1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 5  |
 |
Ahmet Özbuluk
13 yıl önce - Pts 08 Şub 2010, 00:53
TBMM'nin şehrimize 8 Şubat 1921 tarihinde verdiği 'Gazi'lik unvanı' kutlamaları bugün yapılıyor. Çeşitli etkinliklerle gerçekleşecek olan kutlamalar için bu günün mana ve değerine yönelik açıklamalar yapıldı.
EKİCİ: ŞANLI DESTANA GAZİLİK ÜNVANI YAKIŞIRIDI
CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, 89 yıl önce Fransızlara karşı tarihe altın harflerle geçecek bir mücadele veren ve geride binlerce şehit bırakarak kenti teslim etmeyen Antep'e TBMM tarafından verilen ''Gazi'' unvanının yıl dönümünü büyük bir gururla kutladıklarını belirtti. Ekici, yayımladığı mesajında, ''Tarihi şanla dolu olan Gaziantep'in bir evladı olmaktan gurur duyuyorum'' dedi. Kurtuluş Savaşı'nın meşalesinin ilk olarak Antep'te yakılmasının da ayrı bir mutluluk olduğunu ifade eden Ekici, mesajında şunları kaydetti: ''Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 1920-1921'li yıllarda düşmana karşı direnişiyle örnek gösterdiği Antep'in şanlı tarihi Gazilik Unvanı verilmesiyle taçlandırılmıştır. Dünyaya 'gazi' unvanına sahip olan tek şehir Gaziantep'tir. Türkiye'de iki gazi vardır;: biri Gazi Mustafa Kemal Atatürk diğeri Gazi Antep'tir. Bu onur kimseye nasip olmamıştır. 6 Şubat 1921'de TBMM'nin şehrimize Gazi unvanı verme kararı Şubat 1921'de kanunlaşmıştır. O günden bugüne tam 89 yıldır, atalarımızın, hemşerilerimizin, şehrimizin sonuna kadar hak ettiği bu unvanın verilişini aynı heyecan ve coşku ile kutluyoruz. '' Bu unvanın aynı zamanda önemli sorumluluklar yüklediğine işaret eden Ekici, ''Kentimizi bir dünya kenti yapmak için tüm Gazianteplilerin canla başla çalıştığına şahit olduk, bunun ileride de devam edeceğine inancım tamdır. Bugün Gaziantep, Türkiye'nin en büyük sanayi ve ticaret kenti olarak anılıyorsa, bunu bu toprakları bizlere bırakan kahraman ve aziz şehitlerimize ve gazilerimize borçluyuz'' dedi. Ekici, Antep savunmasında düşmana karşı canını seve seve veren şehitleri rahmetle, gazileri minnet ve şükranla andı.
Müftüoğlu'ndan Gazi'lik açıklaması
AK Parti Gaziantep Milletvekili Özlem Müftüoğlu, şehrimize gazilik ünvanının verilişinin 89. yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Müftüoğlu açıklamasında şunları söyledi: "Karşısında zamanının en güçlü ordularından biri ile başbaşa kalmış, onların zalim silahları altında, kuşatılan açlık ve sefalete mahkûm edilen. Kundaktaki bebekleri açlıktan, kadınları, çocukları top ateşi altında ölen, bu zalim savaşta elinde mermisi, topu, ekmeği kalmamış, sayısını asla unutmayacağımız 6317 şehit veren bir şehrin, teslim günüdür 8 Şubat. O Güne kadar çocuklarına, kocalarına, ağlayamayan annelerin ilk defa ağladıkları bir gündür. Bu şartlarda, bağımsızlık ve özgürlük savaşçılarının ve onların kurduğu, bugün bizlerin üyesi olmaktan onur duyduğumuz büyük meclisimizin, şehrimize layık gördüğü Gazilik ünvanını, bize 8 Şubat�ta, aynı günde vermesi. Plevnede Osman Paşamıza, verilen Gaziliğin, ilk defa bu şekilde tüm bir şehire ve halkına verilmesi, kentimizin derin acılarını dindirmeye yetmiştir. Ünvanımızın ilanı, bir kurtuluş ateşi olan şehrimizin teslim olduğunun, ancak büyük Türk milletinin asla yenilmeyeceğinin, zalimlerin geçici zaferlerinin, bu milletin kaderini asla değiştiremeyeceğinin ilanıdır.
GÜZELBEY: SAYGIYLA EĞİLİYORUZ
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Asım Güzelbey, "Kurtuluş Savaşında Antep Halkının Fransız işgal kuvvetlerine karşı verdiği muazzam direnişin sonunda TBMM'nin Antep'e bu başarısından dolayı 8 Şubat 1921 tarihinde 'Gazi'lik unvanı verdiğini" söyledi. Güzelbey, mesajında "Öyle destanlar vardır ki bunlar tarih sayfasına altın harflerle yazılır. İşte Anteplilerin yurdunu düşmana vermemek için gösterdiği kahramanlığın destanı böyle yazıldı. Kurtuluş savaşının çetin zamanlarında Antep'te yakılan ateş, o muazzam direnişin meşalesini tutuşturmuştur. Şehit kanlarıyla sulanan bu topraklarda efsaneleşen Antep ve Anteplilerin direnişi, yurdumuzun diğer yerlerindeki mücadele ve direnişlere örnek olmuştur. Gazi Şehir Gaziantep kendi kaderini tayin etmek içinvarını yoğunu ortaya koymuş, bu mücadelesi ile Türk Ulusunun kaderini de değiştirmiştir. Antep savunması, yürekleri yurt sevgisi ile dopdolu bir avuç Antepli'nin inanılmazı efsaneleştirmeleridir" ifadelerine yer verdi. Güzelbey mesajında Gazianteplilerin örnek bir mücadele verdiklerini de ifade ederek mesajını şöyle tamamladı, "Gaziantepliler Kurtuluş Savaşı yıllarında düşmana karşı gösterdikleri eşsiz direnişle, yurdun diğer yerlerindeki mücadele ve direnişlere örnek olmuşlardır. Günümüzde de sanayi ve ticaret alanında gösterdikleri başarı ile ülke ekonomisine katkı sağlamada önderlik etmektedirler. Bugün ekonomisi hızla ilerleyen, gelişen ve istikrarlı bir Türkiye'de yaşamaktayız. Gerek içerde gerekse dışarıda bu huzur ve istikrardan rahatsız olanlar türlü türlü tezgahlarla ülkeyi vurmak istemektedirler. Ancak hiç unutmasınlar; dün onlara ders veren gazilerin, şehitlerin torunları bugün gene dimdik ayakta ve birlik beraberlik içerisindedirler. Bağımsız Türkiye Cumhuriyetini canlarından aziz bilen şehitlerimizin değerli hatırları önünde saygıyla eğiliyor, gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. 8 Şubat Onur günümüzdür. Onur günümüz tüm hemşerilerimize kutlu olsun"
TAHMAZOĞLU: ONURLU VE COŞKULUYUZ
Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, günün anlam ve önemini belirten açıklamasında, "Kurtuluş yıllarında 11 ay süreyle verdikleri çetin mücadele ve Dünyada eşi benzeri olmayan tarihe mal olmuş örnek savunmayla şehrimizin Gazi'lik unvanı ile taçlandırılmasının 89. yıldönümünü kutlamanın büyük onur ve coşkusu içerisindeyiz" ifadelerini yer verdi. Tahmazoğlu, 1. Dünya savaşından sonra ilk olarak 17 Aralık 1918 de İngilizler Antebe girdiğini hatırlattığı açıklamasını şöyle sürdürdü: "Yaklaşık bir yıl süren işgalin ardından Fransızlar ile yaptıkları anlaşma gereği Antebi Fransızlara terk etmişlerdir. 5 Kasım 1919'da gerek Fransızların gerekse onlarla hareket eden Ermenilerin baskı ve zulümleri Anteplilerin direnişine yol açtı. Antepliler işgal kuvvetlerinin üstün silah gücüne ve her türlü imkansızlığa rağmen, hiçbir yerden yardım ve destek almadan büyük bir kararlılık, irade ve dayanma gücüyle sergiledikleri, tarihe mal olmuş örnek savunmayla Şahinbey'lerin, Şehitkamil'lerin Karayılan'ların ve daha nice adsız kahramanların öncülüğünde mücadele ederek, 6317 şehit verme pahasına Antep'i düşman işgalinden kurtarmışlardı. Bu olağanüstü savunma sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi kendi gücüyle işgale 11 ay dayanan ve düşmana geçit vermeyen Antep''e 8 Şubat 1921 tarihi ve ve 93 sayılı kanunla Antep "Gazi"lik unvanı ile taçlandırılmıştır. Böylece şehir Gaziantep adıyla anılmaya başlanmıştır. Fransızlar Ankara Antlaşmasının ardından 25 Aralık 1921 de şehri boşalttılar ve Gaziantep iki yıl süren işgalden kurtulmuş oldu. Gazi şehrimizin Gazi adaşı Mustafa Kemal Atatürk'te, Gazianteplilerin bu kahramanlıklarını: "Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü Gazianteplileri kahramanlık timsali olarak alabilirler." Sözüyle veciz bir şekilde ifade etmiştir." Tahmazoğlu, "Bizlerde bu ülkenin bağımsızlığı için milli beraberliğimize, tarihimize ve milli servetimize sahip çıkarak torunlarımıza bu büyük Türk devletini bağımsız olarak devredebilmeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle bu onurlu günün coşku içerisinde kutlanmasını diler, sevgi ve saygılarımı sunarım" dedi.
FADILOĞLU: 8 ŞUBAT TARİHİ GÜNDÜR
Şehitkamil Belediye Başkanı M. Rıdvan FADILOĞLU, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 1921 yılında Antep'e verdiği "Gazi" unvanının, kurtuluş mücadelesinde kahramanlık destanı yazan Anteplilere verilen değerin göstergesi olduğunu söyledi. Başkan FADILOĞLU, Antep�e Gazilik unvanın verilişinin 89. yıldönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, �Gaziantep Savunması, yürekleri yurt sevgisi ile dolu bir avuç Anteplinin gerçekleştirdiği, inanılması zor bir efsanedir. Alın teri ile ıslanmış, umutla yeşermiş toprağını işgalcilere vermemek için canını feda eden, şehir bombardıman altında iken "Vatanım" diyebilen, "Hürriyet" diyebilen, insanımızın dayanışma ve kentleşme içerisinde akıllara durgunluk veren, özverili bir kavganın ürünüdür. Bununla ne kadar övünsek azdır. 8 Şubat, tüm yurtta kahramanlık örneği olan şehrimizin bu onurlu mücadelesini taçlandıran, �Gazi� unvanına sahip olmamızı sağlayan tarihi bir gündür. Gaziantep mücadeleden bıkmayan, engellerden çekinmeyen, tarihi boyunca göstermiş olduğu tüm başarılarla Türkiye�ye her zaman örnek teşkil etmiştir. İstiklal Savaşı�nda ortaya koyduğu mücadele gücünü, bugün ekonomi ve ticari hayatına da yansıtan Gaziantep, her türlü şartta mücadelesine devam ederek adına ve şanına yakışır şekilde ülkeye moral kaynağı olmuştur� dedi. 8 Şubat 1921 tarihinde TBMM�nin 93 Nolu Kanun�la kahraman Antep' e "Gazilik" unvanı verdiğini kaydeden FADILOĞLU, �Bu şehir için ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ise �Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler� demiştir. Bu anlamlı gün vesilesiyle, bir kez daha �Gazilik� unvanını kazanmanın haklı gururunu yaşıyoruz, kurtuluş mücadelemizde canlarını seve seve veren tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla ve saygıyla anıyorum� diye konuştu.
http://www.reklam_link/
|
 |
Ahmet Özbuluk
13 yıl önce - Çrş 17 Mar 2010, 03:19
(+)
Okuyun bakalım.....
|
 |
ugurbey90
13 yıl önce - Çrş 14 Tem 2010, 01:50
Unutma-Unutturma
(+)
|
 |
ugurbey90
13 yıl önce - Çrş 14 Tem 2010, 01:51
Şehitlerimiz Son Yolculuklarına Uğurlanırken
(+)
|
 |
fatih özgüleç
12 yıl önce - Pts 06 Arl 2010, 11:21

|
 |
ugurbey90
12 yıl önce - Pzr 12 Arl 2010, 00:28
Ruhunuz Şad Olsun.
(+)
(+)
(+)
Atına binmiş de elinde dizgin
Aldığım tepeler hiç verme bozgun
Çeteler içinde Hilalim azgın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Sürerim sürerim gitmez gadana
Fransız kurşunu değmez adama
Benden selam söyle Şıhbabama
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Anama söyleyin damda yatmasın
Çuha şalvarıma uşkur takmasın
Oğlum geliyor diye yola bakmasın
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
Antep’in harbine on bir ay oldu
Kanımız kurudu benzimiz soldu
Nice analar, bacılar saçını yoldu
Vurun Türk uşağı Antep gidiyor
Vurun Kürt uşağı namus gidiyor
|
 |
ugurbey90
12 yıl önce - Sal 21 Arl 2010, 21:26
Antep savunması,yürekleri yurt sevgisi ile dopdolu bir avuç Antep’linin inanılmazı efsaneleştirmeleridir. Alın teriyle ıslanmış , umutla yeşertilmiş toprağını ,düşmana vermemek için canını feda eden , bombardıman altında inim inim inlerken dahi “vatanım” diyebilen avuç insan hikâyesidir. Hürriyete inanan, kendi kaderine terk edildiğini , çaresizliğini bildiği halde, kenetlenmenin en güzel örneğini sergileyerek, akıllara durgunluk veren bir özveri ile kendisin düşmanına bile hayran bıraktıran, onurlu bir milletin zaferidir.
Gözlerinin önünde süngülenen yavrusunun çığlıkları yüzünden top,tüfek sesini duymayan, kaybettiği eşinin kanının sıcaklığı yüzünden soğuğu hissetmeyen ,yavuklusunun ıtır kokusu hasretiyle barut kokusunu farketmeyen sevgililerin babaların anaların yavruların kahramanlık destanıdır.
Şehit babasının,yokluğunu gözü yaşlı annesiyle paylaşarak silahı kapıp cepheye koşan delikanlıların zaferidir.
Bahçede oynaması gerekirken,minicik elleri ile boş kovanları toplama çabasına düşüp, dedesine götüren torunun eseridir.
Torunlarını bu güzel beldede özgürce,yaşatabilmek için kendi hayatlarını çekinmeden feda eden büyüklerimizle gurur duyuyoruz.
Bize bıraktıkları miras olan vatan sevgisini,”Antepli” olmanın gururunu Gaziantep var oldukça onurla sürdüreceğiz.
İŞGALLER VE ANTEP SAVUNMASININ BAŞLANGICI
İNGİLİZ İŞGALİ:
30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi imzalandığında Antep ,Türk sınırları içinde bir sınır şehri olarak kalmıştı.
Mondros Mütarekesinin 7. maddesine dayanarak 15 Ocak 1919’da İngilizler Antep’i işgal ettiler Antepli’ler bu işgali mütareke şartlarına uygun olmadığından protesto ettiler;ancak yeteri kadar güçlü olmadıklarından baş kaldırmaları sonuçsuz kaldı.
İngiliz işgaliyle birlikte, savaş sırasında Suriye’ye sürülmüş olan 50.000 kadar Ermeni yavaş yavaş şehre gelmeye başladılar .Özellikle Ermeni gençleri Türk’lere karşı büyük bir kin besliyorlardı.Ayrıca İngilizleri Türkler aleyhine kışkırtıyorlardı.İngilizler,Ermeni sürgününe neden oldukları gerekçesiyle şehrin önde gelenlerini tutuklayıp aileleriyle bile görüştürmeden Mısır’daki esir kampına gönderdiler.Mart 1919’da bir beyanname yayınlayan İngilizler halkın elindeki bütün kesici alet ve silahları teslim etmesi,aksi takdirde evinde silah bulunanı idam edeceklerini bildirdiler.Halk ertesi sabah elindeki ve evindeki bütün silahları teslim etmelerine rağmen herkesin teslim etmediği gerekçesiyle bütün iş yerleri ve dükkanları kapattı.Bunun sağlanması için çarşıları silahlı askerlere denetlettirdi. Bu arada bütün evlerin aranması ve Ermeniler'e dokunulmaması şehirde büyük dehşet yarattı.Ermeni tahriki ile uygulanan bu korkunç baskı korkunun yavaş yavaş yerini,direnme hissine bırakmasına yol açtı.İngilizler yapılan haksızlığı Türklerin davranışlarında anlayıp daha ılımlı olmayı tercih ederek mahalli idareye karışmadılar ve resmi dairelere Türk bayrağı çekilmesine izin verdiler.
FRANSIZ İŞGALİ:
1919 Kasımında İngilizler Antep’i fransızlara terk ettiler.
5 kasımda Şehre giren Fransız birliklerini, Ermeniler çiçek yağmuru, Türkler yaşlı gözlerle karşıladılar.Bir süre sonra olaylar birbiri ardına patlak vermeye başladı.Akyol karakolundaki Türk Bayrağının bir Ermeni tercümanı sayesinde bir Fransız subayı tarafından zorla indirilmesini,Türk kadınlarına sarkıntılıkları,çocukları dövme olaylarını ,Türk erkeklerine işkenceleri birbirini takip etti.
TEPKİLER:
Bir akşamüzeri sarhoş Fransız askerlerinin annelerine sarkıntılık etmesini önlemek isteyerek minicik vücuduyla annesini korumaya çalışan bir çocuk;Mehmet Kamil, süngülenerek alçakça şehit edildi .Bu olay bomba tesiri yarattı ve cemiyeti-islamiye olayı şiddetle kınadı.Halkın galeyana gelerek zaptedilemeyecek hale gelmesinden korkan komutan Sent Mari katillerin cezalandırılacağına dair teminat verdi.Hatta çocuğun babasına tazminat vermeye çalıştı ancak gururlu Ökkeş Ağa bu teklifi şiddetle reddederek “oğlum öldü ama milletim intikamımı alacaktır”
Fransız Komutanları Abadi ve Andrea, Antep Halkına:
Kolonel Andrea’nın galip kuvvetleri tarafından memleketiniz kuşatma altına alınmıştır.Bu galip kuvvetler karşısında hareket etmeniz boş bir çabadan başka bir şey olmaz. Ağır toplarımızla pek amansız bir surette memleketinizi taş üstünde taş bırakmayıncaya kadar tahrip edeceğiz. Bunu arzu etmiyorsanız tanklarımızın himayesinde olarak büyük kuvvetlerle kasaba dahiline hücum edeceğiz aşağıdaki şartlarımızı kabul ettiğinizi bildiriniz. Aksi takdirde zühur edecek katliâm ve vahşetten dolayı Fransa hiç bir mesuliyet kabul etmeyecektir.
Şartlar şunlardır:
1- Şehrin kayıtsız şartsız iki saate kadar teslimi (bu teslim şartını kale üzerine beyaz bir bayrak keşidesiyle görecegim. (Şanlı Türk Bayrağı Gaziantep Kalesi'nden Hiç İnmedi ve Bugün de Gururla Dalgalanıyor..)
2- İki saat sonra bilûmum memureyni hükümet, Kuvva-yı Milliye Kumandanı, Heyet-i Merkeziye azaları, eşraf memleket isteklerini belirtmek üzere derhal karargâhıma gelecek.
