Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Yatırım Haberleri - [EKONOMİ]
« önceki   123 ... 272829 ... 616263   sonraki »

ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
cevap yaz
sayfa 28
Yakup
6 yıl önce - Sal 25 Ekm 2016, 13:17

Alıntı:
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirmesi, Arap sermayesinin umurunda değil. Türkiye'ye özellikle de Karadeniz'e yatırım için adeta sıraya girdiler. Habertürk'ten Serpil Yılmaz'ın haberine göre Uluslararası Finans Merkezi’nde (İFM) BDDK ve SPK hizmet binalarının temel atma töreninde Başbakan Binali Yıldırım, projeyi hızlandırma gerekçelerini şöyle dile getiriyordu:

“Dünyadaki nakit para artık yeni adresler arıyor. Niye? Çünkü Amerika, Avrupa fazla sıkıyorlar. 50 tane soru soruyorlar. Bu parayı nereden aldın, nerede buldun, nasıl getirdin? İnsanlar da parasıyla rezil olmak istemiyorlar.”

11 Eylül saldırlarında mağdur olan Amerikalıların, Suudi Arabistan’a açacağı tazminat davalarına karşılık ayırmak üzere, bu ülkedeki 750 milyar dolarlık Suudi parasının bloke edilme riski doğdu. ABD’nin tutumu, Avrupa’daki finans kurumlarını da etkiliyor.

KARADENİZ’E DUBAİ İNŞA EDİLİR Mİ?

Son günlerde iş dünyasındaki tüm temaslarımda bu konular konuşuluyor. Arap ülkelerinin milyarlarca dolarlık yatırım fonları, Türkiye’ye hiç bu kadar yakın olmamıştı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Türkiye’nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyenin altına indirmesi, Arap sermayesinin umurunda değil. Daha dün Trabzon’a inen uçaktan, bölgeye 1 milyar dolarlık sağlık turizmi, atçılık, marina yatırımları yapmaya karar veren Dubai merkezli Armada Group’un tepe yöneticileri inmişti.

En kısa sürede Trabzon’da yatırıma başlamak isteyen grubun başkanı, “vatandaşlık” hakkı istiyor... Birleşik Arap Emirlikleri’nin inşaat devi Emaar’ın da ilerleyen “Yeşil Yol Projesi” ile cazibe merkezi haline gelen Karadeniz’e ilgisi arttı.

TEKFEN’E KATAR’DAN YALDIZLI DAVETİYE!

Tekfen Yönetim Kurulu Başkanı Murat Gigin, şirketin 60’ıncı kuruluş yılı için verdiği davette 2 müjdeli haber veriyordu. Bunlardan ilki; Suudi Arabistan’da yatırımı Aramco tarafından yapılan yaklaşık 300 milyon dolarlık, Yanbu-Cidde arasında yapılacak 333 km’lik jet yakıtı boru hattı projesi ihalesiydi.

2 trilyon dolarlık Suudi devlet şirketi Aramco’nun, New York Borsası’nda halka arzı planlanan 10 milyar dolarlık tahvil ihalesinin tehlikeye girdiği bir dönemde, bu yakınlaşma dikkat çekiciydi. Körfez’den ikinci hamle Katar üzerinden geldi. 2005 yılından beri Katar’da 2.5 milyar dolar civarında toplam 7 proje teslim eden Tekfen’e, Katar devleti yaldızlı davetiye çıkarmıştı. Geçtiğimiz hafta Katar devleti, 2.1 milyar dolarlık “Al Khor Expressway” otoyol projesi ihalesini Tekfen’in adeta kucağına bıraktı.

Bu ihale Tekfen’in tek kalemde aldığı en büyük sözleşme tutarını ifade ediyor.

Geçen yıl grubun toplam 4.6 milyar lira olan cirosunun 2.4 milyarı taahhüt sektöründen gelirken, 2016 yılında imzaladığı kontratların değeri 4 milyar doları aştı.

Tekfen başlığını, Gigin’in konuşmasını açarken yaptığı “laiklik” vurgusuyla bitirmek isterim. Zira Arap coğrafyası, Türkiye’nin laik, hukuk devleti konumuna hassasiyet gösteriyor.

FATİH TERİM KARTI İŞ YAPMADI!

Dünya kupasına 2022 yılında ev sahipliği yapacak Katar, 5-6 milyar dolarlık 9 futbol stadından 7’sinin ihalesini tamamladı. Bunlardan biri bile 24 şehirde modern stadyum inşa eden Türkiye’ye verilmedi.

2015 Avrupa Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan Azerbaycan’ın 68 bin kişilik Bakü Olimpiyat Stadyumu’nu inşa eden Tekfen, diğer 2 stattan birini almak için görüşmelere hız veriyor.

Katar’ın Türk sporuna ilgisi malum. Trabzonspor ile 7 milyon dolarlık sponsorluk anlaşması imzaladı. Katar şirketi beIN ,Lig TV ile pazar hâkimiyetini koruyan Digiturk’ü satın aldı.

Filmi geriye sardığımızda; Katar Dünya Kupası Yüksek Komitesi, 2016 Mart’ında Türkiye Futbol Başkanı Fatih Terim’in ev sahipliğinde, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Riva tesislerini gezdikten sonra, Galatasaray’ın Türk Telekom Arena, Beşiktaş’ın Vodafone Arena’sını gözlemledi. Heyetin son durağı ise Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’ydu.

2014 yılında stadyum ihalesine çıkan Katar’a bugün mü bu statlar gezdirilir? Katar heyetine, 2014 yılında Kanyon İnşaat’ın yaptığı 17 bin 300 kapasiteli Başakşehir Fatih Terim Stadyumu’nu gezdirenler bunun yanıtını verebilir.

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Gelsinler...


Yakup
6 yıl önce - Sal 22 Ksm 2016, 16:20

Alıntı:
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türk ekonomisinin güvenilirlik ve sağlamlığını dünyanın tasdik ettiğini belirterek, Alman enerji şirketi EWE'nin Türkiye'ye 120 milyon avroluk yatırım yapacağını bildirdi.

Albayrak, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

"Dünyanın önde gelen enerji şirketlerinden Alman EWE'nin CEO'su Matthias Brückmann ve beraberindeki heyeti kabul ettik. Türkiye'ye 120 milyon avroluk yeni yatırımda bulunacaklarını belirttiler. Ekonomimizin güvenilirliğini ve sağlamlığını dünya tasdik ediyor. Daha sonra Alman rüzgar enerjisi devi Nordex firmasının CEO'su Lars Bondo Krogsgaard'ı kabul ettik. Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı (YEKA) stratejimiz ve yenilenebilir enerji alanında Türkiye'deki yatırım ortamı ile yakından ilgilendiklerini vurguladılar."

KAYNAK: MILLIYET.COM.TR

Güzel bir yatirim...


Yakup
6 yıl önce - Cum 02 Arl 2016, 15:58

Alıntı:
Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, Milliyet gazetesinden Şükrü Andaç'a dev projenin detaylarını aktardı. Özdemir, 'bu topraklara borçluyum' dedi.

İşte o röportaj:

“Devletimiz teröre karşı önemli mücadele yürütüyor, oldukça önemli. Vatandaş da bıktı, iş aş istiyor. Doğu ve Güneydoğu’daki projelere bankalar şüpheli bakıyor. Ancak bizim grubumuzun genel pozisyonumuzdan dolayı kredi bulmakta sıkıntı yaşamayız. Terörün azalacağına inanıyorum ve ‘yatırıma devam’ diyorum.” Bu sözler işadamı Nihat Özdemir’e ait.

“Yaşım geldi 66’ya, hiç de ihtiyacım yok” diyen Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir, yaşananlara inat Siirt’te 700 milyon dolarlık yeni bir yatırım projesine hazırlanıyor.

“Bu topraklara borçluyum” diyen Özdemir, “Buradan yetişmiş biriyim. Sadece yatırım olarak düşünmemek gerek. Buradaki bir baraj, bir üniversite demek. Buralarda yetişen çocuklar, yurtiçi-yurtdışı projelerinde önemli işler üsteleniyorlar” ifadelerini kullanıyor.

