Bazen nefes almak bile yetmez insana..Çünkü nefes aldığınızı sanırsınız ama boğulacak gibi olursunuz.Kaçmak istersiniz ama parangalarınız arkanızdan gelir.Prangalarınızdan kurtulmanız mümkün mü?
İnsanı, hayata bağlayan bazı değerler vardır.O değerlerden biri yada birkaçı eksik olduğunda, devreye,işte bu “prangalar” diye tabir ettiklerimiz girer.Parngalarınızdan kurtulmanız için; sağlam bir irade ve Allah’a tevekkül lazım.Bu ikisinden biri eksik olursa prangalar yine peşinizi bırakmaz…
Bazen , hayatınızda yolunda gibi gözükür her şey…Ama yolunda gitmeyen o kadar şey vardır ki;siz ancak bu yolunda olan yol’dan çıktığınız vakit bu çıkmaz sokağı keşfedersiniz.Çıkmaz sokakta karşınıza çıkan herkesten kendinize, bu buhrandan nasıl çıkacağınızın tarifini istersiniz ama bir nefes dahi bulamazsınız.Çünkü orada bulunanlarda, nihayetinde hayatlarının “çıkmaz sokağı” na gelmişlerdir…
Haykırmak isteriniz ama bu seferde sesinizi duyacak kimse kalmamıştır..Derdinizi paylaşmak istersiniz ama kalabalığın ortasında bazen yapayalnız kalırsınız.Kalabalık bir ortamdan kaçıp münzevi bir ortamda ruhunuzu dindirmek ve keşfetmek isteriniz ama bu seferde “yalnızlık” kaderiniz olacak diye tek başınıza kalmaktan korkarsınız…
Bedeniniz bazen çektiği yükü taşıyamaz olur…Ama nefes alıp yaşamak için bu yükü taşımak zorunda olursunuz.Bu zorundalığınız sizi dipsiz kuyulara taşır.Ne para ne makam,mevki o dipsiz kuyulardan çıkarmaya yetmeyebilir.En yakınınızda bulunanlar bile sizin yokluğunuzu fark etmemektedir artık.İstersiniz ki, “bir dost eli” bir “ gönül ehli” size selam verip içinde bulunduğunuz yalnızlığı fark etsin ama en yakınınızda bulunanlar bile artık size çok uzak olmuşlardır…
Hayata dair beklentileriniz , yaşama azminiz bazen derin bir ümitsizliğe bürünür...Bilirsiniz ki, ümitsizlik her türlü ruhi hastalıkların başlangıcıdır.Ne yazıkki, tutunacak bir dalınız bile olmadığından en kolay yolu tercih etmekte, işin kolayına kaçmanın dayanılmaz bir hafifliğin eseridir.Her şeyden umudunuzu kestiğiniz bir anda birden çok uzaklardan muhabbet ehlinden bir selam gelir size..Bu selam, inanın dünyada icat edilen maddi kazançların hiç biriyle kıyas kabül edilmeyecek kadar çok değerlidir.Hani, hep şunu derlerdi ya büyüklerimiz; iyi günde kimin dost olup-olmadığı belli olmaz, asıl dostlar kötü günde gerçek dostlar ortaya çıkar…
Selam olsun bizden de o gönül dostlarına…
Bizlere, Hz.Eyyüp (a.s)'ın sabrı cemilini hatırlattığı için selam olsun...
Bizlere, Allah'a sığınmak ve tevekkül dışında beşerin başka bir ilacının olmayacağını bir kez daha hatırlattığı şükran olsun o dostlara...
Uzakta olupta nefes almamıza katkı sağlayan güzel insanlara selam olsun…
Bağrını ve yüreğini her türlü önyargılardan arındırıp gönül bahçesini kayıtsız bizlere açanlara selam olsun…
Unutmadık, unutmayacağız…
İnşaALLAH, kimsesizlerin yegane tek sahibi Yüce Yaradan (c.c),mahşerde bütün gönül dostlarını buluşturması dileğimle…
Üzülmeyin yaşlı anam babam
Birgün bitecek kanayan yaram
Olsamda yanınızda sizleri saram
Üzülme garip babam, yarınlar bizim...
Bu böyle gitmez dünya dönecek
Güneş bir gün bizim için doğacak
İstanbul benide bağrına elbet basacak
Düşmanlarının hepsi birden kaybolacak
Üzülme fedakar babam yakındır dönüş,
Yarınlar bizimdir,bizim olacak...
Ben yokken seni üzenler utansın
Fırsat kollayanlar yere batsın
Dilerim hergün Yaradanıma,
Başkalarının ahını onlar alsın
Düşünme canım babam yakındır,
Yarınlar bizimdir bizim olacak...
Üzülüme kimse yok diye yanında
Yanındayım her bir nefes anınında
Yanarsınız kor gibi bağrımda
Feryat ettim her haykırışımda
Kederlenme babam o gün yakın,
Yarınlar bizimdir bizim olacak...
Ne çabuk unutuldu iyiliklerin
Maziye mi karıştı ettiklerin
İhanet etmiş sana sevdiklerin
Düşman oldu dost bildiklerin
Ağlama babam,umutlar yakında,
Yarınlar bizimdir bizim olacak...
Gözünden düşen inci tanesi damlaya
Dünyaları yıksam yine yetmez
Gönlümdeki yerini kalksam anlatmaya
İnan vefakar babam kelimeler yetmez
Üzülmek yok artık bundan sonra sana,
Yarınlar bizimdir bizim olacak...
Onlara iki çift kelimeye değmez
Sana, bunun yapanların başı dik gelmez
Ben, şu dünyada sağ olup yaşadıkça
Seni üzmeye kimsenin gücü yetmez
Kahırlanmak yok artık bundan böyle,
Yarınlar bizim,bunu herkese söyle...
Bu dünya fani, ettiklerini bulurlar birgün
Son pişmanlık fayda vermez onlara o gün
Gözüm arkada gittim,senden ayrıldığım gün
Üzülme babam, neşe, sevinç bizimdir bu gün
Kısmet olurda kavuşursam size bir gün
Yarınlar hep bizim olacaktır inan her gün...
Kabus gibi üstüme çökünce gece
Yıldızlar gökyüzünde peşpeşe dizilince
Yüreğimdeki acıyı dindiririm sessizce
Seni düşünüyorum herkesten gizlice...
Şu zindan misali odamda
Yalnızlığın verdiği acılarla
Biraz üzgün biraz mahzun,
Seni düşünürüm ben yalnızca...
Bembeyaz kar'lar içinde sen
Bana doğru koşan bir melek gibi
Gönlüme neşe saçan efsane gibi
Mahzun mahzun seni düşünüyorum...
Gül bahçesinde bir kadın var,
Elinde bir küçük çocuk var
Saçlarında papatyalar dolan,
Gözlerinin rengini gökyüzünden alan,
Bir çocuk düşünüyorum...
Daha dün gibi geliyor o günler
Unutulurmu o zeytin gibi gözler
Birbirini unutmaz seven kalpler,
Düşünki,engin bir denizdesin,
Sağa sola dalgalar vuruyor,
Sessiz sedasız seni düşünüyorum...
Sonu gelmeyen bir yola girmişim
Ben yine senin esirin olmuşum
Issız bir ada'da kalmışım,
Umutsuz ve çaresiz seni düşünürüm...
Çiçeklerle konmuş tabutlar üstüne
Konvoylar oluşmuş yol kenarında
Bir yara açılmış,sorma bağrımda
Seni düşünüyorum ölümün soğuk nefesinde...
Arkamdan binbir ağıt yakılmış
Seni öylece bırakıp gidince
Uyku girmez gözüme, sensiz gece
Seni düşünürüm yedi kat yerin dibinde...
Arzuhal ettim Rabbim'den,
Almasın melekler seni benden
Vursunlar beni taa yüreğimden
Korkmam inan keskin hançerden
Ateşler içinde seni düşünüyorum...
Korkuyorum sanki gelmeyecek ilkbahar
Bilmiyorum bu sensiz, kaçıncı bahar
Doğacak olsa üstüme son defa güneş
Sönmüş olsa bile gönlümdeki son ateş
Mahzun mahzun seni düşünüyorum...
Sesin çok uzaklardan bana geliyor
Odan sanki cennet bahçesine benziyor
Gözlerinden akan yaşlar yüreğime işliyor
Ağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta çarpan yüreğimi dağlama…
Güllerden hilal gibi taç yaptım saçlarına
Sözüm var senden öte birkaçlarına
Dayanmaz inan bir tanem,o yaralı kalbim
Gamzelerinden süzülen inci tanesi yaşlarına
Ağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta seven kalbimi dağlama…
Gökteki yıldızdan daha güzelsin
Hayatımın umut kaynağı sensin
Yüzünden gülücük hiç eksilmesin
Sen her zaman benim kalbimdesin
Aağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta seven kalbimi dağlama…
Bir gün olur,beklediğin baban gelir
Gözündeki yaşların sonu gelir
Seni düşündükçe baban eridikçe erir
Beklediğin bahar er geç bir gün gelir
Ağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta seven kalbimi dağlama…
Ağlamak yakışmıyor zeytin gözlerine
Öpücük kondurdum o güzel gamzelerine
Şiirler yazdım senin şirin gözlerine
Ağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta seven kalbimi dağlama…
Duyunca hıçkırıkla dolu sesini
İnan yüreğim birden sızladı
Dolduramaz hiçbir şey senin yerini
Gözlerim boşuna aradı seni
Ağlama bebeğim ne olur ağlama,
Ağlayıpta seven kalbimi dağlama…
Belkide bu gecenin ıssız sessizliğinde
Nerde bu adam diye hüzünlendiğinde
Yanında olmadığım için üzüldüğünde
Hisset beni, bulursun kalbinin derinliğinde...
Sende benim gibi acıyla yandığında
Resimlere bakıp anılara daldığında
Hasretle yanıp başbaşa kaldığında
Bulursun beni, kalbinin benim için attığında...
Seni seviyorum dediğin her kelimede
Yazdığın hasret dolu her cümlede
Benim için varsa, sevgi dolu yüreğinde
Bulursun beni, yarayla kanayan kalbinde...
Rastlanmaz inan böyle bir aşka
Dilim anmaz senin isminden başka
Ömrüm eriyip gitse bile yavaşca
Bulursun beni,döktüğün her damla yaşta...
Üzülme bulmak için beni
Feda ettim sana herşeyimi
Açtım sana kalbimdeki sevgimi
Öten bülbüllerde bulursun beni...
Uzakta değilim,belkide yakınım
Senin için akar her damla gözyaşım
Feda edecek ,kaldı bir tek canım
Açan gonca gülde bulursun beni...
Dillerden düşmeyecek bizim şarkımız
Sevenlere örnek olsun bizim aşkımız
Doğraken kötü yazılmış bizim şansımız
Acıyla yaşanan aşklarda bulursun beni...
Bu böyle gitmez sevdiğim elbet
Hasret bir gün bitecek sabret
Sen beni böyle sevmeye devam et
Sevgiyle yeşeren çiçeklerde bulursun beni...
Adam dediğin;
bir ulu çınar olacak. Fırtınada esneyecek yine de doğru duracak. Sözünün eri, ailesinin yaveri olacak. Yediği kaba pislemeyecek, vefa bilecek. Baba gibi olacak...
Kadın dediğin;
hanım olacak, oyun oynamayacak. Başkasına nazar etmeden evvela bi kendine bakacak. Teni, başka adamlar kokmayacak, yılışıklık etmeyecek. Ana gibi olacak...
Hayat dediğin;
yapabileceğinden fazlasını senden istemeyecek. Huzurun paradan kıymetli olduğunu unutturmayacak. Sevgili gibi olacak...
Ölüm dediğin;
lafı uzatmayacak, muallakta koymayacak. Gün be gün seni de sevdiklerini de tüketmeyecek. Üzmeyecek yahu. Dost gibi olacak...
Seninle 1 yaş daha yaşlanmak
Bi habersiz ve sessiz
Kutlayamadım hiçbir doğum gününü
Diyemedim başkaları gibi
Mutlu yıllar sevgili ...
Şimdi 1 yaş daha ileri gittin
Benim faydasız ama onurlu sevgimi
Söyle! söyle kime sattın
Ve herşeye rağmen
Mutlu yıllar sevgili ...
Sen bilmezken uzun kış gecelerini
Ben yazı gördüm sende
Sen saymazken günleri
Ben yüreğime şafak attım ve sana
mutlu yıllar sevgili ...
Sensiz hayal kurmayı
Uykudan hesaplarken
Ve uyumayı bilinçaltı saydım
Herşeyde,hepsin de ve herkeste
Az da olsa
Biraz sen vardın
Mutlu yıllar sevgili ...
Yeni yaşını gözyaşlarımdan süzülen
Suyun berraklığıyla kutlamak isterdim
İsterdim bende süprizler yapmayı
Sen biraz bilseydin
Ben sana mutlu yıllar sevgili derdim
Sen biraz anlasaydın beni
Çok değil
Vitrinde ki elbise kadar
Bakabilseydim bedenine
Geçen ömrüne,
İsteseydin tüm ömrümü veriridim
Olsun,olsun be
Yinede;
Mutlu yıllar sevgili ...