Ana Sayfa 1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 1
Okan

15 yıl önce - Sal 15 Ksm 2005, 23:18
Erdoğan: Türban için söz söyleme hakkı din ulemasınındır!


Milliyet demiş ki:
Erdoğan: Türban için söz söyleme hakkı din ulemasınındır!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, üniversitelerde başörtüsü yasağı yüzünden yüz binlerce kızın okula gidemediğine işaret ederek, "Bu bizim önümüzde bir sorundur ve er veya geç çözülmelidir" dedi.

Erdoğan, Danimarka Avrupa Hareketi tarafından düzenlenen "Medeniyetler arası ittifak: Türkiye’nin rolü" konulu toplantıda yaptığı konuşmadan sonra soruları yanıtladı.
Başörtüsü yasağına ilişkin bir soruyu yanıtlayan Erdoğan, "Bu 8 yıllık bir süreçtir. Bu süreç içerisinde üniversiteye giden kızlarımız, başları örtülü olarak devlet üniversitelerinde ve vakıf üniversitelerinde başörtülü olarak derslere girememektedir. Bu, bana göre din ve vicdan özgürlüğünün, eğitim özgürlüğünün kısıtlanmasıdır" dedi.
Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "AİHM’nin son kararı var. Ben bu kararlara şaşıyorum. Bazı hukuki yorumlara, bazı köşe yazarlarına baktığımız zaman, bizim yaklaşım tarzımızı ’Bunların hukuka saygısı yok’ diye değerlendiriyorlar. Bu bir dosya kararıdır.
Benim de böyle bir yorumum var. Ben cezaevine girdiğim zaman gazeteler ’Artık muhtar bile olamaz’ diyorlardı. Recep Tayyip Erdoğan TC’ye Başbakan oldu. Neyle oldu? Gene yargıyla, değişen, gelişen yasalarla oldu. AİHM’nin verdiği bu karara ben yargı kararı olarak uyarım, ama haklar, özgürlükler noktasında doğru bakmam. Niye? Çünkü nasıl olur da bir insan başını örtüyor diye eğitim, din ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar? ’İnanç hiçbir zaman yasanın önüne geçemez’ diyor. Benim bu kızımın böyle bir iddiası yok ki... İnancı böyle olduğu için başını örtüyor, o halde saygı duymak lazım. Mahkemenin de bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyansa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı?

Varsa saygı duymak zorundasınız. Yoksa ayrı bir konudur, o zaman siyasi, ideolojik olur. O farklı bir olay. Dinde bunun yeri varsa saygı duymak zorundasınız. Ben diyorum ki dinde bunun yeri var. Biraz bu alanda mürekkep yaladık. Bu alanda hiç alakası olmayanların, İslam dininin aydınlarına sormadan böyle bir kararı farklı bir yere çekmek suretiyle vermek yanlıştır diye düşünüyorum."


Zannederim yasayan ulemalari kastediyor, eger oyleyse, su an kimler ulema?

Muftuler mi? Cami imamlari mi? Diyanet Baskani mi? Alevi Dedeleri mi? Fettullah Gulen mi? Zekeriya Beyaz mi? Necmettin Erbakan mi? Yasar Nuri mi? Adnan Oktar mi?

Bu ulemalar Turk mu yoksa yabanci da olabilir mi?, Suudi Arabistan'dan ya da Misir'dan ornegin.

Benim tanidigim bildigim yasayan bir alim yok oyle.  Sizin var mi? Varsa yazin paylasin.

Kimin ulema olup olmadigini tayin etme yetkisi kimde olacak o halde, eskiden Padisah atiyordu tahminen.

Bir de ulemanin kendi icinde fikir ayriliklari olursa, anayasa mahkemesi gibi oy cokluguna mi bakilacak.

Bu ulema butun Turkiye icin mi karar verecek, yoksa her kasabanin falan kendi ulemasi mi olacak?

Simdi buna benzer bir sey Iran'da var, Mollalarin yer aldigi kurul, ve herseyin ustunde yaptirici gucu olan bir kurul.

Bir de Katolik Papa ve Ortodoks Patrikler var ama onlarin bir yaptirma gucu yok. Sadece fikir beyan ediyorlar, o tip bir sey mi olacak acaba?

Mesela Papa dogum kontrolune, kurtaja ve escinsellige karsi ve bunlarin dine aykiri oldugunu soyluyor ama bunlarin tamamini yasak yapan katolik bir ulke yok zannederim.

