Ana Sayfa 882 bin Türkiye Fotoğrafı
SABRİ BİLGİN
8 yıl önce - Pzr 25 Arl 2005, 15:00
Bursa'nın tanıtımı ve turizm


Köklerinin M.Ö. 4000'li yıllara kadar uzandığı söylenen Bursa,geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmış,Osmanlı döneminde önemli ticaret merkezlerinden biri olmuştur.

Günümüzde ise Bursa,en önemli kış turizm merkezlerinden Uludağı ile,sırtını  içinde rum evlerini ve kiliseleri barındıran Trilye'ye Mudanya'ya ve birkaç limana sahip zeytiniyle ünlü Gemlik'e dayayan deniziyle, kendini Bursa'ya adamış ovasıyla,güçlü ekonomisiyle,
tarımıyla,nüfusuyla,kültürel değerleriyle tam bir metropol kenttir.

Saydıklarıma bakarak Bursa'nın büyüleyici bir şehir olduğunu düşünebilirsiniz.Tıpkı 1900'lü yılların başında Bursa'ya gelen ve Bursa'ya hayran kalan ünlü bir gezgin gibi.Ünlü gezgin Bursa için şunu söylemiş:"Bursa sanki,binbir gece masallarındaki gerçek üstü şehirler gibiydi."

Evet 1900'lü yılların başında Bursa büyüleyiciydi.Tarih kendini görmek isteyenlere gülümsüyordu.Şimdiki gibi çirkin betonarme yapıların arkasına gizlenmiyordu ya da beton yapılar tarihi başkalarından gizlemiyordu.Bursa, gelenlere kucak açıyordu.Havası böyle kirli,yeşili solgun değildi.

Peki Bursa'yı tekrar büyüleyici hale getirmek için geç mi kalındı?İş işten geçmiş midir?Kanımca hayır.Bursa'yı Bursa yapan özelliklerinin çoğu duruyor,biraz daha yıpranmış,yorulmuş haliyle fakat.

Bursa'yı Türkiye'ye ve dünyaya olduğu gibi tanıtmak,turizmden hak ettiği payı alabilmesini sağlamak için öncelikle Bursa'nın kendine çeki düzen vermesi gerekiyor.Uludağ Alpler popülaritesine çıkarılabilir,denizden turizm amaçlı  daha etkin yararlanılabilir,tarihi binaların çevresi açılarak tarih tüm ihtişamıyla insanları selamlayabilir.Şehre gelenleri ilk karşılayan eski ya da yeni köhne şekilsiz binalara veda edilip yerlerine çok katlı modern binalar hatta gökdelenler yapılabilir.Belki Paris'teki Eyfel Kulesi tarzında dünya çapında ilgi görecek yapılar inşa edilebilir.Bursa'nın bir opera binası yok mesela,bir opera binası turistler için hoş olurdu.Şu anki tesis ve konaklama eksikliğini gidermek amacıyla oteller,sağlık merkezleri,kaplıcalar modernize edilebilir yenileri yapılabilir.

Bildiğiniz gibi arkadaşlar Bursa tam bir reklam ve tanıtım fakiri.Şirketler bile reklam harcamaları için çok büyük bütçeler ayırırken koca bir kentin bunu önemsiz görmesi turizm konusunda bizi gerilere götürdü.Bursa'nın kaçıncı büyükşehir olduğunu,Bursa merkezde denizin bulunduğunu Türkiye'deki birçok insan bilmiyor olabilir.Kaldı ki Bursa'da yaşayan insanların bile %75 i Osmangazi türbesinin yerini bilmiyor.Vay  diğer türbelerin ve tarihi eserlerin haline.

Bursa turizm ve tanıtım konusunda bir an önce aşması gerekiyor.Bursa ne kentidir? Sanayi mi,tarih mi,kongre ve fuar kenti mi?vs. Bence potansiyelinin farkına varamayacak kadar yoğun bir yaşam ve turizm kentidir.Bursa tanıtım sorununu ve saydığım problemleri çözdüğü taktirde ve mütevaziliği bırakırsa Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin'in hayalindeki gibi "Avrupa dendiğinde bile akla ilk gelecek şehirlerden biri" olabilir.Ya da Osmangazi Belediye Başkanı'nın dediği gibi "Avrupanın sayılı güzel şehirlerinden biri" olabilir.

Evet arkadaşlar bu başlıkta Bursa'nın tanıtım problemlerini,çözümlerini,turizm potansiyelini,turizmde hak etiği yer de olup olmadığı,bursanın en büyük eksiği nedir,nasıl biliniyor ve neler yapılması gerekiyor şeklindeki birçok soruya cevap arayabiliriz.Katılımınızı bekliyorum.
saygılar.


Ebru K.Türk
8 yıl önce - Pzr 25 Arl 2005, 15:11

Güzel, bilgilendirici ve doğru bir yazı. Bursa üzerine çok şeyler yazılabilir. Az önce yolladığım makalede yazıldığı gibi "Bir şehir eski bir başkent ise yıpranmış da olsa ruhu hep başkenttir."

Fakat kendi açtığım başlık da dahil olmak üzere yazı içerikli başlıklar üzerinde birleştirme ve özet yapmamız gerekiyor bence. Burasının resim ağırlıklı bir site farkındayım ama ben de güzel yazıları paylaşmadan edemiyorum.

Barış şu sıralar İstanbul'daymış. Kendisi dönünce bazı önerilerim olacak ona. O zaman -zaten 3-4 tane de olsa- bu yazı içerikli başlıkları özet halinde birleştirip daha sıkılmadan okunacak bir hale getirtmeyi düşünüyorum. Tabi Barış da kabul ederse.

Umarım bu durum Bursa grubunda kabul görür.


SABRİ BİLGİN
8 yıl önce - Cmt 22 Nis 2006, 17:11

Arap turist yağacak

Kuveyt'ten Yenişehir'e, haftada iki kez uçak seferi yapılması konusunda sona yaklaştıklarını açıklayan TÜRSAB Bölge Başkanı Erdem, "Başarabilirsek, bu yıl Bursa'ya 26 bin Arap turist gelir" dedi.  
 
   

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Güney Marmara Bölgesel Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Erdem, yaz döneminde, Kuveyt'ten Yenişehir Havaalanı'na direkt sefer konulması için girişimde bulunduklarını söyledi.


Haftada iki kez olarak planlanan charter seferleri için her iki ülkenin Sivil Havacılık Kurumu'ndan izin almak gerektiğini belirten Erdem, "Yenişehir'le ilgili bir sorun yok. Gerekli olur'u aldık. Kuveyt ayağında çalışmalar devam ediyor. Oradan da olumlu cevap gelirse sezon içerisinde Kuveyt'ten Yenişehir Havaalanı'na haftada iki kez direkt sefer düzenlecek. Bu durumda Bursa'ya gelecek Arap turist sayısında en az yüzde 30 artış olacak" diye konuştu.


Geçtiğimiz yıl Körfez ülkeleri Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahrein, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Oman'dan Bursa'ya 20 bin Arap turist geldiğinin altını çizen Erdem," Söz konusu uçak seferleri yapılabilirse, 2006'da bu rakam 26 bine çıkar" dedi. Arap turist sezonunun haziran ayında başlayacağını ifade eden Erdem, sözü tanıtım faaliyetlerine getirdi. Türkiye'nin tanıtımı için ayrılan bütçenin, bu yıl 500 milyon dolardan 1 milyar dolara çıkarılmasının sevindirici olduğunu vurgulayan Erdem, 2 - 5 Mayıs tarihleri arasında Dubai'de gerçekleştirilecek olan Orta Doğu'nun en büyük turizm fuarında hem TÜRSAB hem de bölge acentaları olarak yer alacaklarını açıkladı.


Bursa'da turizmin gelişmesine yönelik önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Hasan Erdem, "Tarihi doku yeniden günyüzüne çıkarılmaya çalışılıyor, çevre düzenlemeleri yapılıyor, ulaşım sorunun çözümüne yönelik önemli atılımlar oluyor. Özellikle teleferik ve Mudanya-İstanbul arasındaki feribot seferi yatırımları çok önemli. Ayrıca yeni alışveriş ve eğlence merkezleri açılıyor. Bunlar turizmin gelişimi açısından önemli gelişmeler" diye konuştu.


karaca_brs
5 yıl önce - Sal 28 Tem 2009, 13:17
Bursada Turizm


Son zamanlarda Valilik ve Büyükşehir Belediyesi Bursa’nın turizmine katkılar sağlayacak projeler gerçekleştiriyor. Vatandaş olarak bizler de sonuna kadar destekçileriyiz. Ancak henüz şehrimizde mevcut turizm potansiyelini karşılayan tesis ve anlayış hâkim değil iken yenileri için düzenleme yapmak ütopik bir çalışma olacaktır kanısındayım. Gözüme takılan bazı noktaları paylaşmak isterim. Sahillerimizde denizin temiz olduğu ile ilgili haberler basından eksik olmuyor. Ancak durum hiç de belirtildiği gibi değil. Trilye’den Karacabey Boğazına doğru yada Gemlik’ten Fıstıklı’ya doğru sahil yolunda bir yolculuk yapmanızı öneririm. Günübirlik ve kamp amaçlı gelen vatandaşlarımızın sahillerde bıraktıkları çöpleri üzülerek göreceksiniz. Denizde yüzen su şişeleri, naylon poşetler de cabası. Bursamıza çekmeye çalıştığımız yerli ve yabancı turistlerin böyle bir görüntü ile karşılaşmasını sanırım kimse istemez. Ancak durum şu an iç açıcı değil. Öncelikle hemşerilerimizin bilinçlenmesi ve çöplerini her buldukları yere değil de en yakın çöp toplama noktalarına atmayı öğrenmeleri gerekiyor.

Dikkat çekmek istediğim bir konu daha var. Şehrimizde yerli ve yabancı turistlerin bilgi alabileceği düzenli bir sistem yok. Orhangazi alt geçidinde bir tane turist enformasyon büromuz var o da genelde aktif çalışmıyor. İşim gereği çok sık geçtiğim bir noktada olmasına rağmen çok nadir açık olduğunu görüyorum. Örneğin geçtiğimiz cumartesi günü saat 14:30da kapalıydı ve önünde birkaç yabancı turist bekliyordu. Camlarda bir telefon numarası veya ulaşılabilecek bir tesis adı arıyorlardı. Böyle bir tablo Bursa’ya yakışmıyor. Eğer turizmi canlandırmak istiyorsak Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Valilik ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bu konuda da acilen bir çalışma yapması gerekiyor. Şehrin turizm açısından kritik noktalarında enformasyon büroları (tabii hafta sonu açık olması kaydıyla) bilgisayarlı sistemler kurulması gerekiyor.


sadettintopçu
4 yıl önce - Cmt 17 Nis 2010, 18:00

"HIZLI BURSA’NIN YAVAŞ TARAFI OLMAK

Yaşadığımız yüzyıl, getirdiği büyük felaketlerin yanı sıra insanları içlerine düştükleri bunalımdan çıkaracak yaşam biçimlerinden de uzaklaştırmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki mutsuz insanların sayısının her geçen gün artması ve nöropsikolojik ilaç endüstrisinin her geçen yıllar büyümesi insanın yaşadığı şehri ve ortamı sorgulamasına neden olmuştur. Sade bir yaşam tarzı isteği ve bunu sorgulaması sonucunda İtalya’da ortaya çıkan ve sayısı her geçen gün artan “Cittá Slow”(İtalyanca yavaş şehir) şehirler kurulmaya başlanılmıştır.

Yavaş şehirler insanların özüne dönüş hareketidir. Birinci öncelik insanın kendisiyle ve çevresiyle barışık bir hayat yaşama isteğidir. Bol muhabbet ve bol sohbet olmazsa olmazlarıdır bu şehirlerin. Aslında eskiye dönüştür. Yeniliklerin yanında gelenekleri yaşama ve yaşatma isteğidir. Tamer Soysal da tam da burada çok güzel ifade etmiştir yavaş şehirleri:
*” Asli unsur sohbet, birlikte güzel vakit geçirmek üzerine kurulmuş sade şehirler adeta. 21. yüzyılın stres yüklü yaşam tarzına karşı bir meydan okuma”
Siz de dedelerinizden, ninelerinizden çoğu kez işitmişsinizdir “bizim zamanımızda” ile başlayan cümleleri. İşte yavaş şehirler o zamanların arayışıdır. Teknolojinin diktiği, buhranlı ve kasvetli kumaştan gömlek giyen insana, yüzde yüz pamuklu entari giydirme çabasıdır.

Yavaş şehir olabilmek kolay bir şey de değildir. Ağır şartları bulunmaktadır.
• Gürültü kirliliğini engellemek, trafiği kesmek, yeşil alanları ve yaya bölgelerini artırmak
• Yerel üretim yapan çiftçilerle bu ürünleri satan dükkan ve lokantaları desteklemek ve yerel estetik öğeleri korumak
• Ulaşımda petrol türevi ürünler yakan otomobiller yerine bisiklet kullanılması
• Reklam panoları, neon ışıkları ve süpermarketlerin olmadığı sokaklar
• Hiçbir evin üzerinde televizyon anteni ve çanak bulunmaması
• Ve en önemlisi de şehrin nüfusunun 50 binin altında olması gibi 50’den fazla şartı bulunmaktadır.
Bunların yanında yavaş şehirler manifestosu aynen şöyle diyor:” Bunlar, eski zamanlara meraklı insanları, zengin tiyatroları, meydanları, kafeleri, atölyeleri, restoranları ve ruhani yerleri, bozulmamış manzaraları, sevimli zanaatkarları olan şehirler.”

Yukarıdaki şartlara bakıldığında sanayileşmesini tamamlamaya çalışan ve bu konuda büyük yol alan Bursamızın 2 milyona yakın nüfusuyla yavaş şehirler grubuna giremeyeceği açık ve nettir. Şartlar dikkatlice okunulursa görülecek ki çoğu şartın olması bir diğerinin varlığına bağlıdır. Parça planlarla bir şehrin ne vizyonu ne de çehresi değişebilir. Yavaş şehir olabilmek için geniş çapta planlamaların gerekli olduğu görülmektedir. Yavaş şehirciliği, düzenlenecek birkaç sokak ve caddeden ibaret görmek ise bu işe başlamadan önce yapılabilecek en büyük hatadır. Yavaş şehir olma, Bursa için hayalden öteye gidemeyecek bir idealdir.

Türkiye’de yavaş şehir olmak için müracaatını yapan ilk yerleşim birimi İzmir’in Seferihisar ilçesidir. Yavaş şehirlerin sembolü olan salyangoz işaretini ilçenin girişine takmak isteyen Seferihisar Belediye Başkanı Tunç SOYER: “Türkiye’de ilk kez bir ilçe ‘Yavaş Şehir’ olmak istedi. Salyangoz sembollü sertifikayı alabilirsek, bu turizmi de besleyecek. Sakinlik ve dinginlik isteyenler bizi tercih edecek. 5 yıldızlı lüks oteller burada yatırım yapmayacak, butik oteller açılacak. Yaya, bisiklet ve atlı ulaşıma önem vereceğiz……”.Görüldüğü üzere turizmin beslenmesini yavaş şehirciliğe bağlayan Sayın Soyer bu tespitinde ne kadar haklı olduğunu da gösteriyor.Turizm sektöründe artık pazarın, kıyı şeridinde kalabalık ve gürültülü beş yıldızlı tatil köyleri yerine; yatlarla ıssız koy turizmine yönelmesi, bunun açık delilidir.

Tabi bunların hiç biri Bursa’nın ve Bursa’da yaşayan insanların yavaş şehrin avantajlarından hiçbir zaman yararlanamamaları anlamına gelmemektedir. Bursa gibi hayatın hızlı ve bir o kadar da zor aktığı bir şehirde, kendiliğinden oluşmuş yavaş şehir hüviyetinde olan Güney Bursa’sı yanı başında bulunmaktadır. Aslında geri kalmışlığın bir sonucudur bu. Hatta en güzel sonucudur. Bursa’yı yavaşlatmak yerine bölgenin bu potansiyeli hızlandırılabilir. Yapılacak çok küçük yatırımlarla yöre Bursa’nın yavaş şehir kimliğini yansıtabilir hale gelebilir ve Türkiye’ye örnek bir proje sunulabilir.

Yörenin en büyük avantajları arasında hala geleneklerini yaşatabilmesi, kent yaşamının zorluklarından uzak, dingin gündelik hayat ve endüstri alanları dışında kalması gösterilebilir. Ve tabi ki bunun yanında bakir kalmış doğa güzellikleri. Yöre, Bursa’nın özünü yansıtması nedeniyle de bir diğer dikkat çeken özelliği de bulundurmaktadır. Kentlilik ve Bursalılık bilincinin oluşması ve gelişmesi de bu girişimin sonucu olacaktır. Yaşadığı şehrin geleneklerini ayda yılda bir gören ve çocuklarına aktarma fırsatı bulamayan insanlarımız için yöre, en doğru adres olacaktır.

Bursa’nın son zamanlarda eski eserlerin restore edilmesi ve unutulan geleneklerin yeniden ortaya çıkarılmasıyla başlayan “gelenekten geleceğe” yolculuğunun ilk durağı yavaş şehrin altyapısını oluşturmaktan geçiyor. Aynı şekilde yörenin turizm potansiyelinin değerlendirilerek, yöre ekonomisine katma değer sağlamasının da yolu yavaş şehircilikten geçmektedir. Sağlıcakla kalın…

*Kaynak: Sakin şehirler sakin yaşamlar/ Tamer SOYSAL"

Yukarıdaki yazı DAĞ-DER'in aylık olarak yayınladığı Güneybursa dergisinin 3.sayısında çıkmış olan yazım.. Görüş ve önerilerinizi paylaşabilirsiniz..

Sadettin TOPÇU
İnşaat Mühendisi


Berktuğ

2 ay önce - Cum 09 May 2014, 14:37

GEMLİK KÖRFEZİ’NE BODRUM MODELİ
Alıntı:
- BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI RECEP ALTEPE, YALOVA’YA BAĞLI ARMUTLU’DAN GEMLİK MANASTIR’A KADAR OLAN SAHİLDEKİ KAMUYA AİT TESİSLERİ YENİDEN DÜZENLEYEREK GEMLİK KÖRFEZİ’Nİ BODRUM’DA OLDUĞU GİBİ MARİNA VE TESİSLERLE YAŞAYAN BİR TURİZM BÖLGESİ YAPMAK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİ.









Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yalova’nın Armutlu ilçesinden Gemlik Manastır’a kadar olan sahil şeridindeki kamuya ait tesisleri bünyesine katmak için harekete geçti. Bursa Valiliği’nin de desteklediği girişim kapsamında Vali Münir Karaloğlu ile birlikte yerinde incelemeler yapan Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Gemlik Körfezi’ni Bodrum’da olduğu gibi marina ve tesislerle yaşayan bir turizm bölgesi yapmak istediklerini söyledi.

Başkan Altepe, inceleme gezisi için Vali Münir Karaloğlu’yla Büyükşehir Belediyesi’ne ait Narlı Sosyal Tesisleri’nde bir araya geldi. Vali Karaloğlu’na Narlı Sosyal Tesisleri’nde restoran ve bungalov tarzı konaklama tesislerini gezdiren Başkan Altepe, daha sonra beraberindekilerle birlikte sahil yolunu yürüyerek Karacaali bölgesine geçti. Burada Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne ait Karacaali Gençlik ve İzcilik Eğitim Kampı’nı gezen Başkan Altepe, buradan da Hasanağa bölgesine geçerek Hasanağa Gençlik ve İzcilik Eğitim Kampı’yla Milli Emlak’a ait yazlık tesisleri gördü. Başkan Altepe, yapılan kontrollerin ardından Büyükşehir bürokratlarına Armutlu’dan Manastır’a kadar olan bölgede yer alan kamuya ait tesislerin Büyükşehir Belediyesi’ne devri konusunda girişim başlatmaları yönünde talimat verdi.







Video:



Yaşayan bir turizm kenti
Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Bursa’nın kıyılarını aktif hale getirmek ve 12 ay boyunca kullanılabilirliğini sağlamak istediklerini söyledi. Bu çerçevede Gemlik Körfezi’ne büyük önem verdiklerini belirten Başkan Altepe, Armutlu’dan Manastır’a kadar olan bölgedeki kamuya ait tesisleri devralmak ve gerekli düzenlemeleri yaparak en kısa sürede halkın kullanımına sunmak istediklerini ifade etti. Bunun için Vali Münir Karaloğlu’yla birlikte bölgeye geldiklerini ve halka açılacak alanların nasıl değerlendirilebileceğiyle ilgili fikir alışverişinde bulunduklarını belirten Başkan Altepe, “Hedefimiz, buradaki kampları başta sporcularımız ve gençlerimiz olmak üzere toplumun değişik katmanlarının istifadesine sunmak” dedi. Gemlik Körfezi’nin Manastır’dan başlayarak Hasanağa, Karacaali ve Narlı’dan Armutlu’ya kadar çok değerli alanlara sahip olduğunu vurgulayan Başkan Altepe, buradaki sahil ve plajları zenginleştirerek tatil ile eğitimin birlikte yürütülebildiği, aynen Bodrum’da olduğu gibi marinalarıyla, turizm tesisleriyle yaşayan bir turizm bölgesi yapmak istediklerini anlattı. Çalışmaları başlatmak için söz konusu tesislerin kendilerine devredilmesini bekleyeceklerini vurgulayan Başkan Altepe, “Tesislerin Büyükşehir Belediyesi’ne tahsisi tamamlandığı andan itibaren buraların elden geçirilip kullanıma açılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” diye konuştu.

“Bursa sahil kenti olmalı”
Vali Münir Karaloğlu ise, 145 kilometre uzunluğa sahip sahillerden halkın yeterince istifade edemediğini belirtti. Son dönemde Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’nın sahil kenti olma kimliğine yönelik Mudanya ve Gemlik merkezde önemli çalışmaları olduğunu dile getiren Karaloğlu, “Sahilde bazı alanlar kamunun elinde ve bu alanları halka açmamız gerekir. Bu alanları halka açmadan Bursa’yı sahil şehri yapamayız” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin 2 yıl önce Milli Emlak’tan aldığı ve sil baştan tasarladığı Narlı Sosyal Tesisleri’nin yapılacak çalışmalar için güzel bir örnek ve fazlasıyla yeterli bir referans olduğunu vurgulayan Karaloğlu, Gemlik Körfezi’ni konaklama ve spor tesisleri, plajları, marinaları ve yelkenlileriyle bir turizm kenti olarak görmek istediklerini açıkladı.

Kaynak: http://www.bursa.bel.tr/gemlik-korfezi-ne-bodrum-modeli/haber/16822/

Hayırlı uğurlu olsun.


şule barizdan
2 ay önce - Cum 09 May 2014, 14:50

Doğası, denizi, sanayisi, yeşilliği, tarihi ile muhteşem bir şehir.


cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
Ana Sayfa -> BURSA - Haberler ve Sohbet