Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
İstanbul Dolmuşları
« önceki   1234 ... 262728   sonraki »

ANA SAYFA -> ULAŞIM
cevap yaz
sayfa 3
umit1
14 yıl önce - Cmt 21 Oca 2006, 22:02

Sayin Fatih ve Olgay beyler gercektende cok guzel tasvir etmissiniz bir bir zaman araliginda bir cografi bolgede bir meslek gurubunu cok sagolun.
Belki bana oyle geliyor ama eski taksiciler,dolmuscular mesleklerini seven yaptiklari isle ve ekmek tekneleri ile gurur duyan profesyoneller idi,tabii butun bunlar bugun epeyce degisti.



Olgay beyin bahsettigi korna yerine kapilara vurma olayinin Istanbulda kornalar calisir durumda olsa bile,zaten soforlerimizin bozuk korna ile yola cikabilecegini pek sanmam,bozuk frenle yola cikilir ama bozuk kornayla ??? ,cok goruldugu bir donem vardir o da Fahrettin Kerim in korna yasagi koydugu,ve de siki bir sekilde uygulattigi donemdir.

Saygilar,


Selcuk Aral

14 yıl önce - Pzr 22 Oca 2006, 19:00



*Not macht erfinderisch !* = *Zora düsen çare bulur !*

Sevgili WOW'cular !

Dün Akin bir mail atmis ve *Abi ne olur dolmus hakkinda bir iki satirda sen yaziver !* diye rica etmis. Aslinda dolmusla dogmus, dolmusla büyümüs, dolmustan ilersini yasamamis biri (ben) icin böyle bir makaleyi yazmak cocuk oyuncagi. Lakin buna ragmen, gene de ismarlama yazi kolay olmuyor, biraz  zaman'a ihtiyac var. Her neyse bu defa (her zamanki gibi, Hahaha...) bir istisna yapalim.

Zaten iyi yazi yazmakta Tarkan'in sarki söylemesine benzer. Yani beste hemen biter bitmez, alel acele, daha yerine oturmadan, ilige kemige islemeden, kalkar radyoda-TV'de okumaya veya CD cikarmaya calisirsan, sokaklarda satilan binlercesi gibi olur. Bir yerde okumustum, cocuk ayni sarkiyi alti ay - bir sene kendisi okumadan (calisip orasini-burasini degistirip) tonunu, ahengini yutmadan, kimseciklere takdim etmezmis. Nerde bizde böyle sabirli *titiz* insanlar. Millet oldum olasi bir haftada bir filmin tamamini bitirir ve üstelikte en azindan icersinde üc bes sarkiyla al bi o kadar da *göbek havasi* vardir. Hahaha...

*Üc Alman bir araya gelse hemen bir (kulüp) cemiyet kurar !* cümlesine karsilik olarak (sözüm meclisten -WOW' dan- disari) *Üc Türk bir araya gelse hemen kavga cikartirlar !*  lafinin dogru olmadigini, sanirim *Dolmus'un* mucidi (1930'lardan beri) olarak gene bizler, en iyi sekilde ispat etmisizdir.

Tabiyatiyla Istanbulun o tarihlerde muazzam *1 Milyonun cok altlarinda* nüfusunda bir taraftan öbür tarafina gidebilmek basli basina bir problem. Üstelik *lüks* sayilabilecek kadar da masrafli bir durum. Helal para kazanan bir Istanbullunun *Amerikan filmlerindeki* gibi *cek oraya – cek buraya !* kullanmasinin mümkünati yok. Esasinda *ister dolmus ister taxi calissin* her aracta bir taximetre mevcudiyeti mecbur olsada, kullanan kim ?

Allah biliyor ya, ne müsteri ne de soför bu duruma razi. Taxi metre actirmak demek yolcu tarafindan kazik yemek anlamina gelirse de, arabayi kullanan (genel olarak sahibi) icinde enflasyona yetisemeyen tarife yenilemesinden dolayi her defasinda yeni bir kayip. Bu durum bir zamanlar o derece hazin bir durum almisti ki, yolcuyla – soförün hep beraber *yükselen benzin fiyatlari – gene kisilan ithalat kotalari hakkinda* sohbet etmeleri gelenek halini almisti.

Ayrica eskiden araba alabilmek simdiki kadar pek kolay degildi. Nerdeyse bir otomobil, 100 m² lik bir apartman dairesi degerindeydi. Hatirliyorum, rahmetli (bahriyeli, ehliyetini bile imtahana resmi elbiseyle gittigi icin, rüsvet vermeden almis, nadir soförlerden) Irfan enistem, emekli oldugunda aldigi para ile kat yerine kendine kullanilmis bir *Ford* aldigi icin halamla birbirlerine girmisler, günlerce konusmamislardi.

Geriye baktigim zaman aklima *Istanbul’daki dolmus sayilarini arttiran (patlak verdiren)* iki olay geliyor. Bunlardan ilki at-arabalarinin sehre girmesinin kisitlanmasi (daha dogrusu yasaklanmasi) ikincisi tramvaylarin kaldirilmasi. Bu her iki branstanda aniden kendini kapinin önünde gören kismen arabaci, kismen vatman-biletci ne kadar calisan varsa, ekmek parasini dolmuscuktan cikartmaya baslamislardi.

Ehliyet imtahani yapan polislerin *Ne kadar uzagi görebiliyorsun ?* sorusunun degeri arttikca arttigi icin adaylar emellerine nail olabilmek icin nispeten daha ucuz yolu secerek Anadolu sehirlerinde sanslarini denemeye baslamislardi. Sanirim o devirlerde rüsvet vermeden ehliyet alabilmek deveye hendek atlatmaktan daha zordu.

Herneyse, gene laf lafi acti, nerden nereye geldik. Sözümü burada kesiyorum zaten icinizde en sabirliniz bile ancak bir A4 sayfa dolusu yazi okuyabiliyor (Bu da benim taxi-metrem Hahaha...).

Gelecek sefere kadar simdilik hosca kalin arkadaslar.

NOT: Sizleri bilmiyorum ama ben, bu güne kadar, ne o *pis*-sari renkli taxi’ye benzeyen araci, ne de  *minibüs* dediginiz otobüs yavrusu vasitayi *dolmus* olarak kabul edebildim.



umit1
14 yıl önce - Pzr 22 Oca 2006, 20:56

Bu arada sunuda soylemeden gecmeyelim,Istanbul un 1946-54 Model arasi Amerikan arabalariniyla dolmasinin onemli bir nedeni de Turkiyenin NATO ya girisidir.

Bu sayede Turkiyedeki ABD uslerinde gorevli ABD askerlerinin vasitalarini Turkiyeye getirip donerken geri goturmeyip burada satmalari ve ayni sekilde 50 li yillarda ABD ye egitim icin gonderilen cok sayida Turk askeri personelinin donuslerinde otomobil getirmeleri Turkiyedeki ikinci el Amerikan arabasi piyasasini dogurmustur.

Askeri personel vasitalarini Turkiyeye naklederken askeriyenin ozel imkanlarini kullanabildiginden,vasitalarini normal ithalat yoluyla getirilenlerden daha ucuza verebiliyor ve buna ragmen guzel bir ikinci gelir elde edebiliyordu.
Bu yuzden 50 li yillarda ABD askerleri arasinda 60 li ve 70 li yillarda Almanci vatandaslarimiz arasinda yaygin olan permi ticaretine benzer otomobil ithalati yapan uyaniklar turemisti.


Semih Yaşar

14 yıl önce - Pts 23 Oca 2006, 11:36
dolmuşlar


günaydın

Akşam iş  dönüşü  genelde Dolapdereden  Pangaltıya  çıkan  caddeyi  kullanıyorum , birşey dikkatimi  çekti   yokuşun sonundaki
Pangaltı-Kasımpaşa  dolmuş  durağında  uzun  kuyruklar  oluyor , hala  yolcu potansiyeli yüksek , birde  15 kişilik bir okul minibüsü  yolcu alıyordu duraktan.
Bu  özel izne tabi birşeymi  yoksa korsan çalışmamıydı  anlayamadım  ama Dolmuş  duraklarının  sahipsiz olduğunu tahmin etmiyorum.
Daha  önceki  mesajımda da  belirmiştim , Dolmuşları 8 kişilik  transitlerle  kısıtlamanın mantığı nedir? 19 kişilik minibüsler kullanılsa  ( Volt, Sprinter , Transit Jumbo ) daha  fazla  yolcu taşınıp  daha iyi hizmet verilemezmi?

Birazda  nostalji.
Babamla  Taksim -Aksaray  dolmuşlarını sık sık kullanırdık. 1980  yılların  başlarında  Anadol dolmuşlar  kullanılıyordu. Birgün  yine Taksimden bindik ,  genç bir  şöför  bayağı hızlı ve tehlikeli kullanıyordu arabayı , Şişhane  civarında  diğer dolmuşları geçmeye çalışıyordu , bizde  herzamanki gibi Zeyrek altgeçitte indik. İnerken  babam biraz sitem eder tarzda " bugün   yarış yaptınız   galiba  " diye sordu. Şöförde  özür dileyeceğine
gayet  pişkin bir şekilde " biz  hergün yarışıyoruz abi"  diye cevap vermişti.