Ha bir de onlarda dinden cikarma yetkisi falan da var kilisenin, zannederim Islam'da kimsenin boyle bir yetkisi yok Allah ile Kul arasinda bir sey.

Sayin Erdogan benim kafami iyice karistirdi, ne demek istiyor ulema, kimler ki bu ulema?


orhan289
15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 01:11

Okan bey ,bahsedilen otoriteleri bu linkte bulabilirsin


http://www.sevde.de/yonetimi/islamda_yonetim.htm



M.Özgür
15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 01:30

Yaşayan ulemalar pek alim sıfatını hakeder türden değiller.

Zaten bu kadar derine inmeye gerek yok. En temel kaynak olan Kur'an'da bile bu konuda kesin hükümler var. En aptal olan insan bile bayanların kapanması gerektiği ile ilgili ayetlerin ne dediğini anlar. Sadece bu örtünmenin adı türbanmı olur , başörtüsü mü, yoksa çarşaf mı olur orası fark yapar. Yani bence alime bile gerek yok. Müslümanım diyen insan açar Kur'anı okur. Buna inanmayanlara da ortak bir paydada buluşmak şartıyla dininin gereğini yerine getirmek isteyenlere saygı göstermek düşer.


kemal neu

15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 01:47

Camiye girişte belki din ulaması söz sahibi olabilir ama üniversitede ASLA. 1923 den beri din ve devlet işlerei ayrıldı. Bunu bilmiyor ama memleketi yönetmeye kalkıyor.  Bu ülkede Atatrürk`e inananlar var.

kanije
15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 01:50

Ulemalar denen kimseler universitelerde turbanin takilmasi hakkinda karar VEREMEZ. Burasi din devleti degil, Tayyip isterse isi referanduma gotursun ancak din adamlari okullar hakkinda katiyen karar veremez. Ulema takimi zaten turban yanlisi, ve dini insanlarin basortusu takmasi bence garipsenmemeli, zaten isteyen sokakta basortuyle dolasabiliyor.

Tayyip'e sunu soylemek lazim: sen eger Universite'deki basortuleri hakkinda Ulema karar vermeli gibisinden sacmaliklar soylersen, o zaman senin zihniyetine gore alkol satimi isine de ulema karissin. Ondan sonra da de ki, Islam'da ruhban sinifi yoktur...



Metin Arslan

15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 02:30

ŞEHİTLER ABİDESİ İÇİN

Gökkubbenin altında yatar, al kan içinde,

Ey yolcu, şu toprak için can veren erler.

Hakk'ın bu veli kulları taş türbeye girmez,

Gufrana bürünmüş, yalınız Fatiha bekler.
MEHMET AKIF

Ne güzel söylemiş İstiklal marşımızın yazarı. Bu mısraları yazarken, toprak altında binlerce bu vatan için şehit düsmüs erlerden bahsediyor. Hayatta olsa bu gün bu topraklar üzerinde din adamlarını içki sattırmayı teklif ettiğimizi görse nasıl bir ruh halı içerisinde olurdu acaba.
İstiklal Marşı için para ödülü teklif edilen ve bu ödülü kabul etmeyen, parasızlıktan kış günü paltosunu satan Mehmet Akif kadar seviyormuyuz bu vatani.


Bora
15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 09:16

Sayın başbakan, yeri cennettir, derki

işin ucunda bu kadar oy varken , ben bu oyuncağı bırakamaaaaam ,

geleceğim vede tekrar seçilmem buna bağlıdır.


cenkkit.

15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 09:32

Artik isler iyice aciklasiyor. Eskisi gibi saman altindan mesaj vermiyor bazilari.
Resmen laiklik ilkesini yok sayiyorlar.

Bakalim ne olcak durumlar, ilerleyen zamanda.
Bir yirmi sene gecti 1980lerden, orduya ihtiyac gozukuyor gibi...  


mustafa kahramanoğlu

15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 10:00

Tayyip Erdoğan'ın hükümet etme potansiyeli bu kadardır.
Hükümetteki adamlarının da durumu ortada,Aman dağılmayalım,koz vermiyelim diye birinin bile istifasına izin vermiyor.Hızlı tren vakası da öyle oldu , son çocuk yurtları meselesi de,turizm bakanının vukuatları da. Demokrasiyle de pek alakaları olduğunu düşünmüyorum.
Herkes herşeyi biliyor, öğreniyor.

Sn Erdoğanın son sözleriyle ,laiklikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını,toplumsal kuralların şer'i hükümlere göre konacağını dile getiriyor.Sakladığı baklayı ağzından kaçırıyor.Son dönemde Sn Erdoğan bunları çok yapıyor. Sözünü ettiği şey Fetva düzeninin işlevselleştirilmesi aslında,bunu son dönemde emir kulları Diyanet işleri başkanı vasıtasıyla da yapıyorlardı.

Laiklik,gelişmiş toplumların uzun mücadeleri ile kazanılmış  kültür devrimidir,toplumsal düzenin belirleyicisidir. Geri kalmış kafaların bir iki sözüyle bin yıl geriye gidecek halimiz de yoktur. Ancak, modern devletin zaman kaybı ileride çok arayacağı ve yargılayacağı bir kayıptır. Bugünkü iktidar da zaten geçmişteki zaman kayıplarımızın bir ürünüdür.


AydınGüzel
15 yıl önce - Çrş 16 Ksm 2005, 12:09

Birincisi sayın Başbakanın bu açıklamayı gaflet eseri yaptığı, baklayı ağzından kaçırdığı vb. yorumlarına kesinlikle kabullenmiyorum nedeni ise Bu ülkeyi yönetenlerin tamamını yetersiz gören bir davranıştır kanaatindeyim.Burdaki temel nokta belki şu olabilir.Hükümetler istediği sonuçları elde edebilmek ya da öngördüğü hedeflerin halk nazarındaki kabulünü tespit edebilmek amacıyla yapay krizler çıkartırlar.Bu kriz esnasında dile getirilen görüş ve düşüncelerden istifade ederek istediklerini nasıl yapmaları gerektiğinin yöntemini belirlerler.Veya yapacakları ve daha büyük tepkiler getireceği başka bir hususun üzerinde toplanacak dikkati diğer daha küçük krizlerin üzerine dağıtmak suretiyle yine istenen hedefe yürümenin kolaylaşmasını sağlayabilecektir.
İkincisi farzedelimki Başbakan gafil davranıp bu düşüncelere kapıldı.Fakat başbakanın Bürokratları olarak tanımladığımız bir elit kadro var Türkiye'de.Bu kadro kesinlikle hükümetlerin değişmesiyle sürekli yenilenen ve Hükümetlerin emir erleri olarak çalışan insanlar değildir.Tam aksine Devlet geleneği adını verdiğimiz Kültürün tam ortasında yer alan insanlardır.Üstelik bir çok konuda Sahne önünde bakanlar yeralmasına rağmen olayın altında bu bürokratların imzası vardır.Örnek son Ceza yasası..Bu insanlar bizim politikamıza yön vermektedir.Emin olun ki gerekli düşünceler başbakana iletilmektedir ve uslüp ta gayet etkileyicidir.
Olayın aslına dönecek olursak yukarıda da belirttiğim hususların ışığında Başbakanın bu açıklaması belki daha farklı değerlendirilme şansına sahiptir.Mazisi ne olursa olsun Ülke yönetiminde bulunan insanların uymakla mükellef olduğu olmazsa olmaz kurallar vardır.Hiç bir kimse bu kuralları çiğneyemez, Çiğnetmezler.İhtilal çığırtkanlıkları ise bu ülkenin en büyük kanayan yarasıdır ve malesef her 10 senede bir hortlar.Bu ülke sahipsiz değildir fakat bu sahiplenme sadece belli bir kesimin hükümranlığında değildir.Önemle bilinmesinde fayda var.Kabul edelim ki ortada bir haksızlık var.Bir kızın başörtüsü takması ve bu baş örtüsüne Türban adını vermesi nasıl bir Rejim tehdididir ya da ismini değiştirse ama aynı örtüyü taksa tehlike ortadan kalkar mı?Veya benim köyde oturan anam taktığı başörtüsünün adına yanılarak Türban derse Hukuk zedelenirmi?Devlete karşı mı gelmiş olur.Ve bütün bu tartışmaların en üstüne çıkıp bakış açımızı değiştirerek şu soruyu sorsam cevap nedir?Siyaset yapmak her vatandaşın hakkı değilmidir?Bıyıkla ya da tokalaşmayla dahi kullanabildiğimiz  hatta belli kesimin pankartlarla dile getirebildiğimiz bir hakkımızı başörtüsü takmak suretiyle kullanmaktaki yanlış nedir?Olayın bu yönü neden ihmal ediliyor anlamakta zorlanıyorum..



sayfa 1
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET