Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
Ankara Palas - Devlet Konukevi
123 ... 91011   sonraki »

ANA SAYFA -> ANKARA
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
sayfa 1
Selen
12 yıl önce - Prş 24 Ksm 2005, 16:46
Ankara Palas - Devlet Konukevi


Ankara bölümünde Ankara Palas'ın değişik başlıklarda fotografları var ,bu fotografları buraya kopyalayıp yeni bir başlık açıyorum. Cumhuriyet Döneminin en önemli mekanlarından biri olan Ankara Palas ayrı bir başlık altında olmayı hak ediyor. Nisan 1927'de açılan Ankara Palas, Atatürk'e göre, ‘‘Doğudan batıya açılan pencere’’ idi. Bu otelin odalarında krallar, kraliçeler, cumhurbaşkanları ağırlanmış, salonlarında Atatürk unutulmaz Cumhuriyet Baloları düzenletmişti.

ANKARA VAKIF OTELİ (ANKARA PALAS)
Yapım Yıl(lar)ı: 1924-1928
Mimar(lar)ı: Vedat Tek, A. Kemalettin Bey
Bugünkü İşlevi: Dışişleri Bakanlığı Devlet Konukevi
Alıntı:
Yapıya önce Sıhhiye Vekâleti'ne ait bir bina olarak Vedat Bey'in tasarımına göre başlanmış, ancak Kemalettin Bey'in yeni tasarımı doğrultusunda Vakıflar İdare'sine devredilerek tamamlanmıştır. İkinci Meclis binasının karşısındaki bu binanın yapım amacı, Kemalettin Bey'in sözleriyle,
"Yerli ve Avrupalı müşterilere Avrupa otellerindeki refahı temin etmek"ti.

Yapı ayrıca uzun yıllar politika çevresinin bir kulübü şeklinde işlev görmüş, resmi davet ve balolar için başkentin en önemli yapısı olmuştur.
Binanın yapımına 1924 tarihinde başlandı ve açılışı 1927'de yapıldı. Cadde yönündeki ana giriş bir "taçkapı" olarak düşünülmüştü. Bu oldukça yüksek ana girişin üzerindeki ahşap kubbe, zemin katın sivri kemerli pencereleri, giriş-teki sütunlar hep o yılların mimari anlayışını yansıtan çizgilerdir.

Taçkapıdan geçtikten sonra, sağa sola uzanan koridorların önünde büyük balo salonu, onun sağ yanında da, önü büyük teraslı çay ve yemek salonları vardır. 60 odalı binanın 16 odası bu kattadır. Yukarı kattaki 44 odanın her birinin önünde küçük birer balkon yer alır.

Ankara Palas'ın dış cephelerindeki süslemelerde Selçuklu ve Osmanlı mimarisinden etkiler vardır. Ön cephenin iki yanındaki kuleler, binayı örten ahşap çatı, girişteki kemerin üstündeki Rumi motifler, balkon korkuluklarındaki geometrik çizgiler ve alt yüzü nakışlarla bezeli geniş saçaklar 1920'ler - 30'lar Türkiyesi'nin havasını yansıtır.

Bu yapı 1980 sonrasında Devlet Konukevi olarak kullanılmaya başlandı.
Ankara Palas, Cumhuriyet'in ilk yıllarında pek çok devrimin heyecanını yaşamıştır.

Yapı, ulusal mimarlık döneminin ilginç bir örneğidir.Masraflı olacağı gerekçesiyle cephelerin düzgün kesme taşla kaplanmasından kaçınılan yapı o yıllar için uygun bir fiyata yaklaşık 400.000 TL.’ye inşa edilmiştir.

Kaynak: Mimarlar Odası

Ebru Turhan'ın gönderdiği aşağıdaki fotografın üzerinde Ankara Evkaf Oteli yazıyor (Vakıf Oteli) Evkaf Arapça kökenli çoğul bir isim olup anlamı: 1. Vakıflar  2. Vakıf mallarını yöneten kuruluş'dur. Planları 1924 yılında ünlü mimar Vedat Tek'e ısmarlanmıştı. Ancak Vakıflar mimarlık ücretini ödemeyip Vedat Bey de planları vermeyince, yapımı plansız olarak sürdürüldü.
Ebru Turhan

(+)

Mesajın adresi

Konuyla ilgili olarak Vakıflar Dergisinden bir alıntı:
Alıntı:
1920'den itibaren yeni kurulan hükümetin merkezi olan Ankara,Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 13 Ekim 1923 tarihinde kabul ettiği bir kanunla Türkiye Devleti'nin başkenti ilan edilmiştir.

Mecliste alınan bu kararla. hukukî formalite tamamlanmış, Cumhuriyet kurulmuş ve bu yeni devletin merkezi Ankara olmuştur. Ancak herşey bu kararla bitmemektedir.

Yeni devletin, Türkiye Büyük Millet Meclisi binaları başta olmak üzere idari yapılara, otele, hamama, okula, yola, suya ihtiyacı vardır. Bu noktada vakıfları devrede görmekteyiz.

İmâr çok yönlü çalışmayı gerektiren çaplı bir iştir. Herşeyden önce paranız, kalifiye teknik elemanınız, üzerinde imar planları yapacağınız arazi ve arsalarınız olması gerekmektedir. Yeni kurulan Cumhuriyet Hükûmeti'nde bunlardan hemen hiç birisi yoktur.

Köklü bir maziye sahip olan Evkaf İdaresi, Mimar Kemaleddin Bey'in başkanlığında iyi bir teknik kadroya sahipti. Vakıflara ait olsun olmasın, Ankara'nın ilk yapılarında bu ekibin imzası bulunmaktadır. Ankara Palas'tan Merkez Bankası'na kadar Ulus ve çevresindeki benzer yapılar, bu söylediğimizin canlı şahitleridir.

Yeni hükümetle birlikte diplomasi yönünden Anadolu'nun ortasında bir hareketlilik gözlenmektedir. Fakat, Ankara yabancı misyon şeflerini ağırlayacak bir otele sahip değildir. İş bununla da bitmemektedir. Ankara iklimi sert bir şehirdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne seçilen üyelerin oturabileceği kaloriferli sıcak sulu evlere, hükümet merkezine gelen yerli ve yabancı misafirlerin kalabileceği otele, sinema, tiyatro, klüp v. s. gibi dinlenme ve eğlenme yerlerine, gençlerin okuyacağı okullara, yetişkinlerin eğitileceği konferans salonlarına, temizlik için hamama, yiyecek maddelerinin temini için sebze ve meyve haline, bu gıda maddelerini taşıyan hayvanların barındırılacağı hana, hastaların tedavisi için hastahaneye, aklımıza gelen ve gelmeyen insanın gereksinme duyacağı bir yığın fiziki ve sosyal altyapıya ihtiyaç duyulmaktadır.

Cumhuriyetin ilk yılları ile birlikte, Vakıflar eliyle Ankara'da büyük bir imar hareketine girişilmiştir.

İlk defa Türkiye Büyük Millet Meclisi binası yapılması için Kızılbey Vakfı'ndan arsa verilmiştir. Bugün Ulus Heykeli, eski Meclis Binası, Ankara Palas, Stad Oteli, II. Vakıf Apartmanı (Toprak ve Tarım Genel Müdürlüğü), Osmanlı Bankası ve Merkez Bankası kompleksinden meydana gelen ada tamamen Vakıflar İdaresi'nce imâr edilmiştir,

Elimizdeki kayıtlara göre, aynı ada içerisinde Ankara Palas'dan başlamak üzere, Belvü Palas, beş vakıf apartman ve evler için o günün parası ile 2.435.486,60 lira sarfedilmiştir. Bugünün bütçesi ile bu rakam insana çok küçük gelebilir. Oysa bu rakam Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 1925 yılı bütçesine denktir. Zira Genel Müdürlüğün 1925 yılı bütçesi 2.511.500 TL. dır. Cumhuriyetin ilk yıllarında 1 Türk Lirası 1 Reşat altınına eşitti. Bugün 1 Reşat 100.000 TL. dır ( 21.06.2002 tarihinde 1 adet Reşat 90.000.000 TL ). Buna göre yapılan harcama 243.548.660.000 (21.01.2002 tarihinde ise 219.193.794.000.000) liradır ki, bir ada üzerine dağılan bu yapılar kompleksini ancak bu kadar bir harcama ile yapmak mümkün olabilir.
Kaynak: Vakıflar Dergisi, sayı 20, Ankara 1988-Doç. Dr. Nazif Öztürk

Vakıf Oteli, Palas Otelcilik tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden kiralanıp uzun yıllar otel olarak işletildi. Dombayci'nin gönderdiği fotografta "Ankara Palas" yazısı görünebilir;
Dombayci

(+)

Mesajın adresi

Ankara Palas, Cumhuriyetin ilk on yılında yapılan yenilikler ve bu yeniliklerin vazgeçilmez uygulama mekanı idi. Bu dönemde yaşanan toplumsal değişimin önemli siyasal ve toplumsal mekanlarından biridir. Ebru Turhan'ın gönderdiği fotograflardan:


(+)


Ankara’da bir yandan altyapı çalışmaları yapılırken, diğer yandan da elçiliklerde verilen danslı çay davetleri ve briç partileriyle sosyal hayat da canlanmaktadır. Bu davetlerin sayısı arttıkça aileler arası bir giyim kuşam yarışı başlar.
Ankara Palas’ın açıldığı yıl yılbaşı baloları ayrı bir heyecan yaratır. Ankara Palas’ın büyük hol ve salonlarında çeşitli eğlenceler planlanmaktadır. Hazırlıklar aylar öncesinden başlar, İstanbul terzilerine siparişler verilir, Beyoğlu’nun büyük mağazalarında kalmayan mallar Avrupa’ya sipariş edilir. Balo günü geldiğinde Ankara Palas’ın önünde heyecanlı bir hareketlilik yaşanıyordu. Şık otomobilleriyle baloya gelenler otelin kapısında birkmiş olan meraklı halk kümelerini zorlukla açarak içeri girebiliyorlardı. Bütün bu olanları bir film şeridi gibi izleyen yerli ve köylülerin oluşturduğu kalabalık için ise balo denilen şey Ankara Palas’ın önünde başlıyor ve bitiyordu. Onlar içerideki dünyada olup bitenleri merak etmekle ve kendi aralarında tahminler yürütmekle yetiniyorlardı. İçerideki dünyada ise davetliler dans  ediyorlar, birbirlerinin üst baş ve davranışlarını inceliyorlar ve memleket meseleleri üzerine derin sohbetlere dalıyorlardı.

Kaynak: Yakup Kadri Karaosmanoğlu- "Ankara" romanı



(+)

Mesajın adresi

Cumhuriyet'in kuruluşu ile birlikte Atatürk'ün Türk toplum hayatına getirmek istediği bazı yeniliklerin Ankara Palas'ta başlatıldığı, kadınların sosyal ortama erkeklerle eşit biçimde girmesinin ilk adımlarının Ankara Palas'ta, Atatürk'ün bizzat önayak olmasıyla düzenlenen sosyal etkinliklerle atıldığı biliniyor. Toplum hayatına getirilecek yeniliklerden bazıları önce burada uygulanırdı. O zamanlar Ankara Palas, gerek müşterileri gerek mimari yapısı bakımından Ankara'nın gözde lokantası ve bir bakıma en büyük ve en modern klübü idi. Ankara Palas, Cumhuriyet'ten hemen sonra bir otel olarak düşünülmüştü. Ama otelden çok, Cumhuriyet'in ilk yıllarında çok önemli siyasal ve toplumsal kararların alındığı, uygulamaya geçirildiği, 29 Ekim'lerde Cumhuriyet balolarının yapıldığı bir mekan oldu. Cumhuriyetin kuruluşunu takip eden yıllarda da resmi davetlerin en popüler mekanı idi.  

Alıntı:
O tarihlerde devlet erkanını da topluca ağırlayacak başka bir yer olmadığından,
yurtdışından gelen heyetler ve konuklar da burada misafir edilirdi. Ankara Palas'ta yaz akşamları Orhan Veli ve Yahya Kemal gibi yazarların katıldığı müzikli yemekler de verilir, sanat söyleşileri düzenlenirdi.

Kaynak: Dışişleri Bakanlığı

Alıntı:
Nezihe Araz, o unutulmaz Cumhuriyet Baloları'ndan birine henüz annesinin karnındayken katılmıştı. Mustafa Kemal, annesinin de olduğu Ağaoğlu Ahmet Bey'in masasına gelmiş; Hanımefendi'ye kızlarını sormuş, ‘‘Süreyya (Ağaoğlu) avukat, Tezer de (Taşkıran) İsviçre'de, doktorasını vermek üzere’’ cevabı almış; annesi ise o sırada karnındaki Nezihe'ye şöyle demişti: ‘‘Sen de kız ol, sen de oku. Ama avukat olma, muharrire ol ve bir gün ben de Mustafa Kemal'e böyle seninle ilgili müjdeler vereyim.’’
1926'da mali takvim kabul edilince, yılbaşı eğlenceleri başlamıştı. 1929'da yılbaşına daha zevkli hazırlandı Ankara, çünkü eğlenceler henüz açılmış olan Ankara Palas'ın büyük salonlarında yapılacaktı. Birçok aile daha iki ay evvelinden İstanbul terzilerine taşındı. Ancak çok yıllar sonra, 1966'da, bir yılbaşı kutlaması diplomatik sorun olacaktı. Yılbaşı Ramazan'a rastlamış, Sovyet Başbakanı Aleksi Kosigin Ankara Palas'ta öğle yemeği vermiş, Faruk Sükan, ‘‘Ramazan'da öğle yemeği ne demek’’ diye toplantıyı terketmişti.

Meclisten çıkan politikacılar burada tartışır, hatta kimi yasa taslaklarını yazardı. Gazeteciler de neredeyse Ankara Palas mahreçli haberler geçerdi. Günün yorgunluğunu burada gideren Atatürk, ünlü masalarından çoğunu da burada kurmuştu. Ancak binanın tarihteki yeri siyasetle sınırlı değildi. Cumhuriyet Baloları'ydı. Bahçesinde ünlü caz orkestralarını çalar, aynı anda bin kişiyi ağırlayabilecek salonlarında dans edilir, ‘Çok Yaşa Gazi Paşa Barı’nda içkiler yudumlanırdı.

Kaynak: Hürriyet-Emel Armutçu



(+)




Selen
12 yıl önce - Prş 24 Ksm 2005, 20:51

Alıntı:
1955'de devlet yardımı kesti. Palas Otelcilik iflas edince, otel 1967'de kapandı. Birbirinden değerli tarihi eşyası, icra yoluyla Vakıflar'a geçti. 1972'de oteli devralan Oleyis Sendikası, bir onarımdan geçirerek 1973 yılının Cumhuriyet Bayramı'nda, yani ‘‘50. Yıl’’da hizmete açtı. Bu kez de iktidar ortağı olan Milli Selamet Partisi'ne (MSP) bağlı Vakıflar Genel Müdürü, otelin başına bela olacaktı; otelde içki satılmaması için Oleyis'i ikaz ediyor, Oleyis ise ‘‘Burası bir otel, eğlenmek için gelenlere de içki satılır’’ diyordu doğal olarak. Mücadeleyi, Vakıflar'a olan kira borcu yüzünden Oleyis kaybetti. Hele bir de, dünyaca ünlü White Horse revüsü gece kulübünde şovlara başlayınca, Vakıflar sendikanın kira kontratını feshetti. Otel 1975'te, icra yoluyla bir kez daha boşaltıldı; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı bir devlet dairesi haline getirildi.

Ankara Palas'ın yeniden doğuşu 1982'de oldu. Ancak artık biraz yorgun, fazlasıyla eskiydi; gümüş çatal bıçakları, hatta şeref defteri dahil yükte ve pahada ağır pek çok eşyası çalınmıştı (Mimar Erol Salman'ın yazdığı bir nota göre, otel Oleyis'e verilirken, kesme sarı karyolalar, kıymetli halılar, Viyana damgalı gardıroplar, antika eşya zabıtla tespit edilmiş, MSP iktidara gelip de Ankara Palas devlet dairesi olunca her şey kaybolmuştu). Atatürk zamanından kalma altı koltuk dışında tüm mobilyalar fabrikasyon oluverdi. Altyapısı günün şartlarına uyarlanamadı. Ama Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Devlet Konukevi olarak, 1983'te, bu kez Cumhuriyet'in 60. yılında yeniden açıldı.

Kaynak:Emel Armutçu-Hürriyet

Onur

(+)



(+)



(+)

Mesajın adresi

Alıntı:
Zamanla şehir merkezinin Kızılay'a ve Bakanlıklar'a kayması nedeniyle eski önemini geçici bir süre için yitirdi ise de, 1982'de Dışişleri Bakanlığı'nın çabalarıyla, ciddi ve kapsamlı bir  restorasyona tabi tutulduktan sonra tekrar gözde bir mekan haline geldi. Binanın düzenli bakım ve onarımı da halen Dışişleri Bakanlığının denetimi ve gözetimi altında yapılmakta, yapının tarihi atmosferinin korunmasına özen gösterilmektedir.  
Cumhuriyet'in ilk kuruluş yıllarının bugün de sevilen ve takdir edilen mimari örneklerinden biri olan Ankara Palas, halen Dışişleri Bakanlığı'na bağlı bir döner sermaye işletmesi olarak, Türk ve yabancı konuklara, Atatürk'ün ayak bastığı özgün tarihi ortamında hizmet sunmaktadır.

Kaynak: Dışişleri Bakanlığı

M.Ali

(+)

Mesajın adresi

Selahattin

(+)



(+)

Mesajın adresi

MeRek

(+)

Mesajın adresi

Ankara Palas birçok anıya tanık oldu. Ama artık görkemli tarihinden çok az şey barındırıyor içinde. Döner sermayesini döndürebilmek için, düğünlere, davetlere salonlarını açıyor. Umarım eski görkemine ve önemine bir şekilde kavuşur...

Ankara Palas'ın fotograflarını çeken arkadaşlarımıza teşekkür ederim.


korgun

11 yıl önce - Çrş 28 Hzr 2006, 23:28





galpay

10 yıl önce - Cum 06 Nis 2007, 22:44
Ankara Palas (Devlet Konukevi)




(+)

 

(+)

 

(+)

 

(+)



(+)


nacar

10 yıl önce - Pzr 20 May 2007, 03:23



(+)




sayfa 1
cevap yaz
(üye olmadan da mesaj yazabilirsiniz)
123 ... 91011   sonraki »
ANA SAYFA -> ANKARA