Limak’ın Siirt’teki Alkumru Barajı’nı ziyaretimizde Özdemir’in paylaştığı rakamlara göre grubun enerjide 3.000 MW kurulu gücü var. Bunun 800 MW’ı hidroelektrik santrallerden oluşuyor. Yeni projelerin devreye girişiyle birlikte ay sonu itibarıyla hidroelektrikte bu rakam 900 MW’a çıkacak. Grubun enerji yatırımlarının 3’te 1’i hidroelektrik, 3’te 1’i doğalgaz ve 3’te 1’i kömüre dayalı olacak. Ayrıca, Aydın’da jeotermal, Konya Çumra’da da güneş santralı yatırımına başlanıyor.

“Güneydoğu’ya yeni yatırım” müjdesi veren Özdemir, Alkumru ve Kirazlı barajlarını süresinden önce tamamladıklarını, kendilerinin dışındaki Ilısu, Namlı, Orhanlı, Keskin, Pervari ve Çetin barajlarının ise hala yapılamadığını hatırlattı.

CUMHURBAŞKANIMIZ UFKUMUZU AÇTI

Nihat Özdemir’le Alkumru’ya yaptığımız ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pakistan seyahatinin hemen sonrasına denk geldi. Özdemir’e, işadamları için oldukça verimli geçtiği belirtilen temasları sorduğumuzda şu yanıtı verdi:

“Bunu samimiyetimle söylüyorum, Pakistan seyahatinde Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) bizi yine büyüledi. Beni yanına çağırıp, Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin’le yatırım için buluşturdu. Ayrıca bu ilk kez olmuyor. Daha birçok ülkede bu sayede önemli işlerin altına imza attık. Limak olarak Kuveyt, Senegal, Arnavutluk, Suudi Arabistan ve Balkanlar’da varsak en büyük destekçimiz Recep Tayyip Erdoğan oldu. Cumhurbaşkanımız bu işlere bu kadar önem veriyor, bu da bizim önümüzü açıyor. Bir işadamı olarak ‘Ben nasıl ayak uydurabilirim’ diye düşünüyorum ve konu yatırım olunca hiç düşünmeden imzaları atıyorum. Yurtdışında yatırım işleri Rahmetli Özal ile başladı. Cumhurbaşkanımız Erdoğan bizim ufkumuzu açtı.”

SİİRT’TE 2.500 KİŞİLİK İSTİHDAM

Çetin Barajı’yla yakından ilgilendiklerini söyleyen Özdemir, şu bilgiyi paylaştı:

“Çetin, aşağı ve yukarı olmak üzere iki etaptan oluşuyor fakat bir türlü yapılamadı. İnşaat yüzde 20 seviyelerinde durdu. Bir yıldır da herhangi bir hareketlilik yok. Projenin sahibi Norveçli devlet şirketi Statkraft. Biz bu şirket için Arnavutluk’ta iki santral projesinin taahhüt işini yapıyoruz. Bir gün bize gelip, “Biz Çetin’i yapmayacağız, size satalım” dediler. Biz de Botan Havzası ve Doğu Anadolu’nun potansiyeline inandığımız için masaya oturduk. 527 MW’lık önemli bir proje. Görüşmelerimiz devam ediyor, işi bitirmeye çok yakınız.”

Çetin Barajı’nın yatırım maliyetinin 700 milyon dolar civarında olacağını öngördüklerini belirten Özdemir, şunları kaydetti:

“Bankalardan 450 milyon dolarlık finansman kullanabiliriz. 150 milyon dolar civarında da öz sermaye koyarız. Diğer kalemlerle (projeyi alım fiyatı) birlikte toplam maliyet yaklaşık 700 milyon dolar civarında. Çetin’de 2 bin 500 kişiye iş vereceğiz. Sadece iş bitene kadar bakacak olursak üç yılda Siirt’e 100 milyon dolar kalır diye düşünüyorum.” Özdemir ayrıca bölgede Enerjisa’nın haklarını elinde tuttuğu ama işe başlamadığı Pervari için de görüşmelere başlayabilecekleri bilgisini paylaştı.

