1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
ASLI
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 10:38
Gecekonduya yine af!!!
Gecekonduya su ve elektrik affı
2006 yılı bütçe yasa tasarısında gecekondular ve kaçak yapılara dolaylı af geldi. 12 Ekim 2004 tarihine kadar kullanım izni alamayan yapılara elektrik ve su hizmeti götürülebilecek.
| Alıntı: |
Bütçeden kaçak yapılara af çıktı
Meclis'ten geçen bütçe yasasıyla 12 Ekim 2004'e kadar kullanım izni alamayan kaçak yapılara elektrik ve su hizmeti vermenin yolu açıldı.
2006 bütçe yasa tasarısında gecekondular ile diğer kaçak yapılar için üstü kapalı af çıktı. 12 Ekim 2004'e kadar kullanım izni alamayan yapılara elektrik ve su hizmeti götürülebilecek. Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2006 bütçesinin maddelerine eklenen bu düzenleme Genel Kurul'da da kabul gördü. Yeni Türk Ceza Kanunu, kaçak yapılara elektrik, su gibi hizmetler götüren belediye başkanları ile kamu görevlilerine hapis cezası verilmesini öngörüyordu. Bu madde bir çok tartışmalara ve farklı uygulamalara neden olmuştu. Komisyondaki görüşmeler sırasında AK Partili vekiller, "Birbinanın bir ve ikinci katlarına elektrik bağlanıyor, diğer kata bağlanmıyor. Bu sorunların aşılması için teknik bir düzenleme" savunması yapmıştı.
İki Bakan Tartıştı
Bu arada kabinenin iki bakanı arasında 3.5 milyar YTL'lik af sıkıntısı yaşandı. Maliye Bakanlığı'nın isteği doğrultusunda 2006 bütçesine eklenen hükümle Yeşil Kart, SSK ve Bağ-Kur'un, Sağlık Bakanlığı'na olan 3.5 milyar YTL'lik borcuna son dakikada af getirildi. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kendisine sorulmadan yapılan düzenlemeye karşı çıktı. AK Partili milletvekillerinin Meclis'e sunduğu önerge Sağlık Bakanlığı'na 3.5 milyarYTL'ye mal olacaktı. Düzenlemeye karşı çıkan Akdağ dün uzun süre Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ile pazarlık yaptı. Maddenin Genel Kurul'da bazı değişiklikler ile kabul edilmesi benimsendi. Buna göre sadece 2003, 2004 yıllarından kaynaklanan borçlar silinecek. Ancak CHP bütçe görüşmelerinde yaşanan gerilimden sonra imzasını çektiği için AK Parti Tekriri müzakere ve maddenin değiştirilmesi önergesini Genel Kurul'a getiremedi. Af olduğu gibi geçti. Sağlık Bakanı Akdağ'ın kulislere yayılan istifa söylentilerini yalanladı ve "Tamamen saçmalık, uydurma bir şey"dedi.
|
Kaynak: Sabah
Yuhhhh diyorum artik! Memleketin en onemli sorunu gecekondu sorunu bunu nasil gormezlikten gelebiliyor! Hatta abartip bir de af cikariyorlar. Bu resmen gecekondu ve imarsiz yapilasmayi tesviktir! Memeleket kimlerin ellerinde can cekisiyor yaziklar olsun!
|
 |
Ayhan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 10:41
Seçim yaklaşıyor Aslı Hanım.
15 tane üniversite açılıyor.
Yeni ilçeler geliyor.
Şimdi de gecekondu affı
|
 |
Bülent
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 10:56
| Alıntı: |
| 12 Ekim 2004 tarihine kadar kullanım izni alamayan yapılara elektrik ve su hizmeti götürülebilecek. |
Gecekondulasmayi ve kacak elektrigi orantili olarak düsünürsek asarida ki haber cok degisik bir anlam tasimaya basliyor:
| Alıntı: |
Elektriğin yüzde 50'sini 4 il kaçırıyor
Türkiye'nin elektrik kayıp ve kaçağı 19.6 milyon megavatsaat. Bunun yaklaşık yüzde 50'si 4 ilde kayboluyor. Bu rakam Bursalı sanayicinin 5.5 yıllık enerji ihtiyacını karşılıyor. İşte 4 il.
Türkiye genelindeki elektrik kayıp ve kaçağı 19.6 milyon megavatsaat. Bunun yaklaşık yüzde 50'si İstanbul, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin'de kayboluyor.
Kuyu suyu bile ısıtılıyor
Peki söz konusu aşırı tüketim nereden kaynaklanıyor? Bölgedeki TEDAŞ yetkilileri bu soruya, "Ne yazık ki kuyu suyunu elektrikle ısıtan da var, ahırına demir karyola bağlayıp ısıtma sistemi kuran da" diye yanıt veriyor.
KAÇAK ŞAMPİYONLARI
Bu 2004 yılı yıllık tüketimi 1 milyon 633 bin mwh olan Bursalı sanaycinin 12 yıllık enerji giderini eşit bir büyüklük demek. Yine söz konusu rakam İstanbul'un Avrupa ve Asya yakasındaki sanayicilerin geçen yıl toplam 3 milyon 844 bin mwh olan toplam tüketimi baz alındığında, 5 yıllık enerji giderleri bir yılda tellerden uçup gittiği anlamına geliyor. Üstelik söz konusu kayıp ve kaçağın yaklaşık yüzde 50'ye yakını da 4 ilden kaynaklanıyor. İstanbul'un Avrupa yakasındaki kayıp geçen yıl 3.1 milyon mwh'yi bulurken, onu 2 milyon mwh ile Şanlıurfa izliyor. Üçüncü sırada olan Diyarbakır'da kayıp ve kaçak miktarı 1.8 mwh, Mardin'de 1.4 milyon mwh ve son olarak da İstanbul Anadolu yakasında ise kayıp ve kaçak miktarı 687 bin mwh seviyesinde. Bu dört ilde kaybolan elektrik 9 bin mwh'yi aşıyor. Yine Bursa'dan örnek vermek gerekirse, söz konusu kayıp ve kaçak Bursalı sanayicinin 5.5 yıllık enerji ihtiyacına denk geliyor.
 |
Kacak elektrik olayini bu baslikta tartismistik:
http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=174587 ...ht=#174587
|
 |
messiah_haktan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 12:41
Birsey demek istemiyorum artik!! Diyecek birsey kalmamis neye ellerine attilarsa mokunu cikardilar! Yok gecekondu diye birsey kalmiyacakmis, yok onlara hizmet götürenler cezalandirilackmis, yok gecekondularda yasiyanlar icin toplu konutlar yapilacakmis (Toplu konut yapiliyor dogru ama fiyatlar ortalama 150.000 YTL'den basliyor)...
Ayni sey duble yollar icin de gecerli,heryer duble yol olacak diye sevindiydim ama yola biraz asfalt döküp üzerine miciri dökünce onlar icin yol yapilmis oldu!
Hizli tren yapacaz dediler,ilk basta trenin hizi 200km/h olacakti,neyseki son anda 250km/h 'ya cikardilar,bu ad insaat geciktirdi tabi.Genede avrupa 1970 yilinda 300km/h'ya yakin hizlarla seyahat ediyordu(TGV'nin ilk hatti 1970'in basinda acildi) ve dünya simdi hizli tren deyince 400 km/h'ya dogru ilerlerken,MAGLEV türü seyleri projelendirirken biz bunlarla yetiniyoruz! Üfff cok doluyum,konu ile fazla alakasi olmayan seyler yazdim...kusura bakmayin!
|
 |
ASLI
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 12:51
| Alıntı: |
| yok gecekondularda yasiyanlar icin toplu konutlar yapilacakmis |
Yapiyorlar.. Yesil alan ve park alanlarindan calarak, uzerlerine hancer gibi dikiyorlar binalarini.. Istanbul her gun biraz daha guzellesiyor. Estetik yoksunu, kultursuz muteahhitlerin elinde.. Bir de gecekondu affi cikiyor.. Ohh ne rahat memleketi parselliyorlar.. 4 donum bostan yan gel yat Osman...
|
 |
messiah_haktan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 13:08
Benim bildigim toplu konut 70 metrekarelik binlar,böyle 24 saat sonuz hizmet veren binlar degil.Fakir fukara icin yapilan birsey yok,hep zengin kisim icin proje gerceklestiriliyor!
|
 |
Metin Arslan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 14:34
| Alıntı: |
| 4 donum bostan yan gel yat Osman... |
+ Bu söz hosuma gitti. Umarım sitede fazla Osman yoktur. Yan gelip yatan Osmanların gazabına uğramakta var.
TRT-INT de konuyla ilgili bir yayın vardı. Gecekonduların havaalanı ile Ankara arasında kötü bir görüntü oluşturduğu, diger ülkelerde de geri kalmış mahallelerin olduğu, bu mahallelerin havaalanı yolu üzerinde olmadığı, bu gibi görüntülerin Ankara'da olduğu falan anlatıldı. Yıkımlar ile Ankara'nın güzel bir görünüme sahip olacağı, evleri yıkılanların devlete ait bir misafirhanede (Hangi kurulusa ait hatirlamıyorum) kaldığı, isteyenlerinde ev kiraladıklarını ve 200 YTL aylık kira yardımı verildiği anlatıldı.
Biten bir daireyi ve yerlesen aileyi gösterdi. Aile yeni evinden çok memnundu. Dairenin içi keşke bende zamanında gecekondu yapıp sonunda böyle bir daireye sahip olsaydım dedirtecek kadar güzeldi.
Benim merak ettiğim bu işlerin yapılması için para kaynağı nasıl karşılanıyor. Bütün arkadaşlar haklı yorumlarda bulunmuş. Gecekonduları yıkmaya karşılık verilen bu imkanlar yeni gecekondu yapımına teşvik eder cinsten.
Birde meselenin ikinci bir kısmı var. Havaalanı ile şehir merkezi arasındaki gerçekten var olan çirkin görüntüyü ortadan kaldırmak için ne yapılabilirdi.
Öyle bir şey yapılmalıydı ki. Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal olmasın.
Aynı matematik problemi gibi oldu gecekondu meselesi.
Bu çirkin görüntüyü ortadan kaldıracaksın.
Insanları mağdur etmeyeceksin.
Gerçekten zor bir problem.
Evleri yıksan, insanlara ne halin varsa gör desen, tepki çekeceksin.
Evleri yıkmasan, bu çirkin görüntünün hesabını vereceksin.
Evleri yıkıp, sahiplerine yeni imkan versen, gecekondu yapımına teşvik etmekle ve oy avcılığı ile suçlanacaksın.
Evleri yıkmasan insanları kapı dışarı etsen, Cumhuriyet tarihinin en büyük delisi olacaksın.
Siz olsanız ne yapardınız. ?
|
 |
Mert Doğan
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 15:45
Bu kaçak yapılara göz yumacak işler yapacaklarına varolanları yoketmek için bişeyler yapsalar ne olur anlamayamıyorum. Bence yer sahiplerine evleri karşılığında evler verip kaçak bölgelerin yıkılıp yeninden planlı olarak yapılması çok zor bişey olmasa gerek.
Mesela Bursa'da başlanan, ankarada, istanbulda ve bazı diğer şehirlerde zaten kısmen uygulanan ama yetersiz kalan bir yöntem vardı.
Adamın evini ve arzisi alıyorlar, evi karşılığında varolan ev sayısı kadar ev veriliyor. Hatta bu yöntem bence çok daha karlı olarak işletliebilir. Mesela yapılacak yeni binalar 10-12 kat olsa, her katta 4-5 daire olsa her binada 60 daire olur. Bu binanın kaplayacağı alanda en fazla 7-8 hadi bilemeim 10 -12 kişinin evinin arazisi yeter. 60 daireden 20 tanesi yer sahiplerine verilse kalan dairelerin satılması ile binanın maliyeti karşılanır ve üzerine kar bile kalır.
Daha kaliteli teknikler ile daha yüksek binalar bile yapılabilir. Her yüksek bina depremde yıkılmaz ki. Yeterli kalitede yapılsa yeter. Bu sayede bina kat sayısı arttırılıp daha çok kar bile elde edilir. Böylece kentlerin görüntüsüde ulaşım ve yol sorunları da düzelir. Ayrıca bölgeler daha değerlenir. Eski çarpık mahallelerde tapusuz imarsız evini 60-70bin liraya satacakken imarlı ve planlı hale gelince değeri de yükselip 100bin liranın üstünde satar sahipleri. Karşı çıkan da çok olmaz herhalde.
Neden bu tip dönüşüm projeleri üretmek yerine çarpık kentleşmeye göz yumacak işler yapıyorlar gerçekten kafam almıyor. buna sebep olanları da hiç bir zaman sevmedim sevmem de.
|
 |
ASLI
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 16:00
Cozumler cozumler...
Taskisla'da okurken bolumumuze verilen bir ders vardi: "Gecekondu Olgusu". Secmeli bir dersti, hala da veriliyor. Oncelikle boyle bir dersin "Sehir ve Bolge Planlamasi" departmaninda zorunlu verilmesi gerektigini dusunuyorum.
Bakin dersin ihtivasi su: (Aynen ITU'nun websitesinden alinti yaparak veriyorum):
| Alıntı: |
Türkiye'de özellikle büyük kentlerin %50'sinden fazlasının gecekondularla kaplı olmasına rağmen, ders programında bu konuda özgün bir ders bulunmamaktadır. Şehir plancısı olarak mezun olacak olan öğrencilerin bu konuda bilgilenmeleri amacıyla önerilen bu derste, gecekondularla ilgili olarak geliştirilmiş çözüm yolları irdelenecek, dünyadan ve Türkiye'den örnekler verilecektir.
Turkce icerik:
Tanımlar, kavramlar, göç, kentleşme, konut sorunu, sosyal-kültürel-ekonomik entegrasyon, gecekondu sorunu, gecekondu sorununun çözümü için alınan önlemler, yasal önlemler, planlama önlemleri, uygulamalar, ıslah imar planları, gecekonduların doku değiştirme süreci, gecekondu iyileştirme politikaları ve modelleri, gecekondu kaçak yapılaşma ikiz sorunsalı, gecekondu alanları- belediye ilişkileri, yabancı ülkelerden örnekler. |
Bu dersin vizesi ya da finalinde hocamiz bize gecekondu sorununun nasil cozulebilecegiyle ilgili brainstorming tarzinda bir soru sormustu... Sinav sonunda bu soru ustunde sinifca kafa patlatmis ama hala isin icinden cikamamistik. Sorunun koku, yalnizca sehircilik biliminin cozebilecegi bir yerde degil, cok daha derinlerde..
Sorunu halletmek icin gecekondu bolgelerindeki evleri yikmak ve yerlerine yeni apartman daireleri vermek isi halletmiyor. Aksine alevlendiriyor. Bence belli bir tarihe kadar yapilmis tum gecekondular yikilip yerlerine yeni evler verilebilir (cuzi odemelerle ve orta halli evler, tercihen sehrin disinda) ve yeni dikilecek olasi gecekondulara da KESINLIKLE izin verilmemelidir! Bunun cezasi yillarca hapis ve yuklu para cezalari olmalidir! Bu radikal karar alinmali ve yillarca en hassas bicimde uygulanmalidir. Her yeni gelen iktidar partisi bu karari devam ettirmelidir. Oy tutkusu ve koltuk sevdasina yenilmeden.. Varoslarin partisi olmaktan odun vererek.
|
 |
Fahriye
17 yıl önce - Çrş 28 Arl 2005, 16:30
İstanbul'daki Anadolu
Bir iki gün önce, Milliyet gazetesinde okuduğum bir haber:
İstanbul'da yaşayanların sadece yüzde 37'si İstanbul nüfusuna kayıtlı. Nüfusun yüzde 63'ünü Anadolu'nun diğer şehirlerinden göç edenler oluşturuyor. İstanbul'da İstanbullu olmayanların başında, 375 bin kişiyle Sivaslılar geliyor.
İstanbul'un göç tablosu
Sivaslı: 375 bin
Kastamonulu: 263 bin
Giresunlu: 245 bin
Ordulu: 244 bin
Trabzonlu: 214 bin
Samsunlu: 212 bin
Tokatlı: 203 bin
Malatyalı: 195 bin
Sinoplu: 179 bin
Erzurumlu: 186 bin
'Kentleşme var, kentlileşme yok'
Sosyolog Prof. Dr. Nur Vergin bu tabloyu şöyle değerlendirdi:
"Çıplak gözle bakıldığında İstanbul'da muazzam bir taşralaşma süreci başladığı malum. Hatta göç eden insanlar, aynı yerlere yerleşiyor, memleketliler mahalleleri oluşuyor. İstanbul'un içinde Anadolu'nun birtakım yerleşim merkezlerinin kopyaları, ikizleri oluşuyor. Ve bu insanların çoğunun İstanbul kentinin merkeziyle, ne iş, ne de sosyal yönden hiçbir alışverişi yok. Coğrafi olarak istanbul'da yaşıyorlar, ama zihnen halen İstanbul'da yaşamıyorlar. Zihnen ve kültürel olarak sosyal alışkanlıkları, bırakınız İstanbullu olmayı, bir büyük kentli alışkanlığı bile değil. Dolayısıyla Türkiye'de kentleşme var, ama kentlileşme yok.
Buna karşılık İstanbul'un yerli kültürünü özümsemişler arasında da, müthiş bir çağdaş metropol yaşam biçimine yöneliş var. Burada kentin içinde müthiş bir ikilikten, birbirinden habersiz grupların arasında sosyolojik bir duvar örülmüş bir megakentten söz ediyoruz."
Kaynak: Milliyet
Çarpık kentleşme = R.Tayyip Erdoğan'ın torunları dahil, Türkiye'de yaşayan tüm insanların torunlarının maruz kalacağı hazin son = gelecek = yaşanamaz bir coğrafya = yaşanamaz kent = hırsızlığın önüne geçilememesi = cinayetlerin New York sayılarına ulaşması =
Amaç, siyasilerin günlerini kurtarmaları ise, seçimde kazanmak ise; maalesef ileriyi gören gözleri ve düşünen beyinleri yok demektir.
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|