Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Burç

12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 00:22
Sonunda İstanbul boğazının enerji potansiyeli keşfediliyor


Yıllardır buralarda yazar dururum, "niye Boğaz'dan enerji elde edilmiyor?" diye...
Burç yıllar önce demiş ki:
Dünyada hiç bir yerde herhalde boğaz gibi devamlı akan müthiş bir elektrik potansiyeli
yoktur. Buradan bir kilowatt enerji elde edilmezken, tasarruf yoluna
gidilmesini ben anlayamıyorum. Asıl israf orada.

http://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?p=33257#33257


sonunda birileri daha Allahın bu lütfunu algıladı galiba :
Alıntı:
İstanbul’a Boğaz enerjisi

İstanbul’un 20 bin kilometrelik ulaşım ağı Boğaz’ın akıntısı ve rüzgarından elde edilecek enerji ile aydınlatılacak. Şehri gece daha güvenli hale getirecek proje, 100 trilyona malolacak


İstanbul’da 2 bin kilometresi ana arter 12 bin kilometresi şehir içi cadde ve sokaklar olmak üzere toplam 20 bin kilometrelik ulaşım ağı, 100 trilyonluk bir yatırımla aydınlatılacak. Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile İstanbul Büyükşehir belediye Başkanı Kadir Topbaş arasında imzalanan protokole göre, cadde ve sokakların aydınlatılması için Boğaz’ın akıntısı ve rüzgarından elde edilecek enerji kullanılacak.

Bakan Güler ile Başkan Topbaş, Saraçhane Belediye Sarayı’nda bir araya gelerek İstanbul Aydınlatma Haritası üzerinde yapılacak çalışmaları görüştüler. Görüşme sonrasında daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TEDAŞ, AYEDAŞ, Karayolları ve Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak 5 ayrı birim tarafından yapılan aydınlatma işlemleri, artık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile koordineli çalışacak olan “Aydınlatma Müdürlüğü” tarafından yapılması kararlaştırıldı.

İSTANBUL 24 SAAT YAŞAYACAK

İstanbul’un artık dünya kentleriyle yarıştığını belirten Başkan Topbaş, İstanbul’un 24 saat yaşayan özgür bir kent olmasını amaçladıklarını, bakandan bu yönde talepte bulunduklarını ifade etti. Bakanın da talebi olumlu bulduğunu söyleyen Topbaş, İstanbul’un daha güvenli bir kent olması için ana caddeler, sahiller, sokak ve parkların aydınlatılacağını dile getirdi. Aydınlatma işlerinin de tek elde toplanması konusunda karar verildiğini anlatan Başkan Topbaş, Türkiye nüfusunun yüzde 20’sini yaşatan bir kentte enerjinin de ciddi bir sorun olduğunu belirtti.

Bakan Hilmi Güler de projeyle İstanbul’un gece de güzelliklerinin görülmesinin sağlanacağını söyledi. İstanbul’un, bu sayede 24 saat 3 vardiya Türk ekonomisine, Türk sanayisine katkıda bulunacağını ifade eden Güler, yatırım için şimdilik 40 trilyon ayrıldığını, bunun daha sonra 100 trilyona ulaşacağını bildirdi.

Yeni Safak


Anıl

12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 00:51

Proje ne zaman baslayacak acaba?
Akinti super fikir ama ruzgar enerjisi icin kullanilan pervaneler her tur sonunda inanilmaz bir ses cikartiyor. Yapildigi yerde oturulmaz...

Insallah en kisa zamanda yapilir. Ne idi o oyle kriz zamani butun buyuk sehirlerde resmen 2 lambadan 1i yakiliyordu!  


irfan x
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 01:18

Çok iyi bir haber..Peki ne zaman hayata geçecek acaba...Nedense herşey çok yavaş ilerliyor İstanbul'da  



Haldun34

12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 09:08

Istanbul'da bütün lambalar yansa dahi   verdikleri ışık düşük. Yani ışık direklerinin üzerindeki ampüllerin gücü   ve ampül sayısı yeterli değil. Bu nedenle bir cadde boyunca tüm mevcut direklerdeki ampüller yanıyor   dahi olsalar ki (bu pek olmaz, mutlaka ya bir kaç direk yanmaz, ya bir direği bir otomobil çarpıp yıkmıştır) full performance'da dahi verdikleri aydınlık tekdüze bir Batı Avrupa şehrinin yanında çok karanlık kalır.
Özellikle eski adıyla E-5 güzergahı maalesef hep çok karanlıktır. Araçların farlarıyla aydınlanır genelde Istanbul Express yolları.

Gelelim otobanlara: Otobanlarda ışıklandırma yoktur. Anadolu Express yolu gişelerden sonra karanlığa gömülür. Yola o kadar karanlıktırki önünüze tesadüfen bir köpek çıksa 120 km/h hızla giderken yapacağınız pek bir şey kalmaz. Ya da bir yaya çıksa Sultanbeyli'de .   olmaz demeyin benim başıma geldi.

Avrupa tarafında ise Eyüp kavşağından sonra Bahçeşehir'e kadar maalesef 0-2 yolumuz kapkaranlık. Burada her metrekatrenin çok iyi aydınlatılması lazım.

Burada yapılacak şey mevcut 2'li standart direkleri genelde FSM köprüsü gişeler civarında gördüğümüz yüksek 6'lı direklerle değiştirmek. Kuwait'de otobanlarda hep bu 6'lı yüksek projektör direkler kullanılıyor ve elin Arap ülkesi bir ışık seli, inanılmaz aydınlık. Bomboş çöllerde Suudi Arabistan sınırına kadar otobanlar aydınlatılıyor.

Boğaz kıyı şeridi:
Kıyı boyunca projektörlerle kıyı bir ışık seli haline getirilmeli. Hem gemiler için hem de yollar için yararlı olur. Uçaktan baktığınızda tüm kıyı girinti çıkıntılarını kalemle çizilmiş gibi görürsünüz.

Tarihi eserler, önemli binalar, viyadükler, köprüler vb...

Bunların hepsi özel projelerle aydınlatılmalı. dünyada bu işi profesyonel olarak yapan sanatcılar var. Tüm tarihi eserlerimzi onların çalışmalarıyla ışık seline dönüşmeli

SONUÇ:   Dünya şehri, gururumuz apaydınlık Istanbulumuz


mcagri
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 10:08

Durun bakalım Mimarlar odası ne diyecek bu projeye

Kemal Çevik
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 11:26
Hayal kurmayalım....


Arkadaşlar,

Enerji üretimi konusunda bir hayli çalışma yapmış, ve de tesadüfen oğlunun daha dün teslim ettiği elektrik üretim yöntemleri projesi için tüm kaynaklarını yeni elden geçirmiş biri olarak lütfen bana kulak verir misiniz?

Yüksek debili sulardan ve rüzgardan elektrik enerjisi üretmek mümkün, ancak bununla bir şehri aydınlatmak pek olası değil.

Bildiğiniz gibi elektrik üretiminin esası bir çarkı (türbin) herhangi bir güçle çevirip mekanik enerji elde etmek ve bunu da bir dinamoda (jeneratör) elektrik enerjisine dönüştürmektir. Ben endüstri mühendisi olarak teknik detaylar hakkında ahkam kesemem ama üretim teknolojileri  benim konum,  detaylar için elektrik mühendislerine başvurmak gerek.

Elektrik üretim miktarı türbinin dönüş hızıyla doğru orantılıdır. Örneğin bir hidrolik santralda suyu bıraktığınız yükseklik ve debisi üretim miktarına doğrudan etki eder. Şimdi boğaza en basidinden su değirmeni gibi bir çark yapmanız gerek ki su bunu döndürsün.  İşe yarar miktarda üretim için o çarkın çapının kaç metre olması gerektiğini, ya da kaç çark yapmak, jeneratör tesislerinin sayısını, yerini bir düşünmeye başlayınca işin ne boyutlara geleceğini düşünmek bile istemiyorum.

Rüzgardan üretime gelince. Bu biraz daha makul, ama bir tek pervanenin bir işe yaramayacağını bir pervane tarlası (wind farm) kurulması gerektiğini bunun da dönümlerce yer gerektirdiğini hatırlatmak isterim. Ayrıca bu teknoloji yaygın tüketim yerine daha çok özel tüketimler için enerji üretilmesinde, ya da ulusal şebekeleri beslemede uygun. Bir de "yaprak bile kıpırdamayan" günlerde ne yapılabileceği meçhul. Eskiden bu teknik özellikle sayfiye evlerinde kullanılırdı. Yüksekçe bir direğin tepesine konan pervane dönerek hem kuyudan su çeker, hem de bir aküyü şarj ederdi ki gece titrek bir lamba evi aydınlatabilsin, belki de radyo dinlenebilsin.

Son bir nokta: Bildiğiniz gibi elektrik enerijsini  küçük çaplı akü ya da piller dışında depolamak henüz imkansız. Üretimin nasıl yapıldığını, talebin nasıl karşılandığını uzun uzun anlatmaya burada yer ve zaman yok, ama örneğin hava kararıp da planlanan sistemden beslenenler, en azından aydınlatma direkleri, kilowatlarca enerji talep edince ne olacak,  pervanelerin ya da çarkların kapasitesi yetecek mi, rüzgarı daha hızlı mı estireceğiz, akıntıyı mı artıracağız.

Sonuçta teoride hoş ama pratikte zor, verimsiz, attığın taş ürküttüğün kurbağaya deymeyecek bir proje.  Tamam boğazın kenarıına diğerlerinden farklı bir direr diker, dibine de bir çark koyar bu direkteki ampulu yakarsın, hem ilgi odağı olur hem de çocuklarımız eğitilir hoş ve de boş olmayan bir proje olur bunu anlarım, ama İstanbul'u aydınlatmak için biraz hayal kurmak demek bu. Teknolojik olmasa bile ihtiyacı karşılayacak yatırım ve işletme maliyetleri açısından hayal kurmak en azından. Açıklamada fazla detay yok, bu sistemlerle ulusal şebekeyi destelemek amacı güdülüyorsa gene de İstanbul çapında bir merkez için çok gerçekçi değil.

Tüm bunların yerine Trakya'daki doğal gaz çevirim satralına bir ünite daha ekler, bunu da öncelikle şehre tahsis edersin tertemiz ve akıllıca bir iş olur.

Biliyorum şimdi bana "gamlı baykuş" diyenler çıkacak ama ne çare ki teknolojik ve bilimsel gerçekler de bu merkezde, "insan hayal ettiği müddetçe yaşar" sözüne yürekten inanmama rağmen....

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK



Burç

12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 12:06

Ben de mühendis değilim ama birçok ülkede gelgit akıntısından bile enerji üretilirken,
ortalama 40 metre derinliğindeki Boğazın saatte sabit 8-10 km hızla çift yönlü akışından
temiz enerji elde edilmemesi bence milli servetin israfıdır.
Yüzyıllarca daha azalmayacak ve bitmeyecek bir servetten bahsediyoruz.
Ayrıca bu enerjiyi depolamayacaklar, direkt elektrik şebekesine eklenecek.

Bu arada su, havadan 700 defa daha yoğun olduğu için, bir tek su türbini bile
bir rüzgar türbini tarlasına eşit oluyor.


Turhan
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 13:53

Alıntı:
Istanbul'da bütün lambalar yansa dahi verdikleri ışık düşük. Yani ışık direklerinin üzerindeki ampüllerin gücü ve ampül sayısı yeterli değil


Buna bir de Istanbulda beyaz soguk ışık veren ampüller kullanilmasi yerine sari sicak ışık veren ampüllerin kullanilmasini da ekleyebiliriz.E-5 aydinlatmasi da bu yüzden cok yetersiz zaten.Hele Halic tünelindeki aydinlatma düsman basina.Ayni enerjiyi sarfederek daha efektif bir aydinlatma sistemi kurmak mümkün.Cemberlitaş meydaninda dikkatimi cekmisti,soguk ışık digerlerine nazaran cok daha iyi aydinlatiyor.Bunu soguk ışığın dalga modeliyle degil de tanecik modeliyle yayilmasina bagliyorum.(Son cümlem konusunda uzman birileri aciklama yaparsa sevinirim)


artagun
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 16:07

Ben yuksek makine muhendisiyim. Bu konuda biraz bilgim var ve Kemal Cevik Bey'e hak veriyorum. Bogazdaki enerji kullanilsin ama bunun tum Istanbulu aydinlatacagi gercekten hayal. Ruzgar bana pek mantikli gelmedi, ama su akintisi kullanilabilir. Ruzgar icin cok alan ve yatirim lazim ve devamliligi daha dusuk. Suya kurulacak sistemlerinde bogazin trafigini etkilememesi lazim tabiiki. Dedigim gibi yapilabilir, cok degerli bir sistem olur ancak cok fazla bir sey beklememek gerek.

Bu arada yurtdisinda her yolun isil isil oldugu konusuna katilmiyorum. Ben Amerikada yasiyorum ve bir cok buyuk sehrini ziyaret ettim buranin ve dediginiz gibi istanbuldan cok cok daha isiklandirilmis degiller. Daha iyiler ama oole her otoban, arazi ortasindan giden otobanlarin isiklandirildigi doru degil. Tem'in buyuk kisminin isiklandirilmamasi cok normal, etrafinda insan olmayan yerlerin isiklandirilmasi gerekli degil. Amerikada sehirin bir adim disina cikinca hic isik yok yollarda.   [/quote]


Kemal Çevik
12 yıl önce - Sal 06 Arl 2005, 23:28

Sevgili Burç,

Alıntı:
ortalama 40 metre derinliğindeki Boğazın saatte sabit 8-10 km hızla çift yönlü akışından



Bildiğin gibi  elektrik üretmek için akarsuların üstüne  çarklar kurulur, su bunların ucundaki kanatçıkları iterek döndürür. Çark suyun içine ortasına kadar batırılmaz kanatçıklar yüzeye teğet  geçecek şekilde yerleştirlir. Akıntının içine gömülecek bir düzenek suyun direnci ve sürtünme yüzünden çok yavaş döner. Çarkı hızlandırmak için kanatçık sayısını artırmak, bunun içinde çarkın yarı çapını büyütmek gerekir. Şimdi bir düşünelim bakalım bu düzenek boğaza nasıl yerleştirilir, dinamolar nereye konur. Şaka bir yana acaba radar kulalerinden faydalınabilir mi? Evet teoride imkansız bir düşünce değil ama pratiğe geçirilmesi, sağlayacağı üretim katkısı bence pek bir şey ifade etmiyor.

Görüşmek üzere
Kemal ÇEVİK



sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
ANA SAYFA -> İSTANBUL - Haberler ve Sohbet