1 milyon Türkiye fotoğrafı
sayfa 4  |
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Cmt 12 Ksm 2005, 15:16
Arkadaslar,
Sitemiz'de fikir beyan eden herkesin Türk olmadigi ihtimalini ve dolayisi ile Türkiye'nin cikarlari'nin/iyiligi'nin aksi yönünde fikirleri'de burada görebilecegimizi kabul edersek bu gibi tartismalardan ve fikir beyanlarindan daha saglikli sonuclar cikarabiliriz.
| Alıntı: |
| Patrikhane, uzerinde yasadigimiz topraklarin eski sahiplerinden gelmistir gunumuze. Biz buralara gelip yerlesmeden evvel onlar binlerce sene buralarda varlar idi. |
| Alıntı: |
| Patrikligi devletin dusmani sayan cahil zihniyeti kiniyorum. Sevr geceli nerdeyse yuzyil oluyor ama hala birisi bu paranoyayi kullanma derdinde |
En son 01Hakan01 tarafından Pzr 13 Ksm 2005, 05:00 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
|
 |
alimemo
17 yıl önce - Cmt 12 Ksm 2005, 20:45
Tutumunuz cok yanlis. Bu memlekette Turk oldugu halde baskalarinin cikarina hizmet edenler de oldu, iyi niyetli oldugu halde cahillikten ulkeye zarar verenler de. Bir kimsenin (kimi kastettiginizi de henuz bulamadim) milliyetine bakip "ulkenin cikarini savunmuyor olabilir" demek incitici bir harekettir. Dikkat ve saygi lutfen.
|
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 03:51
| Alıntı: |
| Tutumunuz cok yanlis. Dikkat ve saygi lutfen. |
Böyle bir mesaj yazma ihtiyacini niye hissettiniz anlayamadim dogrusu? Milliyeti Türk degilse bizim cikarlarimiza karsi olmasindan daha dogal ne olabilirki...örnegin bir Yunan'dan aksi bir tavir beklenebilirmi?
Benim yaptigim tamamen samimi ve gercekci bir uyari idi.Bu sanal dünya'da(özellikle tartisma forumlarinda) cok iyi Türkce bilen(en azindan yazan) insanlar vardir ve her türlü firsati degerlendirip Türk ve Türkiye aleyhtari propaganda yaparlar.
Ben burada'da Türk ve Türkiye karsitligini(öz elestirinin ötesinde) trend edinmis bir kac kisi gördügüm icin(diger mesajlarinida göz önünde bulundurarak) böyle bir ihtimali dikkatlere getirmek istedimki yazdiklari seyler daha dogal karsilansin ve tepkiler bu ihtimal dikkate alinarak verilsin diye.
Kendi tecrübelerime dayanarak ortaya attigim, sürtüsme katsayisinin düsük tutulmasina faydasi olabilececine inandigim samimi bir öneri..baska birsey degil.
|
 |
cenkkit.
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 05:55
Herkes Turk burada, fakat bazilari fikirleri digeri ile uyusmayinca kimin ne kadar Turk olup olmadigini belirlemeye kalkiyor.
Gorusler uymayabilir, normal bir sey. Saygi ve uslubun yitirilmesine sebep bulunamaz, herkes ne dedigine dikkat etse daha iyi olur.
|
 |
01Hakan01
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 06:10
Benim "Atina'da bir cami bile yok" sözüm ayni Yunan'dan duydugum sekilde saygi seviyesini zorlayici sekilde elestirilirse ,benim'de bazi seyler'den süphelenme hakkim dogar.Üstelik kötü birsey demedim...aksine Türk olmayan icin bu fikirlerin dogal olabilecegini ve ona göre cevaplandirilmasini önerdim...o kadar.
Bu benim düsüncemdir ve degistirilemez.
|
 |
orhan289
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 12:38
Hakan beyin gorusune katiliyorum,aslinda burda Turkiyenin gercekleri yansitilmakta,Turkiyedeki azinliklarin Cumhuriyetin sayesinde elde ettikleri gostermelik nufus -cuzdanlarinin(onlar icin gostermelik) sadece bir arac olarak kullandiklari ve amaclarinin demokrasi icinde ekumenlik,Egeyi 12 mile cikarmak,Kibrisi Turklerden arindirmak,Pontus hayalini gerceklestirmek vs... gibi emmellerine alet etmekten baska birsey degildir. Kimsenin Turklugunden suphemiz yok,zamani ve vakti gelince ak-ve kara belli olur bundan hickimsenin suphesi olmasin,hayal olan emmellerinin hayalden oteye gidemiyecegi ve sinsice cevirdikleri oyunu bizim bozacagimizi bilmeleri gerktigini tarih kitaplarini okuyup refreching yapmalarini oneriyorum.Fransadaki olaylar,Fransiz nufusuna sahip olan azinliklarin bu ulkeye yarardan cok zarar verdiklerini tum dunya gormektedir.Aslinda asiri bir dusuncem var(Fransada uygulanmasi icin parlementoda oylanacak) ,Fransiz vatandasi olan azinliklar eger ulkeye zarar veriyorsa derhal yurtdisi edilip vatandasliklari elden alinacak,bunu TR de uygulasin nede olsa Fransayla yakinda partner olacagiz ve AB kurumlari icinde yerimizi alacagiz,bu medeniyet eger boyle bir karar aliyorsa bunu self-defension olarak dusunmus olabilirler.
|
 |
kanije
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 18:41
@Hakan
Dusuncelerine katilmiyorum diye benim Turk olmadigimi ima etmen bana biraz gulunc geliyor. Beni taniyanlar, benim Ataturk milliyetcisi oldugumu bilir. Atamiz pragmatikti ve kararlarini sig millliyetci ve dinci duygulara kapilmayarak verirdi. Bence bir karar verireken her zaman madalyonun obur yuzune de bakmaliyiz.
1. Ben Sunni muslumanim, ancak Alevi, Sii ve Hristiyan vatandaslarimizin vergisinin sirf benim mezhebim icin ibadet yeri yapan bir yere gitmesini dogru bulmuyorum. Bu insanlarin paralari ile pekala cemevleri, kiliseler yapilabilir. Cunku bu devlet onlarin da devleti. Bu diyanet butun dinleri kapsasin anlamina gelmiyor ancak diyanet'in bagli oldugu bir ust yonetimde butun dinlerin temsilcileri bulunmali. Laik bir devlette, devlet sadece bir mezheple ic ice olmamali.
2. Butun dunya patriklik icin zaten ekumenik terimini kullaniyor, bizim bu terimi kullanmamiz sadece bir jest olacaktir, gercekte hicbir sey degismeyecektir. Sevr ornegini vermemin sebebi de buydu zaten; gunumuzde patrikligin boyle bir amac gutmesi imkansizdir. Bence dunya'ya patrigin bizden birisi oldugu sinyalini vermeliyiz; nitekim Barthelomeos da zaten bu ulkede dogup buyudu ve bizim gibi ayni vatanin evladidir, yani Turkiye Cumhuriyeti vatandasidir.
3. En onemlisi; Politika bir alis veristir ve bunu yaparken pragmatik bir sekilde en iyi secenegi secmek maharettir. Eger Machiavelli'yi okumussaniz, sonuca varmak icin bircok yontem oldugunu bilirsiniz. Buna dayanarak yukarida belirttigim iki noktaya bakarsak bu secenekler benim gozumde vatanimizin iyiligi icindir, ancak unutmamak gerekir ki bunlar sadece oneridir. Olaylara tek taraftan baktiginiz surece en iyi cozumu secemezsiniz, benim yaptigim alternatif bir gorus sunmak. Bunu Ittihatcilarin yahut Kurtulus savasindaki dusman isbirlikcileriyle ayni gormek, bana gore, konuyu anlamamak demektir.
|
 |
aygun
17 yıl önce - Pzr 13 Ksm 2005, 21:22
Konu başlığının dışında yazılar yazılmaya başlanmış, ben konuya geri dönmeye çekindim doğrusu...Buranın forum olduğunu unuttuk galiba, her zaman yaptığımız gibi bizim gibi düşünmeyenler bizden değildir sözü, burada da mı geçerli diye merak etmeye başladım.
Patrikhane nin İstanbul'daki tarihinden söz etmek istiyorum.
Roma İmparatoru 313 yılında Hristiyanlığı resmen tanımıştır. Doğu Roma İmparatorluğunun kurulmasıyla , İstanbul Başpiskoposu Rumeli ve Anadolu piskoposlarını da yönetimi altına alarak “Konstantiniyye-Yeni Roma Başpiskoposu” ünvanını almıştır.Alıntı (Jak Deleon ,Balat ve Çevresi).
Fatih’in İstanbul’u fethetmesiyle kentin, Byzantion ve Konstantinopolis’ ten sonraki üçüncü dönemi başlar. Surları onaran ve kenti yeniden yoğun iskan bölgeleri haline getiren Fatih, Anadolu, Sırbistan, Makedonya, Mora ve Ege Adalarından çok sayıda insanı göçe zorlamıştır. Rum Ortodokslar, 1453 İstanbul’un ve 1461 Trabzon’un alınması ile Osmanlı yönetimine girmişlerdir. Fatih Sultan Mehmet Rumlar’a, İstanbul’da bulunan patrikhaneye haklar ve imtiyazlar tanımıştır. Bu tanınan imtiyazlar neticesinde Patrikhane devlet içinde devlete dönüşmüştür. Rumlar, Patrikhane öncülüğünde dini hayatlarını, mahkemelerini, vergi toplama düzenlerini, eğitim öğretim sistemlerini bağımsız bir şekilde gerçekleştirebilmişlerdir.Alıntı(Müller-Wiener, İstanbul'un Tarihsel Topoğrafyası)
Gördüğünüz gibi patrikhane İstanbul'a dün gelmemiştir.Yüzyıllardır bu toprakların içinde yaşamıştır.Bize sorun olan herşeyi, sırtımızdaki kambur gibi göremeyiz.Patrikhane ile ilgili sorunlar olduğu doğrudur.Devlet içinde devlet gibi görünmek istemesi meşhur ekümeniklik davası, rumların mallarını geri istemesi vb..Sorunları çözmek onları yok sayarak olmaz, bunu hepimiz biliyoruz.
Bir yandan patrikhane taşınsın propagandaları çıkarken, kimse ülkenin yabancılara satışına ses çıkarmıyor ve hatta bunu desteklemeyenler hedef alınıyor.Meclisten teker teker hızlandırılarak çıkan kanunlarla, artık bankalarımızda daha fazla yüzde sahibi olan yabancılara, toprak satışı da kolaylaştrılıyor.
Tarih: 5 Kasım 2005 Kaynak: Nuray Babacan Kaynak: Hürriyet
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, yabancılara mülk satışında Anayasa Mahkemesi’nden dönen maddeleri yeniden düzenleyecek tasarının kısa sürede TBMM’ye gönderilmesi için harekete geçti. Yabancı uyruklu gerçek kişilere arsa satışında 10 bin metrekare, şirketlere ise 50 bin metrekare sınırı konulacak.
Tabi ki yanlış yapılan şeyler var diye, diğer sorunları göz ardı etmemek gerekir.Ama nolur birilerinin yanlı propagandalarına kurban olmayalım.
|
 |
Husnu Kursun2
17 yıl önce - Pts 14 Ksm 2005, 20:06
Burc,
| Alıntı: |
"Türkiye'ye zararı olan Türk vatandaşı bile olsa sınırdışı edilecek" dersen ırkçı, faşist olursun.
Ama Fransa yapınca, "onlar medeni, onlar yapar". |
Bence, suclamalarini ozel bir gurup veya belirli bir kisi uzerinde odaklamazsan ve objektif davranisan fasist , irkci olmazsin. Zatan vatan severlik vatani kendinden ustte tutmak degilmidir? Ama birincisi, nereye gondereceksin bunlari. Ikincisi, ve bence daha onemlisi, kisinin ve/veya kisilerin Turkiye'ye zarar verdigini nasil belirliyeceksin? Zarar kavrami kisiden kisiye, beyinden beyine, guruptan guruba degisir. Sen ben zarar derken, bir oteki degil derse ne olur?
Demokrsinin guzelligi bu noktada ortaya cikmazmi?
|
 |
Patron
17 yıl önce - Pts 14 Ksm 2005, 23:20
Amerikan demokrasisindeki gibi yapılabilir :
Meksika ile savaşırken, bütün Meksikalı görünen Amerikan vatandaşlarını (milyonla)
trenlere bindirip Meksikaya postalamışlardı. Günümüzde pek bilinmez, sus pus bir olaydır.
Sonra Japonlarla savaşırken, bütün Japon, çinli, çekik gözlü ne buldularsa esir kamplarına
topladılar. Yani sınırdışı etmektense büyük bir hapishane olayı da demokratik bir çözüm
olarak karşımıza çıkıyor.
Bugün bir adım daha ileri giderek bu kampları kendi ülke sınırları dışında kuruyorlar.
Yani hem esir kampı, hem de sınırdışı! Böylece kendi kanunlarına da hesap vermek
zorunda değiller. Guantanamo, ve Avrupa'daki işkence hapishanelerini inkar bile etmiyorlar.
|
 |
sayfa 4  |
ANA SAYFA -> HABERLER ve SOHBET
|