Şişecam`dan Balıkesir`e 400 milyon liralık yatırım
Şişecam Topluluğu ile Balıkesir Sanayi Odası arasındaki protokol kapsamında gelecek yıl üretime başlaması hedeflenen cam elyaf üretim tesisi için imzalar atıldı.
Alıntı:
. Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Kırman, Sanayi Odası Konferans Salonunda gerçekleştirilen imza töreninde, Balıkesir'deki tesiste cam elyaf üretimi yapılacağını söyledi. Cam elyafın birçok sektörün kullandığı malzeme haline geldiğini dile getiren Kırman, şunları kaydetti:
"Türkiye Şişecam Fabrikaları dünyada kendisine özgü yapısı ile camın bütün alanlarında faaliyette bulunan tek örnek. Düz cam, cam ambalaj, Paşabahçe dediğimiz cam ev eşyası ve kimyasallar alanında bunun yanında enerji ve diğer alanlarda faaliyetleri ile dünyadaki rakipleri arasında ilk beşte. Ayrıca halen 13 ülkede fiilen 44 noktada üretim yapıyoruz. Şu an 44 noktada fırınlarımız çalışıyor, cam üretiyoruz. Dünyanın sayılı cam ve soda üreticileri arasında yer alıyoruz. Bütün çabamız net olarak ülkemiz bayrağını bu yerlerde dalgalandırmaktan geçiyor."
Kırman, bu çerçevede elyaf yatırımını 70 bin ton ile Balıkesir'de yapacaklarını aktararak, "Umudumuz ileri teknoloji, kompozit sanayi ve savunma sanayinde, otomotiv sanayinde, geri dönüşüm rüzgar türbinlerinin pervanelerinde kullanılabilecek yüksek kalitede kompozit malzemeyi yapabilecek alana yoğunlaşmak ve bunu da kısa sürede buradaki yatırımı tamamlayarak hayata geçirmek." diye konuştu.
Balıkesir Sanayi Odası Başkanı İsmail Uğur da Türkiye'nin içinde bulunduğu bu dönemde yatırım yapan sanayicilerin ülkesine sahip çıktığını belirtti.
Yatırımların ülkenin hala güvenli olduğunu göstermek adına çok önemli olduğunu vurgulayan Uğur, şöyle devam etti:
"Şişecam Grubu Türkiye'nin en önde gelen sektörün yanı sıra dünya kuruluşlarından birisi. Balıkesir'de yatırım yapmaları bizi çok mutlu etti. Bu yatırımlar uzun soluklu bir süreç. Şişecam buraya gelerek, 'Bu millete güveniyorum' dedi. İnşallah biz de yatırımcılara elimizden geldiği kadar destek oluyoruz. Dünya da Türkiye de konjonktür anlamında sıkıntılı günler geçiriyor. O yüzden yatırımcılar önemli. Dile kolay 400 milyon liralık yatırım 200 dönüm arazi. Söylemesi kolay ama bunlar ciddi işler. Biz yatırımcının 7/24 emrindeyiz."
Ardından, Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı ile Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Edip Uğur da birer teşekkür konuşması yaptı ve ardından imzalar atıldı. Törene Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Fahri Ermişler ve Şişecam Kimyasallar Grup Başkanı Burhan Ergene ile Kompozit Sanayicileri Derneği Başkanı Şekib Avdagiç de katıldı.
Türkiye’nin önde gelen teknoloji pazarlama şirketlerinden Taglig, yeni teknoloji üssünde yerli LED ekran üretimine başladı.
Alıntı:
Amasya’da hayata geçirilen ve tamamen Türk mühendislerin AR-GE çalışmalarıyla üretim aşamasına gelinen fabrikada Avrupa standartlarında üretilecek LED ekranlar tüm dünyaya ihraç edilecek.
''ÜLKE EKONOMOSİNE KATKI SAĞLAYACAĞIZ''
2016 yılının başında yerli LED ekran üretimini yapmaya başladıklarını söyleyen Taglig Genel Müdürü Oğuzhan Akgül, Ekonomi Bakanlığı’nın Amasya 4. Teşvik Bölgesi’nde yatırım teşviği aldıklarını söyleyerek, “Devletimizin teşvikleri ve desteklerini olumlu buluyoruz. Ülke olarak zor günlerden geçtiğimizin farkındayız, herkesin taşın altına elini koyması gerekiyor. Üretim ve istihdam için elimizden geleni fazlasıyla yapmaya gayret gösteriyoruz. Ülke ekonomisine sağlayacağımız katkılarla gurur duyuyoruz” dedi.
Taglig, ürettiği yerli LED ekranları dünyaya satacak
Grup şirketleriyle beraber yaklaşık 20 yıldır medya ve reklam sektöründe faaliyet gösterdiklerini belirten Akgül, yazılım, digital, teknoloji pazarlama, gayrimenkul, yayıncılık gibi sektörlerde yatırımlarının olduğunu, Türkiye ekonomisine güvendiklerini, yerli ürünlerinin pazarda karşılık bulacağına inandıklarını söyledi.
İTHALATI AZALTMAYI HEDEFLİYOR
Yüksek teknoloji ile üretime başlayan marka ürünlerini sadece iç piyasada değil tüm dünyada satışa sunacak. 2017 yılı içerisinde başta Avrupa ülkeleri olmak üzere Ortadoğu Türki Cumhuriyet ülkelerine ihracat gerçekleştirecek.
Yüksek teknolojiyle donatılan fabrikada üretilen ürünler ile teknoloji ithalatını da azaltmayı hedefleyen Taglig, ithal ürünlerde yaşanan sorunların da önüne geçilmesi planlanıyor.
ÇİN'DEN İTHAL EDİLEN ÜRÜNLER TÜKETİCİYİ MAĞDUR EDİYOR
Özellikle son 10 yıldır Çin’den ithal edilen ürünlerle tüketicilerin mağdur edildiği ve sektörün bu anlamda ciddi sorunlar yaşadığı bilgisini veren Akgül, menşei bilinmeyen ürünlerin modül olarak ithal edildiğini ve birleştirilerek LED ekran haline getirildiğini, bu ürünleri kısa zamanda bozularak, kullanılamaz hale geldiğini söyledi.
7-10 Şubat'da Avrupa'da…
Üretime başladıklarından beri yabancı ülkelerden bayilik taleplerin geldiğini söyleyen Akgül, bu talepleri değerlendirdiklerini, doğru oyuncularla pazara gireceklerini ve kısa zamanda tüm dünyaya hissedilebilir ölçüde ihracat gerçekleştireceklerini söyledi.
Akgül yaptığı açıklamada, " Avrupa standartlarında ürettiğimiz ürünler, özellikle yurtdışında üretilen ürünlerle hem fiyat hem de teknoloji konusunda kolayca rekabet edebilecek özellikte. Pazarın ihtiyaçlarını çok iyi biliyoruz ürünlerimizi de bu ihtiyaçlar doğrultusunda tasarladık. Amacımız teknolojik arızaları asgariye indirirken ürün estetiğini ve kullanım alanlarını genişletmek" dedi.
Ürünlerini 7-10 Şubat 2017'de Amsterdam Integrated Systems Europe Fuarı'nda yabancıların beğenisine sunacaklarını söyleyen Akgül, 2017 yılı içerisinde sektör fuarlarına tüm ürün gamlarıyla birlikte katılacaklarını ifade etti.
Türkiye'ye doğrudan sermaye yatırımı Aralık 2016'da yaklaşık 2 milyar dolar ile son 17 ayın zirvesine yükseldi.
Alıntı:
.
Merkez Bankası verilerinden derlenen bilgilere göre, yurt dışında yerleşikler Türkiye'ye 2016 yılında 6 milyar 724 milyon dolar tutarında doğrudan yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırımın yüzde 30'luk bölümü yılın son ayında yapıldı.
Geçen yılın aralık ayında Türkiye'ye doğrudan yabancı sermaye yatırım tutarı 1 milyar 991 milyon dolar ile son 17 ayın en yüksek yatırım miktarı olarak kayıtlara geçti. Aralık 2016'da doğrudan yabancı yatırım bir önceki aya kıyasla yüzde 446 ve 2015'in aralık ayına göre de yüzde 37,4 artış gösterdi.
2015 yılında yurt dışı yerleşiklerin Türkiye'ye doğrudan yatırım tutarı 12,1 milyar dolar düzeyindeydi.
En fazla yatırım İngiltere'den
Geçen yıl Türkiye'ye en fazla doğrudan yatırım Avrupa ülkelerinden oldu. Avrupa ülkelerinden toplam yatırım tutarı 4 milyar 265 milyon dolar düzeyinde olurken, 2015'te ise Avrupa'dan 7 milyar 980 milyon dolarlık doğrudan yatırım gelmişti.
Avrupa ülkelerinden en fazla yatırım yapan ülke ise İngiltere oldu. İngilizler 2016'nın tamamında 961 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirirken, İngiltere'yi 956 milyon dolarlık yatırımla Hollanda, 430 milyon dolarla Almanya ve 409 milyon dolarla İspanya izledi.
Doğrudan yatırımların 5'te 1'i bankalara
Yurt dışındaki yerleşikler 2016'da en çok doğrudan yatırımı bankalara yaptı. Bankalara geçen yıl 1 milyar 271 milyon dolarlık doğrudan yatırım gerçekleşti.
Geçen yılki toplam doğrudan yatırımların yüzde 19'u bankacılık sektörüne, yüzde 10,6'sı (715 milyon dolar) elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörüne ve yüzde 9,1'ü (611 milyon dolar) toptan ve perakende ticaret sektörüne ve yüzde 8,9'u (598 milyon dolar) ulaştırma ve depolama sektörüne yapıldı.
Ege Serbest Bölgesi'nde 7,5 milyon euroluk yatırımla geçen yıl eylül ayında üretime başlayan Almanya'nın köklü erkek giyim markası, üretimi ve istihdamını ikiye katlamayı hedefliyor.
Alıntı:
. İzmir'deki Ege Serbest Bölge AŞ'de (ESBAŞ) eylül ayında üretime başlayan Almanya merkezli erkek takım elbise üreticisi Digel, 7,5 milyon euroluk yatırımla üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini iki katına çıkarmayı hedefliyor.
Digel Türkiye Genel Müdürü Serdar Aker, 1939'da kurulan Alman erkek takım elbise üreticisi Digel'in 1,5 yıl önce Türkiye'ye yatırım kararı aldığını, 6 ay önce de üretime başladığını söyledi.
Bu sırada terör saldırıları, darbe girişimi ve kredi derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri gibi yatırımları etkileyebilecek gelişmelerin yaşandığına anımsatan Aker, "Yatırım için Türkiye’nin dışındaki farklı ülkeler de vardı. Birer bant pantolon ve bir bant ceket olmak üzere 700 adetlik üretim kapasitesinde yatırım kararı aldık. 2018'de bunu iki katına çıkaracağız ve 2018'in ilkbaharında Allah nasip ederse günde bin 400 adet takım elbise üretimi yapacağız. Şu an 270 kişiyiz, 2018'de 550 kişi olacağız." dedi.
"İÇ PİYASAYA GİRECEĞİZ"
Aker, firmanın yatırım kararının ardından ülke seçimi konusunda Türkiye'nin öne çıktığını, 15 Temmuz'daki FETÖ'nün darbe girişiminin ve kredi derecelendirme kuruluşlarının yatırım kararını etkilemediğini dile getirerek, şunları kaydetti:
"Burada bizim şirket yönetimimizin vizyonu çok açık. Çok ileri görüşlüler. Terör konusuna değindiğimizde her zaman için tek bir şey var. Terör dünyayı ilgilendiren bir konu sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir konu değil. Türkiye, Avrupa ve Asya’yı birleştirdiği için bu işin ortasında kalıyor. Şu an için yaklaşık 7,5 milyon euroluk bir yatırım oldu. 2018'de bu yatırımın devamı gelecek. Proje üç aşamadan oluşuyor. Birinci arama üretim tesisleri kurmak. İkinci aşama merkezi satın almayı buraya taşıyarak, satın alma ihtiyaçlarını Allah nasip ederse buradan karşılamak istiyoruz. Üçüncü aşama ise iç piyasaya mağazalarımızla ve markamızla gireceğiz."
Almanya merkezli iş makineleri üreticisi ATLAS Maschinen GmbH`nın Üst Yöneticisi Brahim Stitou, Van`da iş makineleri üreteceklerini belirtti.
Alıntı:
. Almanya merkezli iş makineleri üreticisi ATLAS Maschinen GmbH'nın Üst Yöneticisi Brahim Stitou, Van'da iş makineleri üreteceklerini belirterek, "Van genç nüfusun fazla olduğu bir bölgede bulunuyor. Burada üretim yaparak bölge ülkelerine ihraç edeceğiz." dedi.
Stitou AA muhabirine, ATLAS Maschinen GmbH'nın "Cazibe Merkezleri Programı" kapsamında Van'a yapacağı yatırıma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye'nin bölgesinde önemli bir ülke olduğuna işaret eden Stitou, "Biz yaklaşık 100 yıldır üretim yapan bir firmayız. Türkiye'nin ve bölge ekonomisinin güçlü olacağına inanıyoruz. Van, genç nüfusun fazla olduğu bir bölgede bulunuyor. Burada üretim yaparak bölge ülkelerine ihraç edeceğiz. Biz bu genç nüfus kaynağını kullanmak istiyoruz. Bunun için bu yatırım kararını aldık." diye konuştu.
Bu yatırımla ilk başta yaklaşık 200 kişiye istihdam sağlayacaklarını tahmin ettiklerini dile getiren Stitou, insan kaynağı, lojistik ve diğer teşvikler konusunda gerekli desteğin verilmesini beklediklerini ifade etti.
Stitou, yatırımın yanı sıra iş makineleri alanındaki uzmanlıklarını da bölgeye aktaracaklarını, ayrıca sektöre yönelik eğitim çalışmaları düzenleyeceklerini bildirdi.
'HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ'
Van Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Şemsettin Bozkurt da Alman şirketinin Van'a yatırım kararı almasının önemine işaret etti.
Stitou ile Van'da bir araya geldiklerini anlatan Bozkurt, şunları kaydetti:
"Van bölge ticaretinin en cazip merkezi. Stitou, bize buradaki gençlerin Almanya'da eğitim almasını sağlayarak, Alman iş disiplini ve teknolojisinin öğretileceğini söyledi. Bu, bölge ekonomisine büyük katkı yapacak. Biz de bu şirketin bölgemizde yapacağı yatırım konusunda her türlü desteği vermeye hazırız. Altyapısı hazır ücretsiz arsa tahsisi gibi diğer bütün imkanlardan en yüksek düzeyde faydalanmasını sağlayacağız."
İngiliz şirketleri Uzak Doğu yerine Türkiye'yi tercih ediyor
Gaunt, "İngiliz şirketleri dışarıdan temin edeceği ürünleri almak için daha önce Hindistan, Çin, Güneydoğu Asya'ya gidiyordu. Son 18 aydır Türkiye'ye geliyorlar." dedi.
Alıntı:
Türkiye'deki İngiliz Ticaret Odası (BCCT) Başkanı Chris Gaunt, İngiliz şirketlerin dışarıdan temin edeceği ürünleri almak için daha önce Hindistan, Çin ve Güneydoğu Asya'ya gittiğini belirterek, "Son 18 aydır Türkiye'ye geliyorlar. Kalite, seyahat ve kazanılan zaman... Bütün bunlar Türkiye'yi daha cazip kılıyor." dedi.
Gaunt, çok sayıda İngiliz şirketinin Türkiye'de yatırımı bulunduğunu, Shell, Vodafone, HSBC, BP, Unilever, Deloitte ve KPMG gibi İngiliz şirketlerin Türkiye'de aktif olarak rol oynadığını ifade ederek, İngiliz SABMiller'in Efes'in yüzde 20'lerde olan payını 2,5 milyon dolara satın aldığını hatırlattı.
İngiliz şirketlerin Türkiye'deki Kamu-Özel Sektör İşbirliği Sağlık Programı ile ilgilendiğini belirten Gaunt, "Türkiye'ye gelecek olan yatırımcılar uzun vadeli kalmak istiyor. Kısa ve orta vadede kalmak istemiyor. Bu pozitif bir algı. Türkiye, aynı zamanda İngiliz yatırımcılara uzun vadeli yatırım seçeneği sunuyor." dedi.
İngiliz KOBİ'lerin yatırımcı olmadığını, daha çok ticari anlaşma ve ortaklıklar aradığını ifade eden Gaunt, İngiliz şirketlerin son 10 yıldır Türkiye'ye 20 milyar sterlin yatırım yaptığını bildirdi.
Dünyanın bir türbülansa girdiğini ve yatırımcıların global anlamda biraz gergin olduğunu dile getiren Gaunt, "Bu güçlü ilişkinin Brexit sonrasında iki ülke arasında oluşabilecek yeni serbest ticaret anlaşmaları ile daha da kuvvetlenmesi muhtemel." ifadesini kullandı.
"Türkiye güzel ürünler üretiyor"
Chris Gaunt, İngiliz ihracatçılar için Türkiye'deki fırsatların teknoloji, inovasyon, yaratıcılık, sağlık hizmetleri, altyapı hizmetleri ve tarım olduğunu belirterek, Türkiye'yi bölgesinde gelişen üs olarak gördüklerini söyledi.
Türk firmalar ile iyi ilişkiler geliştirilmesinin İngiliz şirketlere yardımcı olacağını ifade eden Gaunt, şöyle devam etti:
"Türkiye, mühendislikte çok güçlü. Türkiye güzel ürünler üretiyor. Bu ürünleri üreten Türk firmalarının çoğu diğer firmalar için çalışıyor, Türk markası yaratmak için çalışmıyorlar. Beko ve Arçelik bunun dışında... Bu şirketler global hale geldi. Ama bunların dışında fazla bir marka yok. Türk şirketleri daha ileri gitmek için değer zincirine önem vermeli. Bunun de tek yolu kendi ürününü üreterek markalaştırmak ve Türk markasını global alanda pazarlamak. İngiltere birçok global markaya sahip. Biz nasıl teşvik edileceğini ve marka yaratmayı biliyoruz. Bu konuda Türk üreticilere yardım edebiliriz. Türk ürünleri kaliteli ve güzel.
İngiliz şirketleri dışarıdan temin edeceği ürünleri almak için daha önce Hindistan, Çin, Güneydoğu Asya'ya gidiyordu. Son 18 aydır Türkiye'ye geliyorlar. Çünkü burada daha çok yetenekli insan var. Aynı zamanda Türkiye İngiltere'ye daha yakın, sadece 3,5 saat sürüyor. Burada fiyatlar biraz daha pahalı ama kalite, seyahat ve kazanılan zaman... Bütün bunlar Türkiye'yi daha cazip kılıyor."
"Türkiye'nin potansiyeli çok yüksek"
BCCT Başkanı Gaunt, İngiltere'ye gittiğinde Türkiye'yi tanıttığını belirterek, insanların gazete okuduğunda Türkiye hakkında olumsuz haberler gördüğünü, bunun da Türkiye'de iş yapmalarına engel olduğunu ifade etti. Gaunt, İngiltere'deki bazı medya kuruluşlarının Türkiye hakkında abarttığını da söyledi.
Türkiye'nin potansiyelinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Gaunt, şunları kaydetti:
"Türkiye'nin artık bilirkişiye ihtiyacı yok. Türkiye'deki eğitim ve insanlar kaliteli. Bunlar pozitif şeyler. Türkiye ekonomisinde şu anda bir baskı var. Orta ve uzun vadede Türk ekonomisi yükselişe geçecek. İngiltere'deki yatırımcılara bunu anlatıyoruz. Şu anda orta ve uzun vadedeki fırsatları kaçırmamaları gerektiğini söylüyoruz, geri dururlarsa fırsatı gelecekte kaçıracaklar."
Gaunt, İngiltere'nin, geçen yıl 961 milyon dolar tutarındaki doğrudan yatırım ile Türkiye'ye en fazla yabancı yatırım gerçekleştiren ülkelerden olduğunu bildirdi. AA
KAYNAK: TRT.NET.TR
Bu gercekten önemli bir gelisme..!!
Ingiltere, AB'den ciktiktan sonra Türkiyenin önemli bir partneri olacaktir...
Japon iklimlendirme devi Daikin, tarihinin ilk kombi yatırımını Sakarya’da hayata geçirdi. Burada üretilen kombiler 145 ülkeye ihraç edilecek.
Alıntı:
. 92 yıldır sadece soğutma teknolojileri üzerine faaliyet gösteren Japon devi Daikin, bu yıl ısıtma alanına da yatırım yapma kararı aldı. Kısa zaman önce Airfel markasını satın alan firma, bu kapsamda Sakarya'da tarihinin ilk kombi fabrikasını hayata geçirdi.
İlk kez gün yüzüne çıkan Daikin markalı kombi Sakarya'dan 145 ülkeye ihraç edilecek. Sabah'tan Metin Can'ın haberine göre konuyla ilgili konuşan Daikin Türkiye CEO'su Hasan Önder, "Daikin gibi dünyanın 145 ülkesinde faaliyet gösteren 92 yıllık bir iklimlendirme devinin, ilk kombisini Türkiye'deki fabrikamızda üretmiş olmaktan büyük bir mutluluk uyuyoruz" dedi.
ORTAK AR-GE'NİN ÜRÜNÜ
Önder sözlerini şöyle sürdürdü:
"Daikin'in sahip olduğu Japon teknolojisi ile buradaki Ar-Ge merkezimizde yürütülen çalışmaların bir ürünü olan ilk Daikin kombimiz, birçok açıdan büyük önem taşıyor. Yeni kombimizin boyutu ile ısıtmayı yeniden tasarlarken, ihracat gücümüze de yeni bir değer kattık. Sakarya'da ürettiğimiz bu kombimizi Türkiye ile aynı anda Avrupa'da da satışa sunmanın yanı sıra dünyanın her yerine ihraç ederek Daikin Türkiye'nin, bölgenin lojistik üssü olduğunu bir kez daha göstermiş olduk. Daikin Türkiye olarak büyümemizi sürdürürken, bundan sonra Ar-Ge ve inovasyon konusundaki çalışmalarımızla da ülkemizden söz ettirmeyi hedefliyoruz."
ISH Frankfurt Fuarı'nda tanıttığı Daikin kombiyi Türkiye ile aynı anda Avrupa'da da satışa sunan şirket, aynı zamanda yeni ürününü dünyanın her yerine ihraç etmeyi planlıyor.
Petrol borusu üretiminde dünyanın sayılı şirketleri arasında bulunan bir firma, Cazibe Merkezleri Programı kapsamında 750 milyon liralık yatırımla Şanlıurfa'da üretim tesisi kuracak
Alıntı:
Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı konumundaki Şanlıurfa, kente kurulacak petrol borusu üretim tesisi sayesinde ihracatını artırmaya hazırlanıyor.
Hükümetin bölge illerinin ekonomisini canlandırmaya yönelik uygulamaya koyduğu, iş dünyasına büyük avantajlar sağlayan Cazibe Merkezleri Programı'na, yerli ve yabancı yatırımcılar yoğun ilgi gösteriyor.
Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi'nin (TANAP) alt yapısını da yapan yabancı firma da yatırım için programa en fazla ilginin gösterildiği Şanlıurfa'yı seçti.
Türkiye'nin alan bakımından en büyük ilk 10 organize sanayi bölgesinden birine sahip olan kentte görüşmelerini ve incelemelerini tamamlayan firma, yatırım çalışmalarına hız verdi. Dünya genelinde 130 bin çalışanı ve 23 milyar avroluk cirosuyla dikkati çeken firmaya, 2. Organize Sanayi Bölgesinde petrol borusu üretimi yapması için yaklaşık 200 dönümlük arazi tahsisi yapıldı.
Altyapı hizmetlerinin tamamlanma aşamasına geldiği arazi üzerinde kısa süre içinde tesisin inşa edilmesi bekleniyor.
"YILDA 1 MİLYON ADET BORU ÜRETECEK"
Şanlıurfa Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Yunus Emre Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kente böyle büyük bir yatırımın yapılacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye'nin Ortadoğu'ya açılan kapısı konumundaki Şanlıurfa'da üretim yapacak tesisin, coğrafi yakınlığı dolayısıyla Irak ve İran pazarına ürünlerini daha rahat pazarlayabilme imkanı bulacağına işaret eden Aksu, yatırımın kent ekonomisine ciddi katkı sağlamasını beklediklerini belirtti.
Firmanın Şanlıurfa'da istihdama sağlayacağı katkıya da dikkati çeken Aksu, şunları kaydetti:
"Cazibe Merkezleri Programı kapsamında firma yatırım başvurusunda bulundu. Yer tahsis ettik, petrol aktarım boruları üretecekler. Firma 750 milyon lira gibi bir yatırım yapacak ve 500 kişi istihdam edecek. Senede 1 milyon adet metal ve plastik boru üretimi yapacaklar. Şu anda Şanlıurfa'nın 192 milyonluk ihracat hacmi var, bu firmanın gelişiyle birlikte ihracat hacmi 5 milyar dolarlara çıkacak. Bizim Şanlıurfa olarak 2023 ihracat hedefimiz 1 milyar dolar ama bu yatırımla kısa sürede 2023'teki ihracat hedefimizin 5 katına çıkmış olacağız." diye konuştu.
"DİĞER YATIRIMCILARI DA ÖZENDİRECEK"
Tüm Sanayiciler ve İşadamları Derneği Şanlıurfa Şube Başkanı Sadık Sade de söz konusu firmanın kent tarihinin en büyük sanayi yatırımlarından birini yapacağını belirtti.
