1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
Fehmi SERİM
16 yıl önce - Pts 29 Oca 2007, 21:26
Kayzer'in çocukları.
Kayserili demek ticareti iyi bilenler demektir. Kayserililer çocuklarını ticarete hazırlarlar. Ticarete yatkın olmayan yeteneksizlere de " bu çocuk adam olmaz onu okutalım " derlermiş. Kayserililerin sabah 6.30 - 7.oo de dükkanlarını açtıklarını ve dükkan önünü temizlediklerini gördüğümde hayran olmuştum. Kayserililer yatırımlarını kayseri'ye yaparlar. Ben bunları nereden biliyorum derseniz onların damadı olduğum için derim.
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Sal 30 Oca 2007, 01:55
Adamin biri Kayseri'liye alay edercesine söyle bir soru sormus:
- Yahu sizin orada esek etinden pastirma yapiyorlarmis, bu dogrumu?
Kayserili sormus:
- Sen Kayseri'ye gidecekmisin?
Adam:
- Evet bir is seyaheti icin gitmeyi düsünüyorum.
Kayserili gayet sakin:
- O halde korkma, sana dokunmazlar.
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Sal 30 Oca 2007, 02:02
Kayserili'nin biri ilk defa Istanbul'a gider ve gökyüzünde grup halinde süzülen kuslari gördükten sonra söylenir kendince:
- Yahu ne güzel ucuyor bu guslar.
Yanindaki bir bayan bunu farkeder ve söyle der:
- Efendim, guslar degil, kuslar.
Kayserili hayretle basini sallayip söyle der:
- Yahu halbuki nede cok guslara benziyorlardi.
|
 |
ünalbey34
16 yıl önce - Sal 13 Şub 2007, 21:18
ON BİN LİRAYI GÖRDÜ
--------------------------------------------------------------------------------
ON BİN LİRAYI GÖRDÜ Kayserili bir hayvan tüccarı ineğini satmak için pazara götürür. İnek ahırdayken ineğin gözü önünde on bin lirayı sayıp cebine koyar. Pazarda ineği on iki bin liraya satmak isteyen tüccara derler ki: -Bu inek on iki bin lira etmez. Kayserili yemin eder: - Vallahi de billahi de bu inek sabahtan on bin lirayı gördü
CİRİT ATLARI
--------------------------------------------------------------------------------
Kayserilinin biri Erzurum’da askermiş. Atları seven bu asker Dadaşköy’de her Pazar günü oynanan ciridi izlemeye gidermiş. Karınları çekik, seke ayaklı cins atları hayranlıkla izliyormuş. Askerliğini bitirmiş ve aradan yıllar geçmiş. Kayserili artık seksen yaşına girmiş ve hastaymış. İki oğlu babalarına son isteğinin ne olduğunu sormuşlar. İhtiyar baba demiş ki: Oğul Erzurum’da askerken Dadaşköy’de cirit oynayanları izlerdim. O cins atlar hala gözümün tütüyor. Erzurum’a gidip o atları görmek istiyorum. Oğulları hasta babalarını alıp Dadaşköy’e götürmüşler. İhtiyar ciridi izler, bir de bakar ki o cins atlar yok! Cirit oyununda karınları şişmiş beygir türü atlar var. Duruma üzülen ihtiyar, yanı başlarındaki köy çeşmesinden küzeye* su dolduran yeni bir geline yaklaşır “Demek ki gelin de kocasından memnun değil”: Evladım bundan atmış sene evvel, ben burada askerken cirit oynayanları izlerdim, çok güzel cins atlar vardı. Şimdi o atların yerini beygirler almış, o atlar nerede? Gelin der ki: - Amca eskiden göğüsleri kıllı dadaşlar vardı ya, işte o atlara binip de gittiler.
ASKER ARKADAŞI
--------------------------------------------------------------------------------
Kayserili Mehmet Ağa Çanakkale’ye askerlik görevine gider. Orada Trabzonlu Cengiz ile aynı bölükte görev alır ve onunla tanışıp candan arkadaş olurlar. 36 ay askerlik süresince birbirlerine kenetlenir, kan kardeşi olmaya karar verirler. Derken askerlik bitiminde Mehmet Ağa memleketi Kayseri’ye, Cengiz de Trabzon’a döner. Aradan 25 yıl geçer, birbirleriyle sadece mektuplaşırlar. Cengiz Ağa bir gün Adana’ya giderken Kayseri’de inip ve askerlik arkadaşını ziyaret etmek ister ve arar sorar arkadaşının evini bulur. Hoş beşten sonra hal hatır sorulur. Cengiz Ağa, üç çocuğu olduğunu, bunların ziraatla (fındıkla) uğraştıklarını söyler. Kayserili Mehmet Ağa ise dört tane oğlu olduğunu, bunların ikisinin akıllı diğer iki tanesinin de akılsız çıktığını söyler: -O nasıl oluyor? diye Cengiz Ağa sorar. Mehmet Ağa akıllı oğlanlardan birinin kundura dükkanı açtığını, diğerinin ise giysi dükkanı olduğunu: akılsızlardan birinin ise öğretmen olduğunu, diğerinin de memur olduğunu söyler. Cengiz Ağa kızar! -Ulan sen nasıl konuşuyorsun, okuyan mı akıllı, okumayan mı? Ben bu işi anlamadım da, der. Mehmet Ağa : -Ticaretle uğraşanlar has Kayserili, okuyanlar ise Trabzonludur der.
http://www.kayseriliyim.com/kayseri/fikralar.php?sayfa_no=3
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Cmt 24 Mar 2007, 20:20
MERCİMEK ÇORBASI
Köyden Kayseriye gelen köylü sabah kahvaltisi icin bir lokantaya gider. Sabahin erken saatleri oldugu icin oldukca kalabalik olan lokantada yer bulamayan köylü kasiyerin yanindaki kücük masaya oturur garson gelir mercimek corbasi söyler. Fakat bizim köylün corba gelene kadar bir sepet ekmegi yer, corba gelir onuda yer ve giderken kasada oturan haci ya borcunu sordugunda o'da Kayserili'ye: "ekmegin parasini verde corba bizden olsun der".
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Cmt 24 Mar 2007, 20:23
TAKSİMETRE
Taksinin yokusta frenleri patlamis, müthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri'li müsteri bagirmis..
'Durdur su arabayi!!!..'
Soför panik icinde haykirmis..
'Durduramiyorum!!!..'
'O zaman taksimetreyi durdur hic degilse' demis, Kayserili.
|
 |
Sezgin G.
16 yıl önce - Cmt 24 Mar 2007, 20:43
Uyanık geçinen Lazın biri sahte para basar fakat paraları yanlış basar tüm 1,500,000'lük banknotu ne yapayım diye düşünürken kendi kendine der ki bu Kayserililer hep uyanık derler bu parayı kayseri de piyasaya süreyim de görsünler der. Bastığı paralarla beraber Kayseri de bir mahalle bakkalına gelir ve ula hemşerüm şu parayı bana bozarmısın der ve bakkala tüm 1,500,000 tl uzatır. Bakkal parayı alır kasasından adama 2 adet 750,000 tl banknotu verir.
|
 |
ahmetselcuk
16 yıl önce - Çrş 20 Hzr 2007, 02:08
daha önce yazıldı mı bilmiyorum hepsini okuyamadım eğer varsa bunlar kusura bakmayın
çorumluyla kayserili
çorumluyla bizim kayserili iddaya girerler. idda konusu ' hangimiz daha uyanığız ' dır.kayserili çorumluya bir at satar ve sakat atı çorumluya sattım diye sevinir. arada laf götürüp getiren insanlar gider çorumluya sakat atı aldın, kayserili seni kazıkladı derler. çorumlu da o at sakat değil ayağında çivi var o yüzden topallıyor çiviyi çıkarınca at sapa sağlam olacak der. laf taşıyıcılar bu sefer kayseriliye gelip esas sen kazıklanmışın atın ayağında bi sorun yok sadece civi batmış derler. kayserili de o at gerçekten sakat ben bilerek ayağına çivi taktım çorumlu çividen sandın da atı satın alsın diye der. arabulucular çorumluya gider. at gerçekten sakatmış çiviyi kayserili bilerek takmış senin atın topallayışını çividen sanman için derler. çorumlu da son noktayı koyar ' sahte para vermeseydik kazıklanıyorduk desenize ' ....
bir de yanlış hatırlamıyorsam böyleydi
kayserili tüccar dükkanına bir çırak alır. öğle yemeği sırasında çırağa bir miktar para verir der ki bu paraya tek sadece birşey satın al. o aldığın şeyle hem serinleyelim hem çerezimiz olsun hem de hayvanlarımızın karnını doyularım der. çırak şaşırır kalır düşünür düşünür bulamaz. aslında kayserili tüccarın kastettiği şey karpuzdur....
|
 |
Koray Cerit
16 yıl önce - Prş 23 Ağu 2007, 22:36
Temel Kayseride
Bir gün temel kayseriyi cok merak edip kayseriye gider.Kayseriye varinca yuksek bir bina temelin dikkatini ceker ve bakmaya baslar. O sirada uyanik bir kayserili temelin yabanci oldugunu gorur, yanina gelir ve sorar, Nereye bakiyorsun sen? Temel cevap verir ha su pinaya bakayrum. Kayerilide derki o bina benim, kacinci kata baktiysan o kadar para vereceksin bana der. temelde düsünür sonra 5. kata baktim der ve 5 milyon verir. kayserili parayi alip hemen kacar.
Temelde kendi kendine; bide bu kayserililere uyanik derler 13. kata baktim 5. kat parasi verdim enayiye.....
|
 |
deniz1764
16 yıl önce - Prş 23 Ağu 2007, 23:45
1987 de kabettiğimiz Mahmut Baler'in(Bal Mahmut) Baldan Damlalar isimli kitabından yıllar önce okuyup aklımda kalmış bir Kayserili fıkrası:
Kayserilinin biri sabah berbere gider.Berber koltuğuna sırtı aynaya dönük oturur.Berber neden ters oturduğunu sorar.Kayserilinin cevabı şöyledir:Sabah sabah Kayserili yüzü görmek istemem.
|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|