ENERJİDE ‘DEVRİM’

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak döneminde Türkiye’nin enerji alanında büyük ve önemli yatırımlara imza attığını ifade eden Nihat Özdemir, “2002’de 33 bin MW’lık güce sahip Türkiye 80 bin MW’ı konuşuyor. 2023 hedefi 120 bin MW. YEKA’lar olmasa bunların hiçbiri yapılamazdı. Yerli kömürle ilgili önemli yatırımlar olacak. Bunlar bir devrim. Kömür, rüzgar ve güneş alanında yerli kaynakların kullanımı öne çıkıyor. Bu işlere Çinli, Amerikalı, Kanadalı ve Alman ilgisi var” dedi.


KAYNAK: MILLIYET.COM.TR


Gercekten güzel bir haber..!!


Yakup
6 yıl önce - Cum 30 Arl 2016, 19:28

Alıntı:


Yomra Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Suat Hacısalihoğlu ile ilçede daha önce Dünya Ticaret Merkezinin bulunduğu alanda otel inşaatı yapacak Armada Group Yönetim Kurulu Başkanı Mohammed Rahif Hakmi'nin, Yomra Belediye Başkanı İbrahim Sağıroğlu'nu makamında ziyaret ettiği bildirildi.

Yomra'ya uzun vadede karlı bir yatırım yapacaklarını vurgulayan Hakmi'nin, şu ifadeleri açıklamada yer aldı:

"60 milyon dolar civarında bir yatırım olacak. İnşaat alanının yüzde 50'si konaklamaya ayrılacak diğer kısmında ise restoranlar, alışveriş, tıp, fuar ve kongre merkezleri ile kültür aktiviteleri için yapılar yer alacak. Yapılar, anahtar teslimi 18 ayda tamamlanacak. Otelimiz, son sistem akıllı yeşil bina olarak inşa edilecek. Bölgedeki en özel yatırıma imza atacağız. Amacımız Trabzon ve Yomra'ya katma değer sağlamaktır."

Otel projesinin başlangıç olacağını, daha büyük projelere imza atmayı planladıklarını vurgulayan Hakmi, "Amacımız Yomra'ya ve Trabzon'a faydalı yatırımlar kazandırmaktır. Biz otel sektörünü çok iyi biliyoruz. Yapacağımız yatırımla Yomra'ya büyük bir istihdam sağlanacak." değerlendirmesinde bulundu.

Sağıroğlu ise ilçede gerçekleştirilecek yatırımı çok önemsediklerini vurgulayarak, Trabzon'da yaz sezonundaki 4 aylık dönemde otellerin doluluk oranının yüzde 100 olduğunu anımsattı.

Turizm hareketliliğini yılın 7, 8 aylık dönemine yaymak için çalıştıklarını belirten Sağıroğlu, şunları kaydetti:

"Çok güzel kırsal alanlarımız var. Belediye olarak ilerleyen zamanlarda kendilerine önemli projeler sunacağız. İlçemize yapılacak her türlü yatırımı, öz yatırımımız olarak değerlendiriyoruz. Gerekirse kendilerine şantiye şefi gibi yardım edeceğiz. Biz yatırımcımıza köstek değil, yardımcı olacağız. Yatırım gerçekleştiğinde kendileri de bizden memnun kalacak, övgü ile bahsedecekler."

Sağıroğlu, Trabzon'da turizmin kalbinin Yomra'da attığını dile getirerek, "Yeni otel ilçemize çok yakışacak. Otel inşaatının ruhsatına ilişkin çalışmalar yarın tamamlanacak." ifadesini kullandı. AA

KAYNAK: TRT.NET.TR

Ne cok tüketimi seviyoruz arkadas!!

Birazda üretim üzerine yatirim yapsak...

Ona göre devletimiz tesvik verse üretime yönelse yatirimcilarimiz daha iyi olmazmiydi...


Cemoli D18
6 yıl önce - Sal 10 Oca 2017, 15:18



Yakup
6 yıl önce - Sal 10 Oca 2017, 16:35

Alıntı:
. TÜRKİYE'YE 100 MİLYAR DOLAR YATIRIM GELİYOR
Aweidha, Türkiye ile körfez ülkelerinin politik ve ekonomik işbirliğinin hızla devam ettiğine vurgu yaptı, önümüzdeki süreçte Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'dan Türkiye'ye 100 milyar dolardan fazla yatırım yapılacağının müjdesini verdi.


Konut yapmak icin gelmesinler..

Istiham yaratacak sekilde yatirima gelsinler...


Misafir 334

6 yıl önce - Sal 10 Oca 2017, 20:45



Cemoli D18
6 yıl önce - Cum 13 Oca 2017, 16:06

Alıntı:

Russell Duke, Türkiye'ye 4 yıl içinde 20 milyar dolar yatırım yapmayı planladıklarını, ilk aşamada elde edecekleri başarıya göre finansman miktarının giderek artabileceğini bildirdi.

Duke, AA muhabirinin National Standard Finance ve Polar Müşavirlik arasında birkaç gün önce imzalanan çerçeve yatırım anlaşmasına ilişkin sorularını yanıtladı.

Şimdiye kadar 70’in üzerinde ülkenin hükümetlerine çeşitli seviyelerde danışmanlık ve finansal aracılık yaptıklarını belirten Duke, Türk-Körfez Fonu girişimi kapsamında Türkiye’ye sunulacak yatırım, ticaret ve finansman fırsatlarının cari açık ve döviz kuru sorunlarının çözümüne katkı sağlayacağını vurguladı.



Alıntı:
"TÜRKİYE'NİN TİCARET AÇIĞINI KAPATMAYI AMAÇLIYORUZ"

Russell Duke, projeleri arasında başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticaret ilişkilerini inşaat ve tarım gibi sektörleri kapsayacak şekilde geliştirmek olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Türkiye’nin şu an yıllık 50-60 milyar dolar civarında ticaret açığı var. Biz bunu kapatmayı amaçlıyoruz. Suudi Arabistan ve Körfez bölgesinde ihtiyaç duyulan bazı endüstri ve hizmetlerin Türkiye’den ithal edilmesine çalışıyoruz. Bu projeleri genellikle Suudi Arabistan hükümeti ile yönetiyoruz. Yeni ticaret fırsatları çerçevesinde Türkiye’ye dolar cinsinden ödeme yapılacağından, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ve hazinesinin yabancı rezervleri artacak. Dolayısıyla bu girişimlerimiz TL'yi destekleyecek. Dış ticaret açığının düşmesine ilaveten döviz kurunda dengeleyici etkisi olacak."

Duke, Türkiye'den alınan bazı hizmet ve ürünler için petrol üzerinden ödeme yapılması olanağını ele aldıklarını, bunun bölge ticaretinin geliştirilmesi açısından önem taşıdığını vurguladı.


2 TRİLYON DOLARLIK FİNANSMAN AĞI
National Standard Finance’in dünyanın en büyük bankaları ve yatırım fonlarıyla yakın ilişkileri bulunduğunu, bu kuruluşların 2 trilyon doları aşan sermayelerini yatırabilecekleri projelere yönlendirdiklerini ifade eden Duke, Türkiye’deki iyi projeleri, ABD, Orta Doğu ve Avrupa’daki yatırım şirketleriyle buluşturmayı planladıklarını bildirdi.

Duke, şöyle devam etti:

"Uluslararası yatırımcılar Türkiye'ye bizimle Türk-Körfez Fonu üzerinden yatırım yapacaklar. Türkiye, 2 trilyon doları aşan finansman ağından çok yarar sağlayabilir. Yaptıklarımız TL'nin değer kazanmasına yardım edecek, Türkiye’nin Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve ABD ile olan ilişkilerini destekleyecek. Ayrıca, Batılı şirketlerin Türkiye’ye yatırım yaparken daha rahat olmalarını sağlayacak."

Mevcut durumda Türkiye'nin en büyük sorunlarından birinin likidite eksikliği olduğuna işaret eden Duke, 2 trilyon dolarlık finansman kaynağının bu sorunu ortadan kaldırabileceğini vurguladı.

İLK AŞAMADA EN AZ 20 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
National Standard Finance Genel Müdürü Duke, finansman ağına ilave olarak Türk-Körfez Fonu’nun kurulmasıyla Türkiye’ye ilk aşamada, gelecek 4 yıl içinde en az 20 milyar dolar yatırım yapmayı planladıklarını, ilk aşamada elde edecekleri başarıya göre finansman miktarının giderek artabileceğini söyledi.

Yatırım yapacakları sektörlerin başında bankacılığın geldiğini belirten Duke, maliyeti düşük büyük ölçekli gayrimenkul, enerji ve altyapı projelerine de destek vereceklerini bildirdi.

"DOLAR 3,40 SEVİYELERİNE DÖNECEK"
Russell Duke, döviz piyasalarındaki dalgalanmaların projelerini nasıl etkilediğine ilişkin soru üzerine, TL'de son birkaç günde yaşanan kayıpların geçici olduğunun bilincinde olduklarını söyledi.

Duke, söz konusu durumun yabancı yatırımcı için bir endişeden ziyade fırsat niteliğinde olduğunu ifade ederek, "TL’deki değer kaybını, kısa vadede, yani gelecek 1-2 ay için yabancı yatırımcı açısından bir fırsat olarak görüyoruz. Çünkü dolar üzerinden yaptığımız yatırımın değeri uzun vadede TL ile birlikte yükselecek." diye konuştu.

TL'de gelecek 6 ay içinde kademeli düşüş öngördüklerini belirten Duke, "Dolar, belki 30-60 gün içerisinde değil ama önümüzdeki 3 ila 6 ay içinde değer kaybedecek ve TL, dolar karşında 3,40 seviyelerine geri dönecek. Bu trendin 18 aya kadar sürme ihtimali var." dedi.


**********

Haber bu. Bakalım içinden ne çıkacak bu haberin.
Doların artık 3.40 seviyelerini normal kabul edilmesi gerektiğiniz alenen belirtmiş oluyorlar.


Yakup
6 yıl önce - Pzr 15 Oca 2017, 13:58

Alıntı:
. İLK AŞAMADA EN AZ 20 MİLYAR DOLARLIK YATIRIM
National Standard Finance Genel Müdürü Duke, finansman ağına ilave olarak Türk-Körfez Fonu’nun kurulmasıyla Türkiye’ye ilk aşamada, gelecek 4 yıl içinde en az 20 milyar dolar yatırım yapmayı planladıklarını, ilk aşamada elde edecekleri başarıya göre finansman miktarının giderek artabileceğini söyledi.

Yatırım yapacakları sektörlerin başında bankacılığın geldiğini belirten Duke, maliyeti düşük büyük ölçekli gayrimenkul, enerji ve altyapı projelerine de destek vereceklerini bildirdi.


Tam olarak ne tür yatirim olacak merak ediyorum...


Yakup
6 yıl önce - Pzr 29 Oca 2017, 18:53

Alıntı:
. Mercedes-Benz Türk Direktörler Kurulu Başkanı Süer Sülün, "Türkiye'de bugüne kadar toplam yatırımımızın tutarı 1 milyar euro. Yatırımlarımıza hiç ara vermeden devam ediyoruz." dedi.

Sülün, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada şu an Aksaray'da 113-115 milyon euro yatırımları olduğunu ve kapasite olarak 2'ye katlayacaklarını söyledi.

Aksaray'da 2018 yılında ihracatlarını katlayarak artıracaklarını belirten Sülün, Aksaray'ın teşvik olarak 5'inci bölge olduğunu ve bu şehirden yaklaşık 1 milyar euro ihracat yapacaklarını dile getirdi.

Sülün, "15 Temmuz'dan sonra 19 Temmuz'da Aksaray'da Ar-Ge merkezi kurma kararımız vardı. Dolayısıyla bu tip olayların bizim için hiç bir engeli yok. İş anlamında baktığımızda herhangi bir duraklama, herhangi bir soru işareti söz konusu değil." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de bugüne kadar toplam yatırım tutarlarının 1 milyar euro olduğunu ve yatırımlarına hiç ara vermeden devam edeceklerini belirten Sülün, Türkiye'nin çok büyük bir pazar olduğunu, içerisinde çok büyük potansiyel barındırdığını ve lokasyon olarak çok ciddi bir merkez olduğunu kaydetti.

Sülün, Suriye ve Irak problemleri bittiği zaman Türkiye ekonomisinin daha iyi olacağına inandıklarının altını çizdi.

"EV VE OTO SATIŞLARI REKOR KIRIYOR, KRİZDEN SÖZ ETMEK ÇELİŞKİLİ"

2016 yılında otomotiv endüstrisinin rekor kırdığını anımsatan Sülün, "Otomotiv sektöründe üretim, ihracat rekoru kırıldı. Türkiye pazarında da satış rekoru kırıldı. 2016 yılında ev satışlarında rekor kırıldı. Hem ev satışlarında hem otomotiv satışlarında rekor kırılan bir ülkede krizden söz etmek çelişkili." diye konuştu.

Bununla birlikte 2017 yılında Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) artışı ve kur artışından dolayı yüzde 10 daralma beklediklerini kaydeden Sülün, "Çok önemli olan yeni teşvik paketi çıktı. Cazibe merkezleri ile ilgili Ar-Ge teşvikleri tekrardan yenilendi. Bu da çok önemli. Taleplerimizden en önemlisi de öngörülebilirlilik. Yani bir uygulama kanunu çıktığı zaman bunun tarihlerinin çıktığı şekilde korunması." değerlendirmesini yaptı.

Sülün, 15 Temmuz'da yaşananların yabancı yatırımcılar tarafından doğru algılanmasının önemli olduğunu ifade etti.

Kendilerinin endüstriyel büyükelçi olduklarını ve burada yaşananları doğru bir şekilde anlatmaları gerektiğini söyleyen Sülün, şöyle devam etti:

"Darbe olayını anlamak çok zor. Biz Türk vatandaşı olarak anlamakta zorlanıyoruz bazı şeyleri. Bunu tabii yurt dışından izleyerek algılamak, anlamak, geri planını bilmek 40 yıllık bir oluşum diyoruz, o yüzden çok zor. Yatırım anlamında hiç bir gerileme olmadı. Biz 50 yıldır Türkiye'deyiz. Türkiye'nin içini biliyoruz. Daimler olarak biliyoruz. Bizim başkanımız Türkiye doğumlu. Daimler'in yönetiminde Türkiye'de çalışmış 3 kişi var. Bunların hepsi Türkiye açısından bir avantaj."

Buraya gelip çalışan Alman yöneticileri veya başka herhangi bir milletten olan yöneticileri sektörel büyükelçi olarak geri gönderdiklerini belirten Sülün, Türkiye'de yaşanan olayların anlaşılması ve anlatılması konusunda Türkiye'de görev yapan yabancı yöneticilerin büyük bir avantaj olduğunu kaydetti.

"REFERANDUMDAN SONRASINA DAHA POZİTİF BAKIYORUZ"

Süer Sülün, kendilerinin ciddi bir otobüs ihracatçısı olduklarını ve geçen yıl toplam ihracatlarını yüzde 400 civarında artırdıklarını belirtti.

Dolayısıyla belli bir hızla bu yıl daha fazla ihracat yapmayı öngördüklerini kaydeden Sülün, 2017'nin ikinci yarısına, referandumdan sonrasına daha pozitif baktıklarını, talebin biraz daha artması gerektiğini ve bu beklentide olduklarını dile getirdi.

Sülün, "ÖTV artışından dolayı otomotiv sektöründe kasım ayında çok büyük bir artış oldu. Otomotiv endüstrisinde ocak ayı her zaman düşüktür. Aralık ayında hep yüksektir." ifadelerini kullandı.

Türkiye olarak artık mühendislik satmaya başladıklarını da vurgulayan Sülün, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşları artık mühendislik yapıp mühendislik satıyor. Bu da baktığınız zaman Türkiye açısından gurur verici bir şey. Dolayısıyla Ar-Ge faaliyetlerimizi, mühendislik faaliyetlerimizi arttırıyoruz, yoğunlaştırıyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.

KAYNAK: HABERTURK.COM.TR

Güzel bir yatirim...



sayfa 28
« önceki   123 ... 272829 ... 616263   sonraki »
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET