Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
M.Erdoğan
11 yıl önce - Pts 09 Oca 2006, 19:03
Bursa - Süleyman Çelebi Türbesi ve Parkı


Bugün hemen herkesin düğünlerde, ölülerinin ardından veya kandil gecelerinde her fırsatta adeta bir ibadet halinde okuttuğu Mevlid-i Şerif'in yazarı Süleyman Çelebi'nin kabrinin de içinde bulunduğu Süleyman Çelebi Parkı.

 

(+)


 

(+)


 

(+)


 

(+)




M.Erdoğan
11 yıl önce - Pts 09 Oca 2006, 19:07



(+)



 

(+)



 

(+)


 

(+)


 

(+)


Ahmed_
11 yıl önce - Çrş 11 Oca 2006, 00:53

Süleyman Çelebi Kimdir?

Meşhur Türkçe "Mevlid" kasîdesinin yazari. Süleyman Çelebi, Bursa'da dogdu.

Kaynaklarda Süleymân Çelebi'nin doğum tarihine dâir bir kayıt yoktur. Ancak, Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i 60 yasinda yazdiği ve eserin 1409 senesinde bittiği, en eski olarak bilinen nüshasinda mevcut bir beyte istinâd etmektedir. 1422 senesinde vefât ettiği bilindiğine göre, onun 1351 senesinde doğduğu neticesi çıkmaktadır.

Sultan Birinci Murâd Hanin vezîrlerinden Ahmed Pasanin oğlu, Seyh Mahmûd Efendinin torunudur. Mezari, Bursa'da Çekirge yolu üzerindedir.

Iyi bir tahsîl gören Süleymân Çelebi,Bursa'daki Ulu Câminin bas imâmligina getirilmiştir.

Mevlid'in Yazılış Öyküsü

Ulu Câmideki imâmligi sirasinda, birgün Iranli bir vâiz, vâz ve nasîhat ederken, Bakara sûresinin iki yüz seksen besinci âyet-i kerîmesinin; "Biz Allahü teâlânin peygamberlerinden hiç birinin arasini ayird etmeyiz (hepsine inaniriz). Duyduk ve itâat ettik." meâl-i serîfini tefsîr ederken de; "Hazret-i Muhammed ile hazret-i Îsâ arasinda hiçbir farklilik, üstünlük yoktur." diye, kendi kafasina, bozuk inanisina göre tefsîr etti. Cemâat arasinda bulunan bir kimse dayanamayip, ayağa kalktı ve; "Ey câhil! Kendi kafana göre nasil tefsîr edebilirsin? Sen bu ilimde çok gerilerdesin. Hiç peygamberler (aleyhimüsselâm) arasinda üstünlük farki olmaz olur mu? Elbette peygamberimiz Muhammed (aleyhisselâm), bütün peygamberlerden daha üstündür. Burada fark yoktur demek, nübüvvet ve risâlet yönünden fark yoktur demektir. Üstünlükler, mertebeler yönünden degildir. Burada; "Birinin peygamberligini kabûl edip, digerini kabûl etmiyerek aralarinda bir ayrilik gütmeyiz. Herbirini kendi derecelerine göre peygamber olarak kabûl ederiz" buyurulmaktadir. Bundan, derece ve fazîletleri aynidir anlami çikmaz. Bunun isbâti ise, yine Bakara sûresinin iki yüz elli üçüncü âyet-i kerîmesidir. Burada meâlen; "Bu (sûrede sözü geçen) peygamberlerin bir kismini, kendilerine verilen özelliklerle digerlerinden üstün kildik." buyurulmaktadir. Görüldügü gibi, bu iki âyet-i kerîme, bizim âlimlerimizin tefsîr ettigi gibi birbirlerini dogrulamaktadir. Hâlbuki, senin bozuk düsüncene göre birbirlerini tekzib etmektedir ki, hâsâ bu olamaz!" gibi pekçok sözler söyledi, pekçok delîller getirdi.

Neticede Iranli vâiz, yanlis düsündügünü kabûl etti. Bütün bunlara sâhid olan Ulu Câmi bas imâmi Süleymân Çelebi, bu hâdiseden dolayi çok duygulanmis ve meshûr Mevlid-i Serîfini yazmistir.



Mevlid'in Özellikleri

Eserde çok olgun fikirler ve kompozisyon bütünlügü vardir. Mevlid, mesnevî seklinden ziyâde, kasîde seklinde tertiblenmistir. Bazı yerlere gazel parçalari da ilâve edilmistir. Arûz vezni ile yazilmis, (fâilâtün, fâilâtün, fâilün) kalibi kullanilmistir. Yalniz bir yerde (Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün) kalibina yer verilmistir.

Mevlid; münâcaat (Allahü teâlâya yalvarma), velâdet (Peygamberimizin doğumu), risâlet (Peygamberliğin bildirilişi), mîrâc (Göklere çıkışı, Cennet'i ve Cehennem'i görmesi), rihlet (Peygamberimizin vefâti) ve duâ bölümlerinden ibârettir.

