Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 31
M.ALİ AKKAN

14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 02:25

Alıntı:
Bir buçuk sene önceden ekonomistlerin açıklamalarına kulak tıkayan, revize edilmeyen ,önlem alınmayan ekonomi politikasının kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz


Acaba Küresel krizin Türkiyeye etkisi yönetimlemi alakalı yoksa Patronlarlamı. Kriz tellallığı yapıldığından beri kaç Bankamız battı acaba 2000 lerdeki krizin aksine. Daha bugun AKBANK ın karından bahsedildi.

Alıntı:
Tayyip Erdoğan, son altı yılda disiplini elden bırakmayarak kamu maliyesini düzeltti, bütçe açığını kapattı ve devlet borçlarını azalttı. Bütçe açığının ulusal gelire oranı 2002’de yüzde 24,5; devlet borçlarının oranı da yüzde 98 idi. 2008 yılı sonunda bütçe açığı yüzde 1,7’ye, devlet borçları yüzde 37’ye geriledi.

Erdoğan, kamuyu disiplin altına alarak işini başarıyla yaptı. Asıl işini yapmayan büyük işadamları oldu. Erdoğan devletin maliyesini düzeltirken, büyük işadamlarının önemli bölümü kendi şirketlerinin mali dengelerini bozdular. Dış borçlarını 42,9 milyar dolardan yedi yılda 196,2 milyar dolara çıkardılar. Şirketlerini kırılgan hale getirdiler. Dünya mali krizinde yurtdışında para kaybettiler.

Bu yüzden de şimdi hiç gerekmediği halde IMF’yle yeni bir anlaşma istiyorlar. Bugüne kadar Türkiye’ye her zaman IMF’yi devlet çağırırdı, şimdi büyük işadamları IMF’yi çağırıyor. Çünkü çok borçlular ve IMF’nin anlaşma karşılığında Türkiye’ye vereceği parayı kendilerine istiyorlar.

Bunu açıkça söyleyemedikleri için de, IMF olmazsa Türkiye’de kamunun mali disiplininin bozulacağını ileri sürüyorlar. Anlayacağınız, ekonominin yönetimi konusunda seçimle gelen hükümete güvenmeyip, IMF’ye güveniyorlar. Oysa Türkiye’nin IMF’ye ihtiyacı yok. Çünkü kamu maliyesi sürdürülebilir durumda.

Dün açıklanan 2009 ocak ayı bütçe rakamları da yaşanan ekonomik kriz koşullarında oldukça iyi görünüyor. Krize rağmen ocak ayında vergi gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 2,4 oranında azaldı. Ama toplam gelirler yüzde 0,3 oranında arttı. Faiz dışı harcamalarda ise yüzde 24,9 oranında artış var. Zaten ekonomik krizle başa çıkmak için harcamaların artması şart. Hazine’nin nakit dengesi açısından da sorun yok. Ocak ayında bütçe açığı 2,9 milyar lira olurken, Hazine’nin nakit açığı 1,9 milyar lira oldu. Nakit açığının küçük olması ve Hazine’nin kolayca borçlanması kamu maliyesinin iyi durumda olduğunu teyit ediyor.

Bütün bu gerçeklerden hareketle Başbakan Tayyip Erdoğan, “menfaatimiz yoksa IMF ile anlaşmayız” dedikçe, bazılarının asabı işte bu yüzden bozuluyor ve gerçekler gizlenmeye çalışılıyor.

Demokrasiye inanıyorsanız, Avrupa Birliği ülkelerinde olduğu gibi bırakın seçimle gelen hükümet ekonomiyi yönetsin. Eğer hükümetin icraatını beğenmiyorsanız, artık içeride askere, dışarıda IMF’ye müracaat etmeyin. Lütfen siz de bir siyasi parti kurun ve seçimlere girin. Belki kazanırsınız.

Süleyman Yaşar / Taraf / 12 Şubat 2009


OkanDikmen

14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 02:38

Alıntı:
Bir buçuk sene önceden ekonomistlerin açıklamalarına kulak tıkayan, revize edilmeyen ,önlem alınmayan ekonomi politikasının kaçınılmaz sonuçlarını yaşıyoruz..


Sn. Erdal KARAMERCAN (Eczacıbaşı), Sn. Ferit ŞAHENK (Doğuş), Sn. Ahmet KOCABIYIK (Borusan), Sn.Nezih BARUT (Abdi İbrahim), Sn. Bülent BULGURLU (KOÇ), Sn. Kamil YAZICI (Anadolu grubu) vs gibi bazı üst düzey işadamı ve yöneticilerin kriz ve özelleştirmeler hakkındaki söylem ve makalelerinin dikkatle takip edilmesini tavsiye ediyorum. Sokaktaki vatandaş doğal olarak bazı ekonomik girişim ve tedbirleri algılayamayabilir ama emin olun konunun uzmanları herşeyin farkında..


Atila@Kara
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 02:53

Alıntı:
o eski hükümetleri ..çok beğenmiştim demedim...
onları şimdi mumla arıyorum demek istedim....


Evet o eski hükümetleri mumla arayanlar var. Ama bana öyle geliyor ki bulana kadar
daha çoook mum tüketirsiniz.
Size bir ipucu vereyim... Toprağın altında arayın


A.Mehmet
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 02:55

Alıntı:
haklısınız..... gerçekten arıyorum...
o zamanki alım gücü ile bu günkünü mukayese etmek....imkansız...
50 yaşıma giriyorum...Türkiye de böyle bir piyasa şartı ilk defa görüyorum

Fazli bey,
Iki seyi karistiriyorsunuz.Dunyayi apartmana benzetirsek eger apartman dairelerinin tamamina yakini yaniyorsa benim daireme bir sey olmaz diyemessiniz.Az yada cok oturdugunuz yerde zarar gorur.Dunya 100 yil da bir gorulen krizi yasiyor, basinizi kaldirp dunyaya bir bakin, Turkiye,yi ornek gostererek bir yere varamassinizEger bakmis olsaydiniz 100 yil evvel boyle buyuklukteki krizi oldugunu bilir,50 yasinda boyle kriz gormedim demezdiniz.Almanya,Fransa Ingiltere gibi dunya devleri cagresizlik icinde trilyon dolar zarar icindeler ABD,yi soylemeye gerek yok,dunyanin en fazla buyuyen ekonomisi Cin ve Rusya da isszlik rekor seviyede.Bazi ulkeler haritadan silindi,avrupanin en zengin ve mutlu ulkeleri Hollanda,Belcika,Luksenburg halklari simdi bit pazarindan cikmiyorlar.Dunyada zarar gormedik diyen bir ulke yok.Ama hic biri bizim gibi aglamiyor.
Bu kriz dunya ulkelerinin bir araya gelip cozebilecegi bir sorundur,herhangi bir ulkenin bu sorunu tek basina cozmeye ne gucu nede imkani var.
Bundan onceki ulkemizdeki olan krizler ,dunyayi apartmana benzetirsek biz kendi evimizi kendimiz yakiyorduk,IMF denen tefeciye muhtac oluyorduk. Iki olayi ayni gormek idolojik korluk(gorememe) hastaligina yakalanmak demektir.


mesut_tr
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 03:23



raufkibar

14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 03:49



bahadır1963
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 12:53



GOKSEL_74
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 14:17



boyacı yususuf
14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 16:01
site memmuniyeti




Hakan ERTÜRK

14 yıl önce - Cmt 14 Şub 2009, 21:06

Alıntı:
Kriz demek, ekonominin çöküşü demektir. 2001 bankalar krizi, 5 nisan karararlarını aldıran ekonomik çöküntü birer krizdi. Daha önceki dönemlerde böyle bir küresel kriz olsaydı Türk ekonomisi alt üst olurdu. Bırakın durgunluğu, zincir iflaslar yaşanırdı.


Ben 2001 ile 2009 arasında fark göremiyorum.

Ha sizin taraflarda ya da hükümete yakın taraflarda ekonomik bir iyileşme mevcutsa bilemem.

Zira 2001 yılındaki hükümet,kendi yandaşlarına peşkeş çekilen tesisler,işletmeler,arsalarla

anılmıyor.

Erdem gerçekleri saklamak değildir.

Kriz varsa vardır!

Krizi saklama sanatları makalesi yazmışsınız adeta cevabınızda

Güneş balçıkla sıvanmaz

Bundan 10 sene sonra farklı şeyler konuşacağız inşallah,gençlerden ümitliyim!



sayfa 31
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET