Minibüsler dik seferler yapacak ya da başka hatlara yönlendireceğiz. Minibüs esnafını mağdur etmeyi asla düşünmüyoruz. Onları yok sayamayız, onlar kentin gerçeği. Onların da farklı istikametlerde, kazanımlarına zarar vermeden yaşamlarının sürdürmelerini sağlayacağız
Bence burada anlatılmak istenen, minibüslerin yavaş yavaş E-5 civarlarından çekilmesi çalışması... Birden kaldırılmak istenselerdi, nümayiş çıkardı Allah muhafaza!... Mutlaka, E-5'den giderek uzaklaştırılacaklar ve banliyö-banliyö veya banliyö-uzak merkezler arasında mekiklerde kullanılmak üzere yeni hatlar açılacak bunlara...
Yani, hem şehrin merkezinde trafik rahatlayacak, hem de minibüsçü esnası gece evine giderken nafakasını bir şekilde sağlamış olacak... Olay; terazi ve denge meselesinden ibaret...
Mutlaka, E-5'den giderek uzaklaştırılacaklar ve banliyö-banliyö veya banliyö-uzak merkezler arasında mekiklerde kullanılmak üzere yeni hatlar açılacak bunlara...
Belediye asıl toplu ulaşım hizmetini baönilölerde vermekle yükümlüdür. Şehir merkezi tabi ki önemli ama banliyölerde genelde daha az kazanan insanlar oturuyor. Buralarda yaşayan insanları minibüslere mahkum etmek de Topbaş'ın belediyecilik anlayışının bir göstergesidir.
Merkez'de laleler açsın, citarolar dolaşsın, kaldırımlar granit olsun, süs havuzları olsun ama banliyölerde halk minibüsle yolculuk yapsın. Bu anlayış kabul edilemez. Umarım Topbaş ve ekibine oy veren yoksul halkımız bu belediyenin aslında kime hizmet ettiğini görürler.
Bence minibüsler ancak bu şekilde kademeli olarak kaldırılabilir. Metro, tramvay ve metrobüslerin ulaştığı noktalardan minübüslerin çekilerek henüz bu sistemlerin ulaşmadığı noktalara kaydırılması gayet mantıklı bir çözüm. Ne zaman ki her tarafa metro ile ulaşım sağlanıyor o andan itibaren minübüsler miaını dolurmuş olur. Bana sorarsanız istanbul trafiğinin en büyük kaynaklarından birisi olarak minübsleri gördüğüm için tamamen kaldırılıp iett nin buralara sefer yapması taraftarıyım.
Merkez'de laleler açsın, citarolar dolaşsın, kaldırımlar granit olsun, süs havuzları olsun ama banliyölerde halk minibüsle yolculuk yapsın. Bu anlayış kabul edilemez. Umarım Topbaş ve ekibine oy veren yoksul halkımız bu belediyenin aslında kime hizmet ettiğini görürler.
Emre, fakat burada çok ince ve önemli bir çizgi var. Onu gözden kaçırmamak lâzım: 5 kuşak Fatihli bir sülâlenin devamı olan ben ve büyüklerim, 40 seneden fazla bir süre, Fatih'ten geçen ve trafiği allak-bullak eden minibüslere mahkûm edildik. 135 yıllık bir geçmiş, bu adıgeçen yerleşmede ve bir yıl bile aksatmadan bize yüklenen her türlü vergiyi verdik. Boğazlarımızdan kesildi yeri geldi. Ama şehrin merkezinde oturmanın bedelini 5 kuşak birden ödedik.
İstanbul'un sınırına yakın yerde, hazine arazisine veya boş bulduğu yere gecekondusunu oturtup, bir kuruş olsun vergi ödemeyen, asfalt yapımına, toplu taşıma aracı alımına herhangi bir katkıda bulunmayan, elektrik-su gibi tesisatların ihdasına maddi olarak hiçbir katkıda bulunmayan, bir de üzerine üstlük utanmadan kendilerine çağdaş toplu taşıma hizmeti isteyen bu yüzsüz takımına benim sözüm... Biz, yıllaryılı gocunmadan maddi olarak büyük bir katkıda bulunduysak belediyeye, öncelik de doğal olarak şehir merkezinindir. Hiç darılıp da gücenmesinler, biz nasıl ki yıllar boyu minibüs eziyetini şehrin kalbinde yaşamak zorunda bırakıldıysak, biraz da onlar yaşasınlar bakalım bu eziyeti. Zerre kadar umurumda bile olmaz!...
Merkez'de laleler açsın, citarolar dolaşsın, kaldırımlar granit olsun, süs havuzları olsun ama banliyölerde halk minibüsle yolculuk yapsın. Bu anlayış kabul edilemez
Neden kabul edilemeyecekmiş,
banliyö dediğiniz (ki İstanbul'da gerçek anlamda bir banliyö yok), merkez dışında yaşayan vatandaşlarımız da iş olsun, alışveriş olsun merkezi o bölgede yaşayan insanlarla beraber gün içinde kullanılıyorlar, demek ki banliyöye yapılan yatırımdan sadece bir kesim faydalanırken, merkeze yapılan yatırımlardan tüm şehir halkı yararlanıyor, bu durumda merkeze daha fazla yatırım yapılması normal karşılanmalıdır.
Bakırköy'ü de boşverelim. Birincil olarak Eminönü, Fatih, Beyoğlu belki Eyüp, Beşiktaş, Üsküdar sonra Kadıköy, Bakırköy.
Bence de önce suriçine araç girişini yasaklayacak denli çok ray döşenmeli. Özel aracını sokmak isteyenden fahiş fiyat alınmalı. ;Örneği saati 5, 2 saati 12, 3 saati 20 YTL. Suriçinde yaşayanlardan da araçlar için aylık 20-30 YTL alınmalı.(Tapu getirene beleş de olur.) Kazanılan para ile de gecekonduların çokkatlı %15-25 yoğunluklu kensel dönüşümleri sağlanmalı.
En son Murat Caner tarafından Cmt 16 Eyl 2006, 16:58 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
metrobüs için iki şerit ayrılacak tamam da yolcular için yapılacak peron tarzı yapılar da yer kaplayacak sonuçta , bir şeritte en az bunun için gerekli yada duraklara yaklaşırken metrobüs için ayrılmış yolu genişletecekler , bir de bu peronlara ulaşmak için üstegeçitler kullanılacak , peki bu üstgeçitler nasıl olacak , hep otobüs modeli tartıştık biraz da üstgeçit tartışması yapalım , Ankarada çok modern üst geçitler var , şu biçimsiz tasarım özürlü demir yığını üstgeçitlerden kurtulmanın vakti geldi artık....
Emre, fakat burada çok ince ve önemli bir çizgi var. Onu gözden kaçırmamak lâzım: 5 kuşak Fatihli bir sülâlenin devamı olan ben ve büyüklerim, 40 seneden fazla bir süre, Fatih'ten geçen ve trafiği allak-bullak eden minibüslere mahkûm edildik. 135 yıllık bir geçmiş, bu adıgeçen yerleşmede ve bir yıl bile aksatmadan bize yüklenen her türlü vergiyi verdik. Boğazlarımızdan kesildi yeri geldi. Ama şehrin merkezinde oturmanın bedelini 5 kuşak birden ödedik.
Sanırım biraz yanlış anlaşılmış yazdıklarım. İstanbul merkez tabi ki önemli. Her yer bakımlı, temiz, trafik düzenli ve ulaşım alt yapısı mükemmel olmalı ama bu banliyölerin minibüslere, düzensizliğe teslim edilmesi anlamına gelmemeli.