Saygılar


tolginho

14 yıl önce - Sal 21 Şub 2006, 20:14

Benim bildiğim kadarıyla bu eski dolmuşlar son yıllarında traktör motoru kullanıyordu. Pekçoğunun motorları orjinal değildi. Daha net bilgisi olan var mı bu konuda?

TOLGA KAPROL



simon

14 yıl önce - Cmt 25 Şub 2006, 03:01
Babamın 1954 Plymouth'u




Selçuk Aral bey'inde daha önce fotoğrafını yolladığı bu Dolmuş modelini birkaç sene önce, babama hediye olarak almıştım. Yıllar önce adını taşıdığım Rahmetli Simon Dedemden yadigar kalan 1954 yapımı Plymouth Taksi'sinde yaşadığı anları, bazen o arabayla dolmuş yaptığını anlatır dururdu ara sıra. Birgün tesadüfen fotoğrafı görünen 1:43 Chrysler Windsor marka model arabayı babamın hatıralarına saygı olması amacıyla almıştım. Babamın Koca Plymouth'undan bana kalan yadigar ise sadece dikiz aynası.


En son simon tarafından Cmt 25 Şub 2006, 16:40 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi


umit1
14 yıl önce - Cmt 25 Şub 2006, 03:50

Alıntı:
Benim bildiğim kadarıyla bu eski dolmuşlar son yıllarında traktör motoru kullanıyordu. Pekçoğunun motorları orjinal değildi. Daha net bilgisi olan var mı bu konuda?



1973 teki petrol krizine kadar hemen hemen hepsinin motorlari orijinaldi,krizden sonra petrol  fiyatlari firlayinca bunlari orijinal motorlari ile calistirabilme sansi da ortadan kalkti,zira bunlarin motorlari 6 veya V-8 silindirli (hatta Uskudar kadikoy arasinda bir tane 12 silindirli Cadillac bile vardi,Ataturk'un makam arabasi oldugu soylenirdi),en az 2 ton agirligi olan eskilerin deyimiyle cok "kallavi" otomobillerdi.

Bugunki otomobillerin aksine cok guclu bir saseye sahip olduklarindan,agir dizel motorlarina kolayca donusturulebiliyorlardi.
Bu donusumde Perkins firmasinin motorlarinin epeyce tutuldugunu duymustum ,ki ayni motorlar 70 li yillarda Dodge ve Genoto nun pikap ve kamyonlarinda ve bazi traktorlerde de kullaniliyordu eger yanlis hatirlamiyorsam,"traktor motoru" deyimi oradan gelmis olsa gerek.

Saygilar,


fatih kocaoglu
14 yıl önce - Pts 27 Şub 2006, 20:42

8 Kişilik Amerikan

 

(+)


sabahattin kayış

13 yıl önce - Çrş 08 Mar 2006, 18:00

Selamlar, Haydarpaşa tren istasyonu önünden kalkan dolmuşlardan birinin sahibinin (Trabzonlu Osman Aydın) oğluyla çok yakın dostluğum var geçen gün babasının iki adet aracıyla çekilmiş fotoğrafını taradım sizlerle paylaşıyorum...

Osman Aydin'a Allah'tan rahmet diliyorum...

 

 


Akın Kurtoğlu

13 yıl önce - Pzr 30 Nis 2006, 19:48

Bir zamanlar İstanbul kentiçi ulaşımında İETT otobüsleriyle başabaş rekabet eden, şehri bir örümcek ağı gibi saran hatlarıyla adeta girmedikleri cadde ve sokak kalmayan, sayıları binlerle ifade edilen Dolmuşlar, günümüzde artık sadece 590 adet civarına kadar düştüler. Kentiçi'nde kendilerine tahsis edilen sadece 20 kadar hatta çalışmaktalar. Bunlardan tespit edebildiklerim şunlar:


Üstteki liste dışında tespit edebildiğiniz dolmuş hatları varsa, buraya iliştirebilirsiniz. Ayrıca, mevcut listede artık varolmayan hatlara da rastlarsanız, bunları sıralamadan çıkartırırız.

Akın KURTOĞLU



sayfa 3
« önceki   1234 ... 262728   sonraki »
ANA SAYFA -> ULAŞIM