Mevlânâ ve hoşgörü mesajı Hollywood'la dünyaya açılacak
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi’nin 2007’de kutlanacak 800’üncü doğum yılı nedeniyle hayatını film yapma tasarısı büyük ve uluslararası bir projeye dönüşüyor.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, “Bu iş için en uygun Hollywood yapımcısı tespit edilecek, Mevlânâ’yı da Russel Crowe ya da Ghassan Massoud oynayabilir.” açıklamasında bulundu. Referans Gazetesi ile Turkcell’in Konya’da ortaklaşa düzenlediği, ‘Yerelden Dünyaya Marka, Patent ve İnovasyon’ konulu toplantı kapsamında gazetecilerle buluşan Başkan Akyürek, Mevlânâ’nın Konya’nın, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli barış ve sevgi simgesi olduğuna dikkat çekti. Büyükşehir Belediyesi, 2007’den itibaren belediye bütçesinin ortalama yüzde 3’ünü (yaklaşık 10 milyon YTL) Mevlânâ ile ilgili çalışmalara ayıracak. Mevlânâ’nın barış mesajlarının dünyaya yayılmasının önemine vurgu yapan Akyürek, “Konya ve Türkiye turizmine çok büyük katkıda bulunabilecek bir değere sahibiz. Elimizdeki güzellikleri dünyaya daha iyi tanıtmak mecburiyetindeyiz. Bu yüzden önceleri sadece ulusal çapta düşündüğümüz film projesini uluslararasına çevirme kararı aldık.” diye konuştu. Film için 5 dalda Oscar ödülü kazanan Gladyatör filminin Oscar ödüllü aktörü Russel Crowe ile Cennet’in Krallığı filminde oynadığı Selahaddin Eyyubi karakteriyle beğeni kazanan Suriyeli Ghassan Massoud’a teklif götürülecek. Akyürek, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın da desteklediği film projesiyle ilgili şunları söyledi: “Film projesinin çok büyük özenle, Mevlânâ’nın özüne zarar vermeden gerçekleşmesi çok önemli. Biz onun hayatının ve fikirlerinin ‘magazinleştirilmeden’ dünyaya tanıtılmasını çok önemsiyoruz. Şu anda Mesnevi’yi 20 dile tercüme ettiriyoruz. Ayrıca Mevlânâ Müzesi’ne de belediye olarak talibiz. Çünkü bu müzenin dünyanın en modern ve en son teknolojilerin uygulandığı bir müze olması gerekiyor. Ayrıca uluslararası nitelikte ‘Barış ve Hoşgörü’ konulu Mevlânâ ödülü tahsis edilmesi için de çalışıyoruz.”
Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya'da Turiri'de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti.
Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981'de ABD'de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988'de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanılmasına rağmen 90'lı yıllarda sadece ABD'de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.
Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar.
Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine zincirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur.
Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.
Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki
oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.
Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. Şüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.
Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!
1998'de bir Fransız oldukca karmaşık bi intihar girişiminde bulundu. Bir deniz kıyısında yüksek bir yamacın tepesine çıkıp boynuna bi ip bağladı, ipi de büyük bi kayaya bagladi. Sonra zehir içti ve kendini ateşe verdi. Uçurumdan atlarken de tabancayla kafasına ates etti! Ama devamı daha ilginç. Çünkü kurşun onu ıskalayıp ipi kesti, böylece adam suya düştugünde asılı kalmadı.Soğuk su yanan elbiselerini söndürmekle kalmadı aynı zamanda onu şoka sokarak yuttuğu zehri kusmasını sağladı. Sudan bir balikçı tarafından çıkarılıp hastahaneye götürülen adam orada hipotermi (vücut ısısının aşırı düşmesi)den dolayı öldü..
Kaplumbağa 9 bin km yol yaptı!
--------------------------------------------------------------------------------
İRLANDA'DAN Atlas Okyanusu'na salınan bir su kaplumbağası, 8 ayda yaklaşık 9 bin kilometre yol kat etti.
İrlanda'nın tatil beldesi Dingle'de geçen yaz bir ağa takıldıktan sonra kurtarılan ve üzerine uydudan takip edileceği bir cihaz bağlanarak okyanusa bırakılan kaplumbağa, Afrika'nın Cape Verde adalarına ulaştı.
Yarım tonluk adam!
--------------------------------------------------------------------------------
Meksika'da yaşayan, Dünya'nın en ağır insanı olduğu tahmîn edilen yarım tonluk adam, kilo vermesini sağlayacak ameliyat için İtalya'ya gidecek.
Tek başına ayakta duramayan ve son 5 yıldır yatağa bağımlı yaşayan 550 kiloluk Manuel Uribe'nin İtalya'ya gidebilmesi için özel bir uçak seferi gerekecek.
Doktorlar Uribe'ye, fazla kaloriler bağırsaklarda emilmeden yiyeceklerin sistemden çabucak geçmesini sağlayacak bir baypas ameliyatı uygulayacak. Ameliyatın bu ay başlarında olması planlanıyor.
Uribe, bu yıl başında Meksika televizyonuna çıkarak yardım çağrısında bulunmuş, bu vak'a ile ilgilenen İtalyan doktor Giancarlo De Bernardinis, bir tıp ekibiyle birlikte Meksika'ya giderek hastanın durumunu incelemişti.
Doktorlar, ameliyattan sonra Uribe'yi daha makul bir kiloya (150 kilo) indirmeyi planlıyor.
63 yaşında anne oluyor!
--------------------------------------------------------------------------------
İtalya'da tedavi görüp hamile kalan 63 yaşındaki Patricia Rashbrook, İngiltere'nin en yaşlı annesi unvanını kazanmaya hazırlanıyor.
2 oğlu bulunan çocuk psikiyatristi Patricia'nın Dr. Severino Antinori tarafından uygulanan tedavinin ardından, 7 aylık hamile olduğu açıklandı.
Yunuslar birbirlerinin isimlerini biliyor
Yunuslar üzerinde yapılan bir araştırma, bu deniz memelilerinin insana düşünülenden de yakın olduğunu ortaya çıkardı.
ABD'nin Florida eyaletindeki St. Andrews Üniversitesi tarafından yapılan yeni araştırmaya göre, yunuslar kendi isimlerini ıslıkla çalarak iletişim kuruyor.
Florida Sarasota Körfezi'nde şişeburunlu yunuslar (Ziphius cavirostris) üzerinde yapılan araştırmada, bu hayvanların da insanlar gibi birbirlerini ve diğer aynı türlerin üyelerini ayrı kimliklerle tanıyabildikleri ortaya çıktı.
Her yunusa 'imza ıslığı'...
Araştırmanın başındaki Deniz Memelileri Araştırma Birimi'nden Vincent Janik, şişeburunlu yunusların dünyanın yeni sesleri en hızlı öğrenen hayvanlarından birisi olduğunu belirtti.
Dr. Janik, her hayvanın doğumundan birkaç ay sonra, bireysel olarak tanınmasını sağlayacak bir kişisel 'imza ıslığı' geliştirdiğini kaydetti.
Ya da isim...
Bilim adamları, Sarasota Körfezi'nde bir grup yunus üzerinde 30 yılı aşkın bir süredir yürütülen araştırmalarda, yunusların bireysel, aileleriyle bağları ve sosyal etkileşimlerinin ayrıntılı resmini çıkardı.
Çalışmayı yürüten araştırmacılar, bu memelilerin bireysel olarak çıkardıkları seslerle 'imza ıslığı veya isimleri' olduğu düşünülen sesleri kaydetti.
Tanımadıklarına tepki vermiyorlar
Bir grup hayvanı ağla çevreleyen bilim adamları, denizaltı hoparlörleriyle imza ıslıklarına benzeyen sesler yayınladı ve diğer hayvanların yakınlarının kapatılmalarına nasıl tepki vereceğini araştırdı.
Araştırmacılar, yakınlarının ve tanıdıklarının ıslıklarını duyan diğer yunusların hemen tepki verdiklerini, tanımadıkları yunusların ıslıklarıyla ise ilgilenmediklerini tespit etti.
Araştırmacı Janik, şişeburunlu yunusların insandan başka kimlik bilgisini karşısındakine ileten tek hayvan olduğunu söyledi.
kaynak
İNTERNETTEN ARTIK SAVAŞ UÇAĞI DA SATILIYOR! FİYATI 25 BİN DOLAR
Açık arttırma sitesi E-Bay'in adını duymayan yok.
eBay internet sitesi
EBay'de yakınlarda bir kasaba bile satılmıştı
Bu sitede konser biletinden, otomobile, sanat eserlerinden, kozmetik ürünlerine kadar binlerce sıfır ya da ikinci el ürüne ulaşmak mümkün.
Site geçtiğimiz günlerde, tarihinin belki de en ilginç alışverişlerinden birine sahne oldu.
Alıcı Çinli bir işadamı, ödediği meblağ ise, yaklaşık 25 bin dolar.
Eğer bir ev kadınıysanız, yaptığınız tüm işlerden ötürü yılda yaklaşık olarak 135 bin dolar kazanıyor olmanız gerekiyordu
Amerika'da yapılan araştırmaya göre, bir kadının aylık geliri, "mesailerle birlikte" yönetici veya pazarlama müdürü kadar yüksek olması gerekiyor. Buna göre, çalışan bir anne haftada 44 saatini işine, 49.8 saatini ise ev işlerine ayırıyordu. Hiç çalışmadan evde oturduğundaysa haftada toplam 91.6 çalışıyordu. Buna göre bir annenin 45 bin 697 dolarlık maaşı, 88 bin 424 dolar da mesai alınca 135 bine yaklaşıyor.
Abdest alma otomatı, kulak, ağız ve yüz yıkama ünitesi ile kolun dirseğe, ayaklarında bileklere kadar yıkanmasını sağlayan üç ayrı üniteden oluşuyor.
Hijyenik, rahat ve çabuk abdest almayı sağlayan cihazın sudan da tasarruf sağladığı belirtiliyor. Abdest alma otomatı, hızlı ve verimli bir yıkamanın yanında, kurulama işlemini de yapıyor.
Avustralya’da, AACE WORLDWIDE şirketi tarafından satışa sunulan makinenin çok yer kaplamadığı, kurulumunun ve bakımının da çok kolay olduğu vurgulanıyor.