genç bir Amerikalı bayan öğretmen çalıyordu. Daha sonra bir Rum öğretmen son sınıf kız Öğrencilerine Eski Yunan  Edebiyat tın’dan Türkçe olacak bir ders verdi. Diğer bir derste de Amerikalı bir hoca, öğretmen olmak üzere yetiştirilen on iki kız öğrenciye anatomi dersi verdi. Çok kibar ve cana yakın bir bayan olan bu öğretmen yirmi yıldır ömrünü   bu misyoner öğretmenliğine vermişti. Daha sonra Kayseri'deki   umumi mektebe gittik.Orada geometri dersi dinledik. Ermeni ve Katolik kiliselerini ziyaret ettik. Bu okullarda Ingilizceden Önce, İngilizce yi kolay öğrensinler diye Türkçe dilbilgisi kaideleri öğretiliyordu.Türkçe de Latin alfabesi öğretiliyordu.

1893 yılında Talas'da Amerikan Erkek Okulunda göreve başlayan Henry K.Wingate 1902'de yazdığı bir yazısında,okulun çok çabuk geliş­tiğini, ancak binanın çok küçük olduğunu ve yer darlığından bîr çok öğrenci başvurusunun geri çevrildiğini, yeterli bir binanın yapılabilmesi için 1000 dolar gerektiğini belirtmiştir. 1906 yılında Mr.Wingate tarafından okul binası yaptırılmaya bağlanmış; ancak Yukarı Talas'da yaptırılan bina için ulaşım vasıtalarının    yetersizliğinden dışardan malzeme getirilememiş ve bu yüzden bina tamamen yerli malzemeler kullanılarak iki yılda tamamlanmıştır. Bu okulun programı başlangıçta yedi yıl olarak tespit edilmişti. İlk yıllarda Öğrencilerin hemen hemen tamamını Rum ve Ermeniler teşkil etmiştir. Okulun tüm binaları mahalli gayri Müslim zenginlerin yardımlarıyla yapılmıştır. Binalar dış görünüşüyle çok iyi olmakla beraber, iç yapısı itibarı ile tamamen misyonerlik ideallerine uygun bir şekildedir.

Talas'daki bu okullar diğer azınlık okullarına öğretmen yetiştirmekte olup, bu şekil eğitim 1914 senesine kadar devam etmiştir. 1914 senesinde bu okulun 100'ü yatılı, 30'u gündüzlü olmak üzere 130 öğrencisi bulunuyordu. Kız mektebi binasının yetersizliği sebebi ile 1911 yılında yine Dr.K.Wingate tarafından yeni binalar yapılmıştır. Şimdi Erciyes Üniversitesi Sosyal Tesisleri olarak kullanılan bu binalarda azınlık Öğrenciler için bayan Öğretmenler yetiştirilmiştir.Bu kız mektebi İlk, orta ve lise kısımlarına sahipti. Buranın bir de hastane kısmı olup, 1900 yılında azınlık ve Müslüman 7739 hastaya bakılmıştır.

