1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 01:23
BABANIZ BAŞARMIŞ
Bir gün Amerikalı senatörün biri Kayseri’ye gelir sanayi tesislerini gezdikten sonra Kayseri sucuk ve pastırmasının namını duyup et kombinalarını gezmek ister, Amerikalı senatörü alıp kombinanın birine götürüp sucuk pastırma yapımını gösterirler ve kombina sahibi kombinasının ne kadar ileri teknoloji olduğunu göstermek için; Sayın senatörüm biz bu makinenin bu tarafından ineği sokuyoruz öbür taraftan pastırma salam sosis sucuk olarak çıkıyor demiş. Amerikalı dalga geçer şekilde bunu kim olsa yapar önemli olan bu taraftan sucuğu verip öbür taraftan inek olarak çıkartmak der.buna sinirlenen Kayserili kıvrak zekasını kullanarak
Efendim böyle bir şeyi biz başaramadık ama görüyorum ki babanız başarmış!
METEHAN GÜVEN
|
 |
yuksel77
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 08:35
Alırken mi verirken mi?
Kayseriliye sormuşlar:
-2 kere 2 kaç eder?
Cevap:
- Alırken mi verirken mi?
En son yuksel77 tarafından Cum 07 Tem 2006, 13:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
İlhan Yazgan
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 10:16
Yaşanmış (Kayserili bir arkadaşımın anlatmasına göre) bir olay da benden;
Kayseri yolu üzerinde ki benzin istasyonlarının birinin market bölümüne gayet hoş, alımlı bir bayan girer.( o kadar alımlıdır ki herkesin gözü ve dikkati üzerindedir) Etrafı biraz dolaştıktan sonra sorar:
- Biskrem yokmu ?
Marketin kasa bölümünde oturan orta yaşta ki amca cevap verir:
- Biskrem yok kızım, ama istersen arko krem verebilirim.
|
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 13:02
BUNLAR MÜSLÜMAN DEĞİL
Bu gerçek bir olay. Hatırlarsanız 80’li yıllarda Arap ülkelerine çalışmaya gitmek moda olmuştu. Develi’nin Tombak köyünden bir grup genç Libya’ya çalışmaya giderler. inşaatlarda boyacılık yapmaya başlarlar. Şeriat ile yönetildiği için içki içmenin büyük suç olduğu Libya’da bizim uyanıklar diğer Türk arkadaşlarıyla inşaatta içki içerken polisler baskın yapar. Tek tek bunları sorgulamaya başlarlar. sorarlar: polis: nerelisin? işçi :Türküm. polis: Alın bunu gözaltına. bu Müslüman Polis: Sen nerelisin? işçi: Yunanlıyım. Polis: bunu bırakın Müslüman değil. Polis: Sen nerelisin? işçi: düşünmüş Türkiye dese hapse atılacak, başka bir ülkenin adını söylese yalan söylemekten daha büyük ceza alacak, aklına başka bir kurnazlık gelir ve Kayseriliyim der. Polis: hangi ülke olduğunu anlamadığından “bunu da bırakın bu da Müslüman değil” der....
Ali Özüdoğru
30 GR'INI YEDİN YA
satıcı pastırma ve sucuklarıyla ilgilenmektedir, o sırada içeri bir müsteri girer: -müşteri: kaça sucuğun kilosu? -satıcı: 5 milyon, 7 milyon, 10 milyon.. -müşteri: şu 5 milyonluğun tadına bakim bi. satıcı 5 milyonluk sucuklardan bir parça keserek müşteriye ikram eder ve müşteri sucuğu yer, ardından: -müşteri: 4 milyonum var verirmisin bir kilo. -satıcı: yoh kardeşim vermem. -müsteri: yahu ver iste bak 4 milyon veriom hemen. -satıcı: olmaz hemşerim git işine. -müşteri: peki... aradan beş dakika kadar geçer müşteri tekrar içeri girer -müşteri: 4 milyon 750 bin liram var veriyon mu bir kilo -satıcı: yoh vermem. üç, beş dakikalık bir itişme sonucu satıcı vermeye razı olur.5 milyonluk sucuklardan bir salkım alır ve tartıya koyar tam olarak 970 gram çıkar : -müşteri: ee orda 970 gram var bir kilo olacaktı hani satıcı: demin 30 gramını yedin ya!
|
 |
yuksel77
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 14:15
Trafik polisi Kayseriliyi çevirir.
-Ehliyet ve ruhsat lütfen
Kayserili cevap verir:
-Verdinizmi ki istiyorsunuz gardaşım.
|
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Cum 07 Tem 2006, 14:21
Taner Bey, harika bir fıkra olmuş, çok sağ olun. "Verdiniz mi istiyorsunuz?" Bunu unutmayacağım.
|
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Pzr 16 Tem 2006, 23:19
Kayserili Hacı Ahmet ve Temel kacak yollardan Amerika´ya giderler New York caddelerinde aylak aylak, aç - susuz dolaşırken Temel der ki;" Hemserum böyle kalabaluk dolasmayalum polis bizu görüp yakalamasun, cel simdu ayrulalum 1 sene sonra gene burada pulusalim" der bu fikir Hacı Ahmet´in aklına yatar "tamam aga didiğin ossun seniye burda buluşak" der. Ayrılırlar. 1sene sonra gün gelir çatar, Bizim Hacı Ahmet erkenden gelir beklemeye başlar. Temel bir türlü gelmez taa ki artık gidecek abooo oda ne? önde motorsikletli eskort arkada 9´5 metrelik bir limuzin gelir Hacı Ahmet’ín önünde durur, o da ne, arabadan Temel inmez mi? Hoş beş hasret giderme derken bizimki sorar " lan oğlum ne iş, n´oldu nasıl böyle zengin oldun" diye sorar. Temel " ya Agam bir makina icat ettum 1$ atıyorsun kolunu sokuyorsun tansiyonunu ölçüyor, millet kuyrukta valla ha işte bende böyle zengin oldum" der. Bir müddet sonra seneye tekrar buluşmak üzere vedalaşırlar. Bizimki kafaya koyar O´da zengin olacak; Yine 1sene çabucak geçer, Bu sefer Temel erken gelir ortada gelen giden yok, taa ki usanır beklemekten artık gidecek anam o da ne? polis iki taraflı trafiği durdurur, yukarıdan birkaç eskort helikopter nezaretinde bir Skorsky Temel´in olduğu yere iner, içinden Hacı Ahmet inmez mi? Gene hoş beş derken Temel sorar "ee Agam sen nasıl bu kadar zengin oldun beni geçmişsin" H.Ahmet "Agam bir alet yaptım 10cent atıyorsun, kolunu sokuyorsun tansiyonunu ölçüyor" Temel" 10 centle böyle zengin olunur mu"? Hacı Ahmet "amma 10$ atmazsan kolunu geri bırakmıyor" der.
Halit Taner TURAN
|
 |
a.keser
17 yıl önce - Pts 17 Tem 2006, 00:31
fıkra sayısı çok olduğu için hepsini okumak nasip olmadı ama inşallah bu yoktur
kayseri de eskiden eşeklerin gittiği yerlere yol yapılırmış eşek yönünü nereye çizerse o yol yapılırmış bunu duyan amerikalı mühendisler kayseri ye gelmişler bu olayla bayağı alay edip gülmüşler daha sonra da bu eşekleri nerden bulduklarını sormuş amerikalı bizim kayserili de:
-onları da amerika dan getittiriyoz, demiş
|
 |
senayy
17 yıl önce - Prş 27 Tem 2006, 13:29
Orijinali şöyle;
Malum zamanların birinde KAYSERİ'DE Amerikalıların yardımı ile karayolu
çalışmaları yapılıyormuş.
Bölgeye yakın bir köyde de Köylüler bir patika yolu yapıyorlarmış.
Bunun için bir eşeği tepeye doğru kovalayıp onun geçtiği yeri sertleştirerek
yolu tamamlıyorlarmış.
Malum hayvan içgüdüsel olarak hedefe doğru en az yorucu yolu seçer ya!...
Bu köylüler, O sırada orada vazifeli olan bir Amerikalı mühendisin dikkatini
çekmiş.
Mühendis olanları merak ederek tercümanı -ya da karayolu projesinin bir Türk
Yetkilisi-ile yanlarına gitmiş
-"Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?"
İçlerinden en uyanık olanı;
-"Yol yapıyoz" diye cevap vermiş.
-"E, bu eşek ne işe yarıyor?"
Köylü genel işlem sırasını şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun nereden
geçeceğine karar verdiğini söylemiş.
Amerikalı mühendis çok ilginç bulduğu bu fikre yerlere yatmış gülmekten:
-"Eee...Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?"
-"O zaman Amerika'dan mühendis getirtiyoruz!!!!!" __._,_.___
|
 |
Burhanettin Akbaş
17 yıl önce - Prş 27 Tem 2006, 13:41
TAKSİM'E ÇEK
Hacılarda halkın sevdiği bir emekli imam varmış. Hacılarlı zenginlerden biri imam efendiyi İstanbul'a getirtmiş ve altına bir mersedes vermiş ve "Muhterem Hocam, İstanbul'da gezmek istediğiniz camileri birer birer geziniz. Şoförüm sizi dilediğiniz yere götürecek" deyip hürmetle ayrılmış. Hoca Efendi, teşekkür edip arabaya binmiş. Şoför: -Önceklikle gitmek istediğiniz bir yer var mı hocam, diye sorunca Hoca Efendi: -Taksim'e çek oğlum demiş. -Hayırdır Hocam, Taksim'de nereyi ziyaret edeceğiz. Hoca Efendi. -Oğlum, ben yıllar yılı camileri gördüm hep. Hepsi de aşağı yukarı birbirine benziyor. Taksim'de bir gazinoya çek de hocan başka dünyaların adamları neler yapıyor, bir de onu görsün!
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|