Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
deryadogan
13 yıl önce - Pts 19 Arl 2005, 14:14
[İST-A1.49] - İETT Otobüsleri Sefer Saatlerinde Yaşanan Sorunlar



Bilen var mı? İETT'nin sitesinde E7 otobüsün saatleri altında bu not yer alıyor. Ne manaya geliyor acaba?  Bilemedim merak ettim.

Gerçi Akın Abi bir yorum getirmiş, sanırım da haklı ama bilen varsa paylaşır mı?

Alıntı:
Not:İŞ VE CUMARTESİ GÜNLERİ SAAT 09:00A KADAR SAAT UYGULAMASI YOKTUR


Mustafa Kumbar

13 yıl önce - Pts 19 Arl 2005, 15:12

Bu not hemen hemen bütün hatlarda yazıyor Derya hanım (Yeni başlanan bir uygulama)

Trafik yoğunluğu nedeni ile saat 9'a kadar yaşanan sendromda "saatine yetişemeyen" araçlar için, saat merhumu olmadan gelen araçları önceden belirlenen saatlerine dikkat etmeden, geliş sırasına göre makul saatler ile çıkartılması anlamına geliyor...

Mustafa Kumbar


Kemal Çevik
13 yıl önce - Pts 19 Arl 2005, 17:34
Başımız sağolsun


Arkadaşlar,

Alıntı:
Trafik yoğunluğu nedeni ile saat 9'a kadar yaşanan sendromda "saatine yetişemeyen" araçlar için , saat mevhumu olmadan gelen araçları önceden belirlenen saatlerine dikkat etmeden geliş sırasına göre makul saatler ile çıkartılması anlamına geliyor...



Peki yolcu da saat kavramı olmadan mı yola çıkacak? Böyle bir uygulama ancak duraklarda bir sonraki arabanın ne zaman geleceğini ilan edebiliyorsan olur, yoksa dolmuş/minibüs mantığıyla olmaz. Hatlarını, aktarmalarını trafiğe göre düzelersin, yedekte araba tutarsın  gene de saate uyarsın.  Diyelim ki 30 dakika aralıklı 4 arabayla çalışan 120 dk süreli bir hat var. 7:00 arabasını vaktinde gönderdin, 9:00 daki sefere yetişip yetişmeyeceğini bilmiyorsun, ne yapacaksın 7:30, 8:00 ve 8:30'u da mı geç yollacaksın ki aralar "makul" olsun, yolcu yolda kalsın. Saçmalık ki ne saçmalık, "şu okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdikten" bile ileri....

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK



Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Cum 23 Arl 2005, 18:02

Bu uygulama, bence bazı İETT hatlarının Üsküdar (MARMARAY şantiyesinden dolayı) ve diğer merkezlerde ring sistemine geçmesinden dolayı yürürlüğe konulmuş olabilir (Mustafa Kumbar, bizi bu konuda daha detaylı bilgilendirebilir). Çünkü Avrupa yakası da sabahları aşırı tıkanmakta olup, bu yakada bu türden herhangi bir uygulama yok. Ring yaparak, transit olarak kullanılacak olan son duraklarda saat tutturmak (bilhassa pik saatlerde) imkânsıza yakın olduğu için, bence bir süreliğine bu sisteme geçtiler.

Akın KURTOĞLU


alabay

13 yıl önce - Cum 23 Arl 2005, 18:50

Aslında bu uygulama zaten hep böyle değilmiydi? Ben İETT'ye sorduğumda, neden medenî bir şekilde, dünyanın her yerinde köyde bile var olan, zaman tabelâsı durağa takmıyorsunuz diye, yollar tıkanık olduğu için zaten lüzumsuz diye cevap gelmişti.
Halbuki saatleri var aslında. Ben 90'lı yılların ortasında 12 mi 11 mi unuttum, T'siyle Türk İş Blokları istikametinde gitmek için hep Üsküdar'a telefon edip kalkış saatlerini öğrenirdim, Fıstıkağacı'ndan her 70 dakikada mı ne geçiyordu, ona göre.
Başında inanamadılar birisinin telefonla sormasına. Ne ayıp yani, Polonya'nın en geri kalmış yerlerinde bile bir "hiç"in ortasındaki durakta tabelâ var (ve ona göre de otobüs geliyor).

