1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
Aytac_yolas
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 11:36
Batıl inanç mıdır bilmem ama ben türbeye gidip dua etmeyi doğru bulmuyorum.Sanki o şahıstan istenmiş gibi oluyor.Zaten Atatürk bu yüzden türbeleri kapatmıştı.Eğer Allah'tan birşey istiyorsanız camide namaz farzını kılıp ardından istemek en iyisi.Her yerden türbe fışkırıyor valla.
|
 |
ekaya
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 12:04
Kalabalık içinde oturduğunuz yerde ayağınızı sallarsanız orda kavga çıkarmış.
Büyük ihtimalle o sallanan ayak birine çarpar ve insanlar durduk yere kavga ederler.İnsanın eline koluna sahip olması lazım...
|
 |
ozantugbas
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 12:32
Diğer yerlerde de var mı bilmiyorum ama özellikle okul çağlarında çok yapılır yeni bir ayakkabı alıp da giydiğimiz gün okulda birbirimizin ayağına basardık şeftesi benden diye yani bir nevi ayağında eskisin temennisi gibi birşey oluyo
|
 |
kemalsoylemez
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 13:08
Sitemiz ile ilgili bazı batıl inanışlar.
Türkiye'yi, Türkleri, dinimizi, kültürümüzü, tarihimizi kötüleyen, eleştiren
mesajları yazabiliriz, kimse dokunamaz.
Kişiye özel yazı yazarım. Fikirlerimi şahıslara karşı yazarım, bir başka
üye ile diyalog ve tartışmaya girerim, özel mesajla işim olmaz.
İstersem seviyesiz, sert, eleştirici,
küçük düşürücü, alay edici, tahrik edici, tartışma tarzı bir yazı yazarım.
Kimse karışamaz, beni siteden atamaz.
Seviyesiz kelimeler, deyimler, üslûp veya hakaret içeren mesajları
yazarım, pek hoşuma gider. Mesajımı nasıl olsa kimse silmez.
AB ve ABD gibi emperyalist ülkelerin bizden üstün olduğunu sitede açıkça ilan ederim
ve her türlü Türk düşmanı ülke, grup ve kişi hakkında eleştiri yapmam yaptırmam.
Site yönetimi buna göz yumar.
Benim yıllardır kullandığım nikim var. Gerçek adımızı içeren bir kullanıcı adı beni bozar.
Sıkıysa değiştirsinler bakalım...
Avatar olarak sevdiğim mankenin resmini kullanırım..
Kim ne karışır? Beğenmezlerse araba resmi koyarım olur biter.
Bu benim en doğal hakkım kimse karışamaz.
Futbol benim hayatım. Sitedeki herkesi fenerli yapıcam.
Burç başkan fener şampiyon.
Elhamdülillah müslümanım. Dini vecibelerimi sitemizdede yerine getiririm inşallah.
Her türlü dini tartışmada önde giderim evvelallah.
ĞTP partisine oy kazandırmak için elimden geleni ardıma koymam.
Diğer partiler alehinde istediğimi yazarım. Kimse karışamaz.
Bu sitede güzel hanımlara asılmak serbestmiş.
Sosyal fakirliğimi burada giderebilirim.
Nasıl olsa kimse anlamaz, taciz serbest...
Burası bayağı iyi bir siteymiş, bizim emlak ofisinin adını yazayım,
ne kapsak kardır. Site yönetiminin ruhu duymaz.
Siteyi, site yönetimini, site kurallarını, site amacını eleştiren,
kötüleyen, şikâyetçi olan yazılar yazarım aga. Kim karışabilir?
Burası demokratik bir site.
Bazı başlıklara cevap yazarken tırsıyorum. Kendi adımla atıp tutacak cesaretim yok.
Ama yolunu buldum, başka isimle yazıyorum. Denetçiler saf zaten, birşey anlamıyorlar.
Sitede istediğim kuruma ve kişiye çamur atarım. Çamur at izi kalsın anasını satayım.
Nasıl olsa izimi kimse bulamaz. Site yönetiminden laf çıkmaz.
Batıl inanış işte...
|
 |
Nusret Bey
17 yıl önce - Cmt 13 May 2006, 14:15
Batıl inanış diyoruz ama zaten inanmıyoruz. Ama bazen insanın aklınada gelmiyor değil. Örneğin yolda giderken önünüzden hızla siyah bir kedi geçti. Hemen aklımıza takılıyor. Uğursuzluk diye. Halbuki inanmıyoruz. Kedi rengini kendi seçmediki. Kendisi seçseydi belki ciger rengi seçerdi.
Üye dostlarımız yeterince sıralamış, batıl düşüncelerimizi. Dikkat ederseniz bir çoğu latife olsun diye söylenmiş. Mesela; iki kız arasından geçen erkeğin köse olacağı. Böyle olsaydı erkeklerin %90'ı köse olurdu. Aklı kızlarda kalmasın diye söylenmiş olabilir.
En önemlisi birçoğu sağlık ile ilgili. İnsanlara öğüt olsun diye. Bugün için gereksiz olabilir. Kanalizasyon sistemi ve çöp toplama sistemi var. Eskiden tırnak nereye giderdi, saç kılları nereye giderdi.
Birkısmıda anlayacağınız üzere anlamsız ve uydurma. Sahilde kuma yazılan yazıyı dalga yerine balıklarmı silecek veya genç kızın sırtına tanımadığı biri neden vuracak. (Asılıyor olabilir)
|
 |
A.ŞAFAK TOMRUK
17 yıl önce - Çrş 17 May 2006, 16:42
BİRBİRİNDEN İLGİNÇ BATIL İTİKATLAR
İlk insanın var oluşundan günümüze kadar yüzyıllardır süregelen batıl inançlar hayatın her noktasında etkisini gösteriyor. İşte birbirinden ilginç batıl inançlar.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Güler, birlikte yaşayan insanlar arasında kimi zaman korkudan, kimi zaman çaresizlikten, kimi zaman da rastlantılardan doğan bir takım inanışlar olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Güler, bu tür inanışların, ilk insanın var oluşundan günümüze kadar sürüp geldiğini ifade ederek, “Bu tür inanışların çoğunun bilimsellikle, akılla, çağdaşlıkla bir ilgisi yoktur. İnanışlar kişiden kişiye değişmekle birlikte ortak yanları vardır. Bu tür inanışların insan üzerinde negatif etkisi de bulunmaktadır” dedi.
RUH, MEZARLIK, TÜRBE VE ZİYARET YERLERİ İLE İLGİLİ BAZI HALK İNANÇLARI:
-Ziyaret yerlerindeki ağaçları kesenler çarpılır.
-Türbeden dışarıya bir şey, bir nesne götüren kişiler çarpılır.
-Mezarlığı parmağı ile işaret etmek iyi değildir. Parmakları ile işaret eden kişilerin parmakları kurur.
-Kurban kesilirken hayvan dilini dışarı çıkarırsa kurban sahibi o yıl içerisinde ölür.
-Bir çocuk sürekli ağlarsa o evde mutlaka ölüm meydana gelir.
-Ayakkabı çıkarıldığında ters dönerse, ayakkabı sahibinin tez vakitte öleceği düşünülür.
-Yatarken çorapları baş tarafa koymak iyi değildir, insan çabuk ölür.
-Ölünün elbiseleri ölü yıkayıcılarına verilir.
-Mezarlıktan ağaç kesilmez. Ağaçta cin olduğuna inanılır.
-Gece ölen kişinin üzerine sabaha kadar bıçak konulur.
-Yoğurdun güzel olması için mezardan çırpı toplanarak, kaynayan sütün altına atılır.
-Ölünün yıkandığı evde üç gün ışık yanar.
-Baş sağlığına gelen kişilerin ayakkabıları ters çevrilmez.
- Mezar kazıcısına para verilmezse ölünün rahatsız olacağına inanılır.
HAYVANLARLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Yılan öldürülüp, suya atılırsa ve yılan suda kaybolursa yağmur yağar ve durmaz, seller olur.
-Kurt uluyunca ya ayaz olur ya kar yağar.
-Bir evin başında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir yıkım olur.
-İnek doğurunca eve ağır bir şey alınırsa ya da ağır bir şey kaldırılırsa ineğin sütü kesilir.
-İneğin sütünü yere sağmak iyi değildir, hayvan hastalanır.
-İlk yaylaya çıkışta sığırların ortasından bir yabancı geçerse sığırlar hamile kalmaz, doğum yapmazlar.
-Bir kişinin önüne tavşan çıkması uğursuzluktur, mümkünse gidilen yoldan geri dönülür.
-Çakal uluyunca yere tükürmek gerekir, yoksa insanın başına bir yıkım gelir.
-Çakal ulumaya başlayınca hava açacak, günlük güneşlik olacak demektir.
OCAK VE ATEŞLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Ateşe tükürmek, ateşe sövmek, ateşe tırnak atmak, su dökmek uğursuzluk getirir.
-Sabah evinden başkasına ateş verenin ocağı söner.
-Ocağın üstünü boş bırakmak uğursuzluk getirir.
-Sacayağının birdenbire devrilmesi evin başına bir yıkım geleceğini gösterir.
-Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır.
-Lamba yakılmayan evin ocağı her vakit kararır. Aynı zamanda ev sahibinin öldükten sonra mezarı da karanlık olur.
-Hastalanan hayvanları ateşten geçirmek iyidir.
-Ateşi söndürmek için su dökülmez, ateş toprakla örtülür.
-Ateş çok önceden sönmüş olsa dahi külün yanında yatılmaz. Külde cin ve şeytanın oynak yaptığına inanılır.
-Ateşin çıkardığı ses ateşi yakan kişi hakkında dedikodu yapıldığına işarettir.
TARIM VE BİTKİLERLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Kara ağaçtan düşen yaşamaz.
-Kara ağaçtan beşik, sandık yapılmaz.
-İncir ağacının altında uyuyanları şeytan alır götürür.
-Ceviz ağacının altında yaşayanları şeytan alır götürür.
-Tarlada zina yapılırsa bereket olmaz.
-Üzümün tanesini, karpuzun sap kısmındaki kabuğunun içini yiyenler yetim kalır.
-Çocuğun bezleri yabani ağaca asılırsa çocuk yabani olur.
-Nar tanelerini yere dökmek günahtır, nar cennet meyvesidir.
İNSAN VÜCUDUYLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Diş düşürülünce o diş kimsenin göremeyeceği bir yere saklanmalı ya da gömülmelidir.
-Elleri diz üzerinde kavuşturmak, parmakları birbirine geçirip el bağlamak iyi değildir, insanın kısmeti kapanır.
-Parmakların çatırdaması iyidir, insanın sağlıklı olduğunu gösterir.
-El yıkanırken önce sağ elden başlamalı, önce sol elden başlamak uğursuzluk getirir.
-Tokalaşırken ya da birisine bir şey verirken sağ el kullanılmalıdır, sol el uğursuzluktur.
-Baş taranırken dökülen saçları dökmek doğru değildir, bunlar toplanır, ölünce o kişinin kabrine konur. Çünkü bu saçlar kıyamet gününde tekrar bitecektir.
-Hamile kadın aş eridiği sırada neye bakarsa doğacak çocuk ona benzeyecektir.
KARANLIK VE IŞIKLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
-Gece aynaya bakanın ömrü kısa olur.
-Gece acı (biber, soğan, sarımsak) evden dışarıya verilmez.
-Yoğurt, süt, peynir gece dışarıya verilmez. Vermek gerektiğinde üzerine kömür, üzerlik veya yeşil bir dal konularak verilir.
-Gece ıslık çalmak günahtır.
-Gece evden eve tuz verilmez.
-Akşam kapının önü süpürülmez.
-Ekmek aktaracağı evden eve verilmez.
-Çocuklar gece beş taş oynarsa düşman gelecek denir.
BEREKETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Değirmenden ilk gelen unla yapılan ilk ekmeği yiyen kişinin karısı ölür.
-Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
-Gurbete giden kişinin azığından bir parça ekmek çalınır.
-Bir kişinin üzerinde dikiş dikilirse o kişinin kısmeti bağlanır.
EVLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Evin temeline karataş koymak iyi değildir.
-Kapının önünde oturan kişi iftiraya uğrar.
-Duvar dibinde uyumak iyi değildir, insan çarpılır.
-Evin içerisi temiz olmazsa oraya melekler değil şeytanlar gelir. Böylece o evde mutluluk değil geçimsizlik olur.
-Evden bir kişi gurbete gittiği zaman o gün ev süpürülmez, dışarıdan misafir alınmaz.
-Eşya taşımak için kullanılan ala iple komşunun evine girilmez. Komşunun başına bir uğursuzluk geleceğine inanılır.
-Kapı eşiğinde oturulmaz, insan fakir olur.
-Kapı eşiğinde oturulmaz, insan bekar kalır.
-Urganla komşunun evine girilmez. Aksi halde komşunun evinde kıtlık olur.
-Kapı eşiğinde oturulmaz, kapı eşiğinde şeytan bulunur.
-Yağmur yağarken kapı eşiğinde oturmak günahtır.
CİNSİYETLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI:
-Odanın ışığını evin erkeği yakarsa o ev daima nur içinde ve bereketli olur.
-Kadının yolda erkeğin önünü kesmesi uğursuzluktur.
-Bir kadın iki erkeğin arasından geçerse çocuğu olmaz.
-Bir adam iki kadının arasından geçerse sözü geçmez.
-Bir erkek iki kız arasından geçerse köse olur.
-Yarım çay içen kadın dul kalır.
-Ava gidecek kişinin önünden kadın geçerse avlanamaz. Bundan dolayı o kişi ava gitmekten vazgeçer.
-Kız çocuğunun ilk kez kesilecek saçını dayısı keserse saçı gür olur.
-Oğlan çocuğunun saçını ilk kez amcası veya dayısı keser.
-Kız baba evinden perşembe veya pazar günü çıkar.
-Koç katımında koçun üzerine kız çocuğu bindirilirse doğacak kuzu dişi, oğlan çocuk bindirilirse erkek olur
|
 |
busegül
16 yıl önce - Sal 03 Nis 2007, 03:34
Bazı batıl inançlar ve altında yatan mantıklı nedenler...
*Çekmeceyi açık bırakırsan mezarın açık kalır...
(karanlıkta veya dalgın olduğun bir anda açık çekmeceye ayağın takılırsa ya o takılan ayağın yada büyük ihtimalle düşeceğin için vücudunun bir başka yeri zarar görebilir)
*Gece tırnak kesilmez ,cinler toplanır
(Eskiden geceyi gündüz gibi yapan elektrik ampulleri olmadığı için akşamları mumlardan yada kandillerden istifade ediliyordu.Işık oranları da çok düşüktü.Tırnak kesicem derken kazara etini kesip canını yakma hattta enfekte olma ihtimalinden ötürü söylenen bir söz)
*Saçını sokağa atarsan cinler üzerine musallat olur.
(O sokağa attığın saç belkide bir serçenin ayaklarına dolaşıp bir kediye yem olmasına neden olacak...Sonuçta çevreye zarar veriyorsun...)
*Işıkta uyunmaz Şeytan seni izler...
(Eskiden mum veya kandil ışığı ile idare edildiği için hem maddi yönünden hem de yangın çıkma olasılığından söylenmiş muhtemelen.Şimdide enerji tasarrufu için gerekli.Ayrıca vucuttaki bazı hormonlar ışığa karşı duyarlı mesela cilt kendini en iyi karanlıkta yeniliyor.Bayanların dikkatine ) )
*Akşam sakız çiğnersen şeytanı çağırırsın
(Birinin sakız çiğnerken çıkardığı sesler akşamın sessizliğinde çok sinir bozucu olabiliyor.Rahatsız olan birileride bu sözü çıkarmışlar ne yapsınlar...)
*Makasla oynama kavga edersin
(kavga etmekten kötüsü kendinin veya başkasının canını yakabilirsin makas oyuncak değil.)
*Ateşle oynama evine ateş düşer yada akşama ateşin çıkar.
Her ikiside doğru ateşle oynarken evini,kendini yada çevreyi yakabilirsin yada dumana maruz kaldığından akşam başağrın tutabilir yada ateşlenebilirsin...)
*Köpek giren eve melek girmez.
(Kimse bahçende köpek bakma demiyor ki evine sokma diyor.Eski yıllara bakarsak haksız bir söz de sayılmaz.Köpek bakmanın elbette melekle ,şeytanla alakası yoktur elbette ama bu sözlerin söylendiği yılları düşünürsek hayvanların aşıları felan yoktu.Ortada ne doktor ne veteriner ne aşı vardı.Ve haliyle bu hayvanlar pek çok zararlı parazit ve tenya taşıyabiliyorlar...)
*Yolda suya basma,basarsan destur savul de
(destur savul yada destur savrul sözcüğü algıda seçiciliğe neden olmak için söylenmiş bir çeşit uyaran sözcük bence.Özellikle çeşme yanından akan su birintisine kazara basmak hiç iyi sonuçlar vermiyor.bizzat yaşadım.Öyle bir kayıp düştüm ki cin çarpmıştan beter oldum.)
*Kedi öldürürsen 7 cami yaptırman gerekir
(Bazen insanlar,özellikle çocuklar çok acımasız olabiliyor,kedi kuşunu,civcini kaptı diye,etini çaldı diye yada çocuklar sertçe oynamaya kalktıkları için hayvancıkları korumak adına söylenmiş)
*Gece evden soğan ,sarmısak,acı biber,yuz vs çıkmaz
(ben bunda bir anlam bulamadım.Pintinin biri tarafından söylendiğini düşünüyorum.)
Eveeet arkadaşlar şimdilik bu kadar.Pek çoğumuz özellikle çocukluk dönemlerimizde bu lafları bolca duyduk.Çoğunun altında yatan bir mantık var.Özellikle çocuklukta pek nasihat dinlenmediği için cinle,periyle,şeytanla korkutularak yaptırmaya çalışılmış pek çok şey...
Ancak ne olursa olsun ben bu tip korkutmalara karşıyım.Çocuklar ürkekleşiyor hatta bu hurafeler yüzünden psikolojilerinde derin yaralar açılabiliyor.Ama doğruyu söylemek gerekirse zaman zaman ben de oğluma bu tip hurafeleri söylemişimdir.Gerçi benim oğlum sağolsun öyle pek cine ,şeytana pabuç bırakacak bir çocuk olmadı hiç bir zaman...Yine de söylememek ve inanmamak lazım diye düşünüyorum.
Çoğunun altında yatan bir mantık olmasına rağmen mantıksız ve gereksiz sözlerde bir o kadar fazla...
Bilim'in aydınlığında olduğumuz bu yüzyılda bunlarla ilgilenmememiz dileği ile... [/b]
|
 |
Mehmet Bayrak
16 yıl önce - Sal 03 Nis 2007, 04:45
Leylek Görmek
Göç zamanı, özellikle gelirken leylek görmek seyahat edecek olup olmamayla ilişkilendirilir. Ayakta iken görüldüyse o sene bol bol gezilecektir. Yok otururken görüldüyse haneye kazık çakılacaktır.
Özellikle ev hanımları arasında yaygın olan bu inanışı biliyor olup da "yine otururken yakalandık bu sene de tatile matile gidemeyeceğiz -zaten adamdan da hayır yok- bari ayağa kalkıp hafta sonlarını kurtaralım" diyen hanımlar da eşleri tarafından "hayır onlar seyahat leyleği değil, bebek leyleği, sipariş üzerine geliyorlar " şeklinde avutulmalıdır.
Eh bütün yaz evde kalıncaa sonuçta yalancı da çıkılmayacaktır...
|
 |
gonul
16 yıl önce - Sal 03 Nis 2007, 12:54
* Evlerin taras katında karga bağırdımı,
* Mahallede köpek uludumu o bölgeden cenaze çıkacağına inanılıyor.
* Evlerin etrafında kurbağa veya yılan gibi hayvanlar olduğu zaman onun o evi sahiplendiği ve koruduğuna inanılıyor.
*
|
 |
gonul
16 yıl önce - Sal 03 Nis 2007, 12:57
Bence de türbelerdeki yatırlardan dilek dilemek yanlış oradada yatana dua etmeliyiz. Dileğimizi herzaman Bizi vareden yüce ve büyük rabbimizden dilemeliyiz.
Onların yanında yatmak, uzanmak, onlardan istemek yanlış bence bunlarda hep batıl inançlara giriyor diye düşünüyorum
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|