Saffet elin amerikalısı milyon dolarlar yatırım yapsın uzay kulakları adı verilen bir proje ile uzayda hayat var mı onu dinlesin yada mars a araştırma yapsın biz burada uzaylılara neredeyse ev bile kiraya vereceğiz.
Ya gelip böyle güzel bir teşekkür notu bırakıyorlar(tamamı türkçe) yada geliyorlar elemanları taşlıyoruz.
Allahtan ki kin gütmüyorlar.Yaa böyle ilginç bir ülkede yaşadığım için çok mutluyum...
Bu arada son bir not elemanları yakalasak allah bilir denizli şivesi ile konuşuyorlardır.Başka neeeedem gareeeee
Yoksa sende canon gezegeninden geliyorsunda adın IXUS 4000 Mi
En son ŞAFAK tarafından Prş 09 Ksm 2006, 14:15 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Avustralyalı bilim adamları "gitar çalar gibi yapmak" anlamına gelen ve bazı yerlerde yarışmaları yapılan "Air Guitar" (Hayali Gitar) etkinliği sırasında el hareketlerini gitar sesine dönüştüren tişört ürettiler. Tişörtün dirseklerinde, kol hareketlerini kaydeden alıcılar bulunuyor.
Bu alıcılar kol hareketlerini elektronik sinyale dönüştürerek bilgisayara gönderiyor. Bilgisayar da bunları gitarın akorlarına basılmış gibi müzik sesine dönüştürüyor. Bir kol akorları basıyormuş gibi diğer kol ise tellere vuruyor gibi algılanıyor.
Hürriyet gazetesi
Nedendir bilmiyorum acayip mutlu oldum. Ama sakıncalıda olabilir sanki ? Düşünsenize biriyle elinizi kolunuzu oynatarak tartışıyosunuz ve fonda elektro gitar
Hatay'da doğumdan sonra ölen maymun görünümle bebeğin sırrı
Alıntı:
Doğduktan bir saat sonra ölen ve başı maymuna benzeyen bebeğin hemen gömülmesi, maymun görünümlü insan araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Üner Tan'ın tepkisine neden oldu. Tan, "Bebeğin görünümündeki sorun insansılardan insana geçişi sağlayan anne veya baba genindeki bir bozukluk olabilir. Bebek incelenebilirse insansılardan insana geçişi sağlayan geni bulabiliriz" dedi. Bebeğin anne ve babasıysa sorulara yanıt vermek istemedi.
Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde yaşayan 24 yaşındaki D.S.'nin bebeğinin görüntüsünü izleyen Tan, yıllardır süren araştırmasına bir kanıt olacağını öne sürdü.
Kırıkhan'da ikinci vaka
Yine Kırıkhan'da yaşayan Reşit ve Hatice Ulaş çiftinin elleri ve ayakları üzerinde yürüdükleri için maymuna benzetilen dördü kız altı çocuğunu inceledikten sonra tıp literatürüne geçen 'Üner Tan sendromu'nu ortaya koyan Prof. Dr. Tan şöyle konuştu:
"10 Kasım'da doğduktan bir saat sonra hayatını kaybeden maymun görünümlü bebek 'Gerisingeri evrim teorisi' olarak da adlandırılan sendromu destekliyor. Bebek bugünkü insandan bir önceki insanı gösteriyor. İnsanın, doğmadan önce geçirdiği bütün aşamaları anne karnından büyüyene kadar devam eder. Bu gelişme bu aşamalardan birinde takılırsa bir önceki insan olan maymunlara benzer. Doğduktan sonra da bu gelişme takılı kalabilir. Bu bebeğinki anne karnında takılı kaldığı içi gerisingeri bir gelişme olmuş. Modern insana benzeyeceği yerde atalarımız olan maymunlara benzemiş. Bu bebek tıp dünyası için çok güzel bir örnek. Araştırıp tezime kanıt olarak yayımlamak istiyorum.
Prof. Dr. Tan'ın amacı evrimde kayıp geni bulmak: "Hayvanlarda maymun şempanze orangutanlarda burun kısmı öne çıkıktır, insanda düzdür. Bu bebekdeki çıkık tıpkı maymunlara benziyor. Gözler büyük, kulaklar şekilsiz, kollar bacaklardan uzun. En yakın akrabalarımız şempanzelerde de bu özellikler var. Bu bebekte büyük ihtimal gen bozukluğu söz konusu. İnsansılardan insana geçişi sağlayan gendeki bir bozukluk olabilir. O geni bulursak insansılardan insana geçişi sağlayan geni bulmuş oluruz. Aile müsaade ederse bebekten bir parça alınıp DNA analizi yapılır. Bu da bilime çok büyük katkı sağlar. Maymundan insana geçişi fosillere dayanarak inceleyebiliyoruz. Ama onlar da binlerce yıl öncesinden kalma, kemik yapısı zedelenmiştir. Ama bu canlı model olarak incelenirse bilim dünyasına ışık tutar."
İngiliz medyasına konu olmuştu
'Üner Tan sendromu', İngiliz 'The Daily Mail' ve' The Times' gazeteleriyle BBC2 kanalında 17 Mart'ta yayımlanan bir belgesele de konu olmuştu.
Bu konuda İngiliz bilim adamlarının görüşlerine de yer verildi. İngiliz basını haberlerde Kırıkhan'daki elleri ve ayaklarının üzerinde yürüyen altı kardeşin anne ve babasının, yakın akraba olduklarına dikkat çekmişti.
Filler de aynadaki kendi görüntülerini tanıyabilen insan, maymun ve yunuslar gibi seçkin canlılar grubuna girdi.
ABD'deki Bronx Hayvanat Bahçesi'nde, duvara bir ayna konularak 3 dişi filin tepkileri ayrı ayrı gözlendi. Happy adlı 34 yaşındaki Asya fili, sağ gözünün üzerine çizilen beyaz çarpı işaretine hortumuyla dokunmaya çalıştı.
Çarpı işareti, filin aynadan yansıması olmadan görmesi imkansız bir konumda bulunuyordu. Diğer gözünün üzerindeki, siyah bir ışık olmadan görülemeyen benzer bir çarpı işaretine ise hiç tepki vermedi. Araştırmacılardan Joshua Plotnik, "Bu deney bize filin kesinlikle aynadaki kendi görüntüsünü tanıdığını gösteriyor" dedi. Maxine adlı fil de aynanın karşısında ağzının içini hortumuyla kontrol etti.
*********************************************
Balıkesir'in Bigadiç İlçesi Mahkeme Mahallesi'nde yaşayan 81 yaşındaki Hakkı Dinç'in, çocukları, torunları ve komşuları için, evinin bahçesindeki iki ağaçta yetiştirdiği narların tanesi neredeyse 1 kilo geliyor.
İki çocuk ve dokuz torun sahibi Hakkı Dinç, ilçede, en iri narı kendisinin yetiştirdiğini öne sürerken, -Ağaçlarıma çok iyi bakıyorum, onlar da bana kiloluk nar veriyor. Narları çoçuklarım, torunlarım ve komşularım için yetiştiriyorum- dedi.
Diyarbakır'ın Ergani İlçesinde yaşayan 7 yaşındaki Merve Aslan, 76 kilo ağırlığında.
Doktorlar, Merve'nin olması gerekenden 6 kat daha fazla kiloya sahip olduğunu belirtiyor.
Normalde 13 kilo olması gereken Merve'nin 76 kilo olması görenleri şaşırtıyor. Doğumundan hemen sonra kilo almaya başlayan Merve, 7 yaşına geldiğinde 76 kilograma ulaşınca ailesi çareyi doktora başvurmakta buldu. Merve Aslan, kilo almaya devam etmesi üzerine babası Ramazan Aslan tarafından bu sabah Diyarbakır Çocuk Hastanesi'ne kaldırıldı. Çocuk Uzmanı Dr. Faruk Demir tarafından muayene edilen Merve Aslan, hastaneye yatırıldı. Aslan'ın tipik bir obez olduğunu belirlediklerini ifade eden Demir, yapılacak tetkiklerden sonra gerekli tedaviye başlayacaklarını söyledi.
Kiloları nedeniyle yürümekte güçlük çeken, hastane içerisinde yapılan tahlillere tekerlekli sandalye ile götürülen Merve, "Ben de okula gitmek, arkadaşlarım gibi koşmak, oynamak istiyorum. Ancak kilolarım nedeniyle ayağa bile zor kalkıyorum. En büyük hayalim zayıfladıktan sonra okula başlamak" dedi.
http://www.haber3.com/haber.php?haber_id=181077
Rusya'nın Sibirya bölgesine 'tanımlanamayan uçan bir cismin' düştüğü ve bölgede orman yangınına neden olduğu belirtildi.
Rus haber ajansı RIA-Novosti, söz konusu cismin Krasnayarsk'taki Yeniseisk ve Lesosibirsk kasabaları arasında ormanlık alanda yere çakıldığını, olayı bölge sakinlerinin ihbar ettiğini duyurdu.
Rus Hava Kuvvetleri yetkilileri ise, cismin yere çakıldığı saatlerde o bölgede bir uçuşun tespit edilmediğini, planlanan bir uçuşun olmadığını ve kayıp bir uçağın veya helikopterin bulunmadığını açıkladı.
Yetkililer, bölgedeki çalışmalarını ve incelemelerini sürdürürken, Sibirya Bölgesi Acil Durumlar Müdürlüğü de bölgeye bir helikopter gönderdi.
180 bin YTL'lik Ferrari'ye, Şahin marka otomobil arkadan çarparsa ne olur? Sonrasında yaşananlar trajikomik...
Alıntı:
Bostancı'da Hüseyin Arslan adlı sürücü, cumartesi günü saat 21.00 sıralarında Şahin marka otomobiliyle Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyrederken, önünde giden Mirzat Şimşek'in kullandığı 34 KEN 34 plakalı Ferrari 355 Spider aniden fren yaptı. Şahin'in sürücüsü Hüseyin Arslan, frene basmasına rağmen duramayınca Ferrari'ye çarptı. Kazada, Ferrari'nin arka tamponu kırıldı, kaportası ezildi. Şahin'in ise sadece farı kırıldı. Kazanın, sürücüleri şoke eden bir başka yönü ise son model spor otomobilin de, Şahin'in de kaskosunun bulunmaması oldu.
OTO SANAYİYE GÖTÜRELİM
Şahin'in sürücüsü Hüseyin Arslan, hasarı ödemesinin mümkün olmadığını, Ümraniye Oto Sanayi Sitesi'nde tanıdıkları olduğunu, Ferrari'yi tamir ettirebileceğini teklif etti. Mirzat Şimşek ise teklifi kabul etmeyerek rapor tutturdu. Otomobili yeni aldığını söyleyen Mirzat Şimşek, "Kaskoyu yaptırmaya fırsat kalmadan kaza oldu. 45 bin YTL'lik hasar var" dedi. Şahin'in sürücüsü Hüseyin Arslan ise "Önümde giden Ferrari'ye bakarken bir an daldım, frene basmama rağmen duramadım. Hasarı karşılayacak gücüm yok" diye konuştu.
ANAHTARI BIRAK GİT
Kazayı görüp yoldan geçenler Hüseyin Arslan'a "Sen artık anahtarı bırakıp gidersin" diye takıldılar. Kaskosu olmayan otomobillerin kaza yapması durumunda, trafik sigortası 11 bin YTL'ye kadar olan zararı karşılıyor.
Hayranlıkla izlediğiniz, bir kez görmek için dünyaları feda edeceğiniz yıldızlar da malesef her insan gibi gün gelecek yaşlanacaklar. 2050 yılında ünlülerin hallerini görünce şok olacaksınız !
John Lennon’ın eşi Yoko Ono’ya şantaj yapmak suçundan tutuklanan Türk şoför Koral Karsan, Ono’nun kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti.
http://www.ntvmsnbc.com/news/394234.asp
İSTANBUL - Beatles grubunun efsanevi üyesi John Lennon’un eşi Yoko Ono’nun yıllardır şoförlüğünü yapan Koral Karsan’ın ağır suçlamalarla karşı karşıya. Karsan, Ono’ya santaj yaptığı ve ölüm tehidinde bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.
Çıkarıldığı mahkeme, 50 yaşındaki Koral Karsan’ın serbest kalmak için 250 bin dolar nakit kefalet ödemesine hükmetti.
Karsan’ın Ono’ya kendisine 2 milyon dolar vermemesi halinde elindeki özel fotoğrafları ve ses kasetlerini yayınlayacağı tehdidinde bulunduğu ileri sürülüyor.
Savcılar, Karsan’ın Yoko Ono’yu ve oğlunu ölümle tehdit ettiğini de ses kayıtlarıyla belirlediklerini söylüyor.
6 yıldır Yoko Ono’nun şoförlüğünü yapan Koral Karsan ise suçlamaları rededdiyor. Karsan, gözaltına alındıktan sonra polisler eşliğinde götürülürken gözetecililere Yoko Ono’nun kendisine defelarca cinsel tacizde bulunduğunu söyledi. Karsan, “cinsel taciz davası açmamı engellemek için bunu yaptı” dedi.
Koral Karsan’ın yaklaşık 15 yıl önce Türkiye’den ABD’ye gelerek yerleşttiği ve eşi ve 26 yaşındaki oğluyla birlikte yaşadığı öğrenildi.
Karsan’ı tanıyanlar yöneltilen suçlamalar karşısında şaşkına döndüklerini söylüyor.
Karsan’ı tanıdığını söyleyen bir Türk kaynak da Karsan’ın Yoko Ono’nun yanında 5-6 yıldır çalıştığını ve bu sürede tarafların muhtemelen fazla samimi olduklarını ve sonuçta da bu durumun Karsan’ın sinirlerini bozduğunu öne sürdü.
Karsan’ın Yoko’ya cinsel taciz suçlamasıyla dava açmaktan vazgeçmeyeceği belirtiliyor.