Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
eflatun
16 yıl önce - Prş 08 Arl 2005, 09:49
[İST-C4.13] - Tramvaylardaki Güvenlik...



raylı ulaşım sistemleri istanbulun çilesi çekilmez trafiğini biraz olsun rahatlatıyor.gün geçtikçe daha da genişlemekte olan bir ağa sahip raylı sistemler.ama bir konu üzerinde durmamız gerekiyor.tramvaylardaki güvenlik yeterli mi.bu konuda benim düşüncem gereksiz görülmemeli ve bir an önce güvenlik çalışmalarına başlanmalı.tranvay vagonlarının içinde mutlaka güvenlik kamerası olmalı.duraklarada kameralar yerleştirilmeli..yoksa tramvay kullanımı trenlere dönüşecek.mecburiyet dışında kaç kişi kullanıyor treni..herkezin kafasında olumsuz bir imaj yarattı trenlerde yaşanan olaylar.benim korkum tramvaylarında aynı duruma düşmesi...


nazlıevren
16 yıl önce - Prş 08 Arl 2005, 16:57
görünürde...


öncelikle; istasyonduraklarda ki güvenlik, jetonsuz geçişi engelliyemiyor....araçlarda insanların zaten çok sıkışık olduğu belli....fakat; acil bir durum olsa ya da inmek gerekse...hemen görünürdeki kapı butonları (iç ve dış tarafta bulunuyor) sadece basınca renk veren oyuncak gibi işlevli...fiziksel bir durumla karşılaşılırsa, işinden evine gitmekte ve olaylara karışmamayı kendine adamış insanların inisiyatifine kalacağız...
  Çift setli kullanılanımla daha yoğunlaşan yolcu kapasitesine karşın, varsa sivil polis oda yoksa sadece makinist korumasındayız...


Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Prş 08 Arl 2005, 19:30

Alıntı:
Çift setli kullanılanımla daha yoğunlaşan yolcu kapasitesine karşın, varsa sivil polis oda yoksa sadece makinist korumasındayız...


Tramvayaları, ardarda bağlanmış 2 adet körüklü İETT otobüsü gibi düşünerek, kendi önlemlerimizi (mümkün mertebe) kendimiz almaya çalışacağız. Başka çaresi yok!... Mevcut İETT otobüslerindeki can güvenliğimizin kademesi, tramvaylarda da aynen geçerli...

Akın KURTOĞLU


Esat San
16 yıl önce - Cum 27 Oca 2006, 12:53
Güvenlik


Selamlar, raylı sistemlerde özellikle tramvay hattında güvenlik sıkıntıları olduğu görülmektedir, özellikle tramvay istasyonlarının düşük zeminli hale gelmesini takiben istasyonlara ücretsiz giriş yapma girişimleri artmış görülmektedir, bu konuda gerek istasyon görevlileri gerekse güvenlik görevlileri azami gayret ve dikkatle görevlerini yerine getirmektedir.

Kapkaç ya da yankesicilik gibi olaylar için araç içlerine kamera konulması ise gerçekçi bir çözüm ya da yaklaşım olamamaktadır, çünkü 1-yoğun saatlerde bu kameralar ile bile vücudun orta kısmında kalan bir bölgeyi göremezsiniz, 2-bu kameraları online kontrol edemezsiniz 3-artı olarak bu kameralar sadece caydırıcı olabilir, raylı sistemlerde yolcu şikayetleri ya da güvenlik devriye ekipleri tarafından yakalanan kapkaç ya da yankesicilik suçluları emniyete teslim edilmekte ve bu kişilerin kayıtlara geçirilmesi sağlanmaktadır ama burada da en büyük sorun cüzdanını ya da parasını kurtaran vatandaşın ben uğraşamam şikayetle diye kaçıp gitmesidir, ortada şikayetçi yoksa polis sadece göz altı süresi hakkını kullanabilmektedir, simaen tanınan bu şahıslar ya da kayıt altına alınmış olan şahıslar güvenlik ve istasyon görevlileri tarafından artık tanınmakta ve mümkün olduğunca araçlardan ve yolculardan uzak tutulmaktadırlar, bunun dışında bu konuda yapılabilecek en büyük yaptırım toplumun otokontrolüdür, fakat şahsım adına da üzülerek söylüyorum ki şikayetçi olmaktan korktuğumuz gibi karşı çıkmaktan ya da suçluyu yakalamaktanda korkuyoruz.

Bir diğer husus arkadaşımız kapı iç ve dışında var olan ve oyuncak görevi gören   butonlardan bahsetmiş bu konuyu açıklamak istiyorum: Bahsi geçen butonlar orjinalinde (avrupa da kullanılan tüm yeni ve eski örneklerde olduğu gibi) yolcuların istasyonda kapıyı açmak için kullanması amaçlıdır, bu butonlara basıldığında araç kapı açma konumunda ise yolcu kendisi bu butona basarak kapıyı açar (içeriden ya da dışarıdan) hareket işareti verildiğinde ve hareket halinde iken bu butonlar deaktive olmaktadır, Avrupa' daki kullanımda kişilerde metro ve tramvay kültürü yerleşmiştir, çoğunlukla makinistler sadece kapıları kapatırlar, açma işlemi yolcular kendileri bu butonlara basarak ya da bizim LRT araçlarında olduğu gibi mevcut kolları iterek kapıları açmaktadırlar.
Uzun yıllar İstanbul' da (Türkiye'de) metro ve tramvay araçları kullanılmamış olması nedeni ile böyle bir kültürden de henüz söz edemiyoruz dolayısı ile LRT ve Tramvay hattında yıllarsa ABB-SGP araçlarında sırf iş olsun diye (şahsen defalarca şahit oldum ve uyardım) bu kolları iten, kollara vuran, ve bunu yaparak aracın frenleme yapmasına sebep olan ya da yoğunlukta istemeden bu kolları iterek yolculuk konforuna etki edenler ile muhakkak sizlerde karşılaşmışsınızdır, on yıl gibi bir süre boyunca bu kültür oluşturulamadı   ve sonuçta ABB-SGP araçlarından bu kollar aktif edileceği yerde sökülerek iptali ile çözüm bulundu (bence çok üzücü bir durum şu anda bu kolların aktif olduğu ve yolcuların bu bilinç içerisinde olduğu bir sistemi çok isterdim) aynı sebepler ve öngörüler ile yeni alınan Bombardier Flexity Swift araçlarında da aynı işlevi gören yeşil ve kırmızı ledleri bulunan bu kapı butonları deaktif durumda kullanılmaktadır.

Metro - Tramvay kültürünün en büyük eksik halkası olan yaygın raylı sistem ağı bulunmaması sorunu çözülünce umuyorum bu konu da tartışılmayacaktır, fakat kapkaç ve yankesicilik gibi adi suç olmaktan organize suç olma haline gelen olaylar için ise şahsi görüşüm olarak istasyon ve peronlardan ziyade araç içlerinde ve hatlarda sivil giyimli devriye güvenliklerinin bulunması gerekliliğine inanmaktayım.

Saygılarımla.


enes

16 yıl önce - Cum 27 Oca 2006, 22:03

Geçen sene arkadaşımla Çemberlitaş'tan Sultanahmet'e yürürken kaldırımlar çok kalabalık olduğu için birara tramvay yoluna geçtik, muhabbet muhabbeti açtı derken bi baktık tramvay durağına girmişiz, farkına varan oldumu diye baktık herkes kendi keyfinde sonra diğer taraftan çıktık.

Not: Farkeden oldumu diye bakmamızın sebebi çıkarken bizi görenlerin "yahu akbil basıp girmiş saflar birde geri çıkıyolar" diye düşünebilme ihtimalinden.  



Akın Kurtoğlu

16 yıl önce - Cmt 28 Oca 2006, 01:25

Alıntı:
Kapkaç ya da yankesicilik gibi olaylar için araç içlerine kamera konulması ise gerçekçi bir çözüm ya da yaklaşım olamamaktadır, çünkü 1-yoğun saatlerde bu kameralar ile bile vücudun orta kısmında kalan bir bölgeyi göremezsiniz, 2-bu kameraları online kontrol edemezsiniz 3-artı olarak bu kameralar sadece caydırıcı olabilir

4-Bu namussuz gürûhu, güvenlik kameralarını da çalarlar!...    

Mecburen, 4. maddeyi de eklemek zorunda kaldım ama, maalesef gerçek bu... Para eden hemen herşeyi çalmayı kendilerine düstur edinmişler. Kazanmadan yiyenler bunlar...

Akın KURTOĞLU


Esat San
16 yıl önce - Pzr 29 Oca 2006, 19:55

Menes, hocam kaç kişiydiniz hazırlayın jeton paralarını almaya gelelim ))) şaka bir yana bu tarz hadiseler tabii ki olabiliyor, burada sizler nasıl olsa kimse bir şey demedi ya da farkına varmadı diyerek tramvaya da binebilirdiniz, işte asıl problem burada toplumsal duyarlılık Akın beyin bahsettiği güruhun yarattığı terörize korku nedeni ile giderek yok olmakta, özellikle tramvay istasyonlarında pek çok peron görevlisi arkaşımız bu kişiler tarafından darp edilmekte, silahla tehdit edilmekte hatta bıçakla yaralanmaktadırlar ve ne üzücüdür ki kanunen peron görevlisi arkadaşlarımızın bu kişilere karşı kuvvet kullanımı kendilerinin de suçlu durama düşmelerine sebep olabilmektedir, öyle ki yaşanan bazı hadiseler de (çok az da olsa) devletin kolluk kuvvetleri dahi nerede ise Güvenlik Kanunun' da kendilerine eşdeğer arama yapma, kimlik sorma, göz altına alma yetkileri bulunan Güvenlik Görevlilerine dahi silahına el koyma, göz altına alma gibi davranışlarda bulunmaktadırlar, bahsettiklerim uç noktalar ama meydana gelen gerçek hadiseler, inşallah bir gün düzelir diyorum anca.

Esat San
15 yıl önce - Çrş 06 Arl 2006, 11:29
Tramvayda Güvenlik


Öncelikle bir düzeltme yaparak başlamak istiyorum, Güvenlik Kanununa tabii olsalar dahi güvenlik görevlilerinin kimlik kontrolü yapma yetkisi olmadığını öğrendim, bir önceki mesajımda verdiğim hatalı bilgi için özür dilerim.

Araç içlerinin kamera ile izlenmesi ile ilgili olarak geçtiğimiz haftalarda bir örnek görme şansım oldu, Viyana metro sistemine yeni katılan Siemens yapımı V Wagen modeli metro araçlarında kamera ile izleme yöntemi uygulanıyor, her bir vagonda iki adet muhtemelen hareketli mini kamera var, ve araçlar 6 lı dizi halinde en baş kapıdan bindiğinizde son kapıya kadar araç içerisinden yürüyerek gidebiliyorsunuz, bu da aslında kamera için oldukça iyi bir görüş açısı anlamına geliyor, araçların kapılarında ve camlarında ise "Bu araç kamera sistemi ile izlenmektedir" uyarısı var, sanırım bu da özel hayata müdahale var binip binmemek kendi tercihinizdir ya da potansiyel cepciler işinizi sağlam yapın yakalanmayın gibi bir uyarı mahiyeti taşıyor.





Aslında burada tartışmaya açmak istediğim konu biraz daha farklı, bildiğiniz gibi Ulaşım A.Ş. uluslararası bir çalışma olan İstasyonlar Güvenlik Algısı ile ilgili bir çalışmaya katılıyor, bu çalışma oldukça kapsamlı fakat sadece istasyonları içeriyor, bunun dışında sizce raylı sistem araçlarında güvenlik algısı ne durumda, yani kendinizi araca ait unsurlardan dolayı güvenli ya da güvensiz bir ortamda hissediyormusunuz? (Camlar, kapılar, aydınlatma, tutamaklar, renkler vb.) Yukarıda verdiğim örnekte araç içinde kamera bulunması ve bunun görünür olması bende kendimi güvenli hissetmekten çok tedirginlik hissi uyandırdı mesela, çünkü sistem gereği hiçbir istasyonda ortalıkta güvenlik görevlisi ya da köpekli polis olmamasına rağmen herhangi bir olaya karıştığınızda sistem içerisinde kalmış iseniz yakalanacağınıza emin olabilirsiniz.

Sizlerin Raylı Sistem Araçlarındaki Güvenlik Algılarınız ile ilgili düşüncelerinizi almak istiyorum, kendinizi ne kadar güvende hissediyorsunuz ya da sizi rahatsız edenler nelerdir?


Mahmuttan
15 yıl önce - Prş 07 Arl 2006, 13:02

Ben bu kameraların fake olduğunu düşünüyorum, yani en azından burda olsa öyle olurdu 6 vagon demişsiniz en az 12 kamera var, bugün bizim hafif metroda 50 araç çalışsa aynı anda 100 kamera yapar kim bunları online izleyebilir böyle bir yatırım olmaz, bu sadece kayıt amaçlı sonradan hırsızı kapkaççıyı nerde bulacaksın bulsan vatandaş karakola gelmez bilmem ne, bence kamera insanlara güven vermiyor, yapacağını yapanda bundan geri kalmıyor korkmuyorki adam, kameradan senin benim gibi kanuna nizama saygılı adam korkuyor ne hikmetse.

Sorunuza gelince ben kendimi yeni tramvaylarda mutlu hissediyorum bu bir gerçek Çünkü camlar daha geniş bir kere içeri daha çok gün ışığı giriyor, eski tramvaylarda (yani hafif metro vagonlarında) ışık biraz sarımsıydı bu da insanı etkiliyor, ayrıca yere daha yakın olmak da iyi bir duygu, metro da ise tünelde olmasından mı dır nedir biraz sıkıcı geliyor yolculuk


Mustafa Noyan

15 yıl önce - Cmt 06 Oca 2007, 18:34

Alıntı:
Sizlerin Raylı Sistem Araçlarındaki Güvenlik Algılarınız ile ilgili düşüncelerinizi almak istiyorum, kendinizi ne kadar güvende hissediyorsunuz ya da sizi rahatsız edenler nelerdir?

Genellikle kendini banliyö trenlerinde dahi güvende hissedebilen bir yolcu olarak buraya yazmam abes kaçsa da; bu başlığın güncellenmesinde fayda olacağından emin olduğumdan kendi hislerimi yazmaya çalışayım.
İstanbul' daki raylı sistem araç ve istasyonlarında takip edebildiğim kadarıyla büyük güvenlik problemleri yaşanmıyor, istasyonların turnike sistemleriyle donatılmış olması ve modern görünümlerinin caydırıcı bir etken olduğu muhakkak, her ne kadar güvenlik elemanları bilet kontrol etmekten başka bir işe yaramıyor gözükse ve ciddi bir problem karşısında görevlerinin ellerine gözlerine bulaştıracak oldukları her davranışlarından belli olsa da en azından caydırıcı ciddiyette bir görünümleri var.
Cadde Tramvaylarında yeni Bombardier araçlar çağdaş görünüm ve bence de geniş camların sağladığı aydınlık sayesinde güven verici, kendimi kalabalık araçlarda dahi güvenli hisseebiliyorum.
LRT hattı araçları biraz daha loş olmalarından veya hattın etrafının çoğunlukla duvarlarla çevrili olduklarından ötürü olmalı, biraz daha az güvenli hissetmeme neden oluyor;
Taksim Levent Metro hattı ise neden bilmiyorum bana oldukça soğuk geliyor, cadde tramvayı ve LRT hatlarında birbirini süzen veya birbirleriyle ilgilenen yolcular yerine çevresini hiç umursamayan, sadece kendi iç dünyasına odaklanmış insanlarla karşılaştığım hissine kapılıyorum, diğer hatlarda İstanbul veya türkiye'de olduğumu hissedebiliyorken, metroda kendimi daha çok bir Avrupa şehrinde hissediyorum; bu durumda kendimizden daha emin olmamız gerekirken, nedense ben kendimi acaip hatta korkunç bir dünyada, o kalabalığın yapayalnız hissedebiliyor, bunun etkisiyle de güvenlik hissimi kaybedebiliyorum.
Mesajı biraz edebiyat denemesi haline getirmeden genel olarak bir sonuç cümlesiyle bağlarsam;
herşeye rağmen İstanbul Ulaşım tarafından işletilen tüm raylı sistemleri, güvenlik açısından hiç bir çekince hissetmeden ailemle rahatlıkla kullanabiliyorum.



sayfa 1
ANA SAYFA -> ULAŞIM