Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Okan Akin

16 yıl önce - Pts 27 Şub 2006, 16:48
[İST-E1.07] - Boğazda İlk Köprü Projesi



İlk Boğaziçi Köprü Projesi, Sultan İkinci Abdülhamid döneminde yapıldı. 1900 yılında, Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında bir köprü kurulması için Bosphorus Railroad Company adlı şirket çalışmalara başladı. Köprü üzerine demiryolu döşenmesi de planlanmıştı. Böylece, Avrupa'dan kalkan bir tren Bağdat'a kadar gidebilecekti.



(+)



Aslinda bu resmi bir girisim oldugu icin ilk proje olarak kabul ediliyor. Halbuki daha evvel Buyuk Italyan Ressam Leonardo da Vinci donemin padisahi Fatih Sultan Mehmet'e bir proje onerisinde bulunmus, ama mualesef  kabul gormemistir.

Dostlukla,


messiah_haktan

16 yıl önce - Pts 27 Şub 2006, 18:56

Da Vinci'nin projesi Halic icindi Bogaz degil.
Iyiki zamaninda bu köprü yapilmamis,bogaz bu gün berbat olurdu!


Okan Akin

16 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 14:43

Sevgili Messiah,

Uyarin icin cok tesekkurler. Eminsin degil mi Leonardo'nun Halic icin bir proje sunduguna? Dogrusu bundan 15 sene evvel biryerlerde okumustum Leonardo'nun projesiyle ilgili yaziyi. Hatta hatirladigim kadariyla sunulan plan fotograflari simdiki planin tipatip aynisiydi. Belki de bunu kullanmislardi. O yuzden emin olarak yazdim. Ama bizim yayincilik anlayisimizin prensipziz olmasi boyle bir kasti yanlisligi yapmaya elverisli oldugundan senin duzeltmenin kesinlikle dogru oldugu kanisini tasiyorum.

O zaman 1900 de sunulan bu proje ilk proje ozelligini koruyor demektir. Ayrica sana katiliyorum. Bu kopru iyi ki de yapilmamis, yoksa Bogaz trafigi gercekten allak pullak olurdu. Dar kopru ayak araliklarindan gemi trafigini duzenlemek gercekten cok zor bir is diye dusunuyorum. Tabi ki o zamanin teknolojisine gore de baska bir alternatif yoktu.

dostlukla,


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 14:53

Okan'ın başlattığı bu enteresan ve ilgi çekici başlığa bir katkı da, benim eski başlıklardan birinin içine yapılan bir gönderme:

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=12604& ...p;start=20

Akın KURTOĞLU


messiah_haktan

16 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 15:01

Simdiye kadar Da Vinci'nin bir bogaz köprüsü projesi oldugnu hic duymamistim, bu günden sonra duyursam da cok sasiririm.    Ama burdaki arkadaslara da soralim bi...

Projenin resmini gördüm diyorsun, gördügün proje bu olabilir mi acaba?

Da Vinci'nin Halic köprüsü:




Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Sal 28 Şub 2006, 21:02

Arkadaşlar... Her ikiniz de haklısınz... Yanlış hatırlamıyorsam; Leonardo da Vinci, hem Haliç'e, hem de Boğaziçi'ne ayrı birer köprü yapmayı teklif ediyor zamanın Pây-i Taht'ına... Lâkin her ikisi de kabul görmüyor. Haktan'ın mesajındaki kroki de Haliç için tasarladığı çizim ve hesaplamalar olup, sonradan özel defterlerinin arasında bulunup ortaya çıkarılıyor... (Yani Haktan'ın defterlerinde değil, da Vincî'nin defterlerinde tabii ki... )

Akın KURTOĞLU


Necdet Cevahir
15 yıl önce - Çrş 11 Ekm 2006, 02:36

Bugün internetten elime şöyle bir bilgi geçti. Bazı eksikleri tamamlaması açısından buraya ilave edeyim  dedim.  Alıntıdır.

İtalyan Mimar Mondrakol, Padişah 2. Abdülhamit döneminde, İstanbul Boğazı'na bir köprü inşa etmek için proje hazırladı. Ancak, maket çizimleri de yapılan projeyi beğenmeyen 2. Abdülhamit, köprünün inşaatına izin vermedi.

Osmanlı arşivlerindeki 'Y.A.Hus 411/174' numaralı belgede, Sadrazam Sait Paşa projeyi anlatan dilekçeyi 6 teşrin-i evvel 1316'da (6 Ekim 1901) üst yazı ile padişaha sunuyor. Yazıda proje tüm detaylarıyla anlatılıyor.
Köprünün yapım fikri, '93 Harbi' olarak bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında ortaya atıldı. Almanların İstanbul-Bağdat Demiryolu'nu yapımı sırasında da yeniden gündeme geldi.

İstanbul-Bağdat Demiryolu ile Güney Avrupa ve Avrupa'nın merkezinin birleştirilmesini hedefleyen projenin, Boğaz'ın en dar yeri olan, bugün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün bulunduğu Rumelihisarı ile Anadoluhisarı arasında yapılacağı belirtiliyordu.

Köprünün mimarisi ise şöyle anlatılıyordu:
''İki yakanın arası 600 metre. Projede üç asma köprü olacak ve bu gayet heybetli bir manzara kazanacak. Büyük binanın ortaları minareler ve özel kubbelerle süslenecek. Son direklere çelik kablolar çekilecek, kubbelerden her birinin kaidesi granit olacak. Köprünün ayaklarının altı, taarruzdan korunmuş şekilde oluşturulacak. Yüksek kuleler, 15 fenerle ışıklandırılacak. Ayrıca kubbeler, çini ve yaldız tuğralarla süslenecek. Köprünün yüksekliği altından büyük bir geminin geçebileceği şekilde inşa edilecek. Kulelerin arasından da tren geçecek.''


mahmut şimşek

12 yıl önce - Sal 27 Nis 2010, 00:45
HALİÇ KÖPRÜLERİ


http://yenisafak.com.tr/Pazar/?t=17.03.2009&i=175023

Galata Köprüsü dede ile torunu kavuşturuyor

Eski Galata Köprüsü, artık 2. Mahmut'un yaptırdığı Feshâne ile 2. Abdülhamid'in yaptırdığı mezbaha arasında yayalara hizmet verecek. 2. Mahmut'un torunu, 2. Abdülhamid'in ise babası Sultan Abdülmecid'in yaptırdığı köprü hem iki kültür tesisi hem de dede ile torun arasında bağ olacak.

Ahşap olduğu için yangın çıkmasın diye üzerinde tütün içme yasağı konan Galata Köprüsü, geceleri de güvenlik için kapatılıyordu. Galata Köprüsü'nden geçiş ise bir dönem paralıydı. Ordu ve kanun uygulayıcı personel, görevdeki yangın söndürücüler, rahipler ücretsiz geçerken, yayalar 5 para, sırtı yüklü insanlar 10 para, at arabası ise 100 para öderdi.
Eski adı Cisr-i Cedîd, resmî adı Vâlide Köprüsü olan bu ilk Galata Köprüsü, bir süredir Ayvansaray-Hasköy arasında yalnızlığa terkedilmiş durumda idi. Dubalar üzerinde duran bu köprü, yenisinin yapılmasıyla, Ayvansaray'a çekilmiş ve ortası açık bırakıldığından köprü özelliğinden dahi mahrum edilmişti. Üzerinde birkaç defa konser de verilen bu zavallı köprü, yıllarca ne olduğunu bilmeden bekledi durdu kaderini. Şimdilerde âkıbeti hakkında hüküm verilen köprü, çok yakında yüzü güleceği gibi İstanbulluların da yüzünü güldürecek. 2. Mahmut'un yaptırdığı Feshâne ile 2. Abdülhamid'in yaptırdığı mezbaha arasına çekilerek, her ikisi de birer kültür tesisi olarak kullanılacak olan bu iki târihî mekânın arasında tarihî bir bağ olacak. Böylelikle dede ile torunun arasında kopuk olan zincirin halkası da tamamlanmış olacak. Zîrâ Sultan 2. Mahmut'un yaptırdığı Feshâne ile torunu 2. Abdülhamid'in yaptırdığı Sütlüce Mezbahası'nı, Abdülhamid'in babası, 2. Mahmud'un da oğlu olan Abdülmecid'in yaptırdığı köprü bağlayacak. Yani dede ile torun kavuşmuş olacak.