B. Alabay



Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Cum 23 Arl 2005, 19:02

Bursa Belediyesi'ne bağlı BOİ, yıllarca (hem de çok uzun yıllar) bu uygulamayı devam ettirdi. Her durakta bulunan tabelâlarda, gelecek otobüsün tahmini zamanı (+/- 3 dakika tolerans şartıyla) yazılı olurdu ve gerçekten de otobüsler, dakikası dakikasına durağa yanaşırlardı. Pik saatlerde ise en fazla +3 dakika oynama olurdu. 2000'lerin başında bu uygulama kaldırıldı. Sonra yeniden konulduğunu duydum, ama eskisi kadar tarifeye uyulamadığını farkettim. Bursa'nın son 10 yıldaki çılgın büyümesinin sonuçlarıydı anlaşılan... İstanbul'da da bu tarz bir uygulama sadece gülünç kalır herhalde... Ancak, tek faydası olabilir. O da şöyle olur; Adı geçen hattın pik mi, yoksa günboyu sefer mi yaptığını görmemizi sağlayabilir. Sadece ÖHO mu, yoksa İETT de işleyip işlemediğini belirtebilir. Kalkış periyotlarının sık olup olmadığını, beklemeye değip değmeyeceğini gösterebilir. En sağ şeritler İETT'ye terkedilse, aslında bu sistem saat gibi tıkır-tıkır işler ama, maalesef İstanbul'da yaşamaktayız!... Yani, kural özürlü bir metropolde!...

Akın KURTOĞLU


Mustafa Kumbar

13 yıl önce - Cmt 24 Arl 2005, 00:50

Alıntı:
(Mustafa Kumbar, bizi bu konuda daha detaylı bilgilendirebilir).


Akın Bey konuyu ehli olan alimkor hocamıza havale ettim...

Selamlarımla.


Mustafa Kumbar



Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Cmt 24 Arl 2005, 01:57

Ankara, İzmir ve Bursa'da hizmet veren belediye otobüs seferlerinin kalkış periyotları akılda kalabilecek şekilde düzenlenir: Saatbaşlarını 10, 30, 50 geçelerde veya; her 15, 30, 45, 60'larda, veyahut da; 20 ve 50'lerde gibi... Yani kalkış aralıkları mümkün mertebe düzenlidir. Sürekli kullandığınız hattın kalkışlarını kolayca akılda tutabilirsiniz. Ancak İstanbul'da İETT'nin sefer saatleri, benim takip etmeye başladığım 1979'dan beri (belki evveliyatında da yine öyleydi) o kadar düzensizdir ki, hiçbir mantığa oturmaz. Otobüsler o hatta; önce saat başını 5 geçe kalkar, bir sonraki 20 geçe, sonra 50 geçe, ardından tam saatbaşında, sonra 25 geçe, sonra 35 geçe, sonra 50 geçe... Bu böyle akşama kadar sürer gider.

"Bunun iki nedeni olabilir" diye bir tez ortaya sürülebilir:

1. Pik saatler ile ölü saatler arasındaki tur farklılıklarından, ya da pik saatlerde ekstradan seferlere eklenen otobüslerden,

2. Belli saatlerde yapılan ölçümlerden sonra alınan karar gereği, 20'şer dakikalık aralıkları olan bir hatta, belirlenen bazı seferlerin 5'er 10'ar dakika ileriye veya geriye alınmasından ötürü... (İş çıkışı ya da yoğunluk gösteren saatlere göre ayarlama kaygılarından dolayı)

Birinci durumda; pik saatlerden sonra gelen ölü saatlerde otobüs adedinin azalması gibi bir durum olsa bile, yine de tur müddeti/araç adedi => mantığından hareketle, kalkış aralıkları belli bir düzene oturtulabilir. Tam tersi olarak da, pik saatlerde eklenen ilâve otobüs adedinden dolayı sıklaşan kalkışlar, yine kendi aralarında belli bir matematiksel dizi şeklinde belirlenebilir.

İkinci durumda; Türkiye'de ölçüm yapılarak bir karara varılmasıın en zor olduğu şehir, herhalde İstanbul'dur. Bugün günboyu; 5000 kişi taşıyan bir hat, ertesi gün 4000 kişi taşıyabilir. Veya 17:40'da bir hatta yoğunlaşma olduysa, bu demek değildir ki, hergün aynı seferde aynı yoğunluk yaşanacak. Bunlara istinaden sefer kalkışını ileriye-geriye almak bir çözüm değildir. Bir metropolde öyle dengesiz yığılmalar olabilmektedir ki, hiçbir kurala ya da formüle indirgeyemezsiniz. Bir noktadan sonra, siz müşteriye değil, müşteri size uymak zorunda kalmalıdır işletmenin bekaası için... Siz kalkış saatlerini kolay, akılda kalıcı, mantıklı ve düzenli olarak belirler ve sık sık bunlarla oynamazsanız, insanlar durakta beklerken, her saat başı ve buçukta otobüsünün geleceğini, ya da en azından bu saatlerin çok yakınlarında durağa ulaşacağını daha önceden bilir ve kendini ona göre ayarlar...

Belli standart tur süreleri belirlenebilir. Bunlar; günlük tahsis edilen araç adedi, tur süresine bölünerek, ORER'ler her; 10, 15, 20, 30, 40, 45, 60 dakikalık periyotlar halinde kesinleştirilebilir. Bu aralıklara göre, her otobüsün kalkış vakti halk tarafından kolayca akılda tutulabilir. Aynı uygulama şehir hatlarında da çok uzun yıllardan beri uygulanmaktadır... "Eminönü-Kadıköy" vapur seferleri, sabah ve akşam saatlerinde; 00, 15, 30 ve 45 geçelerde kalkar. Öğlenleri ise; 00, 20 ve 40'larda hareket eder. Yolcular bunları bilerek, kendilerini ona göre ayarlarlar. Aynı şey; Eminönü-Üsküdar, Beşiktaş-Üsküdar, Karaköy-Kadıköy, Kabataş-Üsküdar, Beşiktaş-Üsküdar, Eyüb-Üsküdar hatlarında da benzer şekilde uygulanır. Şimdi diyeceksiniz ki, orası denizin üzeri, trafik yok! İstedikleri gib kalkış saatlerini ayarlayabilirler. Hayır!... Önemli olan trafğin akıcılığı değil burada sözkonusu olan... Şayet kara trafiği tıkandıysa, kalkış aralıkları saçma-sapanken de aynı, düzenli olduğunda da aynı. Ama İETT otobüsleri için belirlenen tur mühletleri, o otobüsün saatini aksatmayacak genişlikte düzenlenirse, hiç değilse başduraklardan kalkışlar ona göre, düzenli bir şekilde ORER'in işlemesine olanak sağlar. Başdurak yolcuları, kalkış saatini bilerek, yolculuk ederler. Başdurağa yakın duraklardakiler de ilk kalkış saatine; +5, +10 gibi sayılar ilâve derek, o duraktan aracın ortalama olarak hangi vakitte geçeceğini tahmin ederler.

Bence; "Denenmesi gereken ve güven verici bir uygulama!..."  

Akın KURTOĞLU


Mustafa Noyan

13 yıl önce - Cmt 24 Arl 2005, 09:50
Orer Planlaması


İETT otobüsleri orer planlamasında aslında basit ama daha iyi sonuç verebilecek bir formülüm var, öncelikle planlama yapılırken kullanılan sefer müddetleri gözden geçirilmeli, trafik sıkışıklığı, pik saatlerde yolcu yoğunluğu, şoförün istirahati gibi faktörler hesaba katılarak daha uzun bir sefer süresi ve daha geniş aralıklı bir orer hazırlanabilirse; araçların saatinde hareket etmesi, aynı seferde taşınacak yolcu sayısı artacağı için de otobüslerin daha verimli çalışması sağlanmış olur.
Akın Kurtoğlu'nun bahsetttiği şekilde seferlerin hareket saatleri de uyumlu bir periyot aralığıyla hazırlanırsa yolcunun aklında kalabileceğinden şikayet edilmez, bu şekilde orerler rahatlatılırsa (ana durakların çoğunda zaten asılı olan bu kalkış saatlerini) ara duraklarda da ilan etmenin sakıncası kalmaz.


alabay

13 yıl önce - Cmt 24 Arl 2005, 12:17

Evet, bence de böyle bir plânlama imkânsız değil.
Bir senelik bile olsa, bir senelik bir empirik zaman araştırması yapsalar (ya şöför, ya bir muavin) - her hatta her seferin gereken zamanlarını kaydetseler, o zaman her zaman olan (nokta "her") "olaylar" belrilenir. Yani ne zaman hangi köprü sıkışıyor, ne zaman pik problemi oluyor, ne zaman yollar serbest, ne zaman caddeden öküz geçer, falan. Sadece kaza konusu özel durum kalır. Ama Berlin'de bir tramvay ana arterde bir otomobile çarparsa (ben bir kere öyle bir tramvaydaydım, yok yolu kesmek, adamın motor bölümü alt tekerleklerin altında kaldı, düşünün şiddeti (Tatra ) - böyle bir durumda bütün şehir merkezi tramvay seferleri aksiyor tabiî, bu her yerde olabilir. Ama tramvay yolunu (veya otobüs yolunu) kapatmaya ÇOK feci, ağır ceza lâzım, yani tam Türk usûlü Freiburg'ta bile (ki küçücük 225.000 nüfusluk) ana caddelerde otobüs şeridi var, polis arabaları gezer, var mı lan giren hest be ... al sana ceza, ama nasıl!
Yaaani, uzun lâfın kısası: bence bizimkiler becermiyor, kaçınıyor, isteksiz, belki de tembel. İş aslında olacak bir iş. IETT'nin başındakiler gitmeli, yerlerine vizyonlu kişiler gelmeli. O kadar.

B. Alabay



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM