Sende mi solacaktın gülgüzeli, daha küçücük bir goncayken? hani tüm gücünle hayata meydan okuyacaktın? Dikenlerin vardı, kimse dokunamazdı sana, dokunmuşlar gül güzeli, yıpratmışlar seni !
Bak yaprakların yerlerde sararmış ve yırtılmış. Taç yapraklarına düşen yağmur damlaları ağlıyor senin için gül güzeli.
Hani her bahar dalına konan bal arsı vardı ya, işte o geldi. Kokunu duymak istiyor. Yoksun gül güzeli yıpratmışlar seni.,
Aşıkların bakıp doyamadığı, bahçelerin en narin çiçeği...!
Sen gamsız kedersiz,
Hem huysuz hem sevecen...
Nerdesin ? Özlüyorum be gül güzeli, duy artık sesimi uyan gül güzeli...!
Yoksun yıpratmışlar seni...
Solan Bir Hayatın Hikayesi...
Umutsuz değilim yeniden yeşereceksin...
Ellerinde görürüm cenneti,
Ve ruhlar yanar.
Yürürüm eski kaldırımlarında
Eski bir şehrin,
Paçalarım ıslanırmış yağmurdan,
Soğuk işlermiş iliğime kadar,
Aldırmam.
Kaç kuruşmuş hayat,
Bayat bir simitten dahi az
Sana gelen yollardan giderken
Ve bir can endişesinde
Gözlerimi henüz yummuşken.
canım oglum
Defterinde bana ilk sahifeyi açman ne güzel.Zira senin asil kanında büyüklerine Saygı ,Küçüklerine ve yakınlarınada candan Sevgi:Adelet ve Dürüstlügünün simgesi olacaktır.Bu meziyetlerine çalışkanlığı ve çok çalışmayıda katacağından 'Ve herşeyi helar,adilane ,azimle yeneceğine inanıyorum.İnsanları sevmek Büyüklerini ve Küçüklerini Tanımak herkese Nasip olan Bir meziyet degildir.Buna Çalışkanlığı ve dürüstlüğüde
ekliyeceğini biliyorum.Vatan ve Miletini Sev ve Bunlara Çalış.Şiarın ATATÜRK'ün İZi,İmanının KURAN'nın sizü
olsun.Seni Onlara Emanet ediyorum. Baban ALİ NAHİT ÖNER.
Babacım ölümünün 3 yılında SENİ RAHMETLE anıyorum.Oğlun Çulçapur.
Varım yoğum herşeyim sensin inan
Inanma boş lafa hepsi yalan
Yalan değil seni sevdiğim
Ölüm kadar gercek
Gercek olan sana aşkım
Ben olmasamda bu
Vatan asla bölünmeyecek
Felaket günlüğümü yazıyorum
Seni düşünerek kör yangınlarda
Sevgi yıllığı tutuyorum
Kalpsiz yüreğimdeki ıslak damlalarla
Buzlu ölümün sonunda bela nöbetleri
Sevemedim hiç çaysız sigarayı
Böyle nöbetlerde soğuk karanlıkta
Göremedim gönlümü yazısıyla
Bekledim korkusuzca ürkek
Hissedemedim hiç hiçin yokluğunu
Hep böyle güdümlü sevdadayım
Sonumu yazan yazmış özünce
Bilemem ki yarınların senini
Ey hoyrat sevgili acı şekerlemesi
Bitsin artık bu gül kokusu rengi
Karınca sarhoşluğu başlasın gönlünce
Kağıttan kalemler çizsin
Mutluluğun karanlık resmini
Cansız rüyalarım renkli olsun
Uzun cüceler göreyim güllü dikenler
Geçeyim kol kola seninle hayat patikasından
Karşımıza çıksın bitmez yokuşlar
Bay baykuşlar korkak ışıklar
Varım seninle güzelim varım! Varım!
Sessiz bir göçe sisli yollarda
Sitem aynaları kirletmesin
Seninle büyük ekmek çilemizi
Kapısız evimizde yalnız olalım
Basmasın kimsenin ayağı eşikten içeri
Akılsız mantığımıza güvenelim
Bağlı serbestliğimizi kıralım
Tatlı acı bir hayat korkusuz karanlıkta
Ama gülüm olmasın hiç olmasın
Sevinçsiz sevgiler tarifsiz tamlamalarda...
bir kis gecesini animsiyorum...
bebegim henuz ikibucuk aylik.
Salonda uyutmusum kucucuk kizimi,lambalari iyice kismisim.
Teyzem ailenin minik uyesini gormek icin gelmis taa Izmirden.
Fisir fisir sohbet ediyoruz salonda.
Ev bebek kokuyor..
Birden cama ilisiyor gozum. Kar baslamis
Icim neseyle doluyor.
Hayatimda gordugum en buyuk kar taneleri dusuyor usul usul gokten.
Hava soguk ama ruzgarsiz.Elim kadar kar parcalari..
Yan odaya gidip karanlikta pencereyi aciyorum.
Buz gibi ama taze bir hava doluyor iceri.
Sehir birden sessizlesmis.
Kar yaginca oyle olur ya..hani sehir susuverir.
Ve birden guzellesir.Ahmet Hasim'in mehtapli geceleri anlatisi gelir aklima boyle gecelerde.
Ay isiginin coplukteki bir teneke parcasini bile nasil elmasa benzettigini ama guneste herseyin ayan beyan ortaya ciktigini anlattigi yazisini hatirlarim.
Karin da boyle bir etkisi var sehir uzerinde.
Herseyi guzellestiriyor.
Coplukleri,insaat molozlarini...
Baska bir karli kis gecesi geliyor aklima ...
Okuldayiz yatiliyiz..ama subat tatili sonunda baslayan kar okullarin acilmasina firsat vermemis.
Arkadasim okul acilacak diye Antalya'dan gelmis ama okul acik degil.apar topar bize kalmaya geliyor.
Ailem evin ikinci kizi biliyor zaten onu.
Odasi yatagi hazir,sevincle kavusuyoruz arkadasimla 15 gunluk tatilin ozleminden sonra.
Okul aciliyor ama ayni gun yine kapaniyor..bu sefer bir baska arkadasim daha katiliyor bize.ev yatakhane gibi
yine okuldan bir kiz arkadasimla cok yakin oturuyoruz Dikilitasta.
Onun evinde de 2 kiz arkadas daha kaliyor.
Ayni sokakta 6 arkadasiz.
Kar diz boyu,goz gozu gormuyor ve bir gece evden bunalip 6 kiz bulusuyoruz disarda.
Mahallede geziniyoruz. Kartopu oynuyoruz.
Askeri lojmanlarin yaninda bos bir arsa buluyoruz. Kar ruzgarin etkisiyle oraya yigilmis.
Belimize kadar kara gomuluyoruz,karlarda yuvarlaniyoruz,kar melegi oluyoruz hepimiz karlar ustunde.
sonra hangi sivri akilli bilmem gidip cola alalim diyor.
Buz gibi kolalari karlarin icinde oturup iciyoruz.
Sigaralari yakiyoruz,o zamanlar icki icme yasimiz degil.Aklimiza icimizi isitacak kan-yak gelmiyor.
Bir kotu aliskanligimiz sigara..
Nasil da neseliyiz,nasil da sevincli...
Okul zamani olup ta okulda olmamanin verdigi keyif uzerimizde.
Baska bir karli aksam sevgili komsum arkadasimla gece disari cikiyoruz. Yuruyuse..
Barbaros bulvarindan yukari cikiyoruz.
Etraf yine sessiz..sehir yine guzel.
Ara sokaklara girip Balmumcuya yakin bir yerde Bogaz Koprusunu gormeye calisiyoruz.
Asagidaki vadi henuz bombos..evler siteler yapilmamis.
Cevremizdeki agaclar karin agirligiyle o kadar egilmis ki arada ustumuze karlar dokuluyor.
Oyle bir yere geliyoruz ki ikimiz de susup kaliyoruz.
Bogaz koprusu gercek bir inci gerdanlik gibi isildiyor.altimizdaki
vadiye sis cokmus.
Etraf bembeyaz...
Konusmuyoruz..konusamiyoruz..sadece seyrediyoruz..
Bugun havada kar kokusu alarak geldim is yerime.
Bir iki gune kadar kar yagacak dediler,yine icim pirpir etti.Kardesimle Besiktasin yokuslarinda kaydigimiz tahta kizagimiz yok artik.
Biz buyurken baska bir afacan cocuga verdik onu.icimiz buruktu itiraf edeyim.
Ama her kar yagdiginda ortaya cikan o soguktan yanaklari ve burnu kipkirmizi olmus,elleri kar sogugu kiz hala duruyor bende.
Bu sene tek dilegim yilbasini karlar icinde gecirmek...
Belki kizacaksiniz bana,yilbasi parti planlarini alt ust edebilir Istanbul'un kari ve kar trafigi ama..
Her yilbasi aksami huzun basar beni..belki bu sene karla birlikte kaybolur huznum.sevincle girerim belki yeni yila..
hediyede gozum yok..
Yaşarken ölüyor muyum,
Bir parmak bal mı çalınıyor ağzıma,
Ama olsun diyor ve geçiyorum,
Acı senin acın,
Bal senin parmak senin,
Bir parmak bal uğruna,
Dokunuyorsun ya bana,
O yeter tüm acılarıma...
TAMİRCİ
Ben tamirciyim;
Ama ne akrebi yelkovanına takılan bir saati,
Nede motoru miadını doldurmuş eski bir arabayı.
Ben kalpleri donmuş gül yaprakları gibi dokununca kırılan
Göz pınarları kurumuş ırmaklara dönen,
Kalpleri tamir ederim.
Benim adımmı;
Ben HAYAT TAMİRCİSİYİM....
[ yaralı çocuk fotoğrafı şikayet üzerine silindi. - Burç - Pts 08 Oca 2007, 16:09 ]
köprü altında püngüldeyerek geçen suydu...
ve kulakları patlatandı...
köprüde patlayan bombalar...
yağmur gibi yağdılar...
mermiler ve bombalar...
çelikten kanattı ucaklar...
ve mermi işlemez tanklar...
bir bir sıktılar...
mermilerini...
çocukların üzerlerine...
mayın döşeyen askerlerdi...
futbol sahalarına...
ve basıp ayağını kaybedendi...
8yaşında renkli gözlü sarı saçlı oglan...
hengamenin ortasında koşarken düşürdüğü bebeği almaya çalışandı bir ufak kız...
ve bir keskin mermiyle...
yerde yatan...
yine bir savaştı...
hiç bir zaman masa başındakileri vurmayan...
ve sonrasında...
top yerine...
buldukları havan topuyla oynayan 3çocuktu...
ellerini kaybeden...
ve yine masa başındakilerinin elleri yerlerindeydi...