İlkesel olarak karşıyım ama Türkiye şartlarında gerekli
20.3%
[297]
Karasızım/fikrim yok
3.3%
[48]
Toplam Oy : 1465
Necmettin K.
16 yıl önce - Cmt 09 Hzr 2007, 00:51
Bu konu aslında deşildikçe bazı gerçeklerin kavranmasını sağlıyor.
Bir kere insanı benim tanımlama gibi bir hadsizliğim olamaz. Yani insanı ben tanımlayamam. Daha doğrusu bana göre insan ,ona göre insan tarifi olamaz.
Suç işleyenlerin insan olmadıklarını savunmak. Ne derece doğru bir tanımlama bilemiyorum. Acizane ,onlarında bir anneden olduklarını, onların da hayattan beklentilerinin ve elde edemediklerinin olduğunu çok iyi biliyorum.
Ya birgün ben de suç işlersem diye düşündünüz mü?
Ben müslümanım. Sizler değilsiniz anlamında kabul etmeyin lütfen. Benim peygamberim , Vahşi denilen şahsın, amcası Hamzayı şehit ederek kalbini çıkarıp Hint'e vermesine rağmen ,Allah resulu onu affetmiştir. Yalnızca bir şartla. Toplumda benim bulunduğum ortamda, benim arkamda otur,seni gördükçe amcamı hatırlıyorum demiştir.
Şimdi kimin insan , kimin vahşi olduğuna ne ben ve ne de burada yazanlar karar veremezler.
Asıl vahşiyi arayanlar, masum bir çocuğun nasıl olupta vahşileştiğini arasalar ve bu sebepleri ortadan kaldırsalar daha doğru bir iş yapmış olmazlar mı?
İdam olmalı,idamı kaldırmakla konuyu çözmüşlermi sorusunun gerçek muhatapları ise hukuk fakülteleri,sosyal bilimciler,eğitim bilimcileri ve daha konu ile alakası olan araştırmacı ve istatistikçilerdir.
Biz sitede acizane sadece inandıklarımızı yazmakla meşguluz. Ondan ötesi benim haddim değildir. Ben dersem herşey düzelecek diye bir iddiam da yok. Ben sadece inandıklarımı yazıyorum. Sizlerde inandıklarınızı,belki de inanmak istediklerinizi yazıyorsunuzdur.
Ben de insanların fikirlerinin zamanla nasıl değişebileceğine örnek vereyim :
Yaklaşık 10 yıl önce bu konuyu arkadaşlarımla tartışırken, ölüm cezası yerine nasıl birşey düşünülebilir ? diye epey kafa yoruyorduk.
İdama karşıydım o yıllarda. Hümanist düşünüyordum...
En akılcı çözüm şu olmuştu :
En ağır cezayı hak eden mahkumlar, karadan epey uzak bir adaya bırakılsın, orada yaşasınlar. Hiçbirşey verilmesin kendilerine...
Devlet yaşamaları için özel bir çaba sarfetmesin... -yani diğer vatandaşlardan alınan paralar mahkumlara harcanmasın-
Herkes gerçek yaşamdaki gibi işbölümünü yapsın, eksin, biçsin. Yaşayabiliyorlarsa orada ömürlerinin geri kalanını yaşasınlar...dışarıdan hiçbir destek görmeden. Adadan ayrılmamaları için önlem alınsın yeter.
Öyle etrafa birsürü gardiyan, nöbetçi vs. konmasın. Dedim ya hiçbir para harcanmasın onlar için.
Sonra yıllar geçti...daha da büyüdüm...gördüklerimiz, duyduklarımız, okuduklarımız oldu...
Yaşamın neresinde, nasıl durmamız gerektiğini, iyiyi-kötüyü nasıl ayırmamız gerektiğini, ideolojik değil de evrensel doğruların neler olduğunu aşağı-yukarı kavradık. (en azından kendi adıma yazayım)
Artık şuna inanıyorum :
Bir kişi, -sebebi ne olursa olsun !- kendini kontrol edemeyerek bir başkasını öldürüyorsa, o kişi kesinlikle dünya üzerinde bırakılmamalı.
Biraz açalım ;
Bir kişi bir başkasını niye öldürür ?
1. Öfkeli olduğundan kontrolden çıkar. Öfke kaynağı herhangi birşey olabilir.
2. Sarhoş olduğundan kontrolden çıkar.
3. Hayatî kurallara uymadığı için kontrolden çıkar. Örnek: trafik kurallarına uyulmaması: hatalı sollama, hız limitlerine uymama...
4. İdeolojik olarak kontrolden çıkar. İntihar bombacıları buna dahil edilebilir. İnsan düşüncesine dayalı tüm kavramlar da...sosyalizm, faşizm, komünizm gibi bilinen tüm "izm"ler ve dinler...
Önemli olan nokta şudur, anlamak gerekir :
Bu kavramlarda toplumun tamamını hiçbir zaman aynı düşünmeye inandıramazsınız !
Bütün insanları demokrasiye inandıramazsınız. Buna mukabil, herkes komünist olmaz...tüm insanlık hıristiyan olmayacağı gibi tamamı müslüman da olmayacak...arada her zaman dinsizler de olacak.
Öte yandan "bir gün herkes Fenerbahçeli" olmayacak mesela (şşş...hemen bir konu yakaladık sanmayın. Espri yapayım dedim. Ben takım tutmuyorum örneğin. Kaldı ki sitede fitbol konuşmak yasak !)
Genel idareyi ele alıp sizinle aynı fikirde olmayanları kesmeye başlasanız bile olmaz. Daha önce deneyen manyaklar oldu dünyada.
Yaşamın bu gerçeğine rağmen, ideolojiyle kafayı yiyip, bombaları gövdene sarıp ya da arabaya bomba doldurup, gidip birilerini öldürecek adamın, en kısa zamanda dünyadan fişini çekmek gerekir.
Cesedini mümkünse Tıp Fakültesinde kadavra olarak kullanılsın ki insanlık adına işe yarasın. O zaman kemikler sızlar herhalde.
Neyse uzattık biraz.
Başka madde de yok sanırım. Bir insan, bir başkasını bunlardan başka bir sebeple öldürmez gibi...
Tabii ekleyecek olan varsa yazsın, çekinmesin.
Hah aklıma şu son madde geldi :
5. Sevinçli olduğu için kontrolden çıkanlar !Örnek mi ? Düğün veya spor magandaları...Sevinçten tabancayı çıkarıp sağa sola mermi sıkanlar.
Böyle salakça kontrolden çıkıyorsan o silahı taşımayacaksın !
İstisna yok mu ?
Var tabii...
Otoyolda giderken adamın biri -120 km/s ile giden arabadan daha hızlı olacağını düşünerek- karşıdan karşıya geçiyorsa, yapılacak birşey yok. Ne işin var orada ? denir sadece...Bu sürücü hatası yüzünden olan bir "öldürme" değildir.
Amaaa 120 ile Bağdat Caddesinde giderken, karşıya geçen yayayı ezersen, sen yaşamalısın. Çünkü yaşadıkça "zevkin için" (ki burada amaç birini öldürmek değil, zevk için sürat yapmak) birilerini öldürmeye devam edeceksin, istemeyerek ! Sadece "kontrolünü kaybettiğin için"
Hmmm çok mu sert oldu ?
Peki, şehir içinde caddeden karşıya geçerken, 100'le gelen arabayla ezilen adam, sizin babanız olsa ne düşünürsünüz ?
Evet, bence de "öldürelim bu hayvanı !!!"
Gencecik bir kız vardı geçtiğimiz yıllarda, böyle caddede boşuna ölen...babası yürüyerek Ankara'ya gitmişmiydi ? öyle birşey. Hatırlarsınız.
Ateş düştüğü yeri yakar. 20 yaşına kadar getirdiğiniz, yemeyip yedirdiğiniz, içmeyip içirdiğiniz, yaşamınızı ona adadığınız gencecik çocuğunuzu, gelip manyağın biri öldürürse ne hissedeceksiniz ?
Bu ülkede "kontrolden çıkmış"lar yüzünden boşuboşuna ölen insanlar var ne yazık ki !
Sadece birine benzetildiği için birkaç kişi tarafından, evinin önünde öldürülen üniversite öğrencisi genci yazdı gazeteler geçen aylarda !
Otobüs durağında beklerken ölen kız kardeşleri anlattı televizyonlar. Adam arabayla durağa dalmış !
Ya sizin dayınız, oğlunuz, babanız, anneniz, teyze kızınız ölüverse böyle ?
Şimdi, biraz empati yapın.
İllâ bir yakınınızın ölmesi gerekmiyor. Düşünün...
Ölüm cezası gerekli mi ?
Sevgiyle kalın.
Şimdiye kadar bir yakınım öldürülmedi çok şükür...diyecektim, birden ben üç yaşlarındayken, dayımın oğlu (Eskişehir'de) işten dönerken öldürülüp Porsuk Çayına bağlı kanallardan birine atılmıştı...anlatıyorlardı çocukken. İki oğlu vardı. Babasız büyüdüler zorluklarla...Eşi bir daha hiç evlenmedi.
Önceki sayfaların tamamını okuyamadım. Sonra okuyacağım, ancak bir alıntı yapayım :
Alıntı:
Göksel kardeşim;
Sen intihar bombacısı diye bir kavram duydunmu?
Adamlar zaten ölümü göze almış,sen diyelim bombayı patlatmadan yakaladın idam ettin,başkası çıkmayacakmı?Ödüllendiriyorsun adamı.İçeri hayat boyu tıkacaksın ki ceza caydırıcı olsun.
demiş berhan1 arkadaşımız.
İntihar bombacısına verilebilecek en güzel ceza, intihar bombacılarıyla dolu bir odada o adamı patlatmak olsa gerek ! Onlara göre "boşuboşuna ölmek" olur herhalde bu.
İdama karşıyım ancak idam edilmesi gerekirken kendisine bir ada tahsil edilip keyif çatan etrafa emirler saçan bir teröristinde suçunu bu şeklide çekmesinede karşıyım.Hapishane caydırıcı olmalı,hani ''kelebek'' diye bir film vardı,hayatı hapislerde geçen bir adam...
İdamlık suç ömür boyu hapis olabilir ama öyle bir hapishane olacakki suçlu beni idam edin diye yalvaracak,bunu suç unsurların işleyen insan bilecek ve caydırıcı olacak.
Bir kere cezayı kim verirse versin,mahkumu ipe asacak, boynunu baltayla vurcak, elektrikli sandalyenin şartelini açacak ya da kurşunlayarak öldürecek bir cellat olmak istemem.
İdamı o kadar çok isteyenler kendilerini cellatın yerine koysunlar ve rahat rahat uyuyabildiklerini söylesinler.
Yine ben acizane fikrimi yazıyorum. Ben koskoca TBMM den daha kudretli birimiyim ki ben istedim diye idam kalksın. Adadaki zavallıyı idamdan alan da ben değilim.
Ateş düştüğü yeri yakıyor malesef. Eğer tedbir almazsanız bakın o zamanlar düşmediği yerleri de nasıl yakıyor.
Eğer eğitim ve sağlık hizmetlerimiz gerektiği gibi yerine getirilse,o zaman belki bunları konuşmaya bile gerek kalmaz.
Şahsi bir cevap vermek ve karşı çıkmak amacımın olmadığına lütfen inanınız.
Keşke idam edilenlerden sonra idama gerek kalmayacak şekilde herkes edebini takınsa. Yok eğer siz idamlara devam edecek olursanız o zaman ülkede cellatlık yapacak adam bulamazsınız.
Halbuki benim dileğim, ne idamlık mahkum ve ne de idam edecek cellata gerek kalsın.
Şunu iyi bilin ne kadar ölürse ölsün,ne kadar yakalarsanız yakalayın sonunda yine intihar edecek bombacı varsa sistemin ve adaletin yeri neresidir diye sormak gerekmez mi?
Bir kişi bir başkasını niye öldürür ?
1. Öfkeli olduğundan kontrolden çıkar. Öfke kaynağı herhangi birşey olabilir.
2. Sarhoş olduğundan kontrolden çıkar.
3. Hayatî kurallara uymadığı için kontrolden çıkar.
4. İdeolojik olarak kontrolden çıkar. İntihar bombacıları buna dahil edilebilir....
Alıntı:
5. Sevinçli olduğu için kontrolden çıkanlar !Örnek mi ? Düğün veya spor magandaları...
Alıntı:
Ölüm cezası gerekli mi ?
Yasalar, kişiye özel olarak çıkarılmamalıdır.
Çünkü, kişiye özel olarak çıkarılan yasalarla, hukuk adına hukuksuzluğa gidilir.
Yasalar, toplumun genel talep ve beklentilerini karşılamak, dirlik ve düzenini sağlamak,
koruyucu ve caydırıcı olmak zorundadır. Ama, Devlet de bireyleri eğiterek, sosyal yönden
kollayarak, aile düzenine, sokağa sahip çıkarak suçu önleyici tedbirleri almak zorundadır.
Defalarca idamı haketmiş malum kişi ile idamı yanyana getirirsek, yazacak bir şey kalmaz
fakat ben konuya yukarıda bahsetmeye çalıştığım, genel açıdan bakarak, ölüm cezalarına
karşı olduğumu belirteceğim.
Kader mahkumu diye adlandırdığımız, kimi zaman kızdığımız, çoğu kez afedilmelerine karşı
çıktığımız, kimi zaman acıdığımız ve "Allah Kurtarsın" dediğimiz kişiler arasında, o gün evden
çıkarken aklının ucunda bile olmayan, hayatında belki hiçbir zaman aklından bile geçirmediği
ama sonunda "Cinayet" suçu ile cezaevine düşmüş olan bir çok kişi bulunmakta, kanısındayım.
Üstelik, bu güne kadar hayatında hiç bir suça karışmamış içimizden herhangi birimiz dahi
her an böyle bir eyleme karışma riski ile karşı karşı.
Bülent Aras Bey'in saydığı marazlı tipler hariç, her an içimizden biri, bir başkasını öldürebilir :
1- Yaşamını tehdit edici unsurlarla karşılaştığında, "Benim anam ağlayacağına..." diyerek,
( Nefs-i Müdaafa )
2- Kazaen rastgele veya çok sevdiği kişi-kişilerin ölümüne sebep olmak, (Evde, avda vb. elindeki
silahın ateş alarak canından çok sevdiği kişi-kişilerin ölümüne sebebiyet...)
3- Kendisinin veya sevdiği kişilerin uğradığı ağır tahrik, hakaret, tecavüz karşısında yasaların
vermediği-veremediği cezayı, onurunu kurtarmak adına kendisinin vermesi gibi...,
Bütün bunlara ilave olarak yargılanan kişi ; komplo, iftira, hatalı, taraflı, baskı altında bir yargı,
şaibeli deliller-şahitler vb. gibi durumlarla karşı karşıya da kalabilir.
Yargı yanıltılabilir veya yanılabilir.
Belirtmeye çalıştığım ve bahsettiğim pencereden baktığınızda sizlerin de ekleyebileceğiniz
nedenlerle, "Ölüm Cezası" verilerek, toplum olarak çok büyük bir vebal altında kalma endişesi
taşıdığımı, ileride aydınlanıp ortaya çıkabilecek gerçeklerin, bu cezaya uğramış kişilere yapılan
haksızlığın ölçülemeyecek boyutunun sürekli hatırlanmasını isterim.
Suçluların, ceza evlerinde daha çok suça teşvik edici ortamlardan, topluma katkı sağlayacak
görevlerde çalıştırılarak yararlı olmalarının sağlanması, ceza evlerinin yan gelip yatma yeri
olmaması taraftarıyım.
En son Kemal Bayır tarafından Cmt 09 Hzr 2007, 03:32 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Idam cezasi olmayisi yuzunden bugun binlerce kisi olduruluyor. Idam cezasi olsada masumlarin yerine suclular cezalarini cekseler. Ayrica idam cezasinin olmasi cok caydirici olur bu da ayri bir guzellik.
ilker bişey sonuçta. idama mahkum olan kişi biri veya birilerini öldürdüğü için o cezası alıyo yani katil cani oluyo. kalkıpta devlet bu kadarı verirse başkasının canına kast etmiş oluyo her ne kadar o kişi bunu haketsede...ama ülkemizde bu cezayı hakeden o kadar çok suçlu varki..insan keşke demeden duramıyo..
bide şu var idam kararı verildiği zaman arkasında durulmalı ve uzatılmamalı uzatılacaksa ve o karar yerine getirilmeyecekse o zaman verilmemeli...idama mahkum edilmiş birine el bebek gül bebek bakılmamalı helede o kişi binlerce mahsum kişiyi katlettiyese...
herhangi bir devlet başta biz olmak üzere başka bir devlet istediği için hak eden birini daha doğrusu hakkında karar verilmiş birini keyfini düşünmek ve iyi bakmak zorunda değil bu bağımsızlık olmaz ....
2- Kazaen rastgele veya çok sevdiği kişi-kişilerin ölümüne sebep olmak, (Evde, avda vb. elindeki
silahın ateş alarak canından çok sevdiği kişi-kişilerin ölümüne sebebiyet...)
3- Kendisinin veya sevdiği kişilerin uğradığı ağır tahrik, hakaret, tecavüz karşısında yasaların
vermediği-veremediği cezayı, onurunu kurtarmak adına kendisinin vermesi gibi...,
demiş...
Eh bir madde daha ekleyelim !
6. Salaklık sonucu kontrolden çıkmak !
Benim mantığım der ki : Ateşli silahlara hakim olamıyorsan kurcalamayacaksın ! Silah kendininse bakım işlemini yaparken sevdiklerinin ya da sevmediklerinin yanında durmayacaksın. Silah senin değilse ne oynuyorsun zaten ?! Bu da en az diğer beş madde gibi "hata olarak kabul edilemeyecek" bir mazeret.
Olmaz...olamaz...
Günümüzde aslında hakedilen cezaların veril(e)mediğine şahit oluyoruz evet...Kimi zaman yapanın yanına kâr kalıyor.
Ancak, öldürme haricindeki suçların karşılığı da gidip o kişiyi öldürmek olmamalı. Bu zaten doğrudan benim saydığım maddelerden birincisine dahil oluyor !
Öfke sonucu kontrolden çıkmak ! Neden ? Hakarete uğradığın için veya
Alıntı:
sevdiği kişilerin uğradığı ağır tahrik, hakaret, tecavüz
sebebiyle...
Bu gibi durumda karşıdakini öldürmek gerekmez.
Meşru müdafa istisnadır. Biri sizi alenen öldürmek için uğraşıyorsa yapabilecek çok birşey yoktur.
Ancak yargı sisteminin de sağlam olması gerekir.
İki kişinin şahitliğine bakarak adamın birine "katil" yaftası yapıştırılmamalıdır.
Günümüzde, gelişen tıp ve diğer bilim dalları sayesinde kimin katil olduğu detaylı olarak ispatlanabiliyor.
Bir de şöyle bir yararı olacaktır ölüm cezasının :
Ucunda "mutlak olarak idam" olduğunu bilen birisi kolay kolay tetikçi olmak istemez meselâ...
"Hepimiz bilmemneyiz !" diye slogana da gerek kalmaz.
Ya da "birileri" istiyor diye bir cinayeti üstlenmez kimse, "biz sana ve ailene bakacağız, zaten 5-10 yıl yatıp çıkarsın !" tarzında gaz vermelere inanarak.
Bu ülkede bizzat onlarca cana kıydığı halde, yüksek kademelerde olabilen insanlar var. Azmettirenler hariç.
Gönül ister ki tüm insanlar "insan gibi, insana yaraşır" şekilde yaşasın.
Ben de istemem, kimse ölmesin, öldürülmesin, idam edilmesin.
idam cezası aslında yeniden yasallaşsın AB ayağına idam cezası kalktı ve ortalık her türlü kötülüğü yapanlara kaldı nasılsa ceza sistemi yok diye ayrıca teröristler onlarca ,yüzlerce masum halkın mehmetciğin canına kıydı yakalanınca en fazla 5-10yıl yatıp aflar sayesinde çıkıyorlar zaten hırsızlık ve gaspa ceza olmadığı için teröristede 5-10 yıl ceza normal sayılır.idam olmalı kurunun yanında bir kaç tane de yaş yanabilir ama toplum huzur içinde olur suç işleyenler suçu işlemeden düşünmek zorunda kalırlar bu sayede
Bu başlıkta sanki idamdan yana olanlar veya karşı olanlar diye algılanıyor.
Burada taraflar değil, fikir ve düşünceler belirtiliyor.
Doğru ile insan nefsi aynı çizgide olmayabilir.
Babamı öldüreni öldürmek , onun kanının intikamını almak isteyen ilkel düşünceyi benim nefsim de teşvik edebilir. Ama aklım ve iradem,katil olarak ,zalimce yüce yaradana döneceğine ve hesabını vereceğine, mazlumca yaradanın karşısına çık ve alacaklı ol. Mazlum zalimden hayırlıdır.
İşte şu durumlarda zalimler cani oluyor,tecavüz ediyorlar. Müsebbibi mutlaka katledilmelidir.
Dünyadaki bütün ideolojiler, sistemler, görüşler ve dinler insanları mutlu ve huzurlu yaşatmak içindir.Yönetimlerde insanlara huzur ve güven vermelidir.
Siz insanlara güven ve huzur veremeyen güçlü sistemleri cezalandıramayınca zavallı canileri katletmeyi düşünüyorsunuz. Katillerin ve çetelerin gücü bellidir. Halbuki sistemlerin ordusu, Adalet mekanizmaları ve tedbir alacak düşünen insanları ,maaş alan uzmanları ve üniversiteler gibi ilme ve düşünceye açık kurumları varken ,sorumluluğu bunlardan alıp zavallı bir katile ve sapığa yüklemek ne kadar doğrudur, bunun düşünülmesi gerekmektedir.
Bir toplumda huzur ve güven olabilmesi için önce olumsuz düşüncelerin yok olması gerekmektedir. Sürekli gergin ve tedirgin yaşanan bir ortamda kırılma her zaman olabilir.
Arzı kürenin depremlerde meydana getirdiği kırılmalar, aslında birikimin bir sonucudur.
Olumsuz düşüncelerden arınıp, olumlu işleri teşvik etmek insanı daha güvenli ve huzurlu yapar.
Bir pilota veya geminin kaptanına kullandığı aracın zayıflıklarını anlatırsanız çok zor durumlarda yapması gerekenleri denemeye bile teşebbüs etmez. Halbuki siz ona kullandığı aracın üstün niteliklerini empoze ederseniz sınırları zorlayarak en tehlikeli görevleri bile başarır.
Toplumda sürekli olumsuzlukları gündemde tutarak kötülükleri yok edeceğinizi savunmak aslında baştan başarısızlığın mazaretini hazırlamaktır. Adına ister global, ister küresel deyin, vahşi kapitalist sermayenin istediğide bu, yani kaos ortamıdır. Buna Türkçede "bulanık suda balık avlamak" denir.
Bir eşkiyabaşı ucuz bir insanın hayatına terörü bağlamak ne kadar da ucuz bir mazerettir. Bana hayvanatbahçesinden maynun çalacağını söyleyen birinin kefesi bahane göstermesi, kafese giremediğinden yakalayamadığını anlatması, sanki onu doğal ortamında ağaç dallarında yakalayabileceğini mi ifade etmektedir?
Ülkede huzur ve güvenliği adi bir şerefsizin hayatına lütfen bağlamayın.
Eski defterleri açmayın, ben aponunda diğerlerininde örgüte nasıl yamandığını iyi bilenlerdenim. Bir ATM cihazında kart kullanamayacak bir cahil aptalın, milyonlarca dolar para trafiğini yönettiğini bana kimse inandıramaz.
Aponun idamına gelinceye kadar 1971 den bu yana 36 yıl geçti. Arada neler olduğunun hesabını kime soracağız.