asenna.
11 yıl önce - Cum 30 Mar 2012, 13:35
Bina yıkımı şuan Beyoğlu Belediyesinin de işine gelmez ancak Tarlabaşı'nda öyle binalar var ki, eski olmasına rağmen yıkılması gerekiyor. Bazı evler yenilenemez durumda, o civarlarda Balat'ta, Sulukule'de gün geçmiyor ki ev çöktü haberleri gelmesin. Üstelik bazı evlerde tuvalet-banyo vesaire bile yok. İnsanlara "tarihi gecekondu" fikri ters geliyor ama var böyle bir şey. Balkan Savaşları sırasında özellikle pek çok gecekondu çıktı ortaya ve Sulukule örneğinde olduğu gibi o civarda kimi binalar Roman vatandaşlarımız tarafından yapılmış, plansız, küçük ve eksik binalardır. Yoksa İstanbul'un o kadar merkezi ve tarihi yerlerinde 50 TL aylık kiralı evler olmazdı.
Yıkılan binalar ekseriyetle yukarıda anlattığım tipte binalardır. Menderes'in tarih katliamıyla kıyaslanamaz bence çünkü o dönemde binalar son derece sebepsizce yıkılmıştı, birçoğunun yerine hiçbir şey yapılmadı, yapılanlar da son derece çirkin binalardı.
Tepkilerin gelmesi çok olumlu ancak ben gerçekten o civarlarda bazı binaların yıkılması taraftarıyım. Balat-Tarlabaşı tarafları son derece nezih, suçtan ve terörden uzak, ferah yerler olabilir. Gerek patrikhaneden gerek Polonyalı Prens'in evinden gerekse Taksim'e yakınlığından dolayı.
|