Bu yatırımın uluslararası alanda da dikkati çekeceğini ve diğer yatırımcıları da özendireceğini dile getiren Sade, gelecekte yeni yatırımcıların da kente gelmesi adına umutlu olduklarını söyledi.
Çankırı'da 100 milyon dolarlık yatırımla kurulan ve yıl başında üretime başlayan akü fabrikasından 22 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor
Alıntı:
. Çankırı'da yıl başında üretime geçen akü fabrikasından 22 ülkeye ihracat yapılıyor. Yakınkent Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ve 422 bin metrekare açık, 125 bin metrekare kapalı alana sahip fabrika, sıfır atıkla üretim yapmasıyla da dikkati çekiyor.
Fabrikanın Genel Müdürü Hulki Büyükkalender, gazetecilere yaptığı açıklamada, Çankırı'dan bir dünya markasının doğacağını söyledi. Firma olarak otomotiv yan sanayisinde faaliyete geçtikleri günden itibaren büyük çalışmalara imza attıklarını belirten Büyükkalender, "Şu an yıllık üretim kapasitemiz 3 milyon 500 bin adet. Hedefimiz ise 10 yıl içinde 10 milyon adet kapasiteye ulaşmak. Avrupa'nın en büyüklerinden biri olacağız. Bir Türk markası, bir Çankırı markası olarak dünya yollarındayız" dedi.
Fabrikanın 100 milyon dolarlık yatırımla kurulduğuna dikkati çeken Büyükkalender, şunları kaydetti: "Çevreye duyarlılığı, iş sağlığı ve güvenliğine verdiği önemle örnek gösterilen fabrika, otomasyon seviyesi ve robot uygulamalarıyla da 'Sanayi 4.0' dönemine yaraşır yatırım olarak nitelendiriliyor. Kullanılan teknoloji ve otomasyon seviyesiyle sadece Türkiye değil, Avrupa, Asya, Ortadoğu ve Afrika'da dikkati çekiyoruz. Fabrikamızdaki teknolojiyi sadece Kore ve Amerika'daki birkaç firmada görmek mümkün. Ürün dizaynındaki teknolojilerimiz üstün performans ve kullanım süreleriyle testlerde en iyi sonuçları alıyor. Sadece binek araçlar için değil, ağır hizmet araçları, marina araçları için de kullanılabilen 'matrix pres teknolojisi' ve 'Kaizen tüneli' uygulaması Türkiye'de sadece AKO AKÜ'de bulunuyor."
TÜRKİYE'DE İLK VE TEK
Her yapılan ihracatın diğer ihracat pazarlarının kapısını açtığının altını çizen Büyükkalender, "Üretimimizin yüzde 65'ini 22 ülkeye ihraç ediyoruz. Üretime geçtikten kısa süre sonra ortaya çıkan bu rakamlar, iddiamızı ortaya koyuyor ama daha yeni başlıyoruz. Hedefimiz 150 ülkede insanların güvenini kazanan bir marka olmak" ifadelerini kullandı.
Büyükkalender, fabrikalarında sıfır atıkla üretim yapıldığını, bu anlamda da Türkiye'de tek olduklarını dile getirerek, "Akü üretimi üç ana unsurdan oluşur. Bunlar kurşun metalinin işlenmesi, plastik kutu kapak aksamı ve sülfürik asit ile şarj mekanizmasıdır. Fabrikamızın altyapısı bu üç temel unsurun işlenmesi sırasında ortaya çıkan tüm atıkların geri kullanıma sunulmasına olanak sağlıyor. Bu yönüyle Türkiye'de ilk ve tek, dünyada da sayılı fabrikalardanız" diye konuştu.
Enerji Günlüğü – Slovenya, Ankara’da hidroelektrik santrallerde kullanılmak üzere türbin üretim fabrikası kuracak.
Alıntı:
. Slovenya Büyükelçisi Igor Jukic, Ankara’ya 30-40 kilometre mesafede barajlar için türbin üreten bir fabrika kuracaklarını söyledi.
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ı ziyaret eden Jukic, Slovenya’nın Türkiye’ye yaptığı en son yatırımın Ankara’da gerçekleşeceğini belirterek, fabrika inşaatının bir yıl içerisinde tamamlanacağını ve yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlayacağını kaydetti.