Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Bursa Gün Doğumu, Gün Batımı ve Gökyüzü Fotoğrafları
« önceki   1234 ... 808182   sonraki »

ANA SAYFA -> BURSA
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 3
Hakan Aydın

12 yıl önce - Cum 23 Arl 2005, 18:48

Uludağ Üniversitesi Yerleşkesi'nden Gün Batımı



(+)




(+)




üzeyirtüfekçi
12 yıl önce - Cmt 24 Arl 2005, 18:28
karlı günbatımı




Selma Erdal
12 yıl önce - Pzr 15 Oca 2006, 16:46

LODOS ÇOCUKLARI
Bilindiği gibi, Bursa, Güney Marmara'da bir yeşil kent...Hernedenli yeşilini yoketmek, yakmak, çalmak için uğraşlar verilse de, yeşil adını yitirmemek için direnen bir yeşil kent...Bir de Güney'den esen yeli, bir diğer deyişle lodosu olan kent...Kentin üstüne kapkara çöken kirliliği doğallıkla dağıtan, kentin havasını arındıran da Bursa'nın bu lodosu...
İpekçilik Enstitüsü'nün ( ki diğer adıyla Tohum Mektebi) komşuluğundaki evimizden Setbaşı İlkokulu'na başladığım 1960-61 yılından bu yana bilinçli bir biçimde lodosla tanıştığımdan, diyebilirim ki lodoslu Bursa'nın LODOS ÇOCUKLARI'ndan biri olarak büyüdüm. Okula giderken, lodoslu günlerde annem öğütlerdi:
-Aman saçak altlarından girmeyin, başınıza kiremit düşer...

Annem yalnızca böylesine bir uyarıda bulunurdu, o kadar...Ne okullar kapatılırdı lodos esecek diye, ne de Ölüm Meleği bizlere lodos kimliğiyle gelirdi...Çünkü o günlerde Bursa evleri iki katlı ( ne de olsa birinci dereceden deprem kuşağında yaşadığımızın bilincinde olan yerel yöneticiler, 3 kattan çoğuna izin vermezlerdi ki bunun bir diğer anlamı; ogünlerde oydan çok, oyverenler daha önemliydi), sokakları bol ağaçlı, apartman denilen ölüm tuzaklarıyla çirkinleştirilmemiş, en önemlisi de okullarının çatıları uçmaz, yap-satçılar devleti yanıltmaz, devlet görevlileri de yetkelerinin DENETİM olduğunun bilincindeydi. Bir de lodos estiğinde sobalar yakılmaz ( ki gerek de yoktur; çünkü lodos estiğinde hava ılık olur), doğaldır ki lodos kurbanlarına helvalar kavrulmazdı. Sonraları neler oldu, ne değişiklikler yaşandı da Bursa'da çocukları yel aldı süpürdü, bir de uçan çatılardan düşen damlalarla sel aldı götürdü ( anımsayınız, Bilenser döneminde) ?...

Mart 1994 seçimleri öncesinde Yıldırım İlçe Yerel Yönetim Başkanı'nın, Uludağ'ın yamaçlarında, orman sınırının içinde yükselen beş katlı gecekondu-apartmanlar, ardından yine ilk kadın başbakanımızın döneminde sözverdiği imar affı, derken Teferrüç bölgesinde yaşayan çocuklar için açılan okullar ki Uludağ'ın eteğinde, başkaldırırcasına doğaya, başkaldırırcasına lodosa, sele, yağmura...Doğa bu, dinler mi us dışı eylemleri, istemleri?...Uçuruverir çatıları böyle...Üstelik; "Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir" anlayışındaki yetkililer umursamazsa bu yaşananları...Ne de olsa en kolayından nüfus planlaması...Yerel ve genel seçimlerde oy toplama kaygısıyla; ulusumuza saygısızca, sorumsuzca Doğu'dan  Batı'ya göçü özendirme, Anadolu'nun yoksuluna liberal libas giydirme çabaları...

Ardından dağ-tepe, orman-dere yerleşmelere açılacak, sonra lodosta çatılar çevreye saçılacak...Sonuç; 1998'de yedi can... 1999'da neyseki yaralılarla sorunun geçiştirilişi...Ya bugün? Günümüzün Bursa yerel yönetimlerince, geçmişde yapılan yanlışlardan ders alınıp, yetersizlikleri gidermek, onarmak ya da lodosa karşı alınacak önlemler için kentimize sonradan gelenleri uyarmak ( ki gerçek Bursalılar lodosta neler yapmaları ya da yapmamaları gerektiğini iyi bilirler) için neler yapılıyor? Yoksa; "Söylemimiz AK'tan, ölüm Hak'tan..." düşüncesiyle, lodosta öleceklere yalnızca beş metrelik ak kefenler mi hazırlanıyor?

Daha önceki yerel yönetim de, "Toplam Kalite" söylemiyle gelmişti yerel yönetime...Kuşkusuz "Toplam kalite" çağdaş bir kavram, iyi de sormak gerekirdi, "Nerede kalite?" diye..."Yaşam alanlarının sağlığa uygunluğundan bile önce, sağ kalınmasına uygun olup olmadığı ( ki 1998'de yedi can yitirildiği gerçeğinden yola çıklıdığında) incelemeden, araştırmadan yapılar yapılsın, oylar sandığa atılsın, gelsin yerel yönetimlerin egemenliği" düşüncesinde miydi?

Gerçi sorunsalın başlangıcı vurgulanırken, 1994'ün yerel yönetimlerinin anılması nedeniyle sanılmasın ki bu yanlışların öncüsü onlar...Kuşkusuz onlar değil, onlar yalnızca ardılları...Kaldı ki bu yanlışların başlangıcında, ogünlerde belki onlar henüz çocuktu, belki de Dünya'da bile yoktu MENDERES'in; "her mahallede bir milyoner" düşleriyle, Batı'ya göçü özendirdiği günlerde...Bilindiği gibi; bu yanlış kararların sonucunda enflasyon canavarımız her mahallede bir değil, binlerce milyoner yaratmasına yarattı da bununla birlikte her mahallede yeni yeni gömüt alanları açıldı. Korkarım ki bu gidişle; her yapının otoparkı, oyunparkı ile lodostan ölenler için gömütlükler oluşturması da koşul konacak yeni yapılaşma tüzüklerine, yönetmeliklerine...

Henüz lodos yeli; yeni yeni esmeğe başladı, Mart sonuna değin daha da sıkça eser...Kimbilir lodosla kaç kentlimiz Ölüm Meleği'nin peşinden gider?...Amacım; Nasreddin Hoca gibi, testi kırılmadan uyarıda bulunmak...Ne de olsa son günlerde kentle bütünleşmek / kentlileşmek / Bursalılaşmak kavramları tartışılıyor ya kuşkusuz "Lodosla yaşamayı bilmek" de Bursalılaşmak olgusunun önkoşuludur, anımsatmak istedim.

Selma/BURSA




Müberra Yenidünya
12 yıl önce - Cmt 21 Oca 2006, 20:38

Bursa' da kışın kötü hava yüzünden fotoğraf çekmek imkansız gibi bir şey... Lodos temizleyince özellikle harika bulut fotoğrafları çekiliyor.
ilk fotoğraftaki bulutları bende çekmiştim. Benim gibi çeken pek çok kişi daha var. Başka sitelerde rastlamıştım. Çok şaşırmıştım. Bursa' ya dönünce bende yüklerim fotoğraflarımı.  


Gözde

11 yıl önce - Cum 03 Şub 2006, 17:21

asagidaki yaziyi yazan arkadasimiza katilmiyorum.kabul ediyorum lodos kesinlikle guzel bir olay.lodostan sonra bursanin havasi tamamen temizlenir,sehir bi fotograf goruntusu alir.
ama selma hanimefendinin dedigi gibi bugun yesillikleri yok ettigimizden lodos bursa halki icin malesefki bir tehlike olusturmakta.
her yil lodostan ya cocuklar yada kafasina kiremit dusen yetiskin insanlar oluyor,yaralaniyor.ben kendim gordum.kaplikaya civarinda 3 agaç -ki bunlar oyle ciliz degil,bayagi kalin govdeli agaclardi- kokunden yere devrildi.
elektirik kablolari malesefki lodosa bugun dayanamiyor ve kopuyor.cogu ev lodosun oldugu gece karanlikta kaliyor.
kaplikayada camcilar lodos zamani bayram eder.cunku cogu evin cami lodos zamani kirilir.
hal boyle olunca lodos artik bursada doga guzelligi olarak gorulemiyor .
ama katilcagim nokta buyuksehirin doganin onemini kavrayamamasidir.lodos genelde dagdan ovaya dogru siddetli eser.biz dag eteklerine cogu gecekondu yapilmasina izin vererek lodosu tehlikeli boyuta getirdik aslinda:(



Alıntı:
Büyükşehirlerdeki en büyük sorunlardan biri de helhalde yukarıdaki fotoğraflardaki güzellikleri farkedemiyor olmamızdır. Bugüne kadar pek çok şehirde, ilçede ve köyde bile yaşadığım için şehir ne kadar büyükse insanların doğadan o kadar koptuğunu ve çevresindeki güzellikleri göremez olduğuna eminim. Örneğin bir aralar Afyonun Bolvadin ilçesinde birkaç ay kalmıştım. Aslında çok beğenmediğim bir yerdi. Fakat gökyüzü manzaralarına doyum olmazdı. Hele gün batarken bulutların aldığı şekiller ve renkler ayrı bir güzeldi. Halbuki Bursa'da kaldığım aylarda hiç de böyle şeyler görmemiştim. Ama resimler de şahitlik ediyor ki aslında biz bakamıyoruz.




sayfa 3
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
« önceki   1234 ... 808182   sonraki »
ANA SAYFA -> BURSA