Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ulaşırken çok güldüğümüz komik olaylar!
123 ... 333435   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 1
Kemal Çevik
13 yıl önce - Çrş 19 Ekm 2005, 02:32
Ulaşırken çok güldüğümüz komik olaylar!


IETT hastası arkadaşlar,

Son iki haftadır nefes almadan bir iş yetiştirmeye çalışıyorum, kafa çalışınca  hafızanın en dibinde kalmış anılar da yüzeye çıkıveriyor. Bakın 1970'li yıllarda şimdi cerrah olan bir arkadaşımla ne işler çevirmişiz

IETT Marşı

Hat başını duman almış,
Mazot dere durmaz akar,
Sefer saati şimdi çalar,
Arabaya arkadaşlar.

Egzozumuzu taksiler dinlesin
Sert frenlerle yollar inlesin.

Bu Leylandlar nerede var,
Nerede bu Skodalar,
Mercedesler, Magirüsler
Arabaya arkadaşlar.

Egzozumuzu taksiler dinlesin
Sert frenlerle yollar inlesin.

Gençlik Marşı melodisiyle mırıldanabilirsiniz.

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK


Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Pts 14 Ksm 2005, 02:54

İETT otobüslerinde abonman biletinin yoğun olarak uygulandığı eski günlerden bir bilet muhabbeti:

- Yolcu: "Şoför bey biletim yok, ineceğim yerde alıp atsam olur mu?"

- Şoför: "Olmaz öyle, yolculara sor!"

- Yolcu: (Otobüsteki yolculara dönerek) - "Biletim yok, ineceğim yerde alıp atsam olur mu?"  

Akın KURTOĞLU


Mustafa Kumbar

13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 18:36
Ulaşırken Çok Güldüğümüz Olaylar !


İETT - ÖHO - TAKSİ - MİNİBÜS - METRO - VAPUR - İDO - TCDD vs.

Yolculuk yaparken başınızdan geçen , şahit olduğunuz gülünç veya çok enteresan bir olay ile karşılaştınız mı ?



(+)




Mustafa Kumbar



En son Mustafa Kumbar tarafından Pts 19 Arl 2005, 22:06 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Mustafa Noyan

13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 18:48
Mısır'dan Geçer mi?


Birgün 99 hat numaralı İETT otobüsü ile Eminönü'nden hareket etmek üzereyken bir yolcu şoföre Mısır'dan geçer mi diye sordu, şoför Mısır'a gitmez Suriye son durak dedi; hepimiz çok güldük.
Sonradan şoför ve diğer yolcularla aramızda konuşurken farkettik meğerse soruyu soran Alibeyköy Meydanı'ndaki mısır anıtını kastetmiş, bazı minibüslerde o çevreye mısır durağı deniliyormuş


nerminkumbar

13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 19:39

İETT 17 numara ile Suadiye'ye gidiyorum birgün. Şöför duraktan çıktıktan sonra bir orta yaşlarda yolcu koşarak yetişmeye çalışıyordu ! Şöför gördü ama bir türlü duramıyor çünkü yolcu durmadan koşuyor , şöförün onu görmediğini zannetti heralde ki önden - önden koşuyor...Neredeyse diğer durağa gelecekler.... Şöför sinirlendi ve hızlandı geçti yolcuyu ve arka kapıyı açarak durdu....

Arka kapıdan bindi yolcu hızını alamamış olsagerek şöföre kadar koştu akbilini bastı yerine giderken Şöför " Bıraksam kadıköy'e kadar koşacaksın benimle " dedi... "Valla koşarım ! " diyince şöför "İn o zaman koş" dedi , yolcu "yok abi şimdi çok yoruldum " diyince biz koptuk ! tabi bunu biraz tiyatro gibi yaşamak lazım ! mimik hareketleri falan çok komikti !



alperdemirkaya
13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 20:16

Alıntı:
Sonradan şoför ve diğer yolcularla aramızda konuşurken farkettik meğerse soruyu soran Alibeyköy Meydanı'ndaki mısır anıtını kastetmiş, bazı minibüslerde o çevreye mısır durağı deniliyormuş


Hahahahhaha Mustafa sağol yaaa

yalnız adamın hakkını yemişsiniz galiba garibim


BU 2 mesajda da gördüm ki bizim İett şöförleri mubarek hepsi CMYLMZ


alpersenel
13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 20:17

sene 86 yazı, mekan pendik tren istasyonu. istasyondan hareket eden banliyö trenine yetişmek için süratle trene atlamam, trenin kapılarının yaz nedeni ile açık olması, benim aldığım hızla duramamam ve açık olan diğer kapıdan tren yoluna düşmem. Trenin içinde olanlar içeri koşarak girerek diğer taraftan çıkıp giden hakkında kimbilir ne düşünmüşlerdir. İncinen bilek ve yaralı dizler de 2 haftada iyileşmedi..



Kemal Çevik
13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 21:28
Gerçek mi, hikaye mi, rivayet mi....


Arkadaşlar,

Doğruluğu, kaynağı konusunda emin değilim. Bir fıkra ya da bir yakıştırma olabilir ama anneannemden aktarma bir hikaye. Rahmetli anlatırken "...bizim bir Müsemma hanım vardı, onun başından geçmiş..." diye anlatırdı.

Bu Müsemma hanım Fatih'te otururmuş (Akın bey tanır mısın?) 1920'li yıllarda. Birgün Kızıltoprak'ta oturan kızına gitmek için yola çıkarken aklına evdeki kümesten bir hindi götürmek gelmiş. Vapurda ve trende o zamanlar sürü halinde olmamak şartıyla "yolcu beraberinde" bir adet canlı kanatlı hayvan taşınmasına göz yumarlarmış ama Tramvay Şirketi asla izin vermezmiş. Müsemma hanım almış hindiyi, giymiş çarşafını, sokmuş hindiyi altına atlamış tramvaya.

Tabii hayvan bu, rahat durur mu başlamış kıpırdanmaya, biletçi daha  ilk duraktan sormuş:

- " Hanım, çarşafın altında bir şey mi var?"
- " Yok biletçi efendi oğlum, ne olsun".

Aksi gibi araba da bir türlü kalabalıklaşmamış, Fatih'te biletçi bir daha sormuş:

- " Hanım, çarşafın altında bir şey mi var?"
- " Yok biletçi efendi oğlum, ne olsun".


Beyazıt ta biletçi artık iyice şüphelenip, Müsemma hanımın etrafında dolaşmaya başlamış, ama zaman ve şartlar gereği de elinden gelen buymuş ancak

- " Hanım, gördüm işte kımıldıyor.."
- " Yok oğlum birşey, gel bak istersen ".

Biletçi ikna olmuş mu bilinmez ama yapacak da fazla birşeyi yok adamcağızın. Divanyolu'da bir kere daha sormuş.

- " Hanım bak ne varsa söyle, vallahi indirmeyeceğim, merak ettim sadece.."
- "Birşey yok dedim, ne söz anlamaz adamışsın be yavrum"

Neyse uzatmayalım Eminönü'ne gelince Müsemma hanım inmiş tramvaydan, çıkarmış hindiyi çarşafının altından, havaya kaldırıp seslenmiş biletçiye:

- " Bak biletçi efendi oğlum, hindi, Fatih'te bindi, Eminönü'nde indi!"

Gerçek mi değil mi bilmiyorum ama ulaşım konusunda duyduğum ilk hoş hikaye buydu.

Yaşadıklarımda görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK


messiah_haktan

13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 21:44

Alper önce basina gelenlerden dolayi gecmis olsun diyiyim ki gercekten gecmis,19 sene olmus kazayi atlali.... Yazdigini biran icin gözümün önüne getirdim ve gülmekten öldüm.
Sakin bir sekilde banliyö trenenin icinde oturuyorsunuz,tren harekata gecmis ve hizlaniyor ve birden önünüzde ki kapidan bir sapik geliyor ve öbür kapidan disari atliyor.Bu olay assa yukari bir iki saniye sürüyor ve siz "yorgunluktan hayal mi görüyom yoksa önümden sinek gibi birisi gecip öbür kapidan tekrar atladi mi" diye kendi kendinize soruyorsunuz D: Bunu yazarken bile gülmekten ölüyorum. Tam Jackass türü birsey olmus.  


berkan2005
13 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 21:57

alper anlattigin olayin aynisi geçen agustos benim başima gelmişti ankara ya gidicez saat 23:30 civarlari binmişiz yerleşmişiz trene tam kalkacak dedik  yolculuk uzun sürecek yanimiza icecfek bi şeyler alalim gönüllü olarak ben zipladim koşa koşa trenden indim iner inmez düdük öttü zaten ben ama inat ettim alicam ben büfeye vardim adama istediklerimi söyledim tren hareket etmeye başladi neyse aldim parayi falan verdim üstünü beklemeden koştum trene atladim elimde ki torpa trenin kapisindaki tabelaya takildi beni o hizla bi yere çarpti ben 15 dakka kendime gelemedim gözleri bi açtim millet etrafima toplanmiş rezil olduguna mi yanarsin sirtinin soyuldugunami yanarsin allahtan tren durduda ankaraya gidebildik yoksa aglardim valla



En son berkan2005 tarafından Cum 16 Arl 2005, 22:03 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


sayfa 1
123 ... 333435   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM