1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 8  |
 |
BJK 5106
7 yıl önce - Prş 12 Ksm 2015, 04:51
Soma'da 100 ton altın rezervi çıktı
Enerji Bakanı Alaboyun, Manisa Soma'da, 100 ton altın rezervi bulunduğunu açıkladı. Bulunan altının ülke ekonomisine katkısı ise 2,5 milyar dolar civarında olacak.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, Soma'da 100 tonun üzerinde altın rezervi bulunduğunu açıkladı.
Sabah gazetesine konuşan Alaboyun, Soma'nın Kiraz Köyü'nde keşfedilen ocakta altının yanı sıra bakır, kurşun ve çinko olduğunu da belirtti.
MEVCUT REZERVİN YÜZDE 14'ÜNE DENK
Ocakta 100 ton altın potansiyeli olduğunu belirten Bakan Alaboyun, Türkiye'nin altın rezervinin 700 ton civarında olduğunu, bulunan altın ocağının Türkiye'nin mevcut rezervinin yüzde 14'üne denk geldiğini belirtti. Bulunan altının Türkiye ekonomisine katkısı ise 2,5 milyar dolar civarında olacak.
http://www.ntv.com.tr/ekonomi/somada-100-ton-alti ...O1HZK7AKtg
|
 |
cihan17
7 yıl önce - Prş 12 Ksm 2015, 10:24
şindi hemen somadaki köylüler ayaklanır somama dokunma siyanürlü altına hayır diye.
ardından çevreciler,stk lar ve chp hemen eylem yapar oralarda altın madenleri çıkarılmasın diye.
|
 |
Misafir 50d
7 yıl önce - Prş 12 Ksm 2015, 12:44
Genellikle petrol veya altın yatakları seçimden önce bulunur. Bu sefer açıklamayı Koza madencilik'e kayyum atanmasından sonraya bıraktılar anlaşılan.
|
 |
BJK 5106
|
 |
Dost Akın
1 yıl önce - Cum 03 Arl 2021, 22:55

|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Prş 06 Oca 2022, 21:58
Türkiye'nin 100 tonluk 'Altın Planı'...10 milyar dolar harcayarak 250 milyar dolar kazanım...
Altın madenciliğinde 20 projenin önü açılırsa yıllık 100 ton üretime ulaşılır
Türkiye'nin altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğu ve beklemekte olan 20 projenin tamamlanmasıyla birlikte yıllık üretiminin 40 tonlardan 100 tona ulaşılacağı belirtiliyor. Türkiye potansiyelinin bin 500 tonunu rezerve dönüştürebiliyor.
| Alıntı: |
İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nin Dünya Gazetesi işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Sanayide Maden Panelleri” buluşmasının dördüncüsü altın madenciliği temasıyla düzenlendi. Panelde Türkiye’nin, 6 bin 500 tonluk altın potansiyelinin sadece bin 500 tonunu rezerve dönüştürüp üretim planlamasına aldığına dikkat çekildi. Geride yaklaşık 5 bin tonluk yani 200-250 milyar dolarlık altın rezervinin olduğu belirtilirken, bu kaynağın ekonomiye kazandırılması için 10 milyar dolarlık daha arama ve tesis yatırımı yapılması gerektiğinin altı çizildi.
“ALTINDA SİYANÜR KULLANIMI YÜZDE 1-2 SEVİYESİNDE”
Panelde konuşan Altın Madencileri Derneği (AMD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz, “Bu tür platformlarda böyle panellerin yapılması ‘gerçek ve doğru bilginin’ akmasını sağlıyor. Sektörel anlamda ihtiyaç duyduğumuz konu madencilikle ilgili doğru bilginin kamuoyuna ulaşmasını sağlamak” dedi. Türkiye’de altın madenciliğinin 2000 yılında Ovacık Madeni ile başladığını belirten Yılmaz, “Bu yıllardan önce ülkemizin altın üretimi yoktu. Türkiye’nin faaliyette 18 altın madeni var. Bunların 15’i direkt altın üretirken, 3’ü yan ürün elde ediyor” ifadelerini kullandı. Siyanürün altın madenciliğinde ön plana çıkan bir unsur olarak görüldüğünü ifade eden Yılmaz, “Siyanürü altın madenciliğinde kullanma hikayemiz 140 yıl öncesine dayanıyor. Türkiye’de bugün yaklaşık 200 milyon ton siyanür ve türevleri tüketiliyor. Ancak altın madenciliğinin kullandığı oran yüzde 1-2’ler seviyesinde. Siyanür konusunda eskiye göre kendimizi daha iyi anlatabilir pozisyona geldik” diye konuştu.
“2022’DE 5 MADEN DAHA DEVREYE GİRERSE 50 TONA ULAŞIRIZ”
2021’de altında 40 tondan düşük bir üretim olacağını belirten Mehmet Yılmaz, “Pandeminin etkileri 2020 yılında gözükmedi ama 2021 yılının üretiminde gözükmeye başladı. Tedarik zincirinde ciddi aksamalar oldu, girdi fiyatlarında artışlar yaşandı. Bunlar bazı dengeleri alt üst etti fakat 2022’de bir miktar artış bekliyoruz. 5 yeni madenin açılacağı öngörülüyor” dedi. Bu 5 yeni maden eğer üretime girerse 50 tonluk üretime ulaşılabileceğini söyleyen Yılmaz, “Altın üretimimizi yıllık 100 tona çıkarmak mümkün. Ancak 20 projenin önünün açılması ve bu projelerin sağlıklı bir şekilde izinlerini alıp bu standartlarla yürümesinin sağlanması gerekiyor” dedi.
20 YILDA 2 MİLYAR DOLAR ARAMA, 5 MİLYAR DOLAR TESİS YATIRIMI
Altın madenciliğinin Türkiye için çok önemli olduğunu belirten Yurt Madenciliği Geliştirme Vakfı Başkan Yardımcısı Hasan Yücel, “2000’den bugüne 18 tesis yılda yaklaşık 2,4 milyar dolarlık üretim yaptı. Türkiye’nin 6 bin 500 tonluk altın potansiyeli bulunuyor. Bununla ilgili son 20-25 yılda 2 milyar dolar arama ve 5 milyar dolar tesis yatırımı yapıldı. Sadece 1500 tonu rezerve dönüştürüldü. Geride yaklaşık 5 bin tonluk yani 200-250 milyar dolarlık bir kaynak daha duruyor. Bununla ilgili yaklaşık 10 milyar dolarlık daha yatırıma ihtiyacımız var” diye konuştu.
Kamuoyunda 2000’li yıllarda yanlış algılarla gündeme gelen altın madenciliğinin Türkiye’de uluslararası standartlarla yapıldığına dikkat çeken Yücel, ülke olarak dünyanın en iyi tesislerine sahip olunduğunu söyledi. Madenciliğin sağladığı katma değer ve ülke ekonomisine sunduğu katkıya vurgu yapan Yücel, “Dünyanın en iyi çevresel standartlarına sahip 18 tesisimizde 13 bin kişiye istihdam sağlanıyor” dedi.
ALTINDA KİLOGRAM BAŞINA KATMA DEĞER 57 BİN DOLAR
Türkiye’nin altın kaynağını hızlı planlamayla üretilebilir noktaya taşırsa, gelecek 20-30 yıl için bir model ortaya koyabileceğini ifade eden Yücel, “Savunma sanayi bir kilogramlık ihracat için 50 dolarlık katma değer yaratıyor. Tekstilde 1 kg için 15 dolarlık katma değer yaratılıyor. Mücevher sektöründeki altının değeri hariç kg başına 600 dolarlık katma değer yaratılıyor. Sıfırdan yer altındaki bir kaynağınızı ekonomiye kazandırdığınızda kg başına 57 bin dolarlık bir katma değer yaratılıyor” diye konuştu.
İstanbul Mücevherciler, Kuyumcular ve Sarraflar Derneği (İMKUSAD) Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise Türkiye’de altın madenciliğinin gelişmesinde özellikle rafinerilerin çok önemli rol oynadığını söyledi. Yıldırımtürk, “Bu rafinerilerin gelişimiyle dünya standartlarında ürünler elde ediliyor. Böylece hem ihracatta hem de ayarlama konusunda sorunlar giderildi. 2000’den sonra özellikle altın ithalatının serbest bırakılmasıyla sektör daha da canlandı. Üretim ve istihdamını da artırdı” değerlendirmesinde bulundu.
“TAKI ÜRETİMİNDE DÜNYADA ÜÇÜNCÜYÜZ”
Türkiye’nin dünyada altın ve takı ticaretinde ön sıralarda yer aldığını dile getiren Yıldırımtürk, özellikle takı üretiminde dünyada üçüncü, mücevherde de dördüncü sırada yer aldığını vurguladı. Takı ve mücevherde büyük bir potansiyelin olduğunu belirten Yıldırımtürk, “Sektörde hammadde eksikliği yaşanıyor. Yapılan 40 ton civarındaki üretim yetmiyor” diye konuştu.
BANKALARDAKİ ALTIN VARLIĞI 4 KAT ARTTI
Eski İstanbul Altın Borsası Başkanı Osman Saraç, “Altın üretiminde ilk 20 ülke içinde değiliz ama bu yıl 50 ton üretimi geçersek 20’nci ülke olabiliriz” dedi. Altın madenciliğini çocukluk aşamasını bitiren ve ayağa yeni kalkan bir sektör olarak gördüğünü ifade eden Saraç, sektörün önünde çok uzun bir yol ve süreç olduğunu söyledi. Ruhsat sahiplerinin değişimine de değinen Saraç, “Son dönemde sektöre yerli yatırımcının ilgisi çok fazla. Salt yabancı yatırımcının üstünlüğü yok artık. Ruhsatlarda yerlinin payı gittikçe artıyor. Altın ve kuyum sektörü birlikte düşünüldüğünde ihracatta potansiyel çok yüksek. Şu anda 7 milyar dolarlık ihracata ulaşırken, turistlere satılan takılarla birlikte bu rakam 10 milyar doları buluyor” dedi. Bankalardaki altın varlığının 10 yıl öncesine kadar 4 kat artığını belirten Saraç, “10 yıl önce 100 ton olan altın varlığı şu anda 380 ton. Merkez Bankası’nın altın varlığı ise 520 ton. Sektör rafineri noktasında da dünya standartlarını yakalamış durumda. Toplamda 6 rafinerimiz var. Bu da rekabet gücümüzü artırıyor” dedi.
“MADENDE KULLANILAN YAKITTAN ÖTV KALDIRILMALI”
Altın üretiminin 2020’de 42 tona ulaştığını ifade eden İstanbul Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, 2021’de ise üretimin bu seviyenin altında gerçekleşebileceğini söyledi. Yıllık üretim hedefinin 100 ton olarak belirlendiğini bildiren Dinçer, “Bunun için de üretim kapasitelerinin artırılması ve yeni sahaların keşfiyle birlikte üretime başlanılması gerekiyor. 100 ton hedefe ulaşmak için izin süreçleri hızlandırılmalı. Bulunan maden rezervinin bir an önce ekonomiye kazandırmak için yol almalıyız. Diğer türlü belirlenen hedeflere çok geç ulaşırız. Mevzuatlarda değişiklik yapılmalı ve sektörün önündeki engeller kaldırılmalı” dedi. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, izin bedelleri, arazi tahsis oranlarının yüksek olması gibi faktörlerin maliyetleri daha da artırdığını belirten Dinçer, “Enerji maliyetleri sektörün önemli gündemini oluşturuyor. Burada da ÖTV’nin kaldırılması için çalışmalar yapacağız” diye konuştu.
TÜRKİYE ALTIN ÜRETİMİNDE DÜNYADA 22’NCİ
Dünyadaki altın üretiminin yaklaşık yüzde 85‘inin siyanürle yapıldığı bilgisini veren Hasan Yücel, geçen yıl itibariyle dünyada 3 bin 500 tona yakın altın üretildiğini belirtti. Dünyada zengin tenörlü yatakların tükendiğini ve daha düşük tenörlü yataklarda üretim yapıldığını ifade eden Yücel, bu üretimin yüzde 40’ını Çin, Rusya, Avustralya, Amerika ve Kanada’nın yaptığını, Türkiye’nin ise 40 tonla 22’nci sırada olduğunu söyledi. Hükümetin 100 ton altın üretimi hedefine çok hızlı bir şekilde ulaşabileceğini bildiren Yücel, altın üretiminin artmasının cari açığı kapatmaya, istihdama, sanayiye, teknolojiye büyük faydası olacağını vurguladı. 2020 yılında dünyada altın madenciliğine 57 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydeden Yücel, Türkiye’de ise bu rakamın 700 milyon dolar olduğunu aktardı. Maden aramalarına ise dünyada 2020 yılında 4,5 milyar dolarlık yatırım yapılırken Türkiye’de ise 40 milyon dolarlık yatırım yapıldığını belirten Yücel, aramaların bu işin en kritik noktası olduğunu ve buradaki yatırımları artırmak gerektiğini vurguladı.
YASTIK ALTINDA TOPLAM 277 MİLYAR TL’LİK ALTIN VAR
Sektörde yatırım araçlarının çoğalması gerektiğini ifade eden Osman Saraç özellikle küçük yatırımcının yastık altı altınlarının sisteme kazandırılması gerektiğini söyledi. Yastık altı altınların toplam büyüklüğünün 277 milyar TL olduğunu söyleyen Saraç, “Bu varlıklar mutlaka sisteme dahil edilmeli. Bunun için bankalar aracılık maliyetlerini çok aşağı çekebilir ve düşük miktar altını olanlar için tamamen sıfıra indirebilir. Bankacılık sektörümüz bunu yapabilecek bir güçte ve bu konuda öncülük etmeli” dedi.
BANKALARA “TEMSİL KUYUMCUSU” ÖNERİSİ
Mehmet Ali Yıldırımtürk ise yastık altı altınların sisteme dahil edilmesini cazip hale getirecek mekanizmaların devreye alınması için sistemin geliştirilmesi gerektiğine işaret etti. Yıldırımtürk, “Bunun için bir önerim var. Türkiye’de kamu bankalarının şubeleri çok yaygın. Bu şubeler sadece belirli günlerde değil yıl boyunca bu altınları kabul etmeli. Bu sistemin oluşturulması için de kuyumcular kullanılmalı. Özellikle vatandaş altınını bankaya getirdiğinde o bankanın temsil kuyumcusu olması lazım. Banka tarafından seçilen kuyumcunun bilançosu sağlam ve güvenilir olmalı. Gelen vatandaşı o kuyumcuya yönlendirerek altınların orada analiz edilerek ayarları tespit edildikten sonra elektronik bankacılık üzerinden bu sistem çalıştırılabilir. Bu çalışmayı İstanbul Rafinerisi yapıyor ama tam istenilen düzeyde değil. Çünkü üye olan kuyumculardan 750 gram teminat isteniyor. Bu sistemin oluşması için teminatların iyileştirilmesi gerekiyor. Bu yapıldığında vatandaş tamamıyla kuyumcusuyla muhatap olacak ve güven tesisi edilmiş olacak. Bu sistemi cazip hale getirecek birçok ödül de verilebilir. Böylece yastık altı altınların sisteme dahil edilmesi kolaylaşır” dedi.
“ALTIN FİYATLARI 2 BİN DOLARIN ÜSTÜNE ÇIKACAK”
Pandemiyle birlikte küresel ekonomideki bozulmalara karşılık merkez bankaları kendi ekonomilerine yüklü miktarda para enjekte ettiğinin ifade eden Mehmet Ali Yıldırımtürk, “Buda enflasyonun yükselmesine neden oldu. Yüksek enflasyona karşı da vatandaşlar güvenli liman olarak gördükleri altına yatırım yapıyor. 2022 yılı içinde Fed’in faizi artıracağı beklentisi, altında bir baskı oluşturdu fakat yüksek enflasyonun sürmesi ve faiz getirisinin bunun altında kalmasıyla altına ilginin sürmesini öngörüyoruz” dedi. Ayrıca üretim maliyetlerinde artış yaşandığını belirten Yıldırımtürk, 2022 yılının ilk çeyreğinde artan üretim maliyetleri enflasyonist baskılar fiyatların yükselmesine neden olacak. Fiyatların önce 1850 daha sonra 1950 ila 2000 doların üzerine çıkacağını öngörüyoruz. Jeopolitik risklerde altın fiyatlarının yükselmesinde etkili olacak. Ukrayna- Rusya gerilimi ve ABD öncülüğünde NATO’nun bu gerginliğe katılması etkili olacak. Çin-Avustralya arasında yaşanan gerilimde ABD, İngiltere ve Kanada’nın Çin’e karşı tavır alarak Avustralya’yı desteklemesi Çin’i farklı önlemler almaya sevk ediyor. Ticaret savaşlarının pandemi etkisinin azalmasıyla tekrar masaya gelme beklentisi var. Bu da altın fiyatlarının 1850 ila 2000 doların üzerine çıkmasına yol açacak” dedi DÜNYA
 |
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Çrş 12 Oca 2022, 15:11
Madencilik sektörü 5,9 milyar dolar ihracatla cumhuriyet tarihi rekorunu kırdı
Madencilik sektörü, 2021 yılını 5,93 milyar dolarlık cumhuriyet tarihi rekoruyla tamamladı.
İMİB'den yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Maden Sektör Kurulu Başkanı ve İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Dinçer, geçen yıla göre ihracatta yaşanan değer artışının yüzde 38,8 olduğunu aktardı.
| Alıntı: |
Dinçer, maden sektörünün alt kırılımlarındaki ihracata yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:
“2021 yılında metalik cevherler geçen yıla göre yüzde 56,2’lik bir artış gösterdi ve 2,14 milyar dolarlık ihracat ile ilk sırada yerini aldı. İkinci sırada yüzde 21,3’lük artış ve 1,28 milyar dolar ile işlenmiş doğal taş, üçüncü sırada yüzde 32,4’lük artış ve 1,1 milyar dolar ile endüstriyel mineraller yer aldı. Dördüncü sırada ise yüzde 19,3’lük artış ve 809,1 milyon dolar ile blok doğal taş ihracatı yer aldı. Toplam doğal taş ihracatı ise yüzde 20.5lik bir artışla 2,09 milyar dolar oldu. Bu maden gruplarını yüzde 124,6’lık artış ve 331,5 milyon dolarlık ihracat ile ferro alyajlar takip etti.”
2021 yılında doğal taş ihracatında ilk sırayı 615 milyon dolarla Çin’in aldığını bildiren Dinçer, ikinci sırada ABD’nin olduğunu ve ülkeye 462 milyon dolar değerinde doğal taş ihracatı yapıldığını vurguladı.
Dinçer, ABD’den sonra 98,4 milyon dolarla Fransa’nın, 98 milyon dolarla Irak’ın ve 95,4 milyon dolarla Hindistan’ın bulunduğunu ifade etti.
Milli politikalar büyük katkı sundu
2021 yılının sektörün cumhuriyet tarihi rekorunu kırması adına çok önemli bir fırsat yılı olduğunu ifade eden Dinçer, şunları kaydetti:
"Bu başarıda sektörümüzün pandemi ve onun oluşturduğu yeni normali en iyi etüt eden sektörlerden biri olması da önemli bir faktör oldu. Bu noktada bakanlığımızın uyguladığı yerli ve milli politikaların 2021 yılında kararlılıkla devam etmesi başarımıza büyük katkı sundu.
Bu açıdan ‘Güçlü ekonomi ve ulusal güvenlik’ temeli ile şekillenen Milli Enerji ve Maden Politikası çerçevesince enerjide tam bağımsızlık hedefiyle yoluna güçlü adımlarla devam eden ülkemiz, enerjide üst üste birçok dev hamleyi hayata geçirdi. Milli Enerji ve Maden Politikası’nda öne çıkan arz güvenliği, yerlileştirme ve öngörülebilir piyasa eksenleri, ülkemizin enerji alanında daha iyi bir konuma gelebilmesi açısından yol gösterici olmaya devam edecek.
Sektör olarak 2022 yılında ihracatımızı daha da artırmak için ruhsat güvencesinin sağlanmasının önemli bir nokta olduğunu düşünüyoruz. Firmalarımız böylelikle yatırım ve ihracat düzeyini daha üst seviyelere taşıyarak sektörümüzün geleceğinin daha öngörülebilir olmasına da katkı sağlayabilirler. Yanı sıra tüm izin süreçlerinin sadeleştirilmesi ve hızlandırılmasıyla birlikte madenlerin ekonomiye kazandırılma süresi çok daha hızlı olacaktır. Böylelikle uzun yıllardır izin bekleyen alanlar için de üretim süreci başlamış olur. Orman izin süreçlerinde yüksek bedellerin makul seviyelere getirilmesi sayesinde ise ormanlar için ödenen miktar madenlerin çıkarılmasına ayrılabilir ve süreç daha verimli işleyebilir. Enerji maliyetleri (akaryakıt ve elektrik) sebebi ile vergi düzenlemesi sağlandığı takdirde de firmalarımızın elde ettiği kâr, madenlerin aranmasi ve milyarlarca dolarlık rezervlerin keşfedilmesine ayrılabilir.”
Sürdürülebilirlik madencilik için çalışıyoruz
İMİB’in madenciliğin daha iyi bir konuma gelmesi ve bunun sonucunda da yüksek ihracat rakamlarına ulaşmak adına faaliyetlerine devam ettiğine dikkati çeken Dinçer, “Maden çeşitliliğimiz, marka oluşturma çabalarına yönelik yapılan çalışmalar, jeopolitik konum ve teknolojik gelişmeler bazındaki fırsatları sektör olarak değerlendirdiğimiz takdirde, 2022 yılında başarımızı arttırarak devam edeceğimizden hiç kuşku yok. Hemen hemen tüm sektörlere ham madde sağladığı gibi istihdama da ciddi oranda katkı sunan maden sektörünü ve ihracatımızı, 2022 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın ülkemiz için gösterdiği 250 milyar dolar ihracat hedefiyle uyumlu olarak, devletimiz ve bakanlığımızın da destekleriyle daha ileriye taşıyacağımıza olan inancımız tam.” açıklamasında bulundu.AA |
|
 |
erkan_gs_mk
1 yıl önce - Sal 01 Şub 2022, 17:03
| Alıntı: |
109 ton altında yeni gelişme: Bakanlıktan beklenen belge çıktı
31 Ocak 2022
Bilecik Söğüt'te GÜBRETAŞ'a ait maden sahasında tespit edilen 3,5 milyon onsluk (109 ton) altın varlığı için çıkarılan acele kamulaştırma kararı sonrası bölgedeki arazilerin mülkiyetinin Hazine'ye devri gerçekleştirilip tesis kuruluma geçirilirken, bakanlıktan beklenen teşvik belgesi de çıktı. İşte bölgedeki altın rezervinin çıkarılması için yapılacak yatırımın tutarı..
Bilecik Söğüt'te GÜBRETAŞ'a ait maden sahasında tespit edilen 3,5 milyon onsluk (109 ton) altının çıkarılması için çalışmalara başlandı.
Geçtiğimiz aylarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın imzası ile alınan acele kamulaştırma kararı sonrası bölgedeki arazilerin mülkiyeti Hazine'ye devredilmiş, tesis kurulumuna da başlanmıştı.
109 ton altın rezervi için yapılacak yatırım için beklenen teşvik belgesi ise Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanarak dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.
GÜBRETAŞ'ın Bilecik Söğüt'teki tesis yatırımı Aralık 2021'de en yüksek teşvik belgeli beş yatırım arasında yer aldı.
Gübretaş Maden Yatırımları AŞ'nin teşvik belgesi verilen yatırımı 4 milyar 634 milyon 477 bin 508 lira olarak ifade edildi.
Şirket kurulacak tesis üzerinden yılda 7,67 ton dore külçe altın ve yılda 1 milyon 252 bin 800 ton cevher işlemeyi hedefliyor.
GÜBRETAŞ Maden Yatırımları AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Poyraz, tam kapasiteyle çalışmaya geçildiğinde yıllık 6 ile 7 ton civarında altın üretmeyi hedeflediklerini belirtmişti.
Poyraz, 2022 yılı içinde ilk faz tesis kurulumu tamamlandıktan sonra maden işleme çalışmalarını yapıp 2022 yılının sonu itibarıyla buradan çıkacak ilk altın külçesinin Türk ekonomisine kazandırmak istediklerini de aktarmıştı.
Poyraz, Gübretaş'ın şu anda tarım sektöründeki en önemli aktörlerinden biri olduğunu belirterek, "Buradan elde edilmiş olan değerin GÜBRETAŞ'a, Tarım Kredi Kooperatiflerine, Türk çiftçisine ve tarım ekonomisine yansımasıyla Türk ekonomisine çok ciddi katkılar sağlanması hedefleniyor. Burası önümüzdeki dönemde inşallah bizim için önemli bir kaldıraç olacak. Bununla beraber Tarım Kredi Kooperatifleri ve iştirakleri olarak Türk çiftçisine buradaki kaynağı ziyadesiyle yansıtma gayreti içinde olacağız." dedi.
Poyraz, sahadan çıkarılacak altının miktarına ilişkin olarak da şunları kaydetti:
"Burada birinci, ikinci ve üçüncü fazdaki yatırımlarımızı tamamlayıp tam kapasite çalışmaya başladığımızda şu anki planlamamız yıllık 6 ile 7 ton civarında bir üretim kapasitesi hedefleniyor. Türkiye'de 2020 yılı rakamlarıyla yıllık 42 ton civarında altın üretimi olduğunu düşünürsek o zaman biz bu 42 tona sadece buradaki çalışmalarımızla yüzde 15 oranında katkı sağlamış olacağız."
https://www.yenisafak.com/foto-galeri/ekonomi/109 ...27?page=10
|
|
 |
BJK 5106
1 yıl önce - Cum 24 Hzr 2022, 18:44
Bazı illerdeki maden sahaları ihaleye çıkarılacak
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Ankara, Nevşehir, Amasya, Muş, Çorum, Edirne, Tekirdağ, Aydın, Denizli ve Afyonkarahisar'da bulunan maden sahalarını ara ya da uç ürün üretimine yönelik tesis kurulması şartı ile ihale edecek.
Genel Müdürlüğün konuya ilişkin ilanı, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre, Ankara, Nevşehir, Amasya, Muş, Çorum, Edirne, Tekirdağ, Aydın, Denizli ve Afyonkarahisar'da 4'üncü grup maden sahası, ara ya da uç ürün üretimine yönelik tesis kurulması şartı ile ihale edilecek.
Muş'taki sahalar için ihale puanlama, kapalı teklif ve açık artırma usulü ile diğer bölgelerdeki sahalar için ise ihale kapalı teklif ve açık artırma usulü ile yapılacak.
İhalesi yapılacak sahalara ait bilgiler, "http://www.mapeg.gov.tr/" adresinde ilan edilecek.
Öte yandan, Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Manisa'nın Ahmetli İlçesi, Dereköy Mahallesi sınırları içindeki 9,98 hektarlık alanın, I (a) grubu maden işletme ruhsat sahası olarak ruhsatlandırılması işini ihale edecek.
İhale 7 Temmuz saat 10.00'da Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı'nda yapılacak. (AA)
|
 |
erkan_gs_mk
1 yıl önce - Cmt 25 Hzr 2022, 20:34

|
 |
sayfa 8  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|