1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1  |
 |
Metin Arslan
17 yıl önce - Prş 15 Arl 2005, 21:07
Türkiye'deki batıl inançlar
Bartın ve çevresinde çocuk sümüklü olmasın diye hamile kadınlara kelle, paça, balık yedirmezler. Güzel oğlan çocuklarına ve Ay´a baktırılır. Çocukları bir arada ise biri yerde biri kucakta bıraktırılmaz. Yerdekini hemen kucağa alırlar. Annenin gönlünden "benim çocuğum yerde kaldı, hasta olur" düşüncesi geçerse çocuğu hastalanırmış. Yine Bartın ve çevresinde çekilen dişler atılmaz, duvar kovuğuna konur.
Tavşan araç önüne çıkarsa uğursuzluk sayılır. Buğdaydan yapılı başak demeti asılı bir evde yangın çıkmazmış. Oklava elde iken üzerinden atlanmaz. Atlayanın karnı ağrırmış. Gece kül dökülmez ve küle basılmaz. Külün içinde cinlerin olduğuna inanılır. Ayakta pantolon giyilmez, Şeytan ayağını sokar derler. İlk önce sağ ayakla giyilir. Çorap, iç çamaşır ters giyilmez, işlerin ters gideceğine inanılır. Nazar için mavi boncuklar takılır. Kulak çekilerek duvara ve tahtaya vurulur. Siyah matem işaretidir. Rüyada yeşil ve beyaz görülünce sevinilir. Salı ve Cumartesi günleri çamaşır yıkanmaz. Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe günleri çamaşır yıkanır. Geceleri örümcek ağı bozulmaz.
Akşam öten horoz uğursuzluğun alametidir. Akşam havakarardıktan sonra komşuya ateş ve tuz verilirse uğursuzluk sayılır. Zaten isteseler de vermezler.
Rize´de Cuma akşamı sarımsak yemek iyi değildir. Geceleri tırnak kesilmez. Kesilen tırnaklar bir kağıda sarılmalı ve "Kıyamet Günü´nde gelip beni bulun" diyerek bir deliğe sokulmalı. Ayağında yarası olan kadın komşu evine getirilir. ıyi olması için gelip geçen kadınlar okuyup, üflerler, dikenle çizerler. Yeni alınan ayakkabılar Çarşamba günü giyilmez, Çabuk yıpranacağına inanırlar. Ölüyü borçlu yatırmak günahtır.
Tekirdağ´da Hıdırellez günü ele sabun sürülmez, insanın sabun gibi eriyip, zayıflayacağına inanılır. O gün uyku uyunmaz. Uyunursa bütün yıl uyuşuk geçer. Dikiş dikilmez. Dikiş dikenin o yıl çok yılan göreceğine inanılır. Çamaşır yıkanırsa dolu yağar. Un elenirse o yıl çok sinek olacaktır. Hıdırellez akşamı dağlara bakılır. Parlak bir ışık görülürse orada para ya da hazine bulunduğuna inanılır. Hıdırellez Günü gelen leylekler kirli olursa bolluk ve bereket olacaktır. Beyaz kelebek görülürse şans ve kısmetin açık olacağından bahsedilir. Hıdırellez Günü hayvanlara hastalık gelmesin diye ahır kapısının önünde ateş yakılıp üstünden, acı çekmemesi, doğum sırasında tehlikeli durumla karşılaşılmaması için yatır ve evliyaların ziyaret yerlerini gezip, dua edilir. Diyarbakır´da doğan çocuğun yaşaması için Zülküf Peygamber´in türbesini ziyaret ederler. Hakkari´de bir kadın doğum zorluğu çekiyorsa, ezan okutulur. Bu, Ezan-ı Ferah yani kadının feraha kavuşması için okutulan ezandır. Gaziantep´te bir yaşından küçük çocukların saçı ve tırnakları kesilmez. Kesilirse, çocukların ömrünün kısa olacağına inanılır. Kars, Bitlis,Ağrı ve Bingöl çevresinde ebe kadın çocuğun bağı düşünce onu alıp fırlatıp atar. Göbek bağı hangi eşyanın üzerine düştüyse, çocuğun karakteri, büyüyünce yapacağı işi ortaya çıkar. Kars ve Erzurum çevresinde çocuğun çıkan ilk dişini kim görürse, o kişi çocuğun gömleğini yırtar ve böylece acısının geçeceğine inanılır.
Kaynak www.bilinmeyen.com
Türkiye'nin değisik yörelerinden bir çok arkadaş wowturkey üyesi. Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Bir de batıl inanclarla nasıl mücadele edebiliriz.
Bir coğumuz bebeklik devresini kundak icinde gecirmistir. Inanca göre kundak ile çocuğun vücut yapısının düzgün olacağı inanılır. Bu da batıl bir inançtır. Tıp bilimi kundak işine karşıdır. Bu bebek için zararlı bir batıl inanıştır.
Doğan çocuğun göbeği kesilince okuması icin göbek okul bahçesine, futbolcu olması için futbol sahasına gömülürdü. Bir zamanlar bunun zarari yoktu. Fakat simdi bu göbek bağı tıpta degerlendiriliyor. Bunun için bir banka kuruldu. Hangi hastalık hatırlayamıyorum. Bu hastalık için hasta kendi göbek bağı ile kurtuluyor. Uzman bir arkadaşımız bu konu hakkında bilgi verirse iyi olur.
Hamile bir kadın en çok kime bakarsa ona benzer diye bir batıl inanç daha vardı. Kimbilir bu batıl inanç yüzünden kaç kadın gazaba uğramıştır.
Ben şahsen batıl inançları özellikle bizim toplum için çok tehlikeli buluyorum. Cünkü batıl inanç zengini bir ülkeyiz. Sizin bu konuda fikriniz ne?
En son Metin Arslan tarafından Prş 15 Arl 2005, 21:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
fatih kocaoglu
17 yıl önce - Prş 15 Arl 2005, 21:30
Akşam Ezanı Okunduğunda Bekar bir Kız merdiven altından geçer ise evde kalırmış.
|
 |
vestaerhan
17 yıl önce - Prş 15 Arl 2005, 21:32
Ortaanadoluda bebeklerin ağzına kim tükürürse ona çekeceğine inanılır. Zeki, çevik ve ahlaklı gençlere vazife doğar kısacası
|
 |
Metin Arslan
17 yıl önce - Prş 15 Arl 2005, 21:51
Zararlı bir batıl inanış örneğini vestaerhan Bey vermiş.
| Alıntı: |
| Ortaanadoluda bebeklerin ağzına kim tükürürse |
Kendi çocuğum doğduğunda hastanede kucağımı vermediler. Ilkönce ellerimi sabunlamamı ardından da dezenfekte ilacı ile ellerimi dezenfekte etmemi istediler. Bunu istiyen doktor birde bebeğin ağzını tükürmeye kalkdığımı görse ne yapardı. Herhalde doktorun gazabına uğrardım. Doktor ile hastane koridorlarında maraton yapardık.
|
 |
Guldem
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 10:18
| Alıntı: |
| Kulak çekilerek duvara ve tahtaya vurulur. |
Bu inanc sadece bizde yok, Norvec'lilerde de var!!! Gorunce cok sasirmistim ama onlar da yapiyorlar aynisini! 
|
 |
Tolgaryus
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 11:09
İskandinav ülkelerinde yaşayanlar kötü cinlerin ağaçlarda olduğuna inanıyorlarmış,cinleri kaçırmak için de ağaca vururlarmış.Bildiğim kadarı ile onlardaki bu batıl inancın çıkış noktası bu.
|
 |
elif özdemir
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 12:46
Gece tırnak kesilmez
Köpek uluması, karganın ötmesi, baykuş ötmesi uğursuzluk sayılır
İki bayram arasında nikah kıyılmaz
Gece ıslık çalınmaz
Gece sakız çiğnemek ölü eti çiğnemektir
Merdiven altından geçersen boyun kısa kalır
Köpek eve girince melekler eve girmez
Boş beşik sallanırsa çocuğun karnı ağrır
Gurbete gidenin ardından su dökülürse erken döner
Yağmurdan sonra gökkuşağı çıktığında gökkuşağının altından geçen kadınların erkek çocukları olacağına inanılır.
Şemsiye evlerde, kapalı yerlerde gerekmediği için açmak şanssızlık getirir.
Tavşan Ayağı geçmişte özellikle tavşan ayağı taşımanın şans getirdiğine inanılırdı. sonraları bu sevimli hayvanlara kıyılması şanssızlık getirebilir görüsü ağır bastı.
Ay ay çıktığında görünce değerli bir maden veya tasa bakılırsa refah ve zenginlik getirir.
Tahtaya vurmak tahtaya üç kez vurmak nazari karşılamak, engellemektir. üç kez kulak memesini çekmek de ‘‘basa gelmesin, nazardan saklasın’’ anlamını taşır.
Yüzük serçe parmakta taşımak büyüyü uzaklaştırır. orta parmakta taşımak çağırır.
Hamile kişinin karnı yuvarlak ise çocuk kız, sivri ise erkek olurken, bebek anne karnında ilk kıpırdadığı anda anne kime bakarsa çocuk ona benziyor.
Gelen misafirin ayakkabısına tuz dökerseniz misafir çabuk kalkarmış.
vs. vs. daha o kadar çok batıl inançlar varki!
|
 |
Guldem
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 12:51
| Alıntı: |
| İskandinav ülkelerinde yaşayanlar kötü cinlerin ağaçlarda olduğuna inanıyorlarmış,cinleri kaçırmak için de ağaca vururlarmış.Bildiğim kadarı ile onlardaki bu batıl inancın çıkış noktası bu. |
Bilmiyordum. Ağaçlarda cin hikayesini duymadim, ama ormanlarda trollerin yaşadıklarına inandıklarını biliyorum. Geceleri de ormanı kolaçan etmek için uluorta dolaştıklarına inandıklarını... (Troll: Şu bizim bildiğimiz minik cüsseli, uzun saçlı yaratıklar)
|
 |
Metin Arslan
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 13:07
• Ayak kaşınınca yolculuk var demektir.
• Gün dönümünde tarım işleriyle uğraşılmaz, düğün dernek yapılmaz.
• Ay hilal halindeyken iki ucu aşağı olursa o ay yağmurlu, yukarı doğru olursa kurak olur.
• Arife günü yakını ölen kişi dikiş dikmez.
• Akşam soğan yenen yere melekler gelmez.
• Ekmek kırıntılarını yere atmak, ayakla çiğnemek evin bereketini götürür.
• Bıçakla ekmek kesilmez, evin bereketi kaçar.
• Kapı eşiğinde oturan kişi bekar kalır.
• Gökkuşağının altından erkek geçerse kız, kız geçerse erkek olur.
• Salı günü düğün yapılmaz.
• Cuma günü örgü örülmez, kısmet kaybolur.
• Tarlaya ilk tohum, Çarşamba günü atılmaz.
• Cuma günü ekin ekilmez, bir işe başlanmaz.
• Cumartesi günü çamaşır yıkanmaz.
• Pazartesi başlanan işler yavaş ilerler.
• Bir erkek, iki kızın arasından geçerse köse olur.
• Yarım çay içen kadın dul kalır.
• Ava giden kişiye “Nereye gidiyorsun?” diye sorulmaz. Sorulduğu takdirde kişi avlanamaz.
Vitrin Dergisi 161.sayı
|
 |
ASLI
17 yıl önce - Cum 16 Arl 2005, 13:12
Bir de benim hatirladigim birsey var: Bekar bir kiz kendi evinin disinda bir evde ilk defa kaliyorsa ve yastiginin altina evin anahtarini koyarak yatarsa ruyasinda evlenecegi kisiyi gorurmus. 
|
 |
sayfa 1  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|