İlk biyonik adam
Yıllar öncesinin sevilen dizisi "6 Milyon Dolarlık Adam"daki biyonik insan gerçek oldu. Felçli Amerikalı, beyin gücüyle vücudunu yönetmeyi başararak ilk biyonik insan oldu.
Alıntı:
BEŞ yıl önce uğradığı bıçaklı saldırı sonrası boynundan aşağısı felç olan Amerikalı Matthew Nagle, beynine bağlanan elektrodlar sayesinde robot kolunu düşünce gücü ile oynatabiliyor. ABD’nin Rhode Island Eyaleti’ndeki Brown Üniversitesi’nde başarıyla gerçekleştirilen deneyde Nagle, yalnızca düşünerek bir şeyleri kaldırabiliyor, bilgisayarın ilmecini sürükleyebiliyor, e-maillerine bakabiliyor. Böylece Nagle ilk biyonik adam olarak tarihe geçti.
Beyindeki çip
Nagle’ın beynine yerleştirilen 4 mm kare büyüklüğünde bir çip, beynindeki organ hareketlerini kontrol eden merkezde bulunan nöronların aktardığı elektrik dalgalarını, cihazları hareket ettiren sinyallere dönüştürüyor. 100 elektrod tarafından toplanan beyin sinyalleri kafa derisinin içine yerleştirilen metal bir levhaya taşınıyor. Felçli kolunu oynattığını aklından geçirdiği anda sinyaller çeşitli cihazları kontrol edebilen bilgisayara iletiliyor.
kaynak
Yaşlanmak yoksullara özgü değil ama yoksulları daha çabuk vuruyor
İngiltere'de yapılan bir araştırma, sosyo-ekonomik durumu kötü olan insanların, durumu daha iyi olanlara göre çok daha hızlı yaşlandığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, kromozomun yıpranmasını engelleyen telomerler (dış kabuk) yoksullarda daha kısa oluyor ve bu da üst sosyo-ekonomik gruptakilere göre yoksulları biyolojik olarak daha yaşlı gösteriyor.
Londra'daki St.Thomas Hastanesi'nden Dr. Tim Spector, "sosyal sınıf sadece sağlığınızı ve yaşla ortaya çıkan hastalıkları tetiklemiyor, aynı zamanda yaşlanma işlemine de büyük oranda etki ediyor" diyor.
Hücre her bölündüğünde telomerler daha da kısalıyor. Telomerlerin kısalması ise yaşlanmaya neden oluyor, çünkü telomerlerin gençliğin ve yaşlanmanın sırlarını sakladığı tahmin ediliyor.
İkizler incelendi
Araştırmacılar, İngiliz Ulusal Sosyoekonomik Sınıflandırma Enstitüsü tarafından belirlenen beş sınıfa eşit olark dağılmış, 18-75 yaşları arasındaki bin 552 ikizin telomer uzunluklarını inceledi.
Sigara, şişmanlık ve egzersiz gibi yaşlanmayı doğrudan etkileyen faktörlerin ayarlanmasından sonra, düşük sosyoekonomik sınıftan olan kadınların telomerlerinin özellikle kısa olduğu belirlendi.
Yaş farkı büyük
Sonuçların yayımlandığı 'Aging Cell' dergisindeki makaleye göre, ortalama yaş farkı yedi olarak belirlendi, ki bu eğitim ya da gelir gibi etkenlerle açıklanamayacak bir durum.
Dr. Spector, "yedi yaştan bahsediyoruz. Aynı vücut-kütle endeksi, aynı sigara kullanımı, aynı egzersiz... İşin içinde kolgücü olması ya da olmaması sosyal sınıfları doğrudan bölüyor" diyor.
Bilim adamları, beraber büyüyen ama daha sonra farklı sosyoekonomik sınıflara dahil olan 17 ikizin telomer uzunluklarını karşılaştırdı, bu durumda ortalam yaş farkı dokuz kadar yükseldi.
Stresle ortaya çıkıyor
Spector, sosyekonomik durumun telomer uzunluklarını doğrudan etkilediğine karar verdi: "Psikolojik stres veya kontrol kaybı biyolojik olarak büyük etkiye sahip. Vücutta oksitlenmiş stresin seviyesini artırıyor ve hücreleri daha hızlı yaşlandırıyor."
Oksitlenmiş stres, serbest radikaller nedeniyle ortaya çıkıyor ve hücrelere ve DNA'ya büyük zarar veriyor.
Bedava Künefe izdihamı...
Festival dahilinde gerçekleştirilen “Künefe Şöleni” bir rekora daha imza attı. Vatandaşlara bedava dağıtılan 44 metrelik 4 bin kişilik künefe kısa sürede tüketildi.
Başkan Yeloğlu “Antakya künefe ile künefe Antakya ile tanınsın istiyorum” dedi.
22. Antakya Festivali dahilinde düzenlenen ve geleneksel hale getirilen “Künefe Şöleni” bu yıl 44 metre ile yeni bir rekor kırdı .
ABD’de, bir adamın evinde 1300 kadar sıçan beslediği ortaya çıktı.
Roger Dier’ın evinde bu kadar çok fare olduğu saptanınca, yetkililer fareleri “tahliye etti”.
Press Democrat gazetesine açıklamasında, evdeki piton yılanını beslemek için 4 yıl önce bir yavru fare satın aldığını, ancak hayvanın hayatının tehlikede olduğunu sezip huzursuzlanması üzerine fareyi yem yapmaya “yüreğinin elvermediğini” anlattı.
Daha sonra, “çok sevimli ve sonsuz eğlence kaynağı” olduğunu fark ettiği farelerden 4 tane daha aldığını anlatan Dier, ancak hayvanları kısırlaştırmayı akıl edemediğini ve kontrolsüz bir şekilde ürediklerini söyledi.
Komşuların koku üzerine haberdar ettikleri yetkililer, orta sınıf bir mahallede bulunan evde kesif bir idrar kokusuyla karşılaştılar. Evdeki döşemenin de yem ve sıçan pislikleriyle kaplı olduğu bildirildi.
Yetkililerin evden topladığı farelerin bir kısmının çok hasta veya yaralı olduğu için itlaf edildiği belirtildi...
Pakistan’da iki aylık bir bebeğin hamile olması halk arasında tedirginliğe neden oldu.
Pakistan’da iki aylık bir bebeğin hamile olması halk arasında tedirginliğe neden oldu.Nazia isimli bebek henüz anne karnındayken ultrasonda üçüz olarak gözüküyordu. Doktorlar hâlâ nedenini açıklayamasa da, anne rahminden ayrılan diğer iki bebek Nazia’nın içinde büyümeye başladı. Annenin doğum yapmasının ardından Nazia bebeğin içinde ikizlerin yaşadığı belirlendi. İslamabad’da ameliyata alınan Nazia’nın karnından bebekler operasyonla alındı.
İngiltere'de Rolo adlı bir kuzu, çoban köpeklerinin arasında büyüdüğü için artık koyundan çok köpek davranışları sergiliyor.
İngiltere'de Rolo adlı bir kuzu, çoban köpeklerinin arasında büyüdüğü için artık koyundan çok köpek davranışları sergiliyor.
İngiltere'nin Galler yöresinde yaşayan Emlyn Roberts adlı çiftçi, dünyaya geldiğinde ölümle pençeleşen kuzusu Rolo'yu diğer koyunlardan ayrı olarak çoban köpeklerinin yanında özenle büyüttüğünü ve şimdi erişkin bir koyun olan hayvanın kendini köpek gibi hissettiğini açıkladı.
North Wales Daily Post gazetesinin haberine göre, sahibiyle birlikte yürüyüşe çıkan ve ayak ucunda oturup televizyon seyreden Rolo'nun yeni görevi ördekleri beklemek.
Galler'in Pentir kasabasından olan çiftçi Emlyn Roberts, şaşkınlığını şu sözlerle dile getirdi: "Köpeklerin yanında aynı bir köpek gibi büyüdü. Onu oyun oynarken göreceksiniz. Araba lastiklerinin ortasından atlaması, hemcinslerini hizaya sokması, atlayıp zıplaması...vs. hepsi bir köpek gibi. Önüne ne konursa yiyor. Köpek mamasına bayılıyor, ama fıstığa dayanamıyor."
-Birincisi, Diyarbakırlı bir imam geçtiğimiz günlerde Kuşadasında Kokain satarken yakalanmış.
-İkincisi, Bir kaç sene öncede Ayvalık Belediyesine ait bir araçla esrar yapımında kullanılan bitkilerin ekildiği bir tarla sulanırken yanındaki görevlilerle görülmüş.
İngiliz bilim adamları, tarih öncesi döneme ait uçan sürüngenlerin kafalarında neden ibik oluştuğunun sırrını çözdü.
Brezilya'da bulunan bir kafatasını inceleyen bilim adamları, ibiklerin ergenlik çağında ortaya çıktığını ve karşı cinsin ilgisini çekmek için kullanıldığını keşfetti.
İngiltere'deki Portsmouth Üniversitesi uzmanları, dinozorlar döneminde göklerin hakimi olan pterozorların, başlarındaki ibiği sallayarak gösteriş yaptıklarını belirtti.
Ergenlik işareti
Araştırmasını 'Palaeontology' dergisinde yayımlayan Dr. Darren Naish, ibiğin cinsel ergenlik işareti olduğunu ve tavuskuşunun tüyleri gibi ilgi çekmek için ortaya çıktığını söyledi.
Dr. Naish teorisini, geçtiğimiz günlerde Brezilya'nın kuzey batısında bulunan ve Tupuxuara olarak bilinen pterozor kafatası üzerinde yaptığı incelemelere dayandırıyor.
Şimdiye kadar çok az sayıda bulunan pterozor fosilinin tamamı yetişkinlere aitti. Yeni fosil ergenlik dönemine geçmemiş ilk pterozor fosili oldu.
İki parçanın birleşimi
Genç pterozoru inceleyen Dr. Naish, diğer fosillerdeki başın üst kısmında yer alan tek parça ve kemik üçgen yerine, iki parçadan oluşan ve kıkırdaktan bir ibiğe rastladı.
Dr. Naish, ibiklerden birinin kafatasının arkasından öne dorğu, diğerinin ise önden arkaya doğru olduğunu ve birleşmeden önce aralarında çok az boşluk kaldığını söyledi.
Pterozorlar
Jurassic ve Cretaceous dönemde yaşadılar
Uçan ilk omurgalı olarak biliniyorlar
Birçok değişik şekle büründükleri biliniyor
Timsah, dinozor ve kuşları da içeren arkozorlar grubuna dahiller http://www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/BILIM/habe ...rID=208447
Dünyanın gördüğü en düşük sıcaklıklardan biri, çok nadir görülen bir bulut formasyonunu Antarktika göklerinde ortaya çıkardı.
Alıntı:
Antarktika'da yer alan Avustralya'ya ait Mawson Meteoroloji İstasyonu'ndan meteorolog Renae Baker, 'nacreous' olarak adlandırılan stratosferik kutup bulutlarını görüntüledi.
Sedef bulutların anası (mother-of-pearl clouds) da denen nacreous'lar, hava sıcakllığının eksi 80 santigrat derecenin altına düştüğü günlerde ve sadece kutup bölgelerinin çok yükseklerinde ortaya çıkıyor.
-87 derece oldu
Renae Baker'ın fotoğrafları çektiği tarih olan 25 temmuzda da bölgede hava sıcaklığı sıfırın altında 87 santigrat derece (eksi 189 derece Fahrenheit) olarak belirlendi.
Baker, Associated Press haber ajansına yaptığı açıklamada, "o an sedef bulutların bulunduğu yükseklikte rüzgar saatte 143 kilometre hızla esiyordu. Ama onlar sabittiler" dedi.
Sedef bulutlar
Nacreous bulutları, stratosferde, yerden yaklaşık 25 kilometre yukarıda oluşur ve parlak, ince ve sedefi andıran biçimlerinden dolayı sedef bulutların anası olarak adlandırılır.
Buz kristallerinden oluşan ve genellikle güneşin ufka yakın olduğu zamanlarda görülen sedef bulutların rengi ve parlaklığı güneş ışınlarını yansıtmasından kaynaklanır.
Bu tür bulutlar genel sirkülasyon ile stratosfere taşınan çok küçük su damlacıklarını içerir. Genellikle hareketsizdirler veya çok nadiren hareket ederler.
Televizyonu olduğu için okuldan atılıyor
Hollanda'nın başkenti Lahey'de bulunan bir Protestan okulu, 16 yaşındaki bir öğrencisini okuldan atmaya hazırlanıyor. Okul yönetiminin gerekçe olarak, öğrencinin evinde internet bağlantısı ve televizyon bulunması gösterdiği belirtiliyor.
Hollandalı bir öğrencinin okulla ilişkisinin kesilmesi gündemde. Başkent Lahey'de bulunan Protestan okulunda okuyan 16 yaşındaki öğrencinin okuldan atılmasına gerekçe olarak, evinde internet erişimi ve televizyon bulunmasını gösteren okul yönetimi, öğrencinin kız kardeşinin pantolon giyiyor olmasını da sebepler arasında gösteriyor. Utrecht mahkemesi de okul yönetiminin kararını makul olarak değerlendirirken, aile yapısının okulun statüsünden oldukça farklı olduğunu açıkladı. Okul, öğrencilerinin evlerinde televizyon ve internet bağlantısı bulunmasını "dinsizlik" olarak niteliyor. Bu arada öğrencinin kız kardeşinin pantolon giymesine ilişkin olarak, "İncil'de erkekler ile kadınları birbirinden ayıran unsurlar olarak giyim-kuşamın belirleyici olduğu belirtiliyor" şeklinde açıklama yapan okul yönetimi buna saç şekli ile kişisel görünüşün de etki ettiğini kaydetti.
Kaynak:haber.mynet.com