3- Memlekette ne kadar silahlı ve muharip kuvvet varsa silahlarıyla beraber teslim olacak.
4- Antep kasabasi halkı Fransızlara isyan ettiginden dolayı ceza olmak üzere birbuçuk milyon altın lira harb tazminatı verecekler.
5- Bu para tedarik edilinceye kadar bilûmum eşraf, tüccar hapsedilecektir.
11 Ağustos 1920
Kolonel Andrea Kolonel Abadi
ANTEP İÇİN NE DEDİLER ?
Antep’in sükutunu görmek için 9 ay beklemek lazım geldi. Halbuki Anadolu’da bin Antep var. Anadolu cenuptan işgal edilemez.
Fransız Şark Orduları Baş komutanı
General Gouraud
“ Antep harbine iştirak eden askerler, Antep ismini, kendi sancaklarına, kemâl-i iftiharla yazabilirler.”
Fransız Tümen Komutanı
General Dolamount
Antep’in beklenmeyen sükutu, Sevr anlaşmasının tetkiki için Londra’da yapılan konferansda iki hafta evvel meydana gelmişti. Bu mesud hadise sebebiyle Fransa’nın konferansdaki mevkii pek kuvvetli olarak takviye edildi.
Kurmay Albay Abadie
Antep’deki Fransız Kuvvetleri Komutanı
Londra Konferansı’nda İngiliz delegeleri:
“Yunanlar’a daha çok destek verelim. Artık Türkler’in işini bitirsinler”anlamında konuşunca, Fransızlar’ın yüksek komiseri olup, Çanakkale’de sağ kolunu kaybeden general Guro, pardesüsünün boş kolunu sallayarak ayağa kalkıyor:
“Beyler siz hayal görüyorsunuz! Türkler’in işini Yunanlar mı bitirecek?..Biz,koca Fransız devleti, bir Antep Sancağı ile başa çıkamadık!..”
General Gouraud (Guro)
Gaziantep gibi İstiklâl mücadelesinin kahramanlık sembolü olan Gazişehri yakından görmek, vatani,hislerimi daha çok ateşlemiş ve bozullaşmış oldu. Orada halkı vatanına,milletine çok bağlı gördük. Dillerinin yiğitçe telâffuz edilen kelimeleri bizi,doğudan göç eden atalarımızın asırlarında yaşattı.Kahramanlık örneği Gaziantep!Sen,anavatan topraklarında daima var ol...
Mehmet Faruk Gürtunca
Gaziantep’i ilk defa görenler,üç şey ister:
1-Antep fıstığı,
2-Antep baklavası,
3-Çiğ köftesi.
Gaziantep’in toprakları kan kokar,6 bin Antepli’nin kanı sihirli bir koku olup,Antep topraklarına sinmiştir. Ak sakallı ihtiyarlar,analar,bacılar,kızanlar,çocuklar yatıyor kan kokulu toprakların altında. Şahin Bey, Karayılan Mustafa Yavuz, isimsiz 10 binler var her tümseğin altında. İsimsiz mi,ne yapacaksınız ismi,kahramanlar isimsizdir. İsimsiz kahramanlar ki o toprağı vatan yapmışlardır.
Feridun Fazıl Tülbentçi
-Nerelisin hemşehrim?
-Gaziantepli’yim.
-Desene yiğitlerin,aslanların harman olduğu yerdensin.
Fikri Paşa
“Türkler!...Hürmetle eğiliniz. Antep karşısındasınız. Onu, o aşkı vatan timsalini, kendi ezeli ve ulvi kahramanlığınızı selamlıyorsunuz! Antep’in destan-i zaferini millet dokuz aydır heyecanlar içinde takip ediyor ve dokuz aydır her gün Antep,o destana yeni bir sahife-i celadet ilave ediyor.”
Kahraman Antepliler!.. yanmış yıkılmış evlerinizin enkazını kendinize siper yaptınız.10 kişi 1 tüfeği bekliyorsunuz .Birinizin şehadetini müteakip öbürü tüfeği yakalıyor ve yine topların,tankların hücumuna karşı delik deşik göğüslerinizi kalkan yaparak kazandığınız mevki-i şerefi kimseye vermiyorsunuz.
Gaziantep!..
Sen bir abidesin!
Sen ikinci bir Plevne, ikinci bir Çanakkale’sin!..
Onun için hükümet bugün senin asil ve yaralı göğsüne gazi madalyasını takarken, bütün millet birden karşında huşu ile şükranla eğiliyoruz.Gaziantep!.. Dünyada bir tek Türk kaldıkça senin ismin mukaddes tanınacak, dünya durdukça senin Gazi kalen, Türklüğün ebedi bir timsali olacaktır.
Hâkimiyet-i Milliye, 7 Şubat 1920
Müfide Ferit
“Antep savunması, Plevne, Kartaca ve Truva savunmalarından daha üstündür.”
Kütahya Milletvekili Cevdet Bey
( T.B.B.M 5.3.1929)
“... Bu tek Türk şehri, hiçbir yerden maddi yardım görmeksizin kendi kahramanlığı ile kendini kurtardı. Ve Gazi ünvanına bihakkın liyakat kesbetti.
Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gazianteplileri kahramanlık misali olarak alabilirler.”
Ben Gaziantepliler'i Nasıl Gözlerinden Öpmem ki.. Onlar Yalnız Gaziantep'i Değil Türkiye'yi de Kurtardılar..
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK
25.12.1936
|
 |
ugurbey90
12 yıl önce - Cmt 25 Arl 2010, 00:38
Gaziantep savunmasının 89. gurur yılı kutlu olsun...
Şehitlerimizin ruhu şad olsun.
|
 |
ugurbey90
12 yıl önce - Cmt 25 Arl 2010, 18:24
ŞAHİNBEY TÜRKÜSÜ
Antep’in Harbine on bir ay oldu.
Kurudu kanımız, benizler soldu.
Analar, Bacılar saçını yoldu…
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antebe Fransız doldu.
Şahin’i sorarsan, otuz yaşında.
Süngüyle vuruldu, Köprübaşında,
Çeteler oturmuş, ağlar başında…
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu.
Sevgili Antebe Fransız doldu.
Uyan Şahin uyan, uyanmaz mısın?
Diz çöküp düşmana dayanmaz mısın?
Al kızıl kanlara boyanmaz mısın?
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu?
Sevgili Antebe Fransız doldu…
Şahinbey vuruldu, yollar açıldı.
Antebin üstüne matem saçıldı.
Birçok Minareler topla biçildi.
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu?
Sevgili Antebe Fransız doldu…
Kimi yaralanmış, kanlar saçıyor.
Kimi süngülere bağrın açıyor.
Kimi yavrusunu almış kaçıyor.
Uyan Şahin uyan, gör neler oldu?
Sevgili Antebe Fransız doldu…
Derleyen: Mehmet Demir Atmalı
KARA İMİŞ ŞU ANTEBİN YAZISI
Kara imiş şu Antep'in yazısı.
Melemiyor Koyun ile kuzusu,
Her köşe başında yiğit ölüsü;
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Kavaklığın şirazesi bozuldu.
Humanıza kara yazı yazıldı.
Camilere Şehit kabri kazıldı.
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Mağaralardan gelir hep ağıt sesi,
Telaşa düşürdü, Fransız Nas’ı
Koçyiğit yitirmiş, ağlar babası.
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Antebin etrafı dumanlı dağlar,
Doktor Mecit gelmiş, yaramı bağlar.
Analar ah çeker, bacılar ağlar.
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Bir mezara dört şehidi koydular,
Mecruhlar hep hastaneye doldular,
Çok kimseler, on da güç buldular.
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Minareden Ezan sesi gelmiyor,
Nolup nolmadığın kimse bilmiyor.
Gelin-kızların yüzü gülmüyor,
Hani benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Şerif DAİ
|
 |
ugurbey90
|
 |
sayfa 5  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|