Kâfiyeler güzel ve sağlamdır. Süleymân Çelebi, Mevlid'in mısralarının mükemmel olması için çok titizlik göstermiş, bu sebeple Mevlid, üstün sanat sâhibi dîvan sâirlerince dahî sevilip beğenilmiştir.

Mevlid'de hem olaylarin, hem de düsüncelerin anlatildigi yerlerde, en kisa, en uygun ve mümkün olan en sâde anlatim sekli kullanilmistir. Mevlid'de, hemen her türlü söz ve ifâde sanatina rastlanir. En çok cinâs, tesbîh ve tekrîr gibi sanatlara önem verilmistir. Bölümlerin ve kitabin bütünlügüne titizlik gösterildigi kadar, her misra'in ayri ayri güzelligi de gözden kaçmamaktadir. Mevlid, lirizm (içlilik) ve ögreticiligi (didaktizmi) iyice kaynastirmis bir siir kitabidir. Kuruluktan uzak oldugu gibi, sirf coskunluktan da ibâret degildir. Görünüste kolay, fakat denendiginde benzerinin yazilmasinin çok zor oldugu görülür.



Akın Alan
11 yıl önce - Prş 08 Hzr 2006, 23:51

Mevlid'in Yazarı Süleyman Çelebi'nin Türbesi  


 

(+)


İlayda Devrim
10 yıl önce - Çrş 17 Ekm 2007, 13:38
Süleyman Çelebi


Süleyman Çelebi Kimdir?

Meşhur Türkçe "Mevlid" kasîdesinin yazari. Süleyman Çelebi, Bursa'da dogdu.

Kaynaklarda Süleymân Çelebi'nin doğum tarihine dâir bir kayıt yoktur. Ancak, Süleyman Çelebi'nin Mevlid'i 60 yasinda yazdiği ve eserin 1409 senesinde bittiği, en eski olarak bilinen nüshasinda mevcut bir beyte istinâd etmektedir. 1422 senesinde vefât ettiği bilindiğine göre, onun 1351 senesinde doğduğu neticesi çıkmaktadır.

Sultan Birinci Murâd Hanin vezîrlerinden Ahmed Pasanin oğlu, Seyh Mahmûd Efendinin torunudur. Mezari, Bursa'da Çekirge yolu üzerindedir.

Iyi bir tahsîl gören Süleymân Çelebi,Bursa'daki Ulu Câminin bas imâmligina getirilmiştir.

Mevlid'in Yazılış Öyküsü

Ulu Câmideki imâmligi sirasinda, birgün Iranli bir vâiz, vâz ve nasîhat ederken, Bakara sûresinin iki yüz seksen besinci âyet-i kerîmesinin; "Biz Allahü teâlânin peygamberlerinden hiç birinin arasini ayird etmeyiz (hepsine inaniriz). Duyduk ve itâat ettik." meâl-i serîfini tefsîr ederken de; "Hazret-i Muhammed ile hazret-i Îsâ arasinda hiçbir farklilik, üstünlük yoktur." diye, kendi kafasina, bozuk inanisina göre tefsîr etti. Cemâat arasinda bulunan bir kimse dayanamayip, ayağa kalktı ve; "Ey câhil! Kendi kafana göre nasil tefsîr edebilirsin? Sen bu ilimde çok gerilerdesin. Hiç peygamberler (aleyhimüsselâm) arasinda üstünlük farki olmaz olur mu? Elbette peygamberimiz Muhammed (aleyhisselâm), bütün peygamberlerden daha üstündür. Burada fark yoktur demek, nübüvvet ve risâlet yönünden fark yoktur demektir. Üstünlükler, mertebeler yönünden degildir. Burada; "Birinin peygamberligini kabûl edip, digerini kabûl etmiyerek aralarinda bir ayrilik gütmeyiz. Herbirini kendi derecelerine göre peygamber olarak kabûl ederiz" buyurulmaktadir. Bundan, derece ve fazîletleri aynidir anlami çikmaz. Bunun isbâti ise, yine Bakara sûresinin iki yüz elli üçüncü âyet-i kerîmesidir. Burada meâlen; "Bu (sûrede sözü geçen) peygamberlerin bir kismini, kendilerine verilen özelliklerle digerlerinden üstün kildik." buyurulmaktadir. Görüldügü gibi, bu iki âyet-i kerîme, bizim âlimlerimizin tefsîr ettigi gibi birbirlerini dogrulamaktadir. Hâlbuki, senin bozuk düsüncene göre birbirlerini tekzib etmektedir ki, hâsâ bu olamaz!" gibi pekçok sözler söyledi, pekçok delîller getirdi.

Neticede Iranli vâiz, yanlis düsündügünü kabûl etti. Bütün bunlara sâhid olan Ulu Câmi bas imâmi Süleymân Çelebi, bu hâdiseden dolayi çok duygulanmis ve meshûr Mevlid-i Serîfini yazmistir.

Mevlid'in Özellikleri


Eserde çok olgun fikirler ve kompozisyon bütünlügü vardir. Mevlid, mesnevî seklinden ziyâde, kasîde seklinde tertiblenmistir. Bazı yerlere gazel parçalari da ilâve edilmistir. Arûz vezni ile yazilmis, (fâilâtün, fâilâtün, fâilün) kalibi kullanilmistir. Yalniz bir yerde (Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün) kalibina yer verilmistir.

Mevlid; münâcaat (Allahü teâlâya yalvarma), velâdet (Peygamberimizin doğumu), risâlet (Peygamberliğin bildirilişi), mîrâc (Göklere çıkışı, Cennet'i ve Cehennem'i görmesi), rihlet (Peygamberimizin vefâti) ve duâ bölümlerinden ibârettir.

Kâfiyeler güzel ve sağlamdır. Süleymân Çelebi, Mevlid'in mısralarının mükemmel olması için çok titizlik göstermiş, bu sebeple Mevlid, üstün sanat sâhibi dîvan sâirlerince dahî sevilip beğenilmiştir.

Mevlid'de hem olaylarin, hem de düsüncelerin anlatildigi yerlerde, en kisa, en uygun ve mümkün olan en sâde anlatim sekli kullanilmistir. Mevlid'de, hemen her türlü söz ve ifâde sanatina rastlanir. En çok cinâs, tesbîh ve tekrîr gibi sanatlara önem verilmistir. Bölümlerin ve kitabin bütünlügüne titizlik gösterildigi kadar, her misra'in ayri ayri güzelligi de gözden kaçmamaktadir. Mevlid, lirizm (içlilik) ve ögreticiligi (didaktizmi) iyice kaynastirmis bir siir kitabidir. Kuruluktan uzak oldugu gibi, sirf coskunluktan da ibâret degildir. Görünüste kolay, fakat denendiginde benzerinin yazilmasinin çok zor oldugu görülür.

Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi'ye sempozyumlu anma

Bursa'nın tanınmış isimlerinden Mevlid-i Şerif'in müellifi Süleyman Çelebi, Osmangazi Belediyesi tarafından 18-19 Ekim 2007 tarihlerinde Gökdere Medresesi'nde ilk kez düzenlenecek "Uluslararası Süleyman Çelebi ve Mevlid Sempozyumu" ile anılıyor.

Sempozyuma yurtiçi ve dışından 49 öğretim görevlisi katılıyor. Süleyman Çelebi'nin Çekirge'deki mezarı başında düzenlenen basın toplantısında sempozyumun önemine değinildi. Toplantıda Osmangazi Belediye Başkan Vekili Rıfat Bakan, Uludağ Üniversitesi (UÜ) İlahiyat Fakültesi'nden Prof. Dr. Mustafa Kara, Doç. Dr. Bilal Kemikli, Belediye Başkan Yardımcısı Seyfettin Avşar ve Osmangazi Belediyesi APK Müdürü Aziz Elbas hazır bulundu.

Osmangazi Belediye Başkan Vekili Rıfat Bakan, Bursa'nın kent kültüründe önemli bir yeri olan Süleyman Çelebi ve Mevlid anısına düzenlenen etkinliğe imza atmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Toplantıda söz alan Doç. Bilal Kemikli ise Süleyman Çelebi ve Mevlid'in Bursa'nın dışarıya açılan yüzü olduğunu söyledi. Süleyman Çelebi'nin Türkçeyi mabede sokan kişi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Kemikli "Süleyman Çelebi bir markadır." diyerek Mevlid eserinin farklı kültürlerdeki önemine işaret etti.

Prof. Dr. Mustafa Kara ise Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan Balkanlar'dan Kafkaslar'a kadar farklı toplumların Mevlid'i Türkçe okuduklarına dikkat çekti. Prof. Dr. Kara, Süleyman Çelebi'nin Bursalı olduğunu ve eserini de burada yazdığını hatırlatarak, bunun kent kültürü için önemine dikkat çekti. Kara, Süleyman Çelebi'nin ölümünün 600'üncü yılı olan 2009 yılında Bosna'dan Gürcistan'a kadar pek çok noktada etkinlikler düzenlemeyi amaçladıklarını dile getirdi.

Sempozyum Koordinatörü Doç. Dr. Bilal Kemikli, sempozyuma yerli ve yabancı pek çok ilim adamının katılacağını söyledi. Bu ilim adamlarının tebliğlerinin, sempozyumla birlikte kitaplaştırılacağını ve Bursa'nın ilim ve kültür hayatına önemli bir eserin kazandırılacağına işaret eti. Sempozyumun ilk günü akşamı farklı dillerden tercümeleriyle mevlit okumalarının yapılacağı özel bir program yapılacak.



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> BURSA