1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 25  |
| Azeri Türkçesi ayrı bir dil midir? |
| Evet, Ayrı bir dildir |
 
|
13.6% |
[102] |
| Hayır, Ayrı bir dil değildir-Türkçe'nin bir şivesidir |
 
|
81.6% |
[614] |
| Herhangi bir fikrim yok |
 
|
4.8% |
[36] |
|
| Toplam Oy : 752 |
|
 |
Erol.Garip
12 yıl önce - Cum 15 Tem 2011, 11:22
Müslüman Türkleri kastetmedim. Gagauzlar, hristiyan türkler..
Ister osmanlılarin, ister başkalarının hükümranlığı altında yaşamış olsunlar, izole olarak yaşamışlardır - hristiyanlıklarından dolayı, osmanlılar, türklüklerinden dolayı avrupalılar ve ruslar tarafından kenarda kalmış bir topluluk Gagauzlar.. Dolayısıyla, izole olarak yaşamışlar her yerde, yüzlerce yıldır.. bu durum, bizim konyanın batısındaki çok eski türk köyüne benziyor. bizimkiler, müslüman türkte olsalar biraz asiymiş yönetimlere karşı - özel anlaşmalarla, at yetiştirmişler osmanlıya.. bu izolelikten dolayı olsa gerekki, köyümüz "neşi" kelimesini unutmamış, gagauzlarda..
Bu arada, Wikideki Gagauzya tarihi şu şekilde (ama dikkat - "iddia" bunlar. son 1000 yıldaki bütün tarihi bilgilerin net olması - ama, gagauzların tarihinin iddiadan ibaret olması ilginç değil mi? bunun tek bir açıklaması var, bizim tarihçiler, batıdan öğreniyorlar türklerin tarihini de ve bu batı kaynaklı ve rus destekli tarihin en önemli özelliği, mümkün olduğu kadar Hazar Türk devletini unutturmak - Gagauzların tarihini Hazar devletine bağlamamak için her saptırmacayı yapıyorlar. Olay bu.)
Gagauzya tarihi:
| Alıntı: |
Poul Wittek'e göre Gagavuz kelimesi Anadolu Selçuklu Hükümdarı II. İzzeddin Keykavus ile bağıntılıdır.
Şu an yaklaşık 250 bin Gagavuz eski SSCB topraklarında yerleşiktir. Büyük bir kısmı Moldova güneyi'ndeki Bucak yöresinde yaşamaktadır. Gagavuz köyleri Ukrayna'daki Odesa ve Zaporojye illeri'nde, Romanya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Kabardey'da da yer almaktadır. Moldova'da "Gagavuz Cumhuriyeti" dışında, Kişinev'de 8.000, Bender'de 1.600 ve Dinyester nehrinin kuzey yakasında 3.300, Balkanlar'daki Bulgaristan ve Yunanistan'da yaklaşık 20 bin Gagavuz yaşamaktadır.
Gagavuzlar Ortodoks Hristiyan kökenli etnik Türklerdir. Bizans yazılı kaynaklarında Oğuzlar XI Yüzyılda Tuna nehrini geçip Balkanlardaki Makedonya, Paristrione, Yunanistan ve Bulgaristan.da yerleşen göçebe boyları olarak kaydedilmiştir.
XI. Yüzyılda Balkanlara göç eden Gagavuzlar Ortodoks Hristyanlığını kabul etmişler daha sonra Osmanlı yönetimi altında kalmışlardır. XVIII. ve XIX. yüzyıllarda Balkanlarda başlayan ve bağımsız olma hedefini güden hareketler sırasında Bulgarların baskısına dayanamayan Gagavuzlar, 1750-1846 yılları arasında Tuna nehri üzerinden Rusya'ya göç etmişler ve Tuna bölgelerine (1769-1791) ve Besarabya'ya (1801- 1812) yerleşmişlerdir.Moldova'da yaşayan ve Türkçe konuşan, Ortodoks Hıristiyan Gagavuz halkının bir bölümü XIX. Yüzyılın başında Türk - Rus savaşları sırasında Bulgaristan'dan Moldova'ya gelmiş ve 1906 yılındaki 15 günlük bağımsızlık dönemi dışında, sırasıyla Rus, Romen ve Sovyet yönetimi altında yaşamışlardır.
Çok sayıda tarihçi, etnograf ve dil uzmanları XIII. Yüzyılda Dobruca topraklarında idari merkezi Korbuna şehri olan "Dobruca Prensliği" veya "Uzi Eyalet" adı altında kurularak iki yüzyıldan fazla yaşamış devlete sahip olan Gagavuzları Türk Dünyası'nın en orijinal halklarından biri olarak kabul etmektedirler.
Köylülerin ayaklanması sonunda Komrat Cumhuriyeti'nin ilan edildiği 1906 yılındaki beş günlük bağımsızlığın dışında Gagavuz halkı, Rusya İmparatorluğu, Romanya, Almanya (II. Dünya Savaşı döneminde) ve Sovyetler Birliği'nin egemenliği altında kalmıştır.
Sovyetler Birliği'nde demokrasiye yönelik değişikliklerinin başlatıldığı 1980'lerin sonunda Gagavuz aydınları çevresinde yer alan milli bilinç yayılmaya başlamış olup Gagavuzların kültür ve ekonomik sorunlarının mevcudiyetini ileriye sürme imkânı ortaya çıkmıştır. Gagavuz aydınlarının faal üyeleri, diğer etnik azınlıklarının gayretlerini de birleştirip 1988 yılında "Gagavuz Halkı Hareketi"ni kurmuşlardır.
1989 Mayıs ayında ilk kongresini yapan "Gagavuz Halkı" adlı hareket, güney Moldova'da başkenti Komrat olmak üzere kurulacak özerk Gagavuz Cumhuriyeti'nin kendi kültürel ve ekonomik işlerini büyük ölçüde kontrol etmekle birlikte, yine Moldova'ya bağlı özerk bir yönetim talebiyle ilk önemli çıkışını yapmıştır.
|
ne diyor burada?
XI. Yüzyılda Balkanlara göç eden Gagavuzlar Ortodoks Hristyanlığını kabul etmişler daha sonra Osmanlı yönetimi altında kalmışlardır.
Sanki, 11. yüzyılda balkanlara geldikten sonra hristiyanlığı kabul etmişler gibi bir laf ediliyor.. Osmanlı bölgesinde Türk topluluğu olacaksın, ama, müslüman değil, hristiyan olacaksın - bu saçma.. Tabii ki, üfürme.. Gagauzlar, Türklerin yeni dinler edindiği Hazar Türk devleti zamanında, 800lü yıllarda Hristiyan oldular.. Tabii, Hazar devletinden bahsetmemek için, uydurma tarihler yapıyorlar böyle..
|
 |
Ümmühan Zeynep
12 yıl önce - Cum 15 Tem 2011, 16:34
| Alıntı: |
| Sanki, 11. yüzyılda balkanlara geldikten sonra hristiyanlığı kabul etmişler gibi bir laf ediliyor.. Osmanlı bölgesinde Türk topluluğu olacaksın, ama, müslüman değil, hristiyan olacaksın - bu saçma.. Tabii ki, üfürme.. Gagauzlar, Türklerin yeni dinler edindiği Hazar Türk devleti zamanında, 800lü yıllarda Hristiyan oldular.. Tabii, Hazar devletinden bahsetmemek için, uydurma tarihler yapıyorlar böyle.. |
Görüşlerine katılamayacağım,
Gagauzlar tarihte hristiyanlığı kabul etmiş tek türk topluluğu değil, şu anda varlığını sürdüren tek hristiyan türk topluluğu. Hristiyanlığı kabul eden türk toplulukları zamanla yok olup gitmişler. Bunun nedenleri uzun uzun tartışılabilir, çok detayına girmeyeceğim.
Ancak 20.yy başında bir başka hristiyan türk topluluğu vardı: Karamanlı türkleri. Bana göre karamanlıların da gagauzların da dillerini kaybetmemelerinin sebebi osmanlı idaresinde olmaları. eğer gagauzlar osmanlı idaresine olmasalardı diğer hristiyan türk topluluklarının akıbetine uğramamaları mümkün değil, nitekim karamanlılar da artık yokturlar. Ne kadar izole yaşam da sürseler her iki grubun dilleri de bulundukları bölgeyi yansıtmaktadır, bu çok açık.İzole yaşam kültürlerini korur, dinlerini korur ama komşu topluluklarla hiç diyalog kurmadan yaşamaları mümkün değil, hakim dil de türkçe olunca komşularla kendi dillerinde anlaşıyorlar(hiç bir ilişki kurmasalar bile osmanlının vergi memurlarından kaçmaları mümkün değil), etkilenmemeleri mümkün değil
"neşi" kelimesinin konya da ve gagauzlarda olması ilginç benim aklıma iki şey getiriyor:
1- İzzettin Keykavus'un takipçileri de konya'dan kalkıp Doburca'ya gitmişlerdir, kelimeyi de görütmüş olabilirler.
2- Karamanlı türklerinin de peçeneklerin anadoludaki torunları olduğu söylenir, dolayısıyla eğer gagauzlar da peçeneklerin torunları ise aralarında bir bağ bulunabilir.
Kendileri hakkında yazılı belge bırakmayan topluluklar zamanla eşyanın tabiatına uygun olarak unutulurlar, haklarında söylenenler de genellikle söylenti olarak kalır, hazarlar da böyledir, özellikle unutturulmaya çalışılmasına gerek yok, neden de yok.
|
 |
anilkumb
12 yıl önce - Cum 15 Tem 2011, 16:40
azerice başka bir dildir başka bir dil olmasaydı türkçe azericesi denirdi
|
 |
Ümmühan Zeynep
12 yıl önce - Cum 15 Tem 2011, 16:56
| Alıntı: |
| Azerilerin, med soyundan geldigi iddaa ediliyor. Ne kadar dogru acaba? |
Feridun Agasioğlu veya Osman Karatay'ın yazılarını okursan epey bilgi sahibi olabilirsin bu konuda.
|
 |
HayriYakar
12 yıl önce - Cum 15 Tem 2011, 21:26
Benim bildiğim Gagavuz Türkçesinde "nasıl" ve "nicä" kelimeleri kullanılıyor. Belki bunu Erol Bey kendi bildiği neşi sözcüğüne benzeterek o an öyle anlamış olabilir. Bir kelime üzerinde bu kadar durup neden tarihî senaryolar yazdığınızı anlayamadım. Zaten konu başlığı Gagavuz Türkleri veya Hristiyan Türklerle ilgili değil. Bir de Azerbaycanlıların kökenini Türk olmayan başka milletlere bağlama merakı nedendir? Türklerin Azerbaycan coğrafyasına yerleşmeye başlaması milattan önce olmuştur. Bir takım kimselerin Azerbaycanlılar bir tarafa bütün Türkleri ve Türk dilini Farslara bağlamaya çalıştıkları da görülüyor. Mesela güya Türkçe beş Farsça pençten geliyor vb. gibi mesnedi olmayan iddialar var.
Bir zamanlar Orhun yazıtlarındaki işaretlerin Soğd yazısından alındığını iddia edenler vardı. Sonra Soğd yazısından en az 6 yüzyıl daha eski olan Altın Elbiseli Adam yazısı bulundu. Bu Soğd yazısıyla ilgili iddiayı tamamen çürütecek bir veri olmasına rağmen hâlâ sağda-solda bu iddiayı tekrarlayanlar oluyor. Türk tarihi ve Türk dili ile ilgili yazılmış çok fazla taraflı yazılar ve kitaplar olduğu için böyle konularda fazla araştırmadan tek bir kaynağa bağlı kalırsanız yanılabilirsiniz.
|
 |
S.Memo
12 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2011, 00:42
Bu ilkede artık okullarda TÜRK dillerinin öğretilmesi vakti gelmiştir.
|
 |
cihan mercan
12 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2011, 00:47
Her ülkenin kendine özgü dili vardır ve bu dil ayrı bir dildir türkçe yazıyor diye türkçenin öz hali değildir özbek türkçesi -türkmen türkçesi- türkmeneli türkçesi bunlarda kendi başında bir ülke ve özerk ülke türkçesidir ozaman kıbrıs türkçesi ne türkçesidir ?
|
 |
aLp_Er_TuNGa
12 yıl önce - Çrş 17 Ağu 2011, 09:00
| Alıntı: |
| ben bu konuda muhalefetim.. eger turkceden ayri bir dil olarak gormuyorsaniz tam bir turkce katliyamidir o zaman...gramerleri baska ulkelerden, dilin kulturu bile baska bi ulkeden.. koklu bi dil olduguna inanmiyorum, cunku her 10 kelimeden 4 u rusca..rus emperyalizmi oldukca belirgin ki onlara duyulan ozlemde cabasi..ve hani her dilde bi ahenk olur -yani demek istedigim nasil almanca kaba,fransizca ic oksayici;gibi= azerice de rus ahenginde,ruscadan donusumlu bir cok ses var.. tabi bunlar o , 10 da 4 luk kisimin disinda.yanlissa soyleyin.hatta oyleki kullanmiyorlar bile dillerini sokakata heryerde rusca konusuluyor... anlisilacagi uzere iciniz aciyorsa benimde aciyor neden biliyor musunuz azerice yok, oluyor...tamamen turklukten asimile olmalari icin zamanin da kazakistan, ozbekistan , turkmeninstan bunlarada farkli karmasik bi gramer gosterilmis.. oyunun bi parcasi.. simdi dusunun bakalim kazakcayi |
Türkçe katliamıdır derken? Biraz araştırırsanız özünden en fazla sapmış olan Türk lehçesi ne yazik ki Anadolu Türkçesi'dir. Ne yazık ki kullandığımız dilde haddinden fazla Arapça ve Farsça sözcük var. Sakın kimse "Bu sözcükler bize imparatorluktan mirastır" demesin. Elbette her dilde yabancı kökenli sözcükler olacak ama bizim dilimizde bu çok çok fazla. Kendi dilimizde Türkçe karşılıkları varken dedelerimiz Arapça'larını veya Farsça olanları kullanmayı marifet bilmişler. örneğin: yürek - kalp, kişi - şahıs, ak - beyaz, al - kırmızı... vs vs çok gereksiz, kızmamak elde değil.
İşin özu Azeri Lehçesi'nden önce dönüp Anadolu Türkçesi'ne bir bakmak gerekir Dilimizi gereksiz yabancı sözcüklerden koruyup özüne döndürmeliyiz.
|
 |
S.Memo
12 yıl önce - Pts 22 Ağu 2011, 23:16
öze dönmek çok önemli. ama öze dönerken de çok dikkatli olmak lazım.yürek sözcüğünü tabiki kulanmalıyız çok fazla.ama kalb de artık bizimdir.hepsinin kullanıldığı yer farklıdır.ama gidipte kimsenin anlamadığı osmanlıdan kalma farsca kelimeleri kullananlara çok sinirleniyorum.o da ayrı mesele.
|
 |
YUNUS
12 yıl önce - Pts 22 Ağu 2011, 23:23
-Avusturyada konuşulan dil ayrı bir dil midir yoksa Almanca mıdır?
-Meksika, Kolombiya ve diğer Latin Amerika ülkelerinde konuşulan dil ayrı bir dil midir yoksa İspanyolca mıdır?
-Azerbaycanda konuşulan dil başka bir dil midir yoksa Azeri Türkçesi midir?
Ben Azerice bilmediğime göre ve Azerbaycanda konuşulan bu dili de anlayabildiğime göre, bu dil Türkçedir. Azeri Türkçesi yada Türkçenin Azerbaycan şivesi.
|
 |
sayfa 25  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|