Sille halkı taşı toprağı bir başka algılamış tarih boyunca. Taşı işlemede ustalaşmışlar ve sadece Konya’da değil, ülkenin diğer yerlerinde de sanatlarını icra etmişler. Testicilik de öyle. Sille’nin önemli bir özelliğini oluşturmuş hep.
Sille’li küçük ahbabım Hasan Hüseyin’i gördüm iki gün önce. Testicinin kullanmayıp attığı çamurları almış, arkadaşlarıyla birlikte kül tablası yapıyordu. Çocuklar Zonguldak’tan gelen ziyaretçi ablalarına ve bana gururla gösterdiler yaptıkları kapları. Bu gün de restore edilip seramik satış yeri ve müze olarak kullanıma açılan hamamın önünde Ahmet Usta tezgahını kurmuş, toprak kaplar, vazolar yapıyordu. Girişi ücretsiz olan hamamın içinde ise seramik Ustası Medine Hanım seramiklerini işliyordu.
Belli ki toprağa şekil verme kültürü hala Sille’nin kimliğinin bir parçasını oluşturuyor ve yavaş yavaş canlanan, turizme açılan Sille’nin ziyaretçilerine sergileyebileceği bir güzellik olarak yaşayacak.
Hepsine kolay gelsin diyorum ve birkaç fotoğrafı buraya gönderiyorum.