Çok yanlış eleştiriler yapıyoruz.
Mesele Kuntz değil.
Mesele ülkece futboldan zerre kadar anlamıyor olmamız.
Kuntz bu milli takımın ilk teknik direktörü değil. Daha önce onlarcası geldi, gitti. Sonuç hep sıfır.
Hasbelkader bir dünya üçüncülüğü elde etmişiz.
Bunun için ortada kendini dev aynasında gören bir taraftar kitlesi var.
Aslında adam akıllı Milli takım taraftarlığı diye bir şey de yok ülkede.
Milli maçta herkes ayrı telden çalıyor.
Ne ortak bir tezahürat yapabiliyoruz, ne de tek tip giyinebiliyoruz.
Milli maçlarda bizim tribünlere bir bakıyorum çingene pazarı gibi.
Bir Hırvatistan'ın, bir Hollanda'nın maçlarını izleyenler ne dediğimi anlar.
Hepsini geçtim İstiklal Marşını bile okurken senkronize olamıyoruz.
Kuzey tribün daha "En son ocak" derken güney tribün çoktan "milletimin yıldızıdır, parlayacak" demiş oluyor.
Paçoz bir topluluğuz.
Teknik direktöre gelene kadar düzeltmemiz gereken çok şey var.
Ne altyapı düzenimiz var, ne federasyon yönetimimiz düzgün, ne ligimizde kalite var....
Mesele Kuntz değil kesinlikle. O gitse başkası gelse yine kabahati yerine gelende bulacağız.
Futboldan anladığımız işte bu kadar.
Bırakın Kuntz ve Hamit işini yapsın. Bir işide yarım bırakmayalım.
Ahmet pamuk ipliğine bağlı gidiliyor farkındaysan.
90+6 uzatma verilen yerde, 90+4'te yenen gole 90+5'te zor bela karşılık veremesek şu dediğinin de artık bir mana karşılığı olamayacaktı artık!
Yani demek istediğim Galler maçı sonrası TFF yönünde dahil Allah'ın kulu bu sabır gerekçelerini ifade edip tutamazdı artık. Saniyelerle ölçülen bir olay da yine deyimsel kastettiğim gibi pamuk ipliğine bağlılık oluyor işte.
Bu şekilde yürümek zor, olmuyor işte. Kuntz ile uyum istenen, beklenen gibi olamadı maalesef.
Zorlayıp sonunda bir yerde bu son anda "yırtmalar" da olamayıp, tökezlenip kalifikasyon için zarara neden olunca da hayıflansan ne fayda artık.
Mevcut maçın özelinde yine ramak kalan tökezleme hasıl olsaydı, grubun diğer maçındaki sonuç nedeniyle iki kat kahredici olacaktı.
Galler'i deplasmanda hezimete uğratıyor Ermenistan, ama biz de 10 kişi kalmış rakibe karşı son bir iki dakika kala kayıp yaşayıp fırsat tepmiş oluyoruz. Diğer açıdan da Ermenistan'ın da yarışa dahline vesile oluyoruz. Her iki yönden bir acı duygu durumu.
Neyse, bu Kuntz konusuna öyle sırf lobi mobi diye de bakma işte. Tarafımızca verilen destek de edilen sabır da yeterliydi ayrıca. Yani sistem oturtma, alışma vs. deniliyor ya işte, bunun için de az zaman geçmedi. 2021'de getirilmişti malum...
Mesela arı gibi çalışkan olan Ferdi Kadıoğlu tamda A Milli takımda eksik bölge olan ön liberoda geliştirilebilir.
Mesela sırtı dönük rakip defanslarla guresme yeteneği yanında, hız patlaması, dribling, yani modern bir forvette ne ararsan var olan Barış Yılmaz Galatasaray'da kanatlar yerine forvette üzerine gidilerek, milli takımın bu en eksik bölgesini kapatabilir, A Milli takım bir 10 sene golcü sıkıntısı çekmez.
Malesef Türkiye'de takımlarda A Milli takım ile koordineli çalışmıyor.
Letonya'dan son 5 yılda en az 2 gol yiyen takımlar listesinde Andora, San Marino, Moldova, Cebelitarık, Lihtenştayn ve Türkiye var. Üstelik 2021'de de 3 gol yemiştik. Dünkü 2 gol yememiz tesadüf değil, hatta daha fazla da yiyebilirdik. Türkiye ile birlikte adı geçen diğer takımlara bakınca ne kadar kötü bir defansımız olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Lazio barış için gözünü karartmis
20 milyon Euroyu Gözden çıkarmış
Orkunun 30 milyon olduğu yerde
Barış 50 eder hız dripling çabukluk kuvvet
Her şey var son vuruş ve akıl eklenirse
100 de eder
Letonya'yı 2004 Euro play-off'tan beri skorda öne geçip eşitliğe yakalanma travması devam ediyor. Son iki maçta deplasmanda son dakikalarda çok zor kazandık. Hakan Çalhanoğlu'nun dediği gibi nedense ben bile mutlu değilim. Ermenistan Galler'i 4-2 yenebiliyorsa bizim 5 atıp farklı kazanmamız lazım. İnşaallah devamında çıtayı her geçen gün yülseltiriz.
Türkiye ile birlikte adı geçen diğer takımlara bakınca ne kadar kötü bir defansımız olduğu net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Bireysel bazda defansımız kötü değil, Çağlar - Merih tandemi başta olmak üzere diğer alternatif isimlerle sıkı savunma yaptığımız elemeleri de hatırlıyoruz.
Mesela 2020 elemelerinde 10 maçta yalnızca 3 gol yiyerek tüm grupların en az gol yiyen iki takımından biri olmuştuk. Diğer takım da aynı sayıda gol yiyen Belçika'ydı.
Alıntı:
İtalyan basını, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2020) gruplarında İtalya'nın eşleştiği Türk Milli Takımı'nın genç bir ekipten kurulu olduğuna ve eleme grubunda sadece üç gol yediğine dikkati çekerek, Merih Demiral ve Çağlar Söyüncü ikilisinin defansta adeta duvar ördüğünü yazdı...
Yani işte bunlar da total biçimde ve sistem, uyum olarak bakmayı gerektiren şeyler.
Ha işte turnuvaya gidilince bu "sinerjik" hasletlerden biraz sapılınca ki onun da reaksiyonel sebepleri malum ("pandemik etkileşimler" dahil hazırlık prosedürü hatalarımız ve hava - psikoloji vs. konuları) bir dağılma olmuştu işte maalesef.
Ama kastettiğim kabiliyet ve potansiyel yoksunluğumuzun olmadığı.
Ne kadar kötü defansımız var derken, bireysel olarak defans futbolcularından bahsetmiyorum. Takım olarak iyi defans yapamadığımızı söylüyorum.
Alıntı:
Bireysel bazda defansımız kötü değil, Çağlar - Merih tandemi başta olmak üzere diğer alternatif isimlerle sıkı savunma yaptığımız elemeleri de hatırlıyoruz.
Mesela 2020 elemelerinde 10 maçta yalnızca 3 gol yiyerek tüm grupların en az gol yiyen iki takımından biri olmuştuk. Diğer takım da aynı sayıda gol yiyen Belçika'ydı.
Ben de takım halinde iyi defans yapamadığımızı söylüyorum zaten. Ama Çağlar da Merih de 2020 elemelerine göre ileri gidemedi maalesef. Çağlar teknik direktör ile sorun yaşadı, neredeyse hiç oynamadı. Merih ise Juventus'ta tutunamadı, Atalanta'ya gitti, orada da düzenli 11 oynayamıyor. Yani şu anda bireysel olarak da Merih ve Çağlar çok formda değiller. Letonya hava toplarında etkili bir takım ama bizim kadar pozisyon buldukları maç var mı? Takım olarak iyi defans yapamamızın yanında bireysel olarak da eskisi kadar güven vermiyor defansımız bence.
Dediğin etkiler doğru, Merih Çağlar örneklemesi için yani. Bulundukları kulüplerde istikrar problemleri yaşadılar çeşitli nedenlerle. Ama onlar sadece örnek verme adınaydı. Genelinde bu bölgede alternatiflerimiz de var ve onların uyumunu oluşturmak da teknik yönetim mahareti ilintili işte.