Batur rumuzlu arkadaşın dediğine katılıyorum. Aynı zamanda Okan Bey'in yazdıklarına. Ben bir hak sahibiyim. 5 m2 den fazla hissesi olanlara eger isterlerse daire verilmesi muvafakat senetlerinde imza altına alındı. Fakat geri borçlu olmak şartı ile.
Daireler muvafakat senetlerinde imzalanan metrekarelerden daha büyük inşaa edildiği için projede hemen hemen geri borcu olmayan hak sahibi kanaatimce olmayacak. Bunu 1 ay gibi bir sürede TOKİ'den ögreneceğiz. 6 ayda bir memur maaşına yapılan zam oranı ve artı olarak enflasyon farkıda üstüne ilave edilirek taksitlere zam uygulanacak. Bu durumda hak sahipleri çok sıkıntıya girebilir. Çünkü bu enflasyon hep böyle gitmez. Tüketim şimdi düşük olsa dahi mutlaka artacak ve eflasyonu tetikleyecektir. Buna mutlaka ilgili,yetkili,duyarlı kişilerin el atması gerek. Bu proje bundan sonraki kentsel dönüşüm projeleri için bir örnek teşkil ediyor. Yeterince fiziki görünüm itibariyle eleştiriliyor. Bir de ödemeler hususunda biz hak sahiplerine sıkıntı yaşatılırsa, gelecek yıllarda uygulanması düşünülen projelere kötü referans teşkil edecektir. Hele de belediyelerin kentsel dönüşümlerle ilgili yetkileri çoğaltılmışken.saygılarımla.
Haber vermeden plan proje yap, fazla seçenek sunma halka dayat, sonra halkın yararın ayüzyılın projesi de.
Görselleri göster, farklı yapınca onlar taslaktı de, bitmesine yakın proje çalışanlarını ortaya sal, hayır siz anlamazsınız biz anlarız o proje bu proje işte, sadece şusu busu değişik görünüyor de.
m2'si 1000 tl en yerinizi alalım, mahkemeye giderseniz kamberlerdekiler gitti 650 aldılar siz yazık etmeyin de, mahkeme sonucu birilerine m2'sine 2750 tl öde.
12 kata izin al, 16 kat yapmak zorundayım de, 23 kata kadar habersiz ve izinsizce binaları dik.
Halk mağdur edilmedi de, ama halka brüt 149.9 diye imzalattığın daireleri net 150, brüt 206 m2 yapıp m2'si 1000 tl den fazlalıkları halka borçlandırmaya çalış, sonra biz kira yardımı yaptık, toki enkaz bedeli ödedi de.
Bu kadar mağduriyet yetmedi bir de üstüne şerefiye, %8 kdv saçmalığı ekle.
Bu işin çözüleceği tek yer mahkeme, elimizdeki kağıtlarda brüt 75, 112.5 ve 149.9 m2 yazıyorsa fark olarak ortaya çıkan 1 m2 bile olsa hakkımızı yasal yolalrdan arama vakti geldi.
Mehmet bey yazdıklarınıza katılıyorum. Yanı sıra enkaz bedellerinin ödendiği yazıyor tabelada.Fakat TOKİ'den aldıgım cevapta yüzde kırklık bir kesimin enkaz bedellerinin ödenebildiği, geri kalan ödemelerin ise mahsup şeklinde yapılacağı ifade ediliyor.
Resimlere bakıyorum içim acıyor, kan beynime sıçrıyor. Modern şehircilikten anladığı bu işte Recep Altepe'nin, TOKİ'nin..şehrin göbeğine eski doğu bloğundakilere benzer ruhsuz kuleler dikmek. Allah bunları nasıl biliyorsa öyle yapsın. Bursa'nın yüzüne faça attılar.
Birde kıymetini bilin diyorlar pişkin pişkin. Göz var nizam var. Bu projeyi savunanın güzel bulanın aklına şaşayım ben.
Göz var nizam var. Bu projeyi savunanın güzel bulanın aklına şaşayım ben.
Göz var nizam var ve benim gözlerim aşağıdaki görüntülere bakınca TOKİ konutlarını daha çok beğeniyor.
Doğanbey’in yaklaşık 200mt aşağısındaki yapılaşma…
Bu da Doğanbey TOKİ konutları.
Ben böyle bir yapılaşmanın içinde hem bu binalardan nefret etmiyorum hem de bu binaları beğenenleri yadırgamıyorum. Nefret edenin de aklına saygı duyuyorum nefret etmeyenin de. Beğenenler beğenmeyenlerin akıllarını sorgulamıyorsa beğenmeyenlerin de beğenenlerin akıllarını sorgulamaya hakkı yok.
Batur arkadaşımızın gösterdiği her iki resme de bakınca aslında benim içim kanıyor. Yıllar önce üç kuruş için satılmış toprakların üzerine, şekli şemali olmayan binalar yapılmış. Bu da yetmezmiş gibi, beldiyeler bu yerleşkeleri ortadan kaldıracağına, bu bölgelere elektrik , su ve yol götürmüş.
Yıllar sonra ise yapılan hatalar bu gibi kötünün iyisi denecek yapılaşmayla örtülmeye çalışılıyor. Ancak şehrin ne bir planı ne de doğru düzgün denetleme kurulu var. İşte bu projeyi yaptık, şu yolu hizmete sunuyoruz derken; Çalı, Demirtaş, Samanlı gibi daha iki üç sene önce tarlalarından meyve yediğimiz bölgeler işte dönüştürmeye çalıştığımız bu yerler gibi harcatılmaya devam ediliyor.
Eğer şehircilik yaptığını iddia ediyorsa başkanımız ne yazık ki herşey aynı tas aynı hamam devam etmektedir.
Mesele köhne bir mahalleyi yıkıp yerine toplu konut yapmaktan ibaret olsaydı, bu değişiklik ankara yolu üzerindeki o mezbedeliklerden birinde yapılsaydı bende alkışlardım. Doğanbey konumu itibariyle istanbul yolundan bursaya, ulucamiye doğru çıkarken yolcuları karşılayan bir yer. O köhne mahalle belki kötüydü ama hiçbiryeri kapatmıyor hiçbiryerden gözükmüyordu. Orası ancak eski bursa evlerinin havasında iki üç katlı binalar yapılarak kurtarılabilirdi. Bu kadar yüksek, bu denli özensiz ve ruhsuz blokları şehrin merkezine dikemezsin. Adama gülerler, aklından da elbette şüphe ederler ulucamiyi, uludağı görmek varken bunlara bakıyorlar diye.
Her işte olduğu gibi bu kentsel dönüşümde de vizyonsuzluktan bakış açısı eksikliğinden boğuluyoruz. Beterin beteri kentsel dönüşüm projeleri fomara yokuşunu ve meydanını (kent meydanı, alman hastanesi, bu bloklar) bir mezarlığa çevirdi. Ahmetpaşa mezarlığı bile daha canlı, daha iç açıcı bir yer, herkese tavsiye ederim orayı kullanın yukarı çıkmak için.
Göz var nizam var ve benim gözlerim aşağıdaki görüntülere bakınca TOKİ konutlarını daha çok beğeniyor.
Tamam toki konutlari dogal olarak tabiki daha guzel ama bir kac kisinin yanyana gelip yaptigi gece kondu ile muhendislerin biraraya gelip yaptigi binalari karsilastirmak sacmalik, tabiki TOKInin konutlari daha guzel, ama gecekondudan daha guzel demek o konutlarin guzel oldugunu kanitlamaz, toki binalarina estetik katmali, sonucda para ile yapiyo..binalari guzel ve estetik yapmak, en azindan dis cephesini guzel yapmak, maaliyeti yuzde 8 bile arttirmaz.
Kentsel dönüşüm projeleri, geçmişi çok gerilere dayanan şehirlerin eskimiş konut stokunun yenilenmesi için kaçırılmaz bir fırsattır. Ancak, Bursa'daki dönüşümlerin neredeyse tümünde sorun var. Çok tartışılıyor, çok konuşuluyorlar.
Doğanbey projesi, başlangıçta iyi niyetle yola çıkılmış, fakat bugün gelinen noktada şehircilik ilkeleri bakımından kolay kabullenilebilir durumda değildir.
TOKİ'ye dönük suçlamaların ardı arkası kesilmiyor. Bu kez meslek odaları değil, bizzat yer sahipleri gelişmelerden rahatsız.
Okurlarımızdan Emrah Tepe'nin gönderdiği elektronik iletide yeni bir sorundan daha bahsediliyor.
Hak sahipleriyle küçük daireler inşaa etmek üzere anlaşan TOKİ'nin, 25 katlı gökdelenlerde sözleşmeye aykırı olarak büyük konutlar yaptığından bahsediliyor.
Yani, vatandaş, aradaki metrekare farkını kapatmak için daha fazla para ödemek durumunda kalacak.
Tepe'nin gönderdiği iletide bakın neler var:
“Hak sahiplerinden sır gibi saklanan ve fakat bireysel bilgi edinme yöntemleri ile birey bazında öğrenebildiğimiz bir gelişme var ki, o da bizlere sözleşme imzalama safhasında 75,112 ve 150 metrekare brüt olarak inşa edileceği taahhüdünde bulunulan ve ona göre imza attırılan dairelerin aslında çok daha büyük metrekarelerle yapıldığıdır.”
Bu durum tabii ki yer sahiplerine Tepe'nin aşağıda anlattığı gibi ek külfet çıkaracak.
“Örnek olarak 75 metrekare brüt dairem olacaktı. Geriye dönük borcum 2007'deki muvafakat senedinde 36 bin lira idi. Bugün TOKİ’ye sorduğumuzda gelen cevap, 'daireniz satışa esas 114 metrekare brüttür' deniyor. Dolayısıyla geriye dönük borcum neredeyse iki katına çıkıyor.”
Tepe, hak sahiplerinin bu konuda bilgilendirilmemesinden de rahatsız.
Anlaşılan, Doğanbey kentin gündemden düşmeyecek. TOKİ ketum tavrını bırakıp, hak sahiplerini detaylı olarak bilgilendirmeli.