1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 7  |
 |
Erkan YILMAZ
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 13:05
| osmancık demiş ki: |
| kapısından içeri giremediğimiz hatların otobüsleri zarar mı ediyor yani? |
Zararı pik saatlerdeki seferler oluşturmaz zaten.
Ancak diğer zamanlardaki sefer düzenlemelerini iyi yapamazsan zarar edersin.
Daha bir kaç gün önce, cumartesi günü gayrettepeden 65G Gültepe otobüsüne binmek için durağa yürürken otobüsü kaçırdım, yetişemedim. İETT aracıydı ve ayakta bir kaç yolcusu vardı sadece.
10 dk ya bekledim ya beklemedim bir tane ÖHO geldi, ağzına kadar doluydu. Baktım durmaya niyeti yok işaret ettim. El kol hareketleri yapıp durmadan basıp gitti.
Baktım arkasında bir tane İETT var. İçinde 3-4 kişi vardı sadece. ÖHO Levent durağına İETT'den önce girmek için bastırıyordu.
İETT aracı boş olmanın verdiği avantajla Levent ışıklara yan yana girdiler. Dolu olan ÖHO durağa girdi, boş İETT girmedi boş olarak devam etti.
Şimdi 10 dakika içinde 2 İETT aracı toplasanız 30-35 yolcu taşırken ikisinin arasındaki ÖHO en az 70-80 yolcuyla gidiyordu, Ayrıca bu hattın en çok yolcu potansiyeline sahip Levent durağını da topladı.
ÖHO sürücüsü para kazanmak için yırtınırken İETT sürücüsü durağa girmeyerek buna çanak tuttu.
Şimdi ben ne düşünmeliyim? İETT sürücüsü menafaat sağladığı içinmi girmedi durağa? Yoksa tehditkar bakışlardanmı korktu?
Sonuçta İETT kaybetti, ÖHO kazandı. Buyrun size zararın açıklaması.
Durağa girmeyen aracın numarası sökülmüştü alamadım. Ama izi kaldığından sonunun 173 olduğunu gördüm. Baş tarafı okunmuyordu.
Erkan Yılmaz
|
 |
osmancık
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 13:28
3-4 kişiyle bir otobüs kaldırılıyorsa, bu iett'nin sorunu.
bunu pik saatler diğerlerini karşılasınla izah edemeyiz.
günün her saatinde, adeta tıklım tıklım olana kadar yolcuların bekletildiği hatlar da var.
iett, ayarlamayı ona göre yapsın.
|
 |
Patron
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 21:19
| Alıntı: |
İETT'de 200 milyon $ yolsuzluk
İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İETT'de müfettişler, 100 milyon euro’luk usülsüz işlem ortaya çıkardı. |
200 milyon dolar mı? 100 milyon Euro mu? Bu rakamlar bile birbirini tutmuyor.
Bu başlığı açan kişi olarak, bu haber bana hiç inandırıcı gelmedi.
"Muhalefet"in tipik karalama çabalarına benziyor.
|
 |
mesut_tr
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 21:21
zarar ettigine pek inanmiyorum, asil parayi iett götürüyor, kalitesiz araclar, yani cok eski araclar ile yolcu tasiyorlar ve fiyatlarda normale göre bana kalirsa biraz yüksek...günlük yüzbinlerce kisiyi tasidigini düsünürsek...su an yenilemeye basladilar ancak hala eski duran otobüsler kullaniyorlar veya eski duran otobüs satin aliyorlar, her 50 otobüsünden birinin yeni durduguna inaniyorum..tamam yeni otobüsleride var ancak eskisi cok daha fazla...
iett masalalah yillardir dogru düzgün bir bakim yapmiyor duraklarina, cok kötü durumda olan duraklar var, ben iett nin zarara ugradigini düsünmüyorum, karsilastirma:
iett:
isvicre toplu tasima araci zvv:
sagdan ikinci zvv, digeri, minibüs seklinde olani ise cok kisa yollar icin....
En son mesut_tr tarafından Sal 29 Nis 2008, 22:25 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
Emre Güray
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 21:55
| Alıntı: |
zarar ettigine pek inanmiyorum, asil parayi iett götürüyor, kalitesiz araclar, ynai cok eski araclarile yolcu tasiyorlar ve fiyatlarda normale göre bana kalirsa biraz yüksek...günlük yüzbinlerce kisiyi tasidigini düsünürsek...su an yenileme iindeler ancak hala eski duran otobüsler kullaniyorlar veya eski duran otobüs satin aliyorlar, her 50 otobüsünden biinin yeni durduguna inaniyorum..tamam yeni otobüsleride varlar ancak eskisi cok daha fazla...
iett masalalh yillardir dogru düzgün bir bakim yapmiyor duraklarina, ok kötü durumda olan duraklar var, ben iett nin zarara ugradigini düsünmüyorum, karsilastirma |
Sn. Mesut_tr, yukarıda belirtmiş olduğunuz hususlar hakkında sanırım aynı kanaatte olanların oranı %5'i geçmeyecektir. Bugün halen 85-86 model araçlar kullanılabiliyorsa, otobüsler ve duraklarının büyük bir çoğunluğu temiz ise bu İETT'nin bakımlarını düzgün ve iyi bir şekilde gerçekleştirdiğinin göstergesidir. İETT sadece otobüse benzin koymaz, gelen gelirleri şöförlerin, araçların sigortalarına, maaşlarına, arka planda hiç görmediğiniz ustalara ve işçilere geri döndürür. Bu çark içerisinde elde edilen gelirlerin boyutu zaten giderlerin az biraz üstüne denk gelir.
|
 |
Mrat
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 23:30
| Alıntı: |
İSTANBUL - Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı İETT Genel Müdürlüğü'nde inceleme yapan mülkiye müfettişleri, 100 milyon avroluk (yaklaşık 200 milyon YTL) usulsüz işlem ortaya çıkarttı. Müfettişler, iki buçuk yıldır İETT Genel Müdürlüğü koltuğunda vekil olarak oturan Mehmet Öztürk başta olmak üzere, kurum üst yönetimi hakkında adli soruşturma başlatılmasını istedi. İhalesiz reklam alanları vermek ve ihale yapmadan metrobüs alımı suçlamalar arasında yer alıyor.
İçişleri Bakanlığı müfettişleri İETT'de geçen şubat ve mart aylarında yaptıkları rutin inceleme sırasında, bazı ihale usulsüzlükleri ortaya çıkardı. Hazırladıkları sekiz klasörlük raporu İçişleri Bakanlığı'na teslim eden müfettişler, 50 metrobüsün alımında usulsüzlük yapıldığını, 50 Mercedes Capacity otobüs alımı işleminde de aynı usulsüzlüğün devam ettirildiğini tespit etti. Müfettişler, 40 milyon dolarlık (yaklaşık 52 milyon YTL) Topkapı-Edirnekapı tramvay hattı yapımının, ihalesiz olarak bir firmaya verildiğini vurguladı. Otobüslere reklam giydirilmesinin on yıllığına bir firmaya verilmesi ve İETT duraklarının yapım ve reklam işlerini gerçekleştiren firma sözleşmesinin 10 yıl uzatılmasının da yasaya aykırı yapıldığını saptayan müfettişler, iki buçuk yıldır İETT Genel Müdürlüğü koltuğunda vekil olarak oturan Mehmet Öztürk başta olmak üzere, kurum üst yönetimi hakkında adli soruşturma başlatılmasını istedi. Bunun üzerine Beyoğlu Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu ve soruşturma başlatıldı. Öztürk savcılığa yazılı ifadesini verdi. Raporda yer alan bazı usulsüz işlemler şöyle:
İstanbul'un şehir içi trafik sorununu çözmek amacıyla Hollanda'dan satın alınan metrobüslerin alımında usulsüzlük yapıldı. 63 milyon avroya 50 Phileas marka metrobüs ihale yapılmadan, 'doğrudan temin yoluyla' satın alındı.
50 otobüsün alımında ihaleye çıkılmadı. 15 milyon 750 bin avro bedelle alımı yapılan 50 Mercedes Capacity otobüs, 'doğrudan temin yoluyla' yapılan işlemle kurum envanterine girdi.
İki kilometre uzunluğundaki Topkapı-Edirnekapı tramvay hattının yapımının detaylı incelenmesi sonucu, 40 milyon dolar maliyeti olan ve belki de daha da artması beklenen bir inşaat işinin usulsüz ve ihalesiz olarak bir firmaya verildiği anlaşıldı.
Otobüslere reklam giydirilmesi işi ihale edilmeksizin 10 yıllığına bir firmaya verildi. İETT duraklarının yapım ve reklam işleri de 10 yıllık süre uzatılarak aynı firmayla devam etti. Oysa yeniden ihaleye çıkması gerekiyordu. |
29/04/2008 tarihli radikal gazetesinden alıntıdır
zararın nedeni bu olabilirmi?...
|
 |
Çağrı Tekin
15 yıl önce - Sal 29 Nis 2008, 23:45
Otobüslerin eski olması kuruma yarar değil bilakis zarar getirir. Gelişen teknolojiyle birlikte araçların yakıt maliyeti azalıyor örneğin ya da eskiyen araçların bakım masraflarının artması da çok önemli. Yani, bence otobüslerin boş gitmesinden ziyade, çoğu aracın eski olması İETT'yi daha çok zarara sokuyor. İzmir ve Ankara neredeyse tüm filolarını yenilediler, İstanbul'da bus şehirlerin toplamı kadar belediye otobüsü var belki ama belediyenin bütçeşi de bu ikisinin toplamını katlıyor, dolayısıyla şu dönem içinde filo yenilenebilirdi, böylece yakıt-bakım masrafları düşerdi, biz yolcularsa çok daha rahat bir şekilde seyahat ediyor olurduk.
|
 |
mesut_tr
15 yıl önce - Çrş 30 Nis 2008, 14:00
| Alıntı: |
| Sn. Mesut_tr, yukarıda belirtmiş olduğunuz hususlar hakkında sanırım aynı kanaatte olanların oranı %5'i geçmeyecektir. |
arkadasim yüzde 5 de birseydir, onlari göz ardi edemem, beni yüzde 5 kisi desteklese ne mutlu bana...
| Alıntı: |
| Otobüslerin eski olması kuruma yarar değil bilakis zarar getirir. Gelişen teknolojiyle birlikte araçların yakıt maliyeti azalıyor örneğin ya da eskiyen araçların bakım masraflarının artması da çok önemli. Yani, bence otobüslerin boş gitmesinden ziyade, çoğu aracın eski olması İETT'yi daha çok zarara sokuyor. İzmir ve Ankara neredeyse tüm filolarını yenilediler, İstanbul'da bus şehirlerin toplamı kadar belediye otobüsü var belki ama belediyenin bütçeşi de bu ikisinin toplamını katlıyor, dolayısıyla şu dönem içinde filo yenilenebilirdi, böylece yakıt-bakım masrafları düşerdi, biz yolcularsa çok daha rahat bir şekilde seyahat ediyor olurduk. |
dogru, eski bir otobüsün tamiri yenisine göre cok daha pahalli ve eski adi üstünde eski otobüs, yani masrafi cok dha fazla, simdiki araclar cok daha az yakiyorlar, elektrikli otobüs, metrobüse benzer, kullanilsa cok daha iyi olur....
|
 |
gorkem
15 yıl önce - Çrş 30 Nis 2008, 14:31
elektrikli otobus kullanilsin demissinniz ama elektrigi nasil urettigimizden haberiniz yok herhalde
dogal yoldan degil disaridan aldigimiz dogalgazdan elektrik uretiyoruz bide onu otobuslere harcarsak
ama isin dogrusu eski otobuslerin tamir masraflarinin cok olusu
bir de eski otobusler yeter artik di mi ya o ses o gurultu yani o yuksek basamaklar nasil biniyolarmis eskiden sasiyorum
|
 |
Akın Kurtoğlu
15 yıl önce - Çrş 30 Nis 2008, 21:30
İETT, pek verimli olmayacağı düşüncesiyle ara saatlerde yüzlerce otobüsünü geriye, dinlenmeye çekiyor. Oysa, İstanbul gibi onikibuçuk milyon nüfuslu bir metropolde, güniçinde öyle başdöndürücü bir sirkülasyon mevcut ki, bunu ancak pratik olarak kenti kullananlar bilebilir. Herkes her an her yere gitmek üzere programlanmışçasına hareket halinde... Gündüz toplutaşıma araçlarını kullanmayanlar, sadece öğrenciler, masabaşı memurları ve imalat sektörü... Bunun haricinde milyonlarca insan devamlı olarak biryerlere gitme derdinde...
İETT'nin bu gerçeği gözardı etmeyerek, ara dinlenmeleri mümkün mertebe en aza indirmesi gerekmekte. Pik saatlerde 10 dakikada bir kalkan hatların, ara saatlarda; 25-40 dakika frekanslarına inmesi kabul edilemez... Öğlen vakitlerinde işleyen otobüslerin çoğunda oturacak yer bulunmaz. Muhakkak ayakta yolculuk edenler vardır ve bunların sayıları da, oturan sayısına eşdeğer, hatta kimi hatlarda daha bile fazladır... 10 İETT garajında yüzlerce otobüs ise, 6 saat boyunca yatar...
1970 senesinde 839 olan İETT filosundaki araç adedi, 1970'lerin sonunda 654'e inmişti. Bunların da 355'i hizmet vermekte, geri kalanları ise yedek parça yokluğundan dolayı çalışamamaktaydı. Bu yüzden o senelerde ara dinlenme uygulanmazdı. Bir hatta sabah-akşam ve öğlen servise verilen oto sayısı sabitti. 1980'den sonra filoya giren 657 otobüslük taze kanla, eski otobüslerin bir kısmı ıskat edildi. Filo 1236'ya yükseldi. 210 hat mevcuttu ve hat başına ortalama; 5.88 (6) otobüs/troleybüs düşmekteydi. Ama yine de aradinlenme uygulanmadı. Çok nadir olarak birkaç hatta 1, en fazla 2 araçlık geri çekmeler sözkonusuydu. Garajlar gündüzleri bomboş dururdu. Çünkü otobüslerin çoğu serviste olurdu. Hat başına ortalama 5 araç servise verilmekteydi.
MAN'ların gelmesinden itibaren aradinlenme meselesinde artış gözlendi. 1980'e yükselen araç adedi ve 330 civarı hat vardı. Araç başına tam olarak 6 araç düşmekteydi. Ama ara dinlenmeler giderek çoğalmaya, sadece zirve saatlerde çalışan pik hatlar açılmaya başlandı. Bir aralar pik hat adedi 40'ı buldu. Hat başına ortalama 4 otobüs düşmeye başladı. Aralarda 500 kadar otobüs dinlenmeye çekildi. Dinlenmeye çekilenlerin çoğunluğu da körüklü araçlardı.
Bu zincir, günümüze kadar kısmen farklılık göstererek geldi ve bugün itibarıyla, arasaatlerde dinlenen araç adedi çok fazla... Bunların da bir şekilde servise verilmesi ve böylece güniçindeki yığılmaların eritilmesi sağlanabilir. Bu sayede İETT'nin bilet gelirlerinde de gözle görülen artışlar gözlenecektir.
Akın KURTOĞLU
|
 |
sayfa 7  |
ANA SAYFA -> ULAŞIM
|