HALİÇ'TEKİ İLK GERDANLIK

Lâle devri. Sultan 3. Ahmet, şehzâdeleri için muhteşem bir sünnet düğünü tertîp eylemiş. Kıvrım kıvrım uzanan boynuzlu bir yılan olan boğazın altın boynuzu Haliç'te, Müslüman Eminönü ve gayrimüslim Karaköy arasında konuşlanmış gemilerin direklerine gerilen halatlar üzerinde, pâyitahtın meşhur canbazları Haliç'in bir yakasından diğerine geçmişlerdi. Bir de Boğaz buz tutunca insanlar yürüyerek ulaşmıştı karşı kıyıya. Bizans döneminde ise Ayvansaray-Hasköy arasında dubalar üzerinde bir köprü vardı. Fatih de Zağanos Paşa'ya kuşatma sırasında bir köprü yapılmasını emretmiş ve Zağanos Paşa tarafından 1 saat içinde boş fıçıların üzerine kalasların bağlanması sûretiyle seferî bir köprü yapılmıştı yine bu bölgede. İşte Osmanlının Haliç üzerindeki ilk köprüsü de buydu. Bir saatte yapılan yüzen bir fıçı köprü. Daha sonraları fıçı yerine teknelerin, kayıkların yan yana durup birbirine bağlanılarak köprü oluşturulduğuna şâhit oluyoruz.


KAYIKÇILAR KÖPRÜLERİ YAKTI

Birkaç asır boyunca, "Peremeci" denilen sandalcılar tarafından ulaşım sağlanmıştı hem haliç hem boğazda. Zâten bunlar yüzünden köprü hep gecikti, ertelendi, vazgeçildi. Hattâ sabote edildi ekmek teknelerine engel olacağı için...Nihâyet her şeye rağmen Unkapanı-Azapkapı arasına bir köprü yapılmasına karar verildi Sultan 2. Mahmut döneminde. İlk köprü 1836 senesinde yapıldı sallar üstünde, Unkapanı-Azapkapı arasına. Küçük kayık ve sandallar için iki büyük kemeri olan bu köprünün, büyük gemiler için de ortası açılıyordu. İlk köprü eskiyince 1875 ve 1910 yıllarında yeni köprüler yaptırıldı. Yani şu andaki Unkapanı Köprüsü, üçüncü köprüdür. Üç defa yenilenen bu köprünün 1935 yılında adı da yenilendi:


BEŞ GALATA KÖPRÜSÜ

Haliç'te ikinci köprü ise Galata Köprüsü'dür. Eski adı "Cisr-i Cedîd" ( Yeni Köprü ) olan Galata Köprüsü, Yeni Cami ile adaş oldu. İlk köprüden ( Hayrâtiye Köprüsü ) 9 yıl sonra 1845 te yapılmıştı. Lâkin bu köprünün ilk köprüden farkı, altında dükkânların olmasıydı. Haliçle boğazı birbirinden ayıran köprü, Bizans zincirlerinin gerildiği yere kurulmuştu. Köprünün üzerinden ilk geçen de Sultan Abdülmecid oldu. Lâkin o zamanlar resmî adı Vâlide Köprüsü idi. Zîrâ Sultan Abdülmecid ve annesi Bezmiâlem Vâlide Sultan tarafından yaptırılmıştı. Kısa sürede eskiyen Vâlide Sultan Köprüsü, 1863, 1875, 1912, 1992 yıllarında yenilendi. 1912 senesinde Sultan Reşat'ın tahta çıkış yıldönümünde 4. Galata Köprüsü'nün açılışı yapıldı. Adı da Reşâdiye Köprüsü oldu. İşte şimdiye kadar Ayvansaray'da yapayalnız bekleyen tarihî köprü, bu yenilenmiş köprüdür.

Şu an Haliç Köprüsü ismiyle bilinen köprü ise dördüncü köprüdür. 1875 te Sultan Abdülaziz Galata Köprüsü'nü yeniden yaptırırken, Ayvansaray-Halıcıoğlu arası için bir köprüyü Mıgırdıç Cezâyirliyan adında çok zengin bir tüccara ısmarlamıştı. Ahşap köprü hızla inşâ edildi lâkin henüz bir-iki haftalık iken, peremeci denilen sandalcılar tarafından bir gece yarısı yakıldı..


'LEONARDO DA VİNCİ'NİN MEKTUBU'

Haliç üzerinde ilk köprü projelerinden biri de Floransa'lı meşhur ressam ve heykeltıraş Leonardo da Vinci'ye aittir. Eminönü-Karaköy arasına bir köprü inşa etmek için Sultan II. Bayezid'e mektup yazarak iş isteyen Leonardo, 3 Temmuz 1503 tarihli padişaha gönderdiği 'Ben kulunuzu daima hizmetinizde bilip emrediniz' başlıklı mektubunda projesini ayrıntılarıyla anlatmıştı. Mektup Osmanlıcaya çevrilerek "Ceneviz'den Leonardo isimli kâfirin gönderdiği mektubun sûretidir" başlığıyla pâdişâha arz edildi. Da Vinci'nin plan ve projesini de çizerek gönderdiği köprü, tek kemerli ve çok yüksek olacak, altından geçecek gemiler ve yelkenliler rahatça Haliç'e girebilecekti. Eğer yapılsaydı dünyadaki en uzun köprü olacaktı bu. Sultan 2. Bayezid mektûba iltifât etmedi. Hattâ cevap vermeye dahi tenezzül etmedi. Pâdişahtan herhangi bir cevap alamayan Leonardo'nun Haliç köprüsü projesini, 2000'li yılların başında Norveç, kendi ülkesinde uyguladı. Adını da Mona Lisa köprüsü koydu.

MAHMUT SAMİ ŞİMŞEK
Yeni Şafak Pazar/ Tarih Sandığı
15.03.2009


toygunn

11 yıl önce - Sal 02 Ksm 2010, 14:33
İşte II.Abdülhamid'in Hamidiye Köprüleri: Sanat eseri bir proje


Şans eseri köprü projelerini araştırırken,şans eseri bir proje buldum ve kendi kendime bu İstanbula yakışırdı,keşke olsaydı dedim... Zamanında ertelenen böylesine harika bir kaç proje daha olmuştu bunları biliyordum ama hiç birisi bunun kadar üzmedi beni. Düşündükçe böyle iki eser İstanbula kazandırılmış olsa nasıl olurdu diyorum kendime.

İşte II.Abdülhamid'in Hamidiye Köprüleri:

İstanbul Boğazı’na köprü fikri ilk Sultan 2. Abdülhamid’e âitti. Köprü yapılabilseydi, Medine’den trene binen yolcu, Viyana’ya kadar inmeden gidebilecekti. Hattâ projelerini hazırlatmış, ismini dahi koymuştu:

MAHMUT SAMİ ŞİMŞEK / TARİH SANDIĞI

İstanbul’a yapılacak üçüncü boğaz köprüsü, Sultan Abdülhamid’in boğaza yaptırmayı planladığı köprüleri hatırlattı. Hamidiye Köprüleri yapılabilseydi, Medine’den trene binen bir yolcu, Viyana’ya kadar inmeden gidebilecekti.

Bugün size Sultan 2. Abdülhamid’in boğazda yaptırmayı planladığı köprüleri anlatacağım. Sultan Abdülhamid’in yaptıracağı Hamidiye köprüleri iki taneydi. Biri Rumelihisarı-Anadoluhisarı arasında (1. Hamidiye Köprüsü) yani boğazın en dar yerinde diğeri de Sarayburnu-Üsküdar arasında (2. Hamidiye Köprüsü) olacaktı.

93 Harbi denilen 1878 Osmanlı-Rus savaşı öncesinde boğazda bir köprü yaptırmak isteyen ve böylece Hicaz Demiryolunu Avrupa içlerine kadar bağlamayı tasarlayan Sultan Hamid, savaşın çıkmasıyla bu faaliyetini savaş sonrasına ertelemek zorunda kalmıştı.

Nihayet 1900 yılının Kasım ayında Bağdat demiryolunun işletmesini de yürüten Almanlar bir proje hazırlayıp pâdişâha sundular. Bu iş için “Bosphorus Railroad Company” adlı şirketle de anlaşma yapılmıştı. Pers Kralı Darius’un Milâttan önce 500 yılında tam 800 bin askerini geçirdiği seyyar boğaz köprüsünden sonraki ilk ciddi girişim özelliğini taşıyordu bu.



1. HAMİDİYE KÖPRÜSÜ

Boğazın en dar yeri olan şimdiki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün ( 700 m ) bulunduğu yerde Sultan 2. Abdülhamid’in 1. Hamidiye Köprüsü olacaktı, eğer pâdişah tahttan indirilmeseydi. Rumelihisarı-Anadoluhisarı arasındaki 1. Hamidiye Köprüsü, o zamanki ismiyle Cisr-i Hamîdî, Bağdat demiryolu hattına bağlanacaktı. Dev bir kâide üzerinde yükselen 4 minâreli ve kubbeli 3 câmisi vardı köprünün. Bu 4 minâreli câmiler de Peygamber Efendimiz’in Medine’deki yeşil kubbeli türbesinin modeliyle aynıydı. Projeye göre arabalar, faytonlar Anadolu yakasında 4 minâreli dev bir câminin altından geçerek asma köprüde ilerliyor, az sonra boğazın tam ortasında tekrar 4 minâreli dev bir câminin altından geçiyor, yine asma köprü boyunca ilerleyerek nihâyet Avrupa yakasına geldiğinde yine 4 minâreli dev bir câminin altından geçerek bir kıtadan diğerine kara yoluyla (hava yoluyla da diyebiliriz ) geçmiş oluyordu. Câmilerin gölgesinde kıtalararası seyahat. Oldukça heybetli ve görkemli köprünün minâreleri ve kubbeleri Osmanlı pâdişâhı ve tüm Müslümanların halîfesi Sultan Abdülhamid Hân’ı simgelemesi, azametini ve kudretini de âlem-i cihana göstermesi maksadıyla tasarlanmıştı.

BOĞAZ TOPLARLA KONTROL ALTINDA OLACAKTI
Granitten yapılmış devâsâ kalınlıktaki köprü kâideleri üzerinde 4 minâreli kubbelerin yanı sıra toplar da yerleştirilecek, döner kuleler sâyesinde de boğazdan yabancı gemilerin geçişi kontrol altına alınacaktı. Ayrıca güvenlik için çok sayıda gözetleme kuleleri ve ne işe yarayacağı bir türlü anlaşılamayan çan kuleleri de vardı. Köprüdeki 3 câminin Kuzey Afrika üslûbu mîmarisinin yanısıra Selçuklu tarzı kubbe süslemeleri ve Osmanlı çini süslemeleriyle de halîfenin tüm İslâm dünyâsını temsîl ettiği vurgulanmıştı. Projenin maket resimlerinde azamet ve heybetini gördüğümüz bu Hamidiye Köprüsü’nün, gündüz ki ihtişâmının yanında gece manzarası da unutulmamış, deniz feneri gibi güçlü 15 adet fener yerleştirilmişti köprüye. Geceleri 15 fener ve binlerce lambayla aydınlatılan köprünün kapkaranlık boğaz üzerinde oluşturduğu 7 tepe İstanbul’u temsîl eden o görkemli ve büyüleyici manzarayı bir tasavvur edin hayâlinizde. Sanki câmilerle müzeyyen suriçi İstanbul’un görüntüsü, bu köprüyle İstanbul’un boğazına mücevher bir gerdanlık gibi asılmış, ışıl ışıl parlıyor.
2. HAMİDİYE KÖPRÜSÜ (SARAYBURNU-ÜSKÜDAR)
17 Mart 1900 yılında, henüz 1. Hamîdiye Köprüsü yapılmadan pâdişâhın huzûruna bir köprü projesi daha geldi. Sultan 2. Abdülhamid Hân’ın, Fransız inşaat mühendisi F. Arnodin’e çizdirdiği projede Hamidiye boğaz köprülerinin, Eiffel Kulesi’nin yapıldığı çelik teknolojisi ile yapılması tasarlanmıştı. Sarayburnu-Üsküdar arası oldukça açık olduğu için, buraya aktarma bir köprü planlanmıştı. Köprü, 5 ayak üzerine kurulacak, orta ayağı da 32 m derinlikteki deniz tabanına oturtulacaktı. Denizden yüksekliği 50 m olan köprünün üstünden yayalar, faytonlar geçerken, altından da teleferik şeklinde asma tren geçiyordu. Planlanan bu 2. Hamidiye Köprüsü’nün uzunluğu 1700 m denizden yüksekliği de 50 m olacaktı. Yâni şimdiki Boğaziçi Köprüsü’nün yüksekliği ile hemen hemen aynı. Zîrâ şu an Boğaziçi Köprüsü’nün en yüksek kısmı olan tam ortasının denizden yüksekliği 64 m sâir kısımları 50 m civârında. Fakat Abdülhamid Hân’ın Üsküdar-Sarayburnu arasındaki 2. Hamidiye Köprüsü, Boğaziçi Köprüsü’nden 700 m. daha uzun. Yâni şu anki Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü uç uca birleştirirsek ortaya Abdülhamid Hân’ın yaptırmayı tasarladığı 2. Hamidiye Köprüsü çıkıyor.

TELEFERİKLİ KÖPRÜ

Projeye göre 2. Hamidiye Köprüsü’nün altında biri gidiş, diğeri geliş olmak üzere 2 teleferik bulunuyordu. Köprüdeki tren yolu, Sarayburnu ayağında Sirkeci tren yoluna bağlanacaktı. “Compagnie İnternationale du Chemin de Fer du Bosphore” şirketi’nin Pâdişah 2. Abdülhamid’e sunduğu projede, bir çevre yolu haritası ve 2 köprü resmi vardı. Yukarıda anlattığım her iki köprünün de bu şirketin projesi olması kuvvetle muhtemel. Köprülerden 1. si o kadar detaylı çizilmiş ki altından geçen yelkenli dahi resmedilmişti. Çamlıca Yayınevi’nin çıkardığı Yedi Kıta tarih dergisinin yaptığı araştırmada, Sadrazam Rıfat Paşa imzâlı belgede Cisr-i Hamîdî ( Hamidiye Köprüsü ) bütün teferruâtıyla anlatılıyor. Köprünün mimarı olarak da İtalyan Mîmar Mandrokal’ın ismi geçiyor. Köprüden yayaların, faytonların, arabaların ve dahi trenlerin geçmesi için ayrı ayrı yollar düşünülmüş, her türlü vâsıtayla karşı kıtaya geçme imkânı sağlanmıştı. Medîne’den trene binen bir şahıs, bu köprü sâyesinde Viyana’ya hattâ Pâ ris’e, Berlin’e kadar hiç inmeden gidebilecekti.

İLK O’NUN FİKRİYDİ
Şimdilerde tüp geçit tam da Sultan Abdülmecid’in yaptırmak istediği Üsküdar-Sarayburnu arasında yapılıyor. 3. köprü tartışmaları ise hâlâ devam ediyor. Bu arada eğer yapılırsa 3. köprüye her kesimden çeşitli isim teklifleri gelmişti. Bu isimleri şimdi tek tek burada yâd etmek yerine âcizâne kendi teklifimi sunup müsâdelerinizle çekileyim huzurdan: İstanbul fâtihinin ismi 2. köprüye verildi. İstanbul’un 2. fâtihinin ismi de 3. köprüye verilsin. Ne de olsa boğaza köprü yapma fikri ilk Sultan 2. Abdülhamid’e âitti. Hattâ projelerini hazırlatmış, ismini dahi koymuştu: HAMÎDİYE KÖPRÜSÜ.
Kaynak:Yeni Şafak/PAZAR.


Cemoli D18
11 yıl önce - Sal 02 Ksm 2010, 15:16

abdülhamit değerli padişahtı osmanlının çöküşün uzatan bir padişahımızdı neden hala yetkililer onun bu projelerine kulak vermiyor???



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM