Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 3
Kutlu Singil

17 yıl önce - Prş 30 Mar 2006, 18:10

Alıntı:
bu motorlarımızın kısa yol ulasımını saglamaları bence guzel bırsey ama yazın tur-yol sırketı emınonu-çınarcık arası sefer yapıyor.sızce bu teknelerın çınarcık gıbı açık denız seferı yapmaları nekadar guvenlı olabılırkı.hatta dıkkat ettıysenız dogru duzgun can sımıdı ve can yeleklerı bıle yok.koca vapurla bazen dalgada seyahat etmeye cekınıyor ınsanlar.ama oyle dalgalarda bıle tur-yol seferlerıne devam edıyor.ve bazı ınsanlar korkmadan bınebılıyor.acıkcası ben denızden asla korkmam cunkı denızlerde buyudum resmen ama bence pekde guvenlı degıl bu tekneler


Tur-Yol elindeki ozelliklede A sinifi tekneler, aslinda oldukca denizci kayiklar... bordalari ne kadar alcakta gorunsede Cinarcik gibi mesafelere gidebilirler... O konuda bir sakinca yok...
Bu teknelerin bir benzeri Bodrum Ferryboat Association (neden ingilizce bilmiyorum) Bodrum-Istankoy(Kos), Bodrum-Datca ve Bodrum-Marmaris arasinda kullaniliyor... ustelik govdesinde yapilmis ufak bir degisiklikle icine otomobil vs. alabiliyor...

Guvenle bininiz... Nitekim, ozellikle Bodrum-Istankoy arasi Marmara Denizine kiyasla cok daha hava ve dalga yapar...    


Mustafa Noyan

17 yıl önce - Prş 30 Mar 2006, 18:25



Akın Kurtoğlu

17 yıl önce - Cmt 15 Nis 2006, 18:09

Alıntı:
DTO Başkanı Metin Kalkavan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin Yeni Uygulamasını Popülist Buluyor.

Deniz Ticaret Odası Başkanı Metin Kalkavan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin 'mavi akbil' uygulamasını eleştirerek, bunun özel deniz taşımacılığının sonunu getireceğini savundu.
Böyle bir uygulamanın, sistemin içinde olmayan ve bu hatlarda rekabet yapan özel sektörü öldüreceğini savunan Metin Kalkavan; "Kamu hizmeti olarak görülen uygulamanın ileride ne sonuçlar doğuracağını göreceğiz. Özel sektöre yasama hakkı tanımayan sınırsız kaynaklara sahip olan kamunun, belli bir alanda popülizm yapması bu ülkede daha önce de görülmüştü ve maalesef tekrar yapılıyor. Bu sistemin vatandaşa da fayda sağlayacağına inanmıyorum. Bunu yapan devlet kurumu da olsa ciddi zarar yazacaktır. IDO, TDİ’den aldığı vapurlardan dolayı ciddi zarara uğrayacaktır. Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne gerekli girişimlerimizi yapacağız" dedi.

Turyol: Hükümet, kendi özel sektörünü koruyor
Türkiye Denizcilik işletmeleri'nin İDO'ya devriyle yapılanın tekelleşme olduğunu ve özel sektörü yok edeceği anlamı taşıdığını defalarca söylediğini hatırlatan Turyol Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Can ise, "Ancak bize hükümetimizin özel sektörü koruyucu bir politika taşıdığını ve böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söylenmişti, Evet hükümetimiz özel sektörü koruyor, ama sadece kendi istediği özel sektörü koruyor. Kendi politikasına uygun bir özel sektörü seçme peşindedir. Kısa bir süre sonra İDO bütün olarak arzu edilen kişilere devredilecektir. Ancak öncesinde rekabet gücü olan özel sektörü de mümkün olduğunca kırarak rekabeti bitireceklerdir. Bizim Kadıköy'den Karaköy veya Eminönü'ne 100 kişi taşımamız halinde bir yolcunun maliyeti bize 83 kuruştur. Benimle aynı kapasitede yolcu taşıyan İDO'nun ise kişi maliyeti 160 liradır. Buna rağmen 50 kurusu talep ediyorsanız bu popülizmden de öte bir şeydir. Özel sektör olarak o kadar gücümüz var ve birçok hat talebimiz oldu ancak hiçbiri değerlendirilmedi. Bunun anlamı özel sektörü kırarak İDO'yu ve şehir hatlarının bir bütün halinde arzu edilen yere devir etmektir" diye konuştu.

Dentur Avrasya: Sisteme biz de katılmalıydık
Dentur Avrasya Yönetim Kurulu Başkanı Recep Kaymaz da, ÖTV siz yakıtın ardından fiyat indirimi yapılmasına rağmen, denizyoluyla taşınan yolcu sayısında büyük bir artış sağlanamadığını ve bu sistemin de kamuya yarar sağlamayacağını savundu. Recep Kaymaz, böyle bir uygulama için bütün kurumlan tek çatı halinde toplayarak bir sistemin oluşturulması, gerektiğini söyledi.

Paksoy: Belediyenin uygulaması mükemmel
Eleştirilerin ardından söz alan İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy ise, konuyla ilgili şöyle konuştu: "Dünyanın medeni ülkelerinde toplu ulaşım savunulur ve özendirilir. Bir kentin kent olma özelliği toplu ulaşımla sağlanır. Ulaşım varsa ticaret vardır, turizm, eğitim ve sağlık vardır. Belediye İstanbul'un en büyük probleminin ulaşım olduğunu ve hep beraber bunu çözmek gerektiğini deklare etmiştir. Ulaşımı bir bütün olarak düşünmek gerekir. Bu sistemle kara ve raylı toplu taşımacılığa, denizi de entegre ettik. Bu, eksik olan bir halkanın tamamlanmasıydı, yeni bir şey değil. Entegrasyonda bence Turyol da Dentur-Avrasya da yer almalıdır. Ne şekilde yer alacağı hataları ve eksikleri tartışılabilir ama entegrasyon doğru bir şeydir, bunun altını net bir şekilde çizelim. İstanbul bir deniz kenti, deniz ulaşımını geliştirelim. Bunun için ÖTV'siz yakıt uygulaması başlamıştır ve bu süreçte belediye eksik olan deniz ulaşımını tamamlayalım demiştir. Evet doğrudur Turyol ve Dentur-Avrasya ciddi olarak sıkıntıya düşmüştür. Belediye bu iki kuruluşun da hakkini savunmak zorundadır. Bunu düşünebiliriz ama 15 milyonluk kenti de düşünmek zorundayız. Bu kent için kurulan sistem bence kesinlikle mükemmel bir uygulamadır. Bu uygulamanın karşısında durmak bence medeniyetin karşısında durmaktır. İDO tekelci oluyor, hedefi özel sektörü yok etmektir' böyle bir şey yok. Ülke olarak bu sistemin karşısında olmamak gerekir. Bu uygulama içerisine özel sektör nasıl katılabilir, nasıl en az zararla çıkabilir bunu tartışabiliriz."

www.turyol.com

Tarih=10.03.2006  
Kaynak=Perşembe Rotası - 09/02/2006

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

17 yıl önce - Cmt 15 Nis 2006, 18:12

Alıntı:
Yaz aylarında rant kapısı haline gelen Boğaz'da, tur yapma ruhsatı bulunan Turyol ve Avrasya Dentur, korsan teknelere savaş açtı. Sadece Haliç'te çalışma ruhsatı bulunan 20 tekne, kendini Boğaz'a atınca ilgili kuruluşlar ve TÜRSAB'a şikayet edildi. Kaçak tekneler, yabancılardan 10 katı ücret istiyor.
Turizmde yılın en yoğun dönemi yaşanırken, yüzbinlerce yerli ve yabancı turistin ilgi gösterdiği en gözde turistik bölgelerden İstanbul Boğazı'nda kaçak tekneler kol geziyor. Sadece Haliç'te çalışma ruhsatı olmasına rağmen Boğaz'a açılan kaçak tekneler, hesapta olmadıkları için tehlike yaratırken, yabancılara fahiş fiyatlar uygulayıp, vergi kaybına da yol açıyorlar. Boğaz'da sadece 60 tekneli Turyol ile 40 tekneli Avrasya Dentur'un ruhsatı var.

BOĞAZIN CAZİBESİAncak turistleri gezdiren yüzbinlerce dolarlık bu teknelere, yazın yüksek gelirin cazibesine kapılarak kendilerini Boğaz'a atan kaçak tekneler de katıldı. Boğaz'da çalışma ruhsatı bulunan Turizm ve Yolcu Deniz Taşıyıcılar Kooperatifi (Turyol) Başkanı Yunus Can, kaçak çalışan teknelerin isimlerini tek tek tespit ederek, Büyükşehir Belediyesi, Valilik, Sahil Güvenlik, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği'ne (Türsab) şikayet etti.

3 YTL YERİNE 30 YTL
Korsan teknelerin engellenmesini isteyen Turyol'un uyarı yazısında, turistik olarak dekore edilmiş 20 teknenin ismi de yer aldı. Yazıda korsan teknelerin Turyol teknelerinde 3 YTL olan (yerli ve yabancı için aynı) Boğaz turu için özellikle de yabancı turistlerden yaklaşık 10 katına çıkarak, kanunsuz olarak 30-40 YTL ücret alıp turizmi baltaladıkları vurgulanıyor.

Geçen yaz çıkan bu haberde, korsan motorlarla ilgili serzenişler vardı.. Bakalım bu yaz da aynı senaryo tekrarlanacak mı?

Akın KURTOĞLU


Akın Kurtoğlu

17 yıl önce - Cmt 15 Nis 2006, 19:02



sayfa 3
ANA SAYFA -> İSTANBUL