Mimarlar Odası karşı çıkıyorsa projeye sıkı sıkıya sarılmak gerek. Çünkü bugüne kadar faydalı tüm projelere karşı çıktılar.
Haberde bu tip uygulamaların motorlu taşıtı teşvik ettiğinde bahsetmiş Mimarlar Odası yetkilisi. Oysa Türkiye'deki kişi başı araç sayısının Avrupa ve ABD'nin çok çok altında olduğunun ve bunun ne yapılırsa yapılsın böyle gitmeyeceğinin farkında olmalılar.
Sahi bi metro vardı ne oldu ona? Aksaray Yenikapı'yı Şişhane Unkapanı'yı Yenibosna Havalimanı nı bağlamayı becereme ben şu kadar karayolu tüneli yapacağım de, iyi valla.
neden kimse, " madem yerin altını deleceksiniz, neden metro yapmıyorsunuz, parayı oraya harcamıyorsunuz da böyle fantazi yapıyorsunuz ve milleti daha fazla otomobil kullanmaya teşfik ediyorsunuz" diye sormuyor?
İstanbul'a kazık tünelleri
'Yedi tepeye yedi tünel' sloganı adıyla anılan projeye itirazlar: Bir metro hattı, 12 şeritli yola bedel. Tünel ve köprü, daha çok araç ve trafik demek. Karayolu ısrarı, sorunu iyice çözümsüz hale getirir
İSTANBUL - Trafik sorunundan bunalan İstanbullulara nefes aldırmak isteyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi, '7 tepeye 7 tünel' sloganıyla toplam 68 kilometre uzunluğunda 31 karayolu tüneli inşa etmeye hazırlanıyor. Bilim adamları ise trafik çilesine tek çözüm gördükleri metro hatları yerine karayolu güzergâhları düşünülmesine tepkili. Kent kaynaklarının israf edildiğini savunan İnşaat Mühendisleri Odası, projelerinin durdurulması için yargıya başvuracağını açıkladı bile.
2 milyon 800 bin aracın bulunduğu İstanbul'da trafiğe her gün 600 yeni araç eklendiğini ve bu sayının katlanarak artacağını belirten İstanbul Büyükşehir Belediyesi, sorumluluk alanında bulunan 3 bin 600 km'lik karayolu ağını genişletmeye karar verdi. 'Trafiğe 116 Acil Çözüm' sloganıyla, kent merkezinde ana caddelerde 116 adet yeni köprü ve kavşak çalışmasına başlayan belediye, bu ay da '7 tepeye 7 tünel' sloganıyla yine bir karayolu projesine başlıyor. Uzunlukları 500 metre ile 5.8 km arasında değişen 31 tünelle tepeleri baypas edeceklerini belirten belediye, böylece Taksim-Atatürk Havalimanı arasının otomobille 15 dakikaya ineceğini savunuyor.
Merkeze akın!
1997'de İstanbul Ulaşım Ana Planı'nı hazırlayan İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek ise kavşak ve tünel projelerine şiddetle karşı. Prof. Gerçek projelerle trafiğin çözümsüz hale geleceği görüşünde: "İstanbullular kendilerini karayoluna esir etmekten kurtaracak projelerin bir an önce hayata geçirilmesini bekliyor ama belediye çözüm diye yine karayolu projeleri sunuyor. Sundukları tünel karayolu projeleri de herhangi bir plana oturmuyor. Bir fizibilite etütü yok, hangi yolları nasıl rahatlatılacağı belli değil. Bu tüneller otomobil, yani karayolu tüneli. İlk açıldığında belli akslarda rahatlama olur gibi görünür ama artan otomobil kullanımıyla bir süre sonra o noktalar daha çok kilitlenir. İstanbul'daki trafiğin çözümü tünel ve kavşaklarda değil, metroda. Çevreyollarına kavşak yaparsınız ama hiçbir modern kent merkezinde bu kadar köprü, kavşak tünel olmaz. Çünkü yapacağınız her yeni kavşakla kent merkezine daha fazla otomobil çeker ve daha da çok trafik oluşturursuz. Belediye ulaşım sorununu böyle planlamaya devam ederse, bir süre sonra İstanbul'da trafik sorunu daha da çözümsüz hale gelecek."
Topbaş: Karşılaştırmayın
Karayolu tünelleriyle metro tünellerinin karşılaştırılmasına tepkili olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, şunları söyledi: "Hem maliyetler, hem fiziksel imkânlar açısından bu tünellere demiryolları açmak mümkün değil. Biz yeni yollar yapamadığımız için İstanbul'un topografik yapısına uygun olarak, tepeleri baypas ederek yolları birbirine bağlayan tüneller açacağız. Metro saatte 35 bin gibi belirli yolculuk talebi olan yerlerde yapılır. Tünellerin boyu tek yönde 68 km ama çift yönde 120 km geçecek. Toplam 2-2.5 milyar dolarlık bu tünellerde kilometre başına maliyet 10-15 milyon dolar. Metrodaysa kilometre maliyeti 40-50 milyon doları bulmaktadır. Biz 400 metre veya 1.5 km boyutunda tüneller açacağız. 800 metre için metro yapılmaz. Bunlar araç geçişi için. Metro ayrı, karayolu ayrı konsepttir. Yüzde 2.5 eğimi aştığınızda metro zorlanıyor ve yüzde 4 eğimi geçemiyorsunuz. Dolapdere'nin arkasından girip çıkıyoruz, buraya metro mümkün müdür? Bunlar asrın vizyon projeleridir."
Bir garip trafik yapısının pençesindeki kent
İstanbul üç tarafı denizlerle çevrili olduğu halde ulaşımın yüzde 90'ı karayollarında ve motorlu araçlarla yapılan ilginç bir kent, İstanbul'daki trafik sorununu çözmek için ne yapılmalı sorusu ise yıllardır gündemde.
İstanbul'da yolculukların yüzde 90'ı karayolları, yüzde 6-7'si raylı sitem ve yüzde 3'ü denizyoluyla yapılıyor. Megakentte 45 km de metro ağı bulunuyor. Bu rakam New York ve Tokya'da 800 km, Londra ve Pariste 450 kilometre. 2010 yılına kadar toplam 250 km raylı sistem ağı oluşturulması hedeflenen İstanbul'da dokuz hatta 54 km uzunluğunda raylı sistemin inşaatına devam ediliyor ve 105 km uzunluğundaki yedi metro hattını da ihaleye çıkılmaya hazırlanıyor.
70 bin yerine 4 bin kişi taşı
Gelişmiş ülke metropollerinin yüksek maliyetlerine rağmen bu kadar geniş metro ağı kurmasının nedeni, karayollarındaki bireysel araç kullanımını azaltarak toplu taşımayı geliştirmek istemeleri. Karayolundaki bir şeritte saatte 2 bin araç geçebiliyor ve İstanbul'daki otomobillerde ortalama yolcu sayısı 1.7 olduğu için, bir saatte 4 bin yolcu taşınabiliyor. Ancak o hattan metro geçirildiğinde, saatte 70 bin yolcu taşınarak trafik yoğunluğunda önemli bir rahatlama sağlanabiliyor. Bir metro hattının ortalama 12 şeritli bir yola eşdeğer yolcu taşıdığını belirten bilim adamları, yeni yollar açarak otomobil kullanımını artırmak yerine, kent merkezindeki mevcut yollarda sınırlamalarla otomobil kullanımının azaltılıp metronun yaygılaştırılmasını istiyor.
Maliyeti tartışmalı
Büyükşehir Belediyesi'ne göre 31 tünel toplamda 2-2.5 milyar dolara, kilometre başına 10-15 milyon dolara mal olacak. Uzmanlarsa kilometre maliyetinin 30 milyon dolara, toplam maliyetin ise 4 milyar dolara çıkabileceğini savunuyor:
'Rant projesi'
İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe: Karayolu tünelinin kilometresini 10 milyon dolara çıkaramazsınız. Maliyet kilometrede 30 milyon doları bulabilir. Bunlar ulaşıma ait olmayan, noktasal rant projeleri.
'Mesele eğim değil'
İTÜ İnşaat Fakültesi Ulaştırma Ana Bilimdamı öğretim üyesi Prof. Dr. Nadir Yayla: Zemin yapısı ve genişliğe göre tünel inşaatının 1 km'si 10-30 milyon dolar arasında değişebilir. Tünel yapımı kaya zeminde daha zor olabilir. Kıyıdan yaparsanız deniz yeraltı suyu için drenaj yapmanız gerekir. Yumuşak zeminde günde altı metre, diğerinde yarım metre kazabilirsiniz. İstanbul'un jeolojik yapısı bölgelere göre çok farklı, maliyetleri de öyle.
İTÜ Ulaştırma Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek: 70 km uzunluğundaki tünellere 2 milyar dolar harcanacakmış. Yani kilometre başına 30 milyon dolar. 1 km metro yapımı 40 milyon dolarken, 10 milyon dolar daha harcayarak metro ağı kurmalı. Mesele tünel eğimi değil. Orada eğim uygun değilse, bu tünellere yatırılacak 2 milyar dolarla bir ana güzergâhta 50 km metro hattı kurarsınız.
İTÜ Ulaşım Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Güngör Evren: İstanbul'da karayolu ulaştırmasını teşvik edecek, onu daha çok yoğunlaştıracak her proje tartışmasız yanlıştır.
Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Eyüp Muhçu: Bu tünellerin kente ve ulaşıma katkısı olmayacağı gibi, ulusal kaynakları israf eder. Bu karayolu tünelleri yerine, Marmaray'la bütünleşecek metro hatları yapılmalı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve yardımcıları gazete gazete dolaşarak İstanbul için projelerini anlattılar. İstanbul Büyükşehir Belediyesi henüz İstanbul'un sokaklarını ve daha önemlisi otoyollarını aydınlatmayı beceremiyor ama anlatılana göre pek yakında şehrimizi 68 kilometre uzunluğunda 31 tane karayolu ile donatma hazırlığındalar.
Birkaç kilometre uzunluğundaki İstiklal Caddesi'nin üstünü taşla kaplama işi 8 aydır bitirilememişken bu tünel inşaatlarının İstanbullular arasında büyük bir 'sevinçle' karşılandığına kuşku duymamak gerek herhalde.
Şaka bir yana, doğrudur, İstanbul'un en önemli sorunlarının başında trafik geliyor. Trafik sorununu çözme görevi de artık tartışmasız biçimde Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda.
O yüzden, Büyükşehir'in ne yaptığını ve ne yapacağını tartışmak çok büyük önem taşıyor.
Belediyemiz, 68 kilometre uzunluğunda ve bazılarının gerekliliği son derece tartışmalı bir dizi karayolu tüneli yapmayı düşünüyor. İddiaya göre bu tünellerin maliyeti 2 milyar doları bulacak.
Tabii aslında bu konuda ortada ne çizilmiş proje, ne mühendislik çalışması ne de zemin etüdü var. Eminim bazı zeminlerde sert kayalarla karşılaşılacak, yine eminim bazı tünellerin inşaatı orada çıkan arkeolojik buluntular nedeniyle yıllarca sürüncemede kalacak. (Aksaray meydanındaki metro şantiyesi öylece duruyor yıllardır, unutmayın.)
Bu saymaya çalıştığım faktörler, hiç kuşkunuz olmasın söz konusu tünellerin İstanbul halkına olan maliyetini artıracaktır. Yani, inşaatların şu an öngörülen fiyatlara bitmesi söz konusu olmayacak.
Ama tünellerin İstanbulluya yüklediği yegâne maliyet tünellerin yapım parası da olmayacak. Çünkü tüneller esas olarak trafiğin geçici bir süre için rahatlamasını sağlayacak, ancak, bir süre sonra tünel içinde de trafik tıkanacak, hiç merak etmeyin.
Oysa belediyemiz bu karayolu tünellerine harcayacağı parayı toplu ulaşıma harcayabilir, 68 kilometre metro tüneli yapabilir mesela.
Bilmiyorum planlaması yapılmış durumda mı, ama benim bir metro hattı önerim var mesela: Halen Taksim-4. Levent arasında çalışan ve Maslak'a doğru uzatma çalışmaları süren metronun Levent'ten sağa dönüp Akatlar ve Etiler'e, oradan da Boğaziçi Üniversitesi'nin üst kapısının yakınına kadar gitmesi mümkün olamaz mı acaba? Yine Levent'ten sağa sapacak bir başka hattın Ulus'a, TRT'nin önüne kadar uzanması mümkün değil mi?
Halen Kabataş İskelesi'ne kadar uzanan hafif raylı sistemin sahilden Sarıyer'e kadar gitmesi düşünülüyor, biliyoruz. Tünele para yatırana kadar bu proje başlatılamaz mı?
Şu Haliç geçişiyle ilgili geçikmelerden bir an önce kurtulunup metronun inşaatı büyük ölçüde tamamlanmış olan Taksim-Tünel-Unkapanı-Yenikapı güzergâhı bir an önce çalıştırılamaz mı?
Kadıköy yakasına hafif raylı sistem kazandırılamaz mı? Ne oldu o eski inşaata, onca çabaya? Kadıköy'de sadece dolmuş ve minibüsleri devreden çıkaracak bir toplu taşım sistemi bile trafiği inanılmaz derecede rahatlatmaya yetecektir.
Zaman içinde İstanbul'un iki ayrı yakasındaki raylı sistemlerin (metro dahil) bir köprü yardımıyla birleştirilmesi ve entegre hale gelmesi sağlanamaz mı? Moda'dan tramvaya binecek birinin diyelim 40 dakika sonra Mecidiyeköy'de inmesi çok mu hayal?
Belediyemiz bu hayalleri kurmak yerine otomobiller için tüneller tasarlıyor.
Ve bizim paramızı yerin altına gömmeye hazırlanıyor. Uyanık olalım.
neden kimse, " madem yerin altını deleceksiniz, neden metro yapmıyorsunuz, parayı oraya harcamıyorsunuz da böyle fantazi yapıyorsunuz ve milleti daha fazla otomobil kullanmaya teşfik ediyorsunuz" diye sormuyor?
Bu soru Topbaş'a canlı yayında soruldu.
Cevabı kabaca şöyle idi (kendi cümlelerim ile yazıyorum) :
Tünelin yapım maliyetinin çok daha ucuz olması dışında,
bu projenin amacı, insanları tünellerin bir ucundan diğer ucuna kadar taşımak değil.
Amaç, var olan diğer yollara bu tüneller ile kestirmeden ulaşabilmek.
örneğin Dolapdere tüneli Dolapdere'ye insan taşımak için yapılmıyor.
Dolapdere'ye metro yapımı şu an anlamlı değil, ama buradan geçen bir tünel ile
iki önemli yolu bağlayabiliyoruz. Mesela "Hasdal viyadüğü" yerine metro yapmak
ne işe yarar? Allahın dağı. Ama viyadük yapınca, TEM derenin üstünden geçiyor.
300 metre viyadük, yolu yarım saat kısaltıyor. Bütün tüneller bu amaçla yapılacak.
"Niye viyadük yerine metro yapmıyorsunuz?" diye sormak gibi birşey.
Topbaş'ın bu sözleri amacını iyice belli ediyor. AKPli belediyenin amacı toplu ulaşımı geliştirmek değil, arabası olanların yolunu kısaltmak. Arabası olan yarım saat daha fazla araba kullansa ama bizim iyi bir metro ağımız olsa, otobüs filomuz yeni ve geniş olsa, şehrin banliyölerine, işçi sınıfının oturduğu yerlere ulaşım rahat olsa böylece servisler ve özel arabalar trafikten çekilse, biz de rahat rahat gideceğimiz yere gitsek, Topbaş AKPyi destekleyen mütahitlerden destek alamaz. İETT zarar ediyor, toplu ulaşım belediyenin işi değil diyen bir Belediye başkanı hiç bir sorunu çözemez. Bu tünellere harcanacak para sadece mütahitleri zengin edecek. Ne diyeyim gidin gene Topbaş'ı seçin... Paris'teki gibi banliyöşerde arabalar yakılmaya başlayınca ne oluyor diye sorarsınız sonra. Bu adamalar niye kendi arabalarını yakıyor diye soruluyordu olaylar sırasında: Belediye otobüsleri paris in banliyölerine pahalı taşıdıkları için insanlar iyi kötü bir araba almak zorunda kalıyorlar ve saatlerce trafikte gitmek zorunda kalıyorlar. Arabalar bu nedenle yakıldı ve yakılmaya devam ediyor...
Benim bildiğim metro marmaray yapılıyor zaten İstanbul'a. İhale aşamasında olanlarla birlikte en önemli yerler de metroya kavuşmuş olacak. Bunların her ikisini de birden yürütmek gerek, rayları heryere döşeyemezsiniz ama bir araba genişliği kadar olan heryere girer.
Suç Topbaş'da bırak birşey yapma ihalesi süren, inşaatı devam eden metrolar bitse sana yeter de artar bile seçimlerde. Ellem İstiklali, herbir noktası yamanmış, yürürken ayaklarına takılan beton kalsaydı. Kavşak inşaatına ne gerek var biz kavşak nedir bilmeyiz ki.
Bu tünellri de Türk şirketleri yapabilecek metroda işin içine illaki yabancı girmesi gerek bu da ayrı konu tabi.
CNNTurk'de Editor programinda bu konuyla ilgili bir haber vardi. 7 tepeye 31 tunel seklinde.. Kilometre basina dusen maliyetin fazlaligi yuzunden bir kesimin bu tunel projesine karsi oldugu ve metro yapilmasini destekledikleri soylendi.
En komigi de programi sunan sunucunun yuzundeki inanmayan ifade ve agzindan dokulen cumleler idi:
Bu konuyla ilgili elimizde kesin bilgi yok, bunlar kulaktan duyulan haberler. Istiklal Caddesi rezaletinden sonra konunun gercekligi de tartisilir tabii..