1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
ELİF ÇAĞLAR
16 yıl önce - Çrş 13 Hzr 2007, 18:48
Geleceğe gidip Dünyanın halini görmek isterdim. Ne yapmışız diye bakmak ve geri dönüp yapabileceklerim varmı diyerek çözüm üretmek isterdim. Ne bileyim çevre açısından olsun savaşlar açısından olsun. Malum dünya her geçen gün yokluğa doğru gidiyor
|
 |
ahmetulu
16 yıl önce - Prş 14 Hzr 2007, 01:03
Zamanda yolculuğa çıksam hiç dönmek istemezdim. Tarihi okuduğumda İstanbul'da bir yılda işlenen cinayet sayısının 2 olduğunu görüyorum. 3-4 Fransızın bir araya geldiğinde meydana getirdiği gürültünün bizim binlerce insandan oluşan ordumuzdan çıkmadığını görüyorum.
Fatih Sultan Mehmet zamanında şöyle 1470'ler gibi İstanbul'da doğardım. Şanlı fetih haberlerinin kutlu kumandanı Fatih zamanında güzel bir çocukluk geçirdikten sonra gençliğimi II.Bayezid devrinde yaşar, 40 yaş civarında Yavuz Selim'le Mısır'ı alır, 50'li yaşlarımda Kanuni ile Avrupa kapılarına dayanırdım. 5-10 tane tımarlı sipahim olurdu. Bol bol cenge giderdim. Hiiiç de bu günlerde yaşamak istemezdim. Varsın olmasın elektrik, su, telefon. Ben 16. asır, Türk Asrı: Kanuni Sultan Süleyman devrinde yaşayan bir tımar sahibiyim. Devletim milyonlarca kilometrekare toprağıyla bir cihan devleti. Yuvam var, ailem var, mutluyum da. Ne işim var bilgisayarın, uçakların, hızlı trenlerin olduğu ama bunların yanında hırsızlık, para hırsı, keşmekeş, bin türlü ahlaksızlıkla boğuşan 21. yüzyılda.
Ben zamanda yolculuğa çıksam, orda kalır, gelmezdim bugünlere falan.
|
 |
ELİF ÇAĞLAR
16 yıl önce - Prş 14 Hzr 2007, 10:53
Ben geçmişe yolculukta birde doğruyu görmek isterdim. Bugünkü tarih kitaplarında kimi vezirler kimi paşalar övülürken el üstünde tutulurken başka bir tarih kitapları onları tam bir düzenbaz hırsız olarak anlatıyorlar. Bu devirlere gidip gerçeği görmek ve bu devre dönüp bu gerçekleri anlatmak isterdim. Bazı taraf tutan yazarların yalan yazan tarihçilerin inatlarına. Tarih gerçekleri yazmak değilmidir. Ama tarihlerimiz yalanlarla dolu. İşte ben bu yalanları düzeltip gençlerimize doğruyu anlatmak isterdim.
|
 |
turgutharun
16 yıl önce - Prş 14 Hzr 2007, 11:57
Zamanda yolculuk yapma şansım olsaydı.Fatih Sultan Mehemt'in Yanına gider ve Osmanlı'nın bu güne kadarki bütün tarihini anlatır ve yapılan yanlışlıklara engel olmasını isterdim.Amerika kıtasına Türkleri yerleştirmesini sağlar ve işgal edilen topraklarda Türkçe'nin zorunlu dil olarak öğretilmesi ve konuşlması için kanunlar çıkarılması gerektiğini söylerdim.
(Büyük bir ihtimalle Fatih Sultan Mehmet söylediklerimi duyunca beni deli zannetip kellemden olurdum ya neyse)
|
 |
oguz tan
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 12:07
ZAMANDA YOLCULUK MÜMKÜN MÜ ?
Zamanda yolculuk mümkün ama...
İsrailli bir fizik profesörü, birçok romana ve filme konu olan zamanda yolculuğun mümkün olduğunu iddia etti
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Teorik bir model geliştirdi
İSRAİL Teknoloji Enstitüsü öğretim üyelerinden Prof. Amos Ori, zamanda yolculuk ile böyle bir yolculukta kullanılacak bir araç yapmanın mümkün olduğunu öne sürdü. Prof. Ori'nin bu iddiası bilim dünyasının saygın yayın organlarından Physical Review dergisinde yer alınca ciddiyet kazandı. Prof. Ori, geçmişe yolculuğu mümkün kılabilecek bir zaman makinesi imal edebilmek için teorik bir model geliştirdiğini belirtti. Makinenin Einstein'ın izafiyet teorisi çerçevesinde çalışacağını kaydeden İsrailli profesör, maddenin çekim gücünün zaman boyutunda kısa yollar yaratabileceğini söyledi.
Herhangi bir maddeden yapılabilir
PROF. Ori, "Zaman eğrisini yeterince bükerseniz bir döngü yaratıp geçici olarak maziye gidebilirsiniz" dedi. Böyle bir yolculuk için gerekli olan koşulların matematiksel denklemlerini geliştiren Prof. Ori, söz konusu koşulların oluşturulması şartıyla "kapalı zaman eğrisi" dediği bir zaman makinesi yapılabileceğini ileri sürdü. Prof. Ori'ye göre, uzay zaman boyutunda zaman kendi üzerine kıvrılabiliyor. Bu döngü üzerinde seyahat eden bir kişi de maziye dönmüş oluyor. İsrailli bilim adamı zaman makinesinin herhangi bir maddeden yapılabileceğini de iddialarına ekledi, ancak bunun ileriki kuşakların işi olabileceğini söyledi.
Yukarıdaki metin 10.08.2007 tarihli milliyet gazetesinden alınmiştır.
Zaman içinde yolculuk etmek geçmiş yıllara gitmek yada geleceğe uzanmak insanların her zaman ilgisini çeken bir konu olmuştur...Sizce bu yolculuk mümkünmüdür? yoksa bir fantaziden ibaretmidir...
En son oguz tan tarafından Cum 10 Ağu 2007, 16:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Kursat1991
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 12:21
Zamanda yolculuk bence mümkün ama insanoğlu bunu başaracak teknolojiye sahip olabilcek kadar yaşar mı bilemem. Einstein'in geçen zamanın hıza göre değiştiğini gösteren bir çok ispatları var. Örneğin; bizim takvimimize göre tam 15 yaşında olan iki çocuktan biri bir şekilde ışık hızında hareket etse diğeride sabit dursa, dünya takvimine göre geçen bir yılın sonunda ışık hızına ulaşan 16 yaşında olmaz, belki 20 yıl geçirmiş gibi olur. Sabit duran çocuk bir yıl beklediğini söylerken, ışık hızındaki 20 yıl geçtiğini söyler. Ama bizim takvimimize göre bir yıl geçmiştir. Zamana somut bir şey gibi bakınca pek de mümkün görünmüyor ama aslında zaman da bükülür, eğrilir, kısalır, ağırlaşır. Etrafındaki kuvvetler zamana etki eder. Dünyanın atmosferine hızla yaklaşan bir meteorun bir dakikayı on dakika gibi geçirdiği de ispatlanmış. Yıldızlar patladıktan sonra da yoğunlaşarak etrafındaki zamanı içine çektiği de bilim-teknik dergisinde çıkmıştı.
İnsanlık var olduğundan beri zamanla ilgili bunları elde edebildi anca. Belki zamanla oynamayı da öğreniriz
Kim bilir belki gelecekte yaşıyoruzdur da zamanda yolculuk yaparak buraya geri dönmüşüzdür
|
 |
oguz tan
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 12:29
ZAMAN YOLCUSU NE YAPACAĞINI ÇOK İYİ BİLMELİDİR
G. J. Whitrow´a göre ise, kozmik rota yani dizinsel zaman akımı kuramı yerine kozmik zaman olayı düşünülmelidir. Radyasyonun temelinde bulunan mikro-dalgalar kalıcıdırlar ve çoğulun tıpatıp örneğine sahiptirler yani bütünün aynısıdırlar. Whitrow şöyle diyor; "Sonuç olarak, biz evrenin baştanberi homojen bir varoluş olduğu düşüncesindeyiz. Bu da kozmik zamanın varolduğunun güçlü bir kanıtıdır." Bu yaklaşım Gödel´in modeli ile uyumsuzdur. zaman yolculuğuna izin verir ama yolculuğun fiziksel olarak yapılabileceği imkansız görünür. Herşeye rağmen zaman yolculuğunun imkansız olduğu düşüncesinin duygusal bir yaklaşım olduğu düşünülmektedir çünkü düşüncenin temelinde doğaya karşı gelmek vardır. Gödel rahatsızdı zira birisinin geçmişe yolculuk yaparak, kendi gençliği ile karşılacağına inanıyor ve; "Düşünün ki, bu insanın anılarında bu durumu yaşadığı bulunmuyor." diyordu. Bu bakış açısı, kaderciliğin neden-sonuç ilişkisi inancına aykırıdır, bir anlamda yeni bir kaderin oluşacağı var sayılabilir yani kişinin yapacağı olacak olandır. Bu nedenle, Gödel´in endişelendiği gibi kişinin ne olduğunu hatırlamaması önemli değildir ama bu noktada dikkat edilmelidir ki, zaman yolculuğu varsayımına engel olan şey, kişinin kendisidir çünkü kendi kendisinden korkacaktır. Öyleyse zaman yolculuğunda geçerli kural ne yapacağınızı bilmenizdir.
BİR SİNEMA İZLEYİCİSİ GİBİ OLABİLECEKMİYİZ ?
Eğer Abraham Lincoln öldürüldüğünde siz zaman içinde geriye dönüp, dondurma yiyorsanız, gelecek Lincoln öldürüldüğünde siz dondurma yediniz şeklinde oluşacaktır. Burada Lincoln´un ölümü ile sizin dondurma yemeniz arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Çünkü dondurma yemeniz veya yememeniz Lincoln´un ölümünü etkilemez. Sonuç olarak bilimle felsefenin karşıtlığı, felsefe ile dinin karşıtlığını benzer ve ikilimler arasında destekleyici etkenler vardır. Bu yüzden dinsel kadercilik tartışması sonuçta zaman yolculuğunun takyonlar yapılıp, yapılmayacağı sonucunu oluşturur. Geçmişteki olaylar, mantıklı olmayabilirler, öngörülmemiş bir olay yaklaşımı ile de değerlendirilemezler çünkü yapılmamış eylem ancak olasılıktır. Veya geçmişteki olayları değiştiremeyiz yaklaşımına girmemiz gerekir. Zaman yolculuğunu yapabilirsiniz ama müdahale etmeniz yasaklanabilir. Sessiz kalmanız gerekecektir. Zaman yolculuğu hakkında endişelerin azalması için belki de gerekli olan şey, ilahi bir bilgi ya da mantı ötesi bir bilgi kaynağının konuyla ilişkisi olduğunu varsaymaktır. bu da bizi Tanrı inancına götürür veya Tanrı´nın neyi bildiği düşüncesine...
GERİ DÖNDÜĞÜNÜZDE KENDİNİZİ BULAMAYACAKSINIZ AMA GİDEN KİMDİ ?
Zaman yolculuğunun önemli olup olmadığı çok dikkat edilmesi veya tartışılması gereken bir olaydır. Eğer bu teknolojiye ulaşılmış olunsa dahi. o noktada durmak gerekebilir. Geçmişi öğrenmek, çok ama çok pahalıya malolabilir zira içinde bulunduğunuz anı kaybetmeniz olasılığı çok yüksektir. Örneğin inandığınız bir inancın çok farklı bir şey olduğunu hatta olmadığını öğrenmek çok büyük yıkımlara neden olabilir. Tarihi olayların zaman içersinde ne derece değişmiş olduklarını ya da değiştirildiğini görmek sanıldığından çok daha büyük bir felakete götürebilir. Ama karşıt anlamda bu eşiğin aşılması kaçınılmaz da olabilir, er veya geç bu noktaya gelinecektir. Böyle bir durumu, bir bilgisayarı sıfırlamaya benzetebilirsiniz. Herşey yeniden başlayacaktır, hatta artık geçmiş yoktur yani geçmişinizi yitirmiş olacaksınız. Yepyeni ve hatta hiç hoşlanmayacağınız bir geçmişiniz olacaktır. Bireysel olarak ortaya çıkabilecek riskler de aynı düzeydedir. Geçmişe ve çok daha tehlikelisi ama daha doğru anlamda imkansıza yani geleceğe gidip gelmek makul mantık eşiğini aşmaktadır. Ölmüş olduğunuz bir geleceğe gitmek, Wells´in Zaman Makinesi´nde varolmayan bir kavramdır ama öyle bir gelecekte olmamanız, sizin geleceğe giden varlığınızın da olmayacağı anlamındadır.
GALİBA GEÇMİŞ,GELECEK VE ŞU AN BİRER HAYALDEN ÖTE DEĞİL.....
Bütün bunlar bizleri ağır ve zorlu tartışmalara götürür. Üstelik bu tartışmalarla bir yere varılmayacaktır. Zira denenmesi gereken şey deneyin ta kendisi yani zaman yolculuğunu yapabilmektir. Bir başka yaklaşıma göre ise gelecek zaten yoktur çünkü oluşmamıştır öyleyse zamanın gerçekleşmiş ve gerçekleşmemiş iki ayrı yönü vardır. Geleceğin varsayımlarla dolu olması, şu anda yapacaklarımızın sonuçlarını içerir ama bu varsayımların sınırsız olmadığı da unutulmamalıdır. Her bireyin gelecekte sınırlı varsayımları vardır, bunlardan birisi gerçekleşecektir veya hiçbirisi gerçekleşmeyecektir çünkü birey ölmüş olacaktır. O zaman da bireyin geleceği bildiğimiz anlamda yoktur ya da çok küçücük bir yaklaşımla ölü bireyin geleceği ölümün görülmesi yani tanımlanmasıdır. Geçmişle ilgili paradokslar şaşırtıcı olabilirler ama geleceğin paradoksları çok daha şaşırıtıcı olabilir. Geçmişeki olaylara müdahale etmeye kalkışmak ise, varlığınızı ortadan kaldırabilir. Atom bombasının Hiroşima´ya atılmasını engellemek inanılmaz bir alternatif zaman devamlılığını ortaya çıkarabilir, böyle bir gelecekte II. Dünya Savaşı dana sürecek, belki ölenler ölmeyecek, ölmeyecek olanlar ise ölecektir. Bugünün dünyası oluşmayacak, zaman makinesi yapılmayacak ve böyle bir geçmiş-gelecek olasılığında geçmişe gidilemeyecektir oysa ilk yapılan eylem geçmişe gidip atom bombasını engellemekti demek ki buna kalkışıldığında tekrar çıkış noktasına hiçbirşey olmamış gibi dönülecektir. Sonuçta, zaman yolculuğu fikren mümkündür ama pratikte mümkün değildir çünkü geçmişe dönen zaman yolcusu bulunduğu yere tekrar dönemeyecektir. Bu da herşeyin göreceli olduğu bir evrende yaşıyoruz anlamındadır.
bu makale www.bilinmeyen.com. adlı siteden alınmıştır...
faydalı olduğunu düşünüyorum....
|
 |
Gözde
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 13:07
Bu konu hakkında bir kaç sene önce belgesel izlemiştim.
Olayın fiziksel açıklamasının nasıl yapıldığını hatırlamıyorum. Ama belgesel bu olayın fizik kurallarına göre mümkün olduğunu söylüyordu.
Yanlız zamanda yolculuk olursa, ortada daha büyük bir sorun olduğunu belgesel vurguluyordu.
Sorun şu: Zamanda yolculuk yapmak mümkün ama tekrar yaşadığınız zamana dönmek mümkün değil!
Zamana geri dönmenin nasıl mümkün olacağı teorik olarak hala açıklanamamış.
Birde açıklanamayan şey . Geleceğe yolculuk.
Bilim der ki: Yaşanmamış bir geleceğe yolculuk yapılamaz!
|
 |
Keremss
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 13:20
Mümkün ama şuanki fiziksel şartlar ile imkansız...
Çünkü ışık hızı ile dünyanın etrafında 1,5 tur atarak 1 saniye geri gidebiliyorsunuz bu ıspatlandı bunu daha geriye götürmek için ışık hızının üzerine çıkmak gerekir ama onun üzerine çıkınca bu şartlarda maddenin moleküler parçalara ayrılması lazım belki bu şartlarda ışık hızının üzerine çıkılır madde moleküler parçalara bölünür ama şu zamandaki teknoloji, ile madde tekrar bir araya toplanamaz buda bu zamanda ZAMANDA YOLCULUK olayını imkansız hale getirir.
Ama gün gelecek ve bunun olacağına inananıyorum fakat biz görürümüyüz göremezmiyiz onu bilemem.
|
 |
Eren Kurus
16 yıl önce - Cum 10 Ağu 2007, 17:34
Yandim Alinin yanina giderdim. Istanbulda yapilacak cok is varmis o zmanlar.
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|