Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 2
serhate
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 12:29

Onun ulema dedikleri hiçbir konuda karar falan veremez. Ulema da kimmiş?
Fettullah mı?
Kafa karıştırmanın alemi yok.
Ulema dedikleri ancak oturur helal gıda-haram gıda,köpekli eve melek girer mi girmez mi bu zırvalarla uğraşır. Bir de utanmadan akıllarınca dalga geçer bu takım; "vay efendim Fatih İstanbul'u fethederken hıristiyan papazlar meleklerin cinsiyetini tartışıyormuş" diyerek.
Ne farkın var senin? İşte ulema dedikleri budur.
Boş gevezelik yapıp din konusunda bilgi ürettiğini sana adama ulema denir.
Kendi kararını vermekten,dinini kendi aklıyla yorumlamaktan aciz olanlar da gider bu zavallılara danışır.
Kürt ve Arap Milliyetçiliği'nden kurtulamadıkça bu millet rahat edemeyecektir.
Vatan ve millet kuşatılmışken bu gevezelere ve bu gevezeliklere itibar edenler gaflet ve dalalet içindedir.


fatih kocaoglu
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 12:46

Alıntı:
Bakalim ne olcak durumlar, ilerleyen zamanda.
Bir yirmi sene gecti 1980lerden, orduya ihtiyac gozukuyor gibi...  



Darbe Çığırtkanlığı Yapmayalım .Ülkeyi Geri götürmeyide ne kadar çok sevmektesiniz afrikamı burası vazgeçin bu kafalardan işinize bakın işinize her fikrin bir referans noktası vardır ama bir fikrin referans noktası bu millettin ordusu ile milleti karşı karşıya getirilmek ise sorarım kim gerici veya çağdaş.



omerfevzi
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 13:04

Arkadaşlar hükümetimiz sessiz bir devrim daha yapmaya çalışıyor. Şimdi size soruyorum bir kez kamusal işlerle ilgili bir konuda ulemadan fetva aldık. Peki bu sadece fetva işi sadece turbanla alakalı mı kalacak. Şimdi düşünelim ulemalar bir fetva verdi diye bir kanunla turbanı (hatta anayasayı değiştirdik)serbest bıkardık ve ulema kesimi yasama sürecine soktuk . Peki yarın o ulemalar faiz konusunda bir fetva verirse ne yapacağız bunu soruyorum size. Kamusal alanla ilgili düzenlemelerde bir yaparken tek dayanak halkın meclisi ve anayasadır.

Aramızda anayasa hukuku gören arkadaşlar vardır herhalde anayasa mahkemesi kararını değiştirilemez olan laiklik maddesine dayandırmıştır. Bu maddeyi değiştirmeden bir turban serbest bırakılamaz. Bu madde anayasamıza göre değiştirilemez nitelikteki maddelerden biridir. Bu maddenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Yani Türkçesi şudur bu maddedeki bir değişikliği ancak ve ancak Kemalist devrime karşı yapacağınız karşı bir devrimle yapabilirsiniz. Burada şunu soruyorum hükümetimizin bu değişikliği ulema fetvası ile yapmak istiyorsa hodri meydan. Yalnız sonucun Türkiye için pek hayırlı olacağını sanmıyorum. Bir on yıl daha geriye gideriz. (ne demek istediğim anlaşılmıştı galiba) Bazı şeyleri söylerken iki hatta on kez düşünmek gerekiyor. Çok sert bir mesaj olduğunun farkındayım ama arkadaşlar bu hükümetin gerçekten değiştiğini sanmıştım. Aldatılmışlık hissinin siniri ile bu yazıyı yazıyorum

Hepinize iyi günler diliyorum


serhate
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 15:09

Demek ki neymiş?
Her inança ilgili konuda o inancın ulemasını bilirkişi tayin edecekmişiz.
Güzel...
İnanç hürriyeti de var mı? Herkes doğru,yanlış,düzgün yada çarpık istediği inanç ve kanaate sahip olabilir mi?
Olabilir.
O zaman mesela bir budistle davalık olursan demek ki Dalaylama gelecek turuncu kıyafetleriyle bilirkişilik yapacak öyle mi? Müzekkere de yazarız Katmandu'ya...
Ama çok güzel şeyler bunlar. Gerçekten süper zekaların mahsulü düşünceler.


ASLI
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 16:56

Sayin basbakan kimi kime kotulemis&sikayet etmis hakikaten talihsiz bir aciklama olmus. Geregi yapilsin diyorum ben.. Bir de bu kendimizi dis mihraklara kotuleme huyu kotu yerlesti galiba icimize...
Acaba sayin Erdogan da mi Nobel'e aday oldu? Yakinda kokusu cikar.  



Okan

14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 17:02

Orhan289 demiş ki:

Okan bey ,bahsedilen otoriteleri bu linkte bulabilirsin


http://www.sevde.de/yonetimi/islamda_yonetim.htm


Orhan Bey, sizin verdiginiz bu baglantida resmen Turkce seriat propagandasi yapiliyor, benim bildigime gore bu yasakti eskiden, simdi serbest mi acaba AB'ye girecegiz diye.

FATIHKOCAOGLU demiş ki:

Alıntı:

Bakalim ne olcak durumlar, ilerleyen zamanda.
Bir yirmi sene gecti 1980lerden, orduya ihtiyac gozukuyor gibi...
 


Darbe Çığırtkanlığı Yapmayalım .Ülkeyi Geri götürmeyide ne kadar çok sevmektesiniz afrikamı burası vazgeçin bu kafalardan işinize bakın işinize her fikrin bir referans noktası vardır ama bir fikrin referans noktası bu millettin ordusu ile milleti karşı karşıya getirilmek ise sorarım kim gerici veya çağdaş.


Simdi Turkiye Cumhuriyeti Basbakanin ulemaya soralim demesi de bir nevi Seriat Çığırtkanlığı olarak algilanabilir. Basbakanin boyle bir lafi telafuz ettigi devirde, ordumuzun anayasal gorevi olan Laik duzeni korumak icin mudahelede bulunmasinin animsatilmasindan fazla gocunmamak lazim.

Sonucta boyle ulemali, Iran'daki Mollalar Konseyi (Supreme Council) gibi bir kurum yerine, sanli Turk ordumuzun generallerinden olusan Milli Guvenlik Konseyi arasinda tercih yapmak gerekirse, tabii ki ordumuz tercih edilecektir.

Boyle eveleyip geveleyip, dev potlar kiracagina, madem o kadar takmis Sayin Erdogan, bu ise, AIHM'nin kirk yilda bir Devletimizi hakli buldugu bir dava sonucunu, kutlayacagina,morali bozulmus. Gitsin Meclise degistirsin ne degistirecekse, bak Anavatan da destek veriyormus.

Hurriyet demiş ki:
ANAVATAN PARTİSİ LİDERİ MUMCU: ÇOK VAHİM BİR LAF

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, “Ulemayla falan işimiz yok. Burası demokratik, laik, sosyal hukuk devleti. TBMM'ye getirirsiniz yasayı, desteğimiz hazır. Pazarlıksız, karşılıksız, önkoşulsuz... Gelin bu sorunu çözelim. Türkiye'yi bu dertten kurtaralım” dedi.
   
Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Leyla Şahin'in davasında verdiği kararı değerlendirdi.
   
Kararın, Türkiye'de siyasetçilerin iki yüzlülüğünü bir kez daha ortaya çıkardığını öne süren Mumcu, CHP'nin, AİHM kararıyla “konunun kapandığını söylediğini”, AK Parti'nin ise “konunun kapanmadığını, AİHM'in çifte standartlı davrandığını” söylediğini kaydetti. Mumcu, kararın iyi anlaşılarak olayların sömürülmemesi gerektiğini ifade ederek, sömürülen olaylara ilişkin örnek vermek istediğini söyledi.

Erdoğan'ın türban konusunda söylediği “ulemadan görüş alınmasına” ilişkin açıklamalarına, “ulemaya sorulacak bir şey yok” diye yanıt veren ve “çok vahim bir laf” diye değerlendiren Mumcu, “Devletin sistemi, anayasal düzen, hukuk hakkında Sayın Başbakan'ın hiçbir şey anlamadığının ya da sadakatinin bulunmadığının en açık kanıtı” diye konuştu.


En son Okan tarafından Prş 17 Ksm 2005, 03:46 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


fatih kocaoglu
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 17:18

[Fatih'in isteği üzerine silinmiştir (4 eksi, 1 artı) - Burç]

En son fatih kocaoglu tarafından Prş 17 Ksm 2005, 17:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Metin Arslan

14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 18:49

Başbakan çıkıpta derse. Bilmem şu kanun kitabımıza göre terstır diye . O zaman laiklik tehlikededir. Buna da imkan yoktur. Anayasanın hiç bir makam tarafından değiştirilemeyecek maddeleri vardır.
Başörtüsü takmanın laiklikle bir alakası yoktur. Din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması esasına göre düsünürsek. Devlet işlerine devletin yetkili kurumları, din işlerine de dini bilen yetkililer karışır. Başbakanımız bunu belirtmiştir. Bunda yanlış anlaşılacak bir durum yoktur. Yanlışları varsa ilk seçimlerde halk cezasını kesecektir. Doğrularıda varsa ilk seçimlerde mükafatını alacaktir. Başbakanımızla gurur duyuyorum.


Osman Yavuz
14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 19:04

Alıntı:
Aramızda anayasa hukuku gören arkadaşlar vardır herhalde anayasa mahkemesi kararını değiştirilemez olan laiklik maddesine dayandırmıştır. Bu maddeyi değiştirmeden bir turban serbest bırakılamaz. Bu madde anayasamıza göre değiştirilemez nitelikteki maddelerden biridir. Bu maddenin değiştirilmesi teklif dahi edilemez.


Hangi madde diyormus ki kadinlarin kapanmasi ve de disarida universitelerde kapanmasi yasaktir diye? Hangi maddeymis o?

Bu kapanma olayina kisitlama erbakan hukumetinden sonra getirildi. Ondan once yasakmiydi sanki universitelerde hicap ile dolasmak?

Sunun surasi yasagin en fazla 10 yillik bir tarihi var, okuyan da sanacak ki bu yasak Turkiye Cumhuriyeti'nin kurulusundan beri var. Hangi maddede diyormus anayasanin universitelerde turban/basortusu/hicap takilmasinin yasak oldugu?

Tek arkasina siginilan guc laiklik laiklik. Laiklik ile universitelerin alakasi nedir? Eger universiteler ile laiklik arasinda baglanti olsaydi o zaman Islam'i bilimleri ogreten universite bolumleri olmazdi. Bir de onu aciklayiniz lutfen madem laiklik ile alakali imis universiteler, nasil oluyor da Islami bilimler bolumleri oluyor? Bu diyanetin atadigi imamlar denizden cikip ta gelmiyor degil mi?

Universitelerin laiklikle alakalari yoktur, ve de laiklige de ad edilmemelidir. Universitelerde vs hicap olayinin yasaklanmasi tarihi yenidir, cok eskilere dayanmaz. Bir sakiz gibi dolaniyor agizlara laiklik laiklik. Din ile devlet islerinin ayrilmasi demekse madem, devlet isleri ile dini ayirin. Universiteler vs devlet isi degildir. Bu ulkede Diyanet diye bir kurum var, Din isleri ile ugrasan ve de devletin bir kurumudur diyanet, devletin has ve has universitelerden cok cok daha fazla bir parcasidir. Hadi laiklik diyerek kapatin bakalim diyaneti de.

Hadi madem laiklik hakkinda bu kadar tantana yapiliyor, kapatin camileri de. Ne de olsa devletin maasindaki imamlar tarafindan o camilerde namazlar kildiriliyor. Kolaysa kapatin bakalim laiklik diye o camileri de. Hatta kolaysa cikip laiklik lafinin arkasina siginarak bir onerge soyleyin gosterin bu camilerin kapanmasi lazim cunku din ile devlet isleri ayri olmalidir diye. Bakalim neler olur ondan sonra o onergeye.

Ne bicim kelimeymis su laiklik, ve de o lafi en cok kullananlar da o kelime hakkinda en az fikre sahip olanlar. Ne anlami bilinir ne de sekli ama ilk kullanilan kelime laiklik. Nasil olsa satasacaklari bir konu var, o da basortusu/turban/hicap hemen arkasina siginilan kelime laiklik. Din ile devlet isleri cok ayri oldugu icin zaten bu ulkede her cuma milyonlarca insana namaz kildiran imamlar maaslarini cemaatten aliyorlar sanki.

Edit: Vallahi insaf! Yani birisi cikip ta icerik yok gereksiz bir mesaj diye hemen - puani vermis. Ayip vallahi ayip. Bu kadar yazmisim eger icerik bulamiyor ise o - mesaji veren saniyorum kendi problemi, kendini gelistirmesi egitmesi gereken tonlarca yer var demek ki. Bir firin degil on firin ekmek yemesi gerekiyor.


En son Osman Yavuz tarafından Prş 17 Ksm 2005, 01:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi


Okan Akin

14 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 23:27

Sevgili Dostlar,

Bu aksam bir tv kanalinin haberlerini izlerken RTE'in malum demeciyle ilgili telefon baglantisi yapmislardi. Telefonun bir ucunda eski yargitay baskani Vural Savas, diger ucunda ise Korkut Ozal vardi (eski RP milletvekili). Ben sadece Korkut Ozal'in dediklerini duyabildim cunku bir an evvel ayrilmam gerekiyordu. Kendisi aynen sunlari soyluyordu:

"Bugun Turkiye'den baska hicbir Islam Ulkesi'nde universite ve kamu binalarinda basortusu yasagi yoktur...."

Benden kendisine Kocaman bir cevap;

BUGUN, TURKIYE'DEN BASKA HIC BIR ISLAM ULKESI CUMHURIYETLE YONETILEN PARLEMENTER SISTEME SAHIP, LAIK, DEMOKRATIK BIR HUKUK DEVLETI DEGILDIR.


Bunun mualesef farkinda olmayan ve henuz evrimini tamamlayamamis fikirleriyle hasbel kader yetki sahibi olmus insanlarin eline dusmustur bu guzelim ulke. 80'den evveli cok iyi hatirlarim. (11 yasindaydim ve herseyin farkindaydim) Ulkemiz sehir sehir, kasaba kasaba, koy koy, mahalle mahalle bolunmustu. Bu durum, ayrilikci Kurt hareketinin tezgahina gelen, Devrimci sol hareketin pilanli bir kominizm catisi altinda Kurt devleti kurma girisimiydi. "Slogani hatirlayin tum halklar kardestir. Yasasin Turk halki, Yasasin Kurt halki" Tamamiyle Turkiye Cumhuriyeti karsiti eylemsel bir hareketti.

Ne oldu?  80 ihtilali ve yok olan bir Turk solu, portlayan ve habis gibi buyuyen bir ummetcilik, tarikatcilik ve turbancilk. Bir anda bitirdiler solu. Cogundan haber bile alinamadi. Ne oldu peki Devrimciliye?  Suriye'ye PKK adi altinda attaya gitti. Turk solu 80'den sonra hicbir secimde %25 i gecememistir. Toplam oy ise %30 ancak vardir. Htta yoktur bile.

Simdi gelelim bu teokratik donusum projesine. Yani Cumhuriyet Devrimlerini dini rotayla yok edici, tirpanlayici, etkisizlestirici, kucuk dusurucu eylem, soylem ve kanunlarin bir bir cikarilmasi ve uygulanmasi surecine.  Bir seyin iptal olmasi, o seyin en yuksek derecesinde gerceklesir. Bakalim bu projenin mimarlari ve bas aktorleri ne zaman o dereceyi en son noktasina tasiyacaklar.

Anlayacaginiz, tahminim odur ki, darbeler bilgimizle, mantigimizla, bilimle, fenle, gerceklerle dusunmeyi , uygulamayi ve paylasmayi ogreninceye kadar yani aydin bir toplum oluncaya kadar surecektir. Bunun adina ne derseniz deyin. ister kanli darbe deyin., ister balans ayari deyin. ister yumusak darbe deyin, ister postmodern darbe deyin.

Sira Erbakan kokenli ve imamhatip kadrolu teokro harekete gelmistir.Simdi sadece kadayifin altinin kizarmasi bekleniyor. Anlayacaginiz bu tayfanin da sonu ayni 80 oncesi devrimcilerin sonu gibi olacaga benziyor. Bekleyip gorecegiz. Bu hareketin sonuclandirilmasini ben zaman olarak 5-10 sene gibi bir zamanla sinirliyorum. Tabi olagan ustu bir durum olmazsa. Ornegin bu zaman zarfi icinde AB ye alinirsak, bu surec de kendiliginden fesh olur. Yani teokro harekete karsi bir darbe olmaz.

Sevgili dostlar, ben sadece fikrimi yazmak istedim. Yazdigim bu fikirler 36 yasima kadar almis oldugum egitim, bilgi gorgu, hayat tecrubesi, tanidigim insanlar ve tum birikimlerimin bir sonucudur. Katilirsiniz veya katilmazsiniz. Lutfen arti veya eksi puan vermeyin. Sadece elestirilerinizi bekliyorum.

Sevgi ve dostlujkla kalin...



sayfa 2
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET