Bakırköy doğumluyum ama Bahçelievler'de büyüdüm. İstanbul caddesindeki doğum evinde dünyaya gelmişim ama dayımın geçen ay önünden geçerken bana gönderdiği mms ile gördüm ki; orası şu an mezbelelik durumunda. 3 yaşındayken Bahçelievler'e taşınmışız ama hem akrabalarım Bakırköy'de oturduğu için, hem de haftasonlarını güzel geçirmemiz için Bakırköy'den kopmadık. 20-25 sene evvelki Bakırköy ve Bahçelievler ile şimdiki arasında dağlar kadar fark var. Gereksiz alışveriş merkezleri, esnafı bitiren gereksiz kavşaklar, mozaikli yeni apartmanlar ve taşınan sonradan görmeler, doğup büyüdüğüm bu iki semti yedi bitirdi. E-5 üzerindeki kola fabrikasının üretim bandındaki Elvan gazorlarının şıkırtılarını ve Bakırköy sahilindeki çocuk parkındaki nezih insanları özlüyorum. Bahçelievler, ilçe olunca zaten bitti ama Bakırköy sahilinin durumu, hele ki haftasonu kalabalığı içler acısı. İnsanlar öte derecede vurdum duymaz, yerler çekirdek kabuğu dolu, havalı tüfekçiler (hani şu balona nişan alınan...), seyyar satıcılar, yerlerdeki tükürükler, sahilin pisliği, insanların küfürbazlığı... Sıradan, düzgün, nezih insanların yaşam alanları tecavüze uğruyor ve kimse bir şey yapmıyor, diyemiyor. Çekirdek kabuğu kavgası yüzünden o kadar çok dayak yiyen insan gördüm ki sahilde. Bir numaralı gelecek planımdı, çocuğumu Bakırköy'de büyütmek. Şimdiki bir numaralı planım ise, çocuk yapmamak...