25 Aralik 1921 den geldik bugunlere... Her karis topraginda 6317 sehitin kaniyla birlikte hayati emegi ailesi cocuklari cocukluklari var. Ruhunuz Şad Olsun...
vatanı için, namusu için kanını ve canını kaybeden 6317 şehidin ruhu şad olsun ve böyle bir günün okullarda kutlanmasını yasaklayan Gaziantep Valiliğini de yazıklar olsun.
Antep’liler silahşor olur,
Antep’liler yiğit kişilerdir.
Karayılan
Karayılan olmazdan önce
Antep köylüklerinde ırgattı,
Belki rahatsızdı, belki rahattı,
bunu düşünmeye vakit bırakmıyordular,
yaşıyordu bir tarla sıçanı gibi
ve korkaktı bir tarla sıçanı kadar.
Yiğitlik atla, silahla olur,
Onun atı, silahı, toprağı yoktu.
Boynu yine böyle çöp gibi ince
Ve böyle kocaman kafalıydı
Karayılan
Karayılan olmazdan önce.
Düşman Antep’e girince
Antepliler onu
Korkusunu saklayan
Bir fıstık ağacından
alıp indirdiler.
Altına bir at çekip
eline bir mavzer
verdiler.
Antep çetin yerdir.
Kırmızı kayalarda
Yeşil kertenkeleler.
Sıcak bulutlar dolaşır havada
İleri geri.
Nazım Hikmet
8 Şubat 1921 de Antep açlığa yenildi ve Fransızlara teslim oldu.
O zaman Fransız basınında bu haber manşet oldu.Çünkü Fransızların hiç ummadığı bir direniş ve Fransızlar için de çetin bir savaş oldu.O zamanlarda Fransa'da çıkan muhalif gazetelerde sık sık "Fransa Ordusu Aintab'a karşı "diye haberler çıkıyor ve Fransız ordusu prestij kaybediyordu.25 bin nufuslu bir kasabayı koca ordu teslim alamadı diye.
Bu savaşta tamamen yıkılan binalar.Çınarlı Camii,Kozanlı Camii Minaresi,Sarı ve Beyaz Hastane,Redif Deposu,Şimdiki Yeşilsu parkında bulunan Yuf Baba Türbesi ve sayılamayacak kadar ev.....
L'İllustrisyon dergisi bu konuda bir sayı yayınlamıştı.
Ali Nadi Ünler şöyle anlatıyor.
8 Şubat sabahı, şehrin ileri gelenleri Heyet-i Merkeziye azaları, semt reisleri ŞıhCamiinde toplandılar; durumu görüştüler, Fransızlara teslim olmaktan başka birçıkar yol bulamadılar. Kolordu Kumandanı da aynı görüşü tekrarlayıp durmuştu.Teslim şartlarının görüşmek üzere bir heyetin kabulü yolunda FransızKomutanlığına bir mektup yazıldı. Fakat başta yedek teğmen Fehmi Kayaalp olmaküzere bir kısım Antepliler bu mektubun gönderilmesini istemediler. Fransızlardan birteklif gelmesinin daha uygun olacağını savundular. Bu fikri savunanları öğledensonra Fransız Komutanlığından gelen bir mektup haklı çıkardı. Fransızlar şehrinteslimi için bizimkilerin akıllarından geçiremediği uygun şartlarda teklifediyorlardı. Dr. Mecit Barlas başkanlığında bir heyet, Fransız karargahına giderekteslim şartlarını görüştüler. Ve tespit edilen bu şartları imzadan önce ŞıhCamiinde dönerek halka anlattılar. Halkın muvafakatı üzerine 9 Şubatta aşağıdaözetini verdiğimiz teslim şartlarını imza ettiler:
Gaziantep Fransız mandasını kabul etti.
Antepli olmayan subaylar, nizamiye eratı ve jandarmalar harp esiri addedildi.
Top, tüfek ve bütün mühimmat Fransızlara teslim edildi.
Antepli Türk subayları serbest olacak ve silahlarını taşıyabileceklerdi.
Silahlı hiçbir Ermeni Türk mahallelerine giremeyecekti.
Fransız idaresince tayin olunacak yerli memurlar vasıtasıyla şehrin sivil idaresi tesis edilecekti.
Şehir ve civarının asayişinin muhafazası için bir Türk subayı komutasında Türk ve Ermenilerden jandarma ve polis birlikleri kurulacaktı.
Şehirdeki Antepli rüesayı milliye ile müşevvikler affolunacaklardı.
Şahıs, mal ve din hürriyetine kat’i surette riayet olunacaktı.
Anlaşma imzayı müteakipyürürlüğe girdi. Fransızlara kamyonlarla un, bulgur, şeker vs. getirerek fakir halkaparasız dağıttılar. Ekmekçi dükkanlarını açtırarak ekmek tevzi ettiler. Yalnıztaahhütlerine rağmen Heyet-i Merkeziye azaları ile yedek teğmen Fehmi Kayaalp’i esiralarak koleje götürdüler.
Bu suretle 1 Nisan 1920’debaşlayan Gaziantep savunması dost düşman bütün dünyanın hayranlık ve takdirlerinikazanan kahramanlıklarla on ay dokuz gün sürdükten sonra açlık yüzünden sonaermişti. Düşman bu süre içinde, şehre yetmiş bin mermi atmış, şehir bir kül veenkaz yığını halini almıştı. Antepliler şehirlerinin savunması uğrunda 6000evladını şehit vermişler ve 220 bin altın lira para sarf etmişlerdir.
Ruhları şad olsun...
9 Şubat 1921 Sabahı Antep Hem Gazi Hem de Böyleydi.