Mersin' de Cenazeler Karışmış...
...
Ne diyelim buna acaba...
maalesef bu tür hatalar yapılıyor bazen.. bende Hastanede çalışıyorum, birkaç kez rastladım bu tür olaylara..
Ölen kişinin yakınına yanlış evrak verilebiliyor veya morg'daki kayıt esnasında hatalar yapılabiliyor..
Olmaması gereken bir şey..
Sosyal Medya üzerinde nerede-ne zaman Radar olduğunun paylaşıldığı bir sayfaya;
o sayfada en çok adı geçen Radar aracını kullanan Polis Memuru da paylaşım yapmış
Alıntı:
SOSYAL MEDYADA GÜNÜN KONUSU OLDU
“Adana Çevirme Radar” isimli sosyal medya sayfasında, radar aracıyla poz veren bir polis memurunun paylaşımı olay oldu!...
Adana’da trafik uygulamalarının ve radar araçlarının ifşa edildiği “Adana Çevirme Radar” isimli sosyal medya sayfasında, radar aracıyla poz veren bir polis memurunun “DFR hasta bugün. Bakımdayız. İki saate aranızdayız. Sizi ve paylaşımlarınızı seviyoruz” paylaşımı yapması dikkat çekti.
Sosyal medya ortamlarından Facebook bünyesinde yer alan ve kurulduğu günden bu yana kalabalıklaşan;
“Adana Çevirme Radar” isimli sayfada kullanıcılar, yolda karşılaştıkları trafik uygulamalarını ve radar araçlarının fotoğraflarını, mevkileriyle birlikte yayımlayarak birbirlerini uyarıyor. Özellikle 01 DFR 52 plakalı radar aracını her gördükleri yerde fotoğraflayıp sosyal medyaya servis eden kullanıcılar, ceza yememek için yollarda karşılaştıkları her uygulamayı anbean bildiriyor.
Polis memuru olduğu belirtilen ve üzerinde telsiz bulunan ‘TC Mstf Mko’ isimli bir kişi ise sayfa kullanıcılarının geleneğini bozarak, 01 DFR 52 plakalı radar aracının önünde poz verip, paylaşımda bulundu. “DFR hasta bugün” ifadesini kullanan polis memuru, şu mesajı verdi:
“Bakımdayız, 2 saate aranızdayız. Sizi ve paylaşımlarınızı seviyoruz ve takip ediyoruz. Lütfen canımızı ve karşımızdaki canı düşünelim. Saygılar.”
Polis memurunun paylaşımı, sayfa kullanıcıları tarafından sempatik karşılandı. Bir kullanıcının yazdığı “Hastayken yazdığın gibi, yoldayken yazsan olmaz mı DFR abi” ifadeleri dikkat çekti.
"Insanlik dersi" diye bir baslik aradim yoktu.
Haberi hangi baslik altina paylassam diye düsündüm.
Bu durumda cogu Insanin farkli davranacagini sandigim icin bu basligi secdim:
Alıntı:
Atatürk Havalimanı'nda çalışan temizlik işçisi Emrah Evrensel, Atatürk Havalimanı VIP binasının tuvaletinde 24 bin 500 Euro buldu. Asgari ücretle çalışan temizlik görevlisi örnek davranışından dolayı ödüllendirildi.
Alıntı:
Akşam saatlerinde tuvaletleri temizlerken 24 bin 500 Euro’yu bulan Emrah Evrensel, basın mensuplarına yaptığı açıklamada parayı unutan kişiyi görmediğini söyledi. "Tuvalet kağıdı atılan yere parayı atmışlardı. O arada düşündüm. Götürebilirdim. Düşünmedim değil, insanın her şey gelebilir insanın içine şeytan girebilirdi" diyerek sözlerine devam eden Evrensel, o an iyilik yapmayı düşündüğünü sözlerine ekledi.
“HARAMDAN BİRŞEY ELDE EDİLMEZ”
"Haram hiçbir zaman hiçbir şey gelmez. Her zaman cebinden daha fazlası çıkar. Haramdan da bir şey elde edilmez. O arada sabit olan bir ağabey vardı. Gittim söyledim. Bunu ne yapalım sen daha iyi bilirsin. Ben daha 2 haftalıktım. DHMİ’ye teslim ettik. Vardiya bittikten sonra parayı soruşturmaya gelmişler.” Havalimanında asgari ücretle çalışan Emrah Evrensel'e bu davranışından dolayı bir miktar para ödülü de verildi.
Bingöl'ün Sarıçiçek köyüne düşen göktaşı parçalarını toplayıp Almanya'dan ve Rusya'dan gelen alıcılara satan İsmail Ergün, araba aldı.
Bingöl'de göktaşı düşmesi, vatandaşların sıkıntılarına çare, hayalleri için umut oldu. Köylüler, sattıkları taşlarla hem borçlarını ödedi hem de araba sahibi oldu. Bingöl'ün Sarıçiçek köyüne 2 Eylül'de düşen meteor parçalarının değerli olduğunun anlaşılmasıyla köyde yaşayanlara adeta piyango vurdu.
"DALGA GEÇMESİNLER DİYE AV TÜFEĞİYLE AVA ÇIKMIŞ GİBİ YAPIYORDUK"
Onlardan biri olan İsmail Ergün "Ertesi gün, taşın değerini bilmeden, bu göktaşlarının değerli olabileceğini düşünerek toplamaya çıktık. Dalga geçilmesin diye av tüfeğimizle ava çıkmış gibi yapıyorduk. 15 gün kardeşlerimle taş topladık. İnternet üzerinden köylüler Amerikalılarla, Ruslarla, Almanlarla irtibata geçerek ellerinde taş olduğunu belirtti. Bir gün taş toplamaktan geldiğimde köyde Rusları gördük. İşaret diliyle taş almaya geldiklerini söylediler. O gün 50 gramlık taş toplamıştım, biraz pazarlıkla 900 dolara sattım. Taşın para ettiğini öğrenince fiyatı yüksek tuttuk. Almanlar ve Ruslar da gelmeye başladı. 15 dolardan başlayan gram fiyatı 60 dolara çıktı" dedi.
BORÇLARIMI ÖDEDİM
Sabah'tan Ömer Şanlı'nın haberine göre, yarım kilo kadar taş topladığını belirten Ergün, bu taşları satarak hem borçlarını ödediğini hem de araba aldığını söyledi. Ergün, "15 bin liralık kredim vardı, kapattım. 7 bin elden borcum vardı, ödedim. 43 bin liraya araba aldım. Halen elimde 100 gram kadar taş var. Bunları da satıp kardeşimin parasını vereceğim. Taş aramaya da devam ediyoruz" dedi.
Almanya'dan ve Rusya'dan gelip göktaşı alanlar, bunları internetten satışa çıkardı. Bir internet sitesinde, 0.932 gramlık taş 199 dolara, 1.37 gramlık taş 299 dolara, 2.63 gramlık taş 599 dolara, 9.67 gramlık taş 1.999 dolara satışa çıkarıldı.
Okul gezisine giden Türk liselileri mülteci sandılar
Erasmus öğrenci hareketliliği kapsamında Çek Cumhuriyeti'ne gelen Giresun Mesleki Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, mülteci sanılarak yaklaşık 3 buçuk saat boyunca ormanlık alanda bekletildi.
Reşadiye ilçesinde bir vatandaşın bahçesinde yetiştirdiği 96 kilogramlık kabak, görenlerin ilgisini çekiyor.
İlçede çiftçilik yapan 61 yaşındaki Murat Erdoğan, AA muhabirine yaptığı açıklamada,"Bahçedeki diğer kabaklar ile birlikte bu kabağa da hiçbir gübre vermedim. Tamamen doğal ortamda yetiştirdim. Kabağın çevresi 2 metre 20 santimetre geliyor" dedi.
Ömründe ilk defa bu büyüklükte kabak gördüğüne işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bahçemde kabağın böyle büyüdüğünü görünce çok telaşlandım. Nasıl bu kadar büyür diye düşünüyorum. Komşularım ve vatandaşlar kabağı görünce şaşırdılar. Herkes kabak nasıl böyle büyüdü diye soruyor. Ben de tamamen doğal olarak büyüdü diye söylüyorum. Kabağı tarttık 96 kilogram geliyor. Kabağı satmayı düşünüyorum."
BİZİM MEMLEKETTEN BİR CACIK OLAMAYACAĞINI ANLAMAK İÇİN BU HABERE BAKMAK YETERLİ ...
Koskoca Üniler devrede değil .
Araştırma Görevlileri gelip Bölgeden o TAŞ'ları almazlar incelemek için vs.
Elin oğlu bilmem nereden Gelir Mücevher niyetine toplar Devlette Vergi peşinde koşar ...
Bingöl Maliye Müdürlüğü ekipleri, göktaşlarının düştüğü merkez Sarıçiçek Köyü'nde yaptığı incelemeden sonra, göktaşları satışının vergiye tabi tutulacağını açıkladı.
Bu duruma tepki gösteren köylüler, "Göktaşı, gökten gelmiştir, vergiye tabi tutulamaz" dedi.
BİNGÖLLÜ GÖKTAŞI AVCILARINA ‘VERGİ’ UYARISI
Bingöl'ün merkez Sarıçiçek Köyü'ne 2 Eylül tarihinde düşen göktaşı parçalarını toplayıp satan köylüler ciddi gelirler elde etti. Köylülerden Mehmet Nezir Ergün, Göktaşı parçalarının gramına 15 ile 60 dolar fiyat verildiğini belirtti.
Bu taşları önce değersbiz zannettiklerini belirten Ergün, "Bu taşın asıl değerini İstanbul Üniversitesi'nden bir akademisyenin tespiti ile öğrendik. Bu taşların gramı 60 dolara kadar satıldı. Ruslar 15 dolardan 60 dolara kadar satın aldılar. Almanlar da taş için buraya geldi. Geçen hafta sadece 200 bin dolar döviz bıraktı. İnşallah bu taştan herkes bulur. Gariban insanlar hep arıyor. Onların daha ihtiyacı var. İnternet üzerinden de müşteri arıyorlar. Amerikalı yetkililer ve koleksiyoncular bile takip ediyor. Danimarka'da bile irtibatlı olduğumuz insanlar var. İnşallah burası turistlerle dolacak. Çevre illerden kamyonlarla insanların geliyor ve alanda taş arıyorlar. Şu ana kadar en yüksek 1470 gram taş bulduk. Taşların ağırlığı 1 gram ile 1.5 kilo arasında değişiyor. Taşın değerli olduğunu anladıktan sonra, alıcıları da çoğaldı" diye konuştu.
MALİYE DENETİMDE
Bingöl'de köylülerin göktaşlarını satarak para kazandıkları açıklamasının ardından maliye köylülerin peşine düştü. Maliye Müdürlüğü ekipleri, bugün gittikleri köyde köylülere satılan göktaşlarının vergiye tabi tutulacağını bildirip, incelemelerde bulundu. Göktaşının, maliye kanunlarına göre vergiye tabii tutulacağını öğrenen köylüler, göktaşının doğal bir zenginlik olmadığını uzaydan geldiğini belirterek, vergiye tabii tutulmaması gerektiğini savundu.
Göktaşının doğal zenginlik olmadığını ve uzaydan geldiğini belirten Sarıçiçek Köyü sakinlerinden Rıdvan Ergün, "Göktaşı ile ilgili Maliye'den geldiler. Devlete aittir dediler. Biz taşı yer altından çıkarmadık. Gökten, Allah tarafından gönderildi. Bildiğimiz kadarıyla vergisi olmaması lazım. Yer altından çıkan zengin madenlerden vergi alınması lazım. Bildiğim kadarıyla da vergi veren yok. Elimde 40 gramlık bir taş var. 21 bin liradan sonra vergi verileceğini haberini duyduk. Vergiye tabi tutulacak kadar taş da yok elimizde" dedi.
"TİCARİ ŞİRKET KURMADIK"
Ticari faaliyet olarak 21 bin liranın üzerinde taş alım-satımının vergiye tabi tutulacağı bilgisini aldıklarını ifade eden İsmail Ergün de, sattığı taşlarla araba aldığını ve herhangi bir fatura bulunmadığı için bireysel bir faaliyet yaptığını anlatarak, "Bu sabah, maliye köye geldi. Yağan göktaşlarının vergisi olup, vergi alınması için araştırmaya gelmişler. Köylüler taş topladı, tamam. Köylü ticaret yapmadı. Köylüler ancak borçlarını ödedi. Bunun da vergisi kesilmemesi lazım. Gökten gelen bir taş sonuçta. Bunun vergiye dönüşmemesi için elimizden geleni yapacağız. Araba aldım, ancak kardeşimden borç alarak aldım. Çoğu borç. Bugün vergi alacaklarını söylüyorlar, neyin vergisi alınacak? Biz de bilmiyoruz. Biz bu taşların vergiye tabii tutulacağını düşünmüyoruz. Şirket kurmadık, eleman tutup taş toplamadık. Birkaç parça taş topladık. Onun da vergiye tabi tutulacağını düşünmüyoruz" diye konuştu.
Maliyenin Gittiği yere Araştırma Görevlilerini gitmesi ve Gerekirse haberi alınca Abluka altına alıp Devletin Onların Verdiği fiyattan alması birilerinin almasından çok daha Evladır diye düşünmüştüm.
Vergisini almaya gidince gidiyor da Öteki bilmem nereden Kara kaşına kara gözüne mi geliyor senin toprağında parayı basıp .
Neyse biz zaten bilmiyoruz maalesef cahiliz koca Devletten .
Pardon sorry excuse meeeeeeeee ...
Devletimiz bilir .
İlk İstanbuldan gelen Araştırma Görevlisi geldiğinde olayı çakmış köylüler zaten . Parayı bastırınca da Maliyeyi yollayıp GÖZ korkutuyor hesapta .
Ba'de Harabul basra elin oğlu şeyden duymuş gelmiş . Adam Danimarka ile irtibata geçmiş .
Sen al toplattır ve sonra sen sat Devlet olarak madem ...
O Taşlar Mücevher değerinde GÖKTAŞI bu . NASA'ya da gider bilmem nereye de .
Yok hukuken mümkün değil derlerse biri ahanda o zaman şaktadanak bayılırım burada ...
aslında inanması zor gerçekten
binali yıldırım itülü taner yıldız itülü ali rıza alaboyun itülü
yani bu adamların bunu düşünebiliyor olması lazım
bakış açısında büyük eksikliğimiz var gerçekten
HRL Laboratories'da (General Motors ve Boeing ortaklığında)
%99'u hava olan en hafif ve dayanıklı olduğu söylenen metal yapıldı. (Microlattice)
sanırım üretilirken insan kemiğinin dışının dolu içinin boşluklu yapıda olmasından esinlenilmiş.
otomobil ve uçak gibi birçok yerde çok kullanışlı olabilir.