I.Dünya Savaşı yıllarında (1914-1918) bu binalar Türk hükümetleri tarafından hastane olarak kullanılmıştır. Okullun öğretmen ve idarecileri ülkelerine dünmüş lerdir. Savaştan sonra 1919-1923 yıllarında bu binalar yetimhane olarak kullanılmıştır. 1927'de Tarsus Koleji eski direktörü Mr.Paul Nilson Cumhuriyet hükümetinin müsaadesiyle Yukarı Talas'ın tepesindeki eski Amerikan erkek okulunun binalarında beş sınıflı bir orta hayat mektebi açmıştır. Maarif Vekâleti bu mektepte Türk çocuklarının da okumasını sağlayarak ticaret ve sanat kısımlarına fazla yer verilmesini istemiştir.Bu suretle bu mektep Türkiye de açılmış olan yabancı mekteplerin en sonuncusu olmuştu ve ‘’ Talas Amerikan Mektebi’’ unvanını almıştır.1935-1936 ders yılında beş senelik program dört seneye sıkıştırılmış ve iki senelik sanat kursu açılmıştır. 1937'de köylere demirci yetiştirmek ve hem de Kayseri'deki fabrikalar- için usta muavini hazırlamak üzere Maarif Vekaleti tarafından bu iki senelik kurs için elli talebe verilmiş ve bu talebelerin ders araç ve gereçleri yiyecek, giyecek öğretim giderleri vekaletçe üstlenilmiştir. Ayrıca bir de Türkçe sanat öğretmeni tayin edilerek maaşı hükümetçe karşılamıştır. Öğrenciler Kayseri ve Yozgat vilayetleri köylerinden Maarif Vekaleti’nce seçilmiştir. Bu kurslara Talas içinde de ilkokulu bitirenlerden pek çok öğrenci gündüzlü olarak katılmıştır. Bu okulları bitiren Talas'lılar Kayseri'deki Hava ikmal Fabrikaları ile Ana Tamir Fabrikaları gibi askeri fabrikalarda görev almışlardır.   Hatta bu kurslardan mezun olup fabrikalarda görev alan Talaslı işçiler mükemmel olmasa da İngilizce bildiklerinden fabrikaların kurulmamda, Amerika'dan gelen malzemelerin montajının yapılmasında yararlılıklar göstermişlerdir.Amerikalı ve diğer yabancı uzman personelle anlaşarak büyük hizmetler görmüşler, hepsi ustabaşı olmuşlardır.Bunlardan biri halen İngilizciyi unutmayan yeri geldikçe konuşan Mehmet Özsoy dur. Askeri Hava İkmal Merkezi’nden emekli olmuş ve halen hayattadır. Bu kursa katılan öğrencilerin her biri için devlet okula 75 TL ödeniştir. Bu programlar 1939 yılına kadar devan etmiştir.

1927 yılında Talas Amerikan Mektebi'ni yeniden açan Mr.Paol Nilson ilk yıllarında düşük maaş, zor hayat şartlan vs gibi sebeplerle çok güçlük çekmişlerdir. II.Dünya Harbi yıllarında okula yeterli sayıda öğretmen temin edilememiştir.1952'de Nilson’lar Diyarbakır'a nakledilmişler ve yerlerine Scottlar idareci olarak atanmışlardır.Okulda normal derslerin dışında sosyal faaliyetlere de Önen verilmiştir. Bunlardan en İlginci Talas’ın güneybatısında bulunan Ali Dağı'-nın Talas’a bakan yamacına TC ve Roma rakamıyla Cumhuriyetin'İn kuruluş yıl döneminin yazılmasıdır.TC harflerinin taşlarla yazılmasının hikayesi şöyledir:1932 yılında bir gurup Talas Amerikan Mektebi öğrencisi Ali Dağı’na tırmanmış ve taşlarla çok uzaklardan görülecek şekilde Talas'ı sembolize eden "T" harfi yazmışlar. İki yıl sonra "T" harfinin yanına Türkiye Cumhuriyeti’ni sembolize etmek için aynı büyüklükte bir de "C" harfi eklenmiştir. Cumhuriyet'in I938'de onbeş inci yıldönümünde Roma rakamıyla "XV" ilâve edilmiştir. O tarihten sonra her yıl 29 Ekim'de bu yazı yenilenmeye başlamış tır. Bu gelenek okulun kapandığı 1968 yılına kadar devam etmiştir.Talas Amerikan Okulu'nun 1949 yılından 1968 yılında kapanışına kadar Türkçe ögretnenliği ve idarecilik, yapan  emekli Kayseri Dedeman Ortaokulu Müdürü Mustafa Dülgeroglu (Pişkin) Talas Amerikan Okulu ila ilgili anılarından  şu anısını  aktarmak istiyorum:  "Yılını tam hatırlamıyorum, ama okul müdürü Mr.Scott'dan okulun yapında  çok  büyük emeği geçen Mr.Wingate'nln oğlunun Amerika'da çok zengin bir iş adamı olduğunu öğrendim. Okul maddi açıdan büyük zorluklar içindeydi. Okul müdür Mr.Scott'a Wingate'nin oğluna bir mektup yazmayı teklif ettim. Türkçe olarak duygulu bir mektup yazdım ve Mr.Scott bunu İnğlizceye çevirdi. Mektubumda babasının bu okulda çok büyük emeği olduğunu kendi sininde çocukluğunun Talas da geçmesi sebebiyle Talas’a gelmesine ve okulu ziyaret etmesini istedim.Wingate'nin oğlu davetimi kabul edip Talas’a geldi. Okula yardım edeceğini umduğumuz için çok seviniştik. Talas'da çocukluk günlerini yad etti. Ne yemek istediğini sorduğumuzda mahalli yemeğiniz olan "yağlama" yemek istediğini, ayrıca 'bazlama"yı da çok özlediğini söyledi. Birkaç gün sonra Winget'nin oğlunun davranışları değişti. Buna sebep okul katibinden aldığı bir ce-vap olmuştu. Okul kâtibine okulda kaç Ermeni öğrenci olduğunu sormuş ve "Üç dört tene var" cevabını almıştı. Çok zengin bir iş adamı olan Wingate’nin oğlu dişe dokunur bir yardım yapmadan Talas'dan ayrıldı.Gelişen Türkiye'ye ayak uydurabilmek için okula idareci, öğretmen temini ve yeterli mali kaynak bulma gittikçe zorlaşmıştır ve 1960 yılında Scott'ların okuldan ayrılmasından sonra yedi yıl içinde altı idareci görev yapmak zorunda kalmıştır, 1966 sonbaharında Board, eskiyen tesislerin tamir masrafları ve diğer mali yetersizlikler yüzünden okulun kapatılmasına karar vermiş ve Talas Amerikan Okulu 1967-1968öğretim yılı sonunda kapatılmıştır.Talas Amerikan Okulu Amerikalı misyonerlerin gizil anaçları ve azınlık çocuklarını okutmak için kurulmuş olmasına rağmen, bilhassa Cumhuriyet döneminden sonra kontrol altına alınarak başta Talas halkı olmak Üzere milletimize  faydalı olmuş bir eğitim kumundur. Bu okulda okuyup ta şu anda  Ülke yönetiminde ve ilim dünyasında görev yapan  pek çok vatan evladı bulunmaktadır. Ayrıca bu okul Talas için önemli bir yer tutmuştur, ismi dünyaca tanınmış, Talas halkı bu okuldan maddi, manevi istifade etmiş, insanları burada çalışmış, okula,bahçesinde yetiştirdiği Ürünleri,başta süt olmak Üzere çeşitli yiyecekleri satmış, bir çoğu bu okulda okuma veya sanat öğrenme fırsatı bularak sanatkar olmuş , rahatlıkla iş bulabilmiş, bir kısmı da daha da üst mevkilere yükselerek devlet idarelinde ve çeşitli eğitim kuramlarında görev almışlardır. Talas Amerikan Mektebi'nin 1968 yılında kapanmasından sonra okul binaları bos kalmıştır. Bir süre özel idare tarafından kullanıldıktan sonra Beden Terbiyeli Genel Müdürlüğü Kayseri Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüğü'nün spor ve kamp tesisleri olarak kullanılmaya bağlamıştır . Kapalı spor salonu ve güzel  binalarının dışında havanın çok güzel ve temiz olması, sakinliği, tabiat güzelliği açısından tam bir kamp yeridir. Bu sebeple milli müsabakalara hazırlanan sporcularımız bilhassa boks ve güreş milli takımlar kamplarını burada yaptıklarından radyo ve televizyondan Talas tesislerinden sık sık bahsedilmektedir. Bu okulun hemen altındaki kız   okulu da kapandıktan sonra uzun süre yabancı uyruklu doktorların görev aldığı bir sağlık tesisi, hastane olarak kullanılmış ve 1967’ye kadar bölge halkına hizmet vermiştir. 1970'lerden sonra bir süre boş kalmış, bir sure Özel idare'nin denetiminde kaldıktan sonra Kayseri Erciyes üniversitesinin kurulmasıyla üniversiteye devredilmiştir.Yeniden restore edilen binalar ve düzenlenen bahçe Üniversitenin sosyal tesisleri haline getirilmiştir.


hilalacuner

10 yıl önce - Sal 27 Mar 2007, 20:32
talasın bir başka yüzü


bu yazı tanıtım olarak çok donanımlı ve iyi araştırılmış .. Talas'da yeni(3 ay) oturmaya başlamış biri olarak benim için çokkk gerekli bir yazı oldu ....



Gökhan Erdoğan

10 yıl önce - Cmt 07 Nis 2007, 12:26

Talastaki mezarlık civarından görünüşü



(+)


Gökhan Erdoğan

10 yıl önce - Pzr 08 Nis 2007, 02:27



(+)


Geri planda da Mimarsinan beldesi



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